Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2009 Salı
Fahir Çam

Çocuktan Al Haberi

Çocuk... Dünyadaki en masum varlık. Hesapları, kurguları, maskeleri olmayan tek sınıf!


Oysa nasıl da karmaşık bir hayatın içinde yaşıyoruz. Bu karmaşanın tam ortasında, hatta en koyusunda karşılaştığımız minicik bir çocuğun sevgi dolu bakışları, sığındığımız tek liman olmuyor mu çoğu zaman? Her türlü tehlike, komplo ve kompleksten uzak büyüyen bir çocuktan aldığınız tatlı bir öpücük, onunla oynadığınız kısa bir oyun, yaşamın sivri dişleri arasından bir an olsun uzaklaştırmıyor mu sizi de?.. Hele o çocuk, size anne ya da baba diyorsa... Anlatılır gibi değil. Tarifi yok sanırım. Çocuk üzerine yazacak o kadar çok konu, söyleyecek o kadar çok söz var ki... Ama bu yazımızda, çocuğun perakende üzerindeki etkilerini paylaşacağız. Sakın, Çocuğun perakende üzerinde nasıl bir etkisi olur? demeyin! O minnacık canıyla yönetiyor ve yönlendiriyor çünkü. Bilin ki günümüz perakendesinin en ağır yükü, kadın ve çocukların sırtında...Önce mağazacılık üzerinde duralım.Dünya tarihinin nice buhranlı ekonomik krizinden dimdik çıkan birkaç sektör var sadece.Bunların başında da çocuklara yönelik ürün ve hizmet üreten sektörler geliyor. Çocuk oyuncağı değil ki bu!Sebebi ne olursa olsun... Ekonomik durgunluğun boyutu ne kadar vahim olursa olsun... Kendi gıdamızı bile frenleriz ama çocuğumuzun mamasını, bezini, biberonunu, kıyafetini, oyuncağını eksik etmeyiz. Çünkü yumuşak karnımızdır çocuklar. Üstelik aynı enerjiyi sadece kendi çocuğumuz için değil, herhangi bir eksiği veya ihtiyacı olan her çocuk için harcayabiliriz. Dayanamayız, gözlerde biriken yaşa. Katlanamayız, oyuncak yerine mutsuzluğa sarılan minik kollara. İşte, böyle cömert bir sektördür çocuk sektörü!.. Onlarca alt kategori, yüzlerce marka, binlerce mağaza, milyonlarca ürünü ile perakendenin en renkli ve en eğlenceli dalıdır aslında.Böylesine önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm markaların işi de aynı önem derecesinde zordur...Geçtiğimiz aylarda, Armağan Oyuncak Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Vuralı konuk etmiştik Perakende Ofisinde. Her ürünün bilimsel bir temele dayandığını ve her oyuncağın çocuğun karakter gelişiminde hayati roller üstlendiğini anlatmıştı bize. Özellikle ithal ettiği oyuncakların üretim tesislerini bizzat gidip incelediğinden, uzman çocuk doktoru ve psikologlardan profesyonel yardım alındığını da açıklamıştı programda. En kızdığı benzetme ise basit ve önemsiz işleri tanımlamak için kullanılan çocuk oyuncağı ibaresiydi. Çünkü dünyanın en ciddi işlerinden biriydi çocuk oyuncağı... Perakende sektöründe yapılan hata ve yanlışlar anlayışla karşılanabilir. Ama işin içine çocuk girdiğinde, akan sular durur. En mülayim tüketici bile aslan kesilir. Çocuğunun zarar görmesi ya da hayal kırıklığına uğraması, tahammül edebileceği bir şey değildir. O yüzden, çocuk için satılan her ürünün sorumluluğu büyüktür.Arkanızda çocuk ordusu varsa, sırtınız yere gelmezGelelim, alışveriş merkezlerine... AVMler açısından çocuğun yeri her zaman ayrıdır. Öyle olmak zorundadır zaten... Çünkü çocuk, ailenin en küçük bireyi olmakla beraber, en güçlü lokomotifidir. Anne ile yarışır bu konuda ve genelde galip çıkar.Çocuğun tercihlerine uyulur... Aile, çocuğun mutlu olduğu/olacağı yerlere gitmek ister. En fazla çeşidin, en güzel kıyafetlerin, en renkli aksesuar ve oyuncakların bulunduğu yerleri tercih ederler doğal olarak.Yani...Çocuğun bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir mağaza karmasına sahip değilseniz, kapılarınızı ardına kadar eğlenceye açamıyorsanız, bu minik insanları mutlu edemezsiniz.Yani... Çocuğu mutlu edemezseniz, aileyi mutlu edemezsiniz.Yani...Aileyi mutlu edemezseniz, bir alışveriş merkezini başarıyla yönettiğinizi söyleyemezsiniz.Ayrıca size küçük bir tüyo: Bir AVMnin başarısını ölçerken kullanabileceğimiz pek çok kriter vardır. Kapı giriş sayısı, ciro, verimlilik, kira/ciro oranı, müşteri memnuniyeti, basın ilişkileri, bilinirlik, etkinlik sayısı, kârlılık...Bunların hepsini koyun bir kenara.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive