Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Prof.Dr. İsmet Barutcugil

Çalışanları Elde Tutmak ve Bağlılıklarını Sağlamak

Perakende işletmelerinde insan kaynakları yönetiminin önemli bir sorunu, belirli bir dönemin (örneğin yılın) başlangıcında çalışanların dönem sonunda artık o şirkette çalışmayanlara oranı şeklinde tanımlanan yüksek işgücü devridir


Yüksek işgücü devri satışları azaltır ve maliyetleri artırır. Satışların kaybedilmesinin nedeni deneyimsiz çalışanların şirket politikaları, ürünler ve müşteriler hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarıdır. Ayrıca, satış becerilerinin zayıflığı ve tanzim, teşhir, sunum konusundaki bilgi yetersizlikleri de satış kayıplarına yol açmaktadır. Maliyetlerin artmasının nedeni ise yöneticilerin sürekli olarak eleman seçme ve yerleştirmeyle uğraşmaları ve yeni elemanları eğitmek, yetiştirmek durumunda olmalarıdır. Örnek olarak, bir marketler zincirindeki bir mağazanın et reyonu yöneticisinin işten ayrıldığını düşünelim. Bu durumda, daha küçük bir başka mağazanın et reyonu yöneticisi bu göreve atanacaktır. Daha sonra da bir yardımcı reyon yöneticisi küçük mağazadaki boşalan göreve getirilecek, bir reyon çalışanı yardımcı reyon yöneticisinin pozisyonuna yükseltilecek ve yeni bir eleman işe alınacaktır. Sonuçta, iki et reyonu yöneticisinin yeni görevleri için eğitilmesi ve bir yeni elemanın işe alınması ve onun da yeni işi için eğitilmesi zorunluluğu doğacaktır. Ayrıca, yetenekli insanların kaybedilmesi, bunlardan bazılarının rakip firmalara geçmesi ve kalan çalışanların stres, endişe, kaygı yaşaması ve morallerinin düşmesi de maliyet kalemleri arasında düşünülmelidir. Eleman devrini azaltmak isteyen perakende işletmeler her şeyden önce bünyelerinde karşılıklı güvene dayanan bir çalışma ortamını sağlayacak bir kurum kültürü yaratmak zorundadırlar. Bir şirket kendi çalışanlarına güvendiğini ve onlara değer verdiğini, onları eğitmeye ve geliştirmeye yönelik yatırımlar yaparak kanıtlayabilir. Çalışanlar, şirketlerinin uzun dönemli bir plan içinde kendileri için yatırım yapmaya kararlı olduğunu hissettikleri zaman becerilerini geliştirirler ve şirket için daha çok çalışırlar. Şirketler çalışanlarına güvendiklerini ve uzun dönemde de birlikte çalışmak istediklerini belli ettiklerinde ve onlar için yatırım yaptıklarında çalışanlar da gayretlerini artırırlar, işlerini daha iyi yapmak için öğrenmeye daha fazla ve zaman harcarlar ve şirkete daha fazla bağlılık duymaya başlarlar. Çünkü onlar kendilerine yapılan yatırımların getirileri elde edilmeye başlandığında orada olmak ve kazanımlardan parasal ya da parasal olmayan anlamda paylarını almak isterler. Perakende işletmeler çalışanlarının bağlılıklarını ve işe adamalarını sağlamak için özellikle üç konuda dikkatli olmak ve uygun politikalar geliştirmek durumundadırlar. 1. Üst basamaklardaki pozisyonlara içerden terfi yolu ile çalışanların yükseltilmesi 2. Çalışanların becerilerinin sürekli eğitimlerle geliştirilmesi 3. Çalışanların meslek yaşamları, kariyerleri ile özel yaşamlarını dengeleyecek programların geliştirilmesi ve uygulanması İçeriden yükseltme, yalnızca iş hiyerarşisindeki alt basamaklar için dışarıdan eleman seçme ve işe alma değil, aynı zamanda üst düzey yönetim pozisyonlarını da içerden terfi yoluyla doldurmadır. Bu politika, çalışanlar arasında adalet duygusunu pekiştirir ve şirketlerinin kendi yaptıkları iyi çalışmaları ödüllendirdiği düşüncesini yerleştirir. Şirketlerinin kendilerini geliştirmek için ciddi çaba harcadığını ve beklentileri olduğunu gören çalışanlar da sürekli yükselme umutları ile kalıcı olacaklardır. Eğitim, biçimsel ya da biçimsel olmayan bir şekilde, kurum içinde ya da kurum dışında gerçekleştirilsin, her durumda çalışanın bilgisini, becerisini ve tutumunu geliştirecektir. Bir taraftan yaptığı işi daha iyi yapmayı öğrenen ve diğer taraftan da gelecekte üst pozisyonlara hazırlandığını düşünen elemanların bağlılıkları ve kalıcılıkları artacaktır. Kişisel ve mesleki anlamda sürekli geliştiğini ve kendini yenilediğini hisseden çalışanların motivasyonları ve performansları yüksek olacaktır. Çalışanlar, işleri ve görevleri ile ilgilendikleri kadar, özel yaşamları, aileleri, çocukları ve dostlarıyla da ilgilenmek isterler. Özel yaşama zaman ve enerji bırakmayan bir işte çoğu insan uzun süre kalmak istemez. Bu nedenle, çalışanlarının bağlılığını ve kalıcı olmasını isteyen şirketler işle özel yaşam arasındaki dengeyi gözetmeli, iş programlarını, mesaileri, izinleri buna göre uyarlamalıdırlar. Özel yaşamında mutlu olan ve sağlıklı ilişkiler kurabilen insanlar aynı durumu iş ortamında da yaşamak isterler ve bunun için çaba gösterirler.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive