Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Doç.Dr. Kenan Aydın

Bu Sistem Değişmelidir!

Özellikle 70li yıllarda bu sistem değişmelidir denildiğinde; farklı çağrışımlar yapmakta ve söyleyenler hemen rejim düşmanı ilan edilerek gereken yapılmaktaydı. Memnuniyetle belirtmek gerekir ki bugün durum dünden çok farklıdır


Bu nedenle rahatlıkla bu sistem değişmelidir diyebilmekteyim. Ama yine de korkmayın benim değişmesini istediğim sistem rejim (yönetim biçimi) değildir. Sadece dış ticaret sistemidir. *** Türkiyede ekonomik krizlerin çoğunlukla dış ticaret açıklarından beslendiği açıktır. Yani dış ticaret açıkları arttıkça ya da ihracatın ithalatı karşılama oranları %50ler seviyelerine düştükçe ülkemizde krizler olmaktadır. 1950lerden beri yaşanmakta olan önemli ekonomik krizlerin temelinde bu vardır. Yakın dönemde yaşanan 1994 ve 2001 krizlerinde de durum farklı değildir. *** Bir başka açıdan bakıldığında ise; ihracatın ithalatı karşılama oranı %70ler seviyesinde olduğunda sorun olmamaktadır. Zira aradaki fark turizm gelirleri vb. tarafından bir dereceye kadar karşılanmakta ve dış ticaret açığı sorun teşkil etmemektedir. Halen de ihracatın ithalatı karşılama oranı %60ın çok az da olsa üzerindedir. Yani şu an için bir sorun bulunmamaktadır. Ancak 2001 ekonomik krizinden sonra %75lerden buralara gelindiği ve trendin de aşağıya doğru gitme eğiliminde olduğu dikkate alınırsa ileride sorun yaşanmayacağını kimse garanti edemez. *** Son 5 yılın verilerine bakıldığında dış ticaret açığı her yıl yaklaşık % 50 oranında artmaktadır. 2001 yılında 10 milyar dolar olan dış ticaret açığı her yıl % 50 artarak yıllar itibariyle sırasıyla 2002de 15, 2003te 22, 2004te 34 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve 2005 yılı için de 50 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Ülkemizin diğer döviz getirici gelirleri bu açığı karşılamada yeterli olmadığından dış ticaret açığının doğal bir sonucu olarak cari açığımız da benzer biçimde artmaktadır. Son olarak 2004 yılında 15.6 milyar dolar olan cari açığın bu yıl yine % 50 artışla yaklaşık 23 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Kısaca 2005 yılı faaliyetlerimizin sonucunda yaklaşık 23 milyar dolar döviz ihtiyacı doğacaktır. Bunun anlamı mevcut anapara ve faiz ödemelerimize bu kadar bir miktar daha ilave edilecektir. *** Bu durumda sorun nerede diye sorgulamak gerekir. Hükümetin ihracatı arttırma konusundaki gayretlerine bakıldığında takdir etmemek elde değil. Dış ticaretten sorumlu bakanın ihracatı arttırmak için ateş altındaki Iraka gittiğini biliyoruz. Diğer çabalarını görüyoruz ve gerçekten de ihracatta önemli artışların olduğu ortadadır. Ancak bir gerçek daha vardır ki o da ithalattaki patlamadır. Yani siz ihracatı arttırmaya çabaladığınızda ithalat ondan daha hızlı artmaktadır. *** Peki, o zaman ne yapılmalıdır? İşte bu sorunun yanıtı için yazımızın başlığına dönüyoruz ve diyoruz ki bu sistem değişmelidir. Dış ticaret açığı üreten bu sistem değişmelidir. *** Bunun için birçok öneri yapılabilir; öncelikle uzun dönemde temel yapısal değişiklikler yapılarak karşılanamayacak bir dış ticaret açığı üreten ekonomik yapı değiştirilmelidir. *** Diğer taraftan bu açığı karşılayabilecek şekilde döviz geliri sağlayabilecek alanlara yönelmek gerekir. Örneğin; Turizm gelirlerinin arttırılmasına çalışılabilir. Şöyleki; özellikle Antalya bölgesinde bulunan turistik tesislerin yıl boyunca hizmet vermesine yönelik (fuar, kongre ) önlemlerin alınması. (Geçen yıl Almanyada Anuga isimli Gıda fuarına giden bir arkadaşım bir pansiyon kiralamak için fuar merkezinden 200 km. mesafe uzağa gitmek zorunda kaldığını anlatmıştı). *** Yazılım konusunda Türkiye bir atılımın içerisine girebilir. Hindistanın 40-50 milyar dolarlık yazılım ihracatı yaptığı dikkate alınırsa bizim de genç ve dinamik nüfus yapımızla çok şeyler yapabilmemiz mümkündür. Hükümet, iktidar, muhalefet, bürokrasi, iş dünyası, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, vb. toplumun tüm kesimleri adeta seferberlik içerisine girmelidir. Birbirinden kopuk teknopark vb. yatırımlar kaynak israfından başka bir işe yaramayacaktır. Türkiye Hindistan örneğini iyi incelemelidir. *** Bir diğer hususta son yıllarda çok tartışılan zengin madenlerimizden uç ürün üretilmesi ve katma değeri yüksek ürünler üretilebilmesi konularında bir hamle yapılmasıdır. Bu konuda çalışan Enstitü ve bilim adamlarına olanaklar sağlanmalıdır. Ayrıca dünyanın neresinde olursa olsun bu tür bilim adamlarına olanaklar sağlanarak ülkemize getirilmelidir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive