Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Doç.Dr. Kenan Aydın

Bir Fotoğraf/ Çin E Yabancı Sermaye Girişi Ve Hizmet Sunumu

Bilindiği üzere son yıllarda belki de üzerinde en fazla konuşulan ekonomilerden biri Çin ekonomisidir. Biz de geçmişteki yazılarımızda bir vesile ile buradaki gelişmelere özellikle perakende açısından değinmiştik


Bu yazımızda da kapitalist olmayan bir toplumdan gelmekle beraber bu geçiş sürecinde Çinli yetkililerin bazı politikaları ve almış oldukları kararlar üzerinde duracağız. Çinli yetkililer; teknolojiyi getirmeleri, kendileriyle ortaklıklar (joint ventures) kurmaları, teknolojiyi kendileriyle paylaşmaları ve üretilecek ürünlerin ihracatı kaydıyla yabancı şirketleri ülkelerine davet ettiler. Bu bağlamda 1995 yılında Microsoft; yerel ortaklar seçmemesi, Windows 95i getirmemesi ve ayrıca Çin yazılım endüstrisinin gelişimine söz vermemesi halinde, kendilerine izin verilmemekle tehdit edildi. Bir taraftan ülke çıkarlarına uygun biçimde gelmesi kaydıyla yabancı sermaye teşvik edilirken diğer taraftan hizmet sunan personelin; hizmet sundukları müşterilerine karşı çok sık bir biçimde kullandıkları 50 ifadeyi kullanmamaları istendi. Yani çok sık kullanılan 50 ifade Çinli yöneticiler tarafından yasaklanmış oldu. Yasaklanan bu ifadelerden bazıları aşağıdadır. 1.Sevmiyorsan başka yere git. 2.Başka birine sor 3.Otobüsü sevmiyorsan taksiye bin 4.Kime istersen ona şikayet et 5.Almayacaksan niye bakıyorsun onlara 6.Eğer ödeyebiliyorsan onu al yoksa çık git 7.Alıyor musun almıyor musun, karanını verdin mi? 8.Meşgul olduğumu görmüyor musun? Acelen ne? 9.Az önce söyledim, neden tekrar soruyorsun? 10.Satın alırken neden doğru dürüst seçmedin? 11.Onu sana satan kişiye git sor 12.Beğenmediysen git müdürle konuş 13.Fiyatı etikette yazılı görmüyor musun? 14.Satılan mal geri alınmaz, bu bir kuraldır. 15.Eğer almayacaksan sorma 16.Benim hatam değil 17.Ben sorumlu değilim, bu kadar soru sorma 18.Sana söylemedim mi? Bunu nasıl anlamazsın? 19.Satın alacaksan konuş, yoksa sıradan çık, başka biri gelsin 20.Niçin parayı hazırlamadın? 21.Ne yapabilirim? Ben kırmadım ki? Yukarıda belirtilen ifadelerin birçoğu özellikle 80li yıllara kadar bizim ülkemizde de birçok küçük hizmet noktasında kullanılmaktaydı. Bilindiği gibi üretimin yeterli olmaması, yokluklar ve tezgah altından bazı ürünlerin satılması nedeniyle bizde de bu tarihe kadar pazarlama anlayışı yani tüketici odaklılık hakim olamamıştı. Çünkü ne üretirseniz onu satıyordunuz, satma sorununuz yoktu. Ancak bu tarihlerden sonra yaşanan hızlı dönüşümler nedeniyle artık her üretilen satılamıyordu ve tüketicinin istediği ürünün üretilmesi ve ona sunulması gerekiyordu. İşte bu döşümle birlikte biz de tüketicinin önemini kavrayarak onu kral ya da kraliçe olarak kabul ettik. Bugün; gerek genelde hizmet sektörü gerekse de özelde perakende sektörünün gelmiş olduğu seviye ülkemiz açısından son derece olumludur. Bu gelişmeler ve dönüşümler kısa sayılabilecek bir sürede gerçekleşmiştir. Bu noktaya gelinmesinde; bir taraftan makro ekonomideki yapısal değişiklikler ve perakende sektöründe yaşanan gelişmeler, diğer taraftan tüketicilerin sosyo-ekonomik bakımdan gelişmeleri ve tüketici haklarının ön plana çıkarılması etkin olmuştur. Bu açıdan özellikle bazı ulusal organize perakendecilerin tüketicilere karşı tutumları çok olumludur denebilir. Bazı perakendeci kuruluşların tüketici memnuniyetini sağlamak ve hizmet kalitesini arttırmak amacıyla çok cesur çıkış ve tüketicilere karşı taahhütlerde bulunduklarını büyük bir memnuniyetle görmekteyiz. AB sürecinin bu aşamasında perakende sektörünün daha alacak yolu olmasına karşın gelmiş olduğu seviyeyi de olumlu değerlendirmeliyiz. Faison, 1995; Engardio, 1996dan Global Marketing, John K. Johansson, Mc-Graw Hill, 1997, s.459dan uyarlanmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive