Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Bir Devlet Kuruluşu Hizmette Sınır Yoktur

Artık 21 YY.da hizmetin saniyelerle ölçüleceği, sektör liderlerinin, yarattıkları hizmet sürati ile kıyaslanacağı bir dönemde çook komik bir sınırlı hizmete tanık oldum. Bunu sizinle paylaşmak istedim


Eskiden, Aziz Nesinlik hikaye, Hasan Pulurluk bir durum diye konuşulan bu tip konular hala günümüzde yaşanabilmektedir. Ancak bireylerin öncelikleri değiştiği veya kitle iletişim araçlarının daha fazla magazinsel konulara ve haberlere kayması, vatandaşların karşılaştığı bu tip ama o insanı zarara sokan konulardan pek fazla haberdar olmamamıza sebep oldu. Vatandaşların bazı kurumlara veya iş yerlerine yaşamları boyunca bir kere veya birkaç kere yolu düşer. Markete her gün uğrarız da, araba satan veya beyaz eşya satana yaşamımızda sadece birkaç kere yolumuz düşer. Ekmek her gün alınır ama ya otomobil veya buzdolabı? İşte; bir hanım okurum çocuklarının doğumu nedeni ile bıraktığı iş yaşamına bir başka sosyal güvenlik şemsiyesi altında devam ederken, bir yasa çıkar ve çok kısa bir süre gündemde kalır ve kalkar. Tesadüfen o gün verdiği dilekçe ile haberdar olmadığı bu istisna durumdan yararlanır ve şansını döndüğünü düşünerek çok sevinir. Ancak uzun bir süre her iki sosyal güvenlik kurumundaki yetkililere bu durumu anlatmaya çalışır. Çünkü o kurum çalışanları, böyle bir maddeden haberleri yoktur. Onlara göre de böyle bir şey var olmamıştır ve olmayacaktır da. Yaklaşık bir yıl süren yazışmalarla konuda haklı olduğu anlaşılır ve primlerini veya keseneklerini ödemeye başlar. Bu çağdaş kurumlar (!!!), online ortamda hizmet sürelerini hatta emekliliğe kalan süreleri, emekli olunduğunda alınacak ikramiyeleri bile internet ortamında göstermektedir. Bu vatandaşımız, internetten durumuna bakar ve süresinin dolduğunu öğrenir. Ancak bu ülkede yaşamanın deneyimi ile durumunu o kuruluşa sorar. Yaklaşık 3 hafta sonra (pulun üzerindeki ile eve varış arasındaki tarih) posta ile adresine süresinin dolduğunu hatta fazla süresi bile olduğu isterse emeklilik için başvurabileceği yazısı adresine mektupla gelir. Hemen özel bir kargo şirketi ile emeklilik başvuru dilekçesini gönderir ve ertesi gün kuruma teslim edildiği belgesi eline ulaşır. Bazı kurum ve kuruluşlar arasında yazışmalar yapılacağı bildirildiği için 6 hafta bekler ve telefonla sorulduğunda hala arşivde beklendiği öğrenilir. Ricalar sonucu yan yana iki semt arasında 15 gün sonra dosya merkeze gelir. Sonuç: Bekleyin size bir yazı gelecek. Beklenen yazı iki hafta sonra gelir. Evraklarınız arasında vukuatlı nüfus tezkereniz bulunmamaktadır. O nedenle işlem yapılamamıştır ve dosyanız arşive iade edilmiştir. Hemen belge çıkartılır. Özel kargo ile gönderilir. Yine beklenmeye devam edilir. İki semt arasında bu sefer dosya yoktur. Telefonlar ve ricalar. Dosya merkeze ulaştırılır yanıt aynı: Bekleyin yazı gelecek. Bu sefer üç hafta sonra beklenen yazı gelir. Dosyanızda iki resim eksik görünmektedir, tamamlanması gereklidir ve dosyanın tamamlanması için arşive iadesi. Hemen resimler çekilir fazlası ile içine konularak özel ulakla gönderilir. Günler geçer ses seda yoktur. O kentte ikamet eden yaşlı amcaya rica edilir, o kuruluşa uğrayarak acaba akibetinin ne olduğu öğrenilebilinir mi? Okurumun ihtiyacını bilen yaşlı amcası, kuruma gider ve dosyanın içinde eksik resim olduğu için işlem yapılamadığı söylenir. İstanbuldan görevli memur aranarak resmin gönderildiği söylendiğinde, siz buraya bunakları gönderirseniz sizin dosya biraz arşivde de biraz zor bulunur yanıtı alınır. Resimlerin gönderildiği ısrarla söylenince, kayıtlarda olmadığı söylenir. Yeniden gönderilmesi istenir. Bu sefer amcaya gönderilir elden kayıta vermek için götürüldüğünde, -Aaaaaa bu resimler gelmiş meğer yanıtı verildiğinde iki hafta daha geçmiştir. Artık son safha, hatta şu laflar bile söylenir. Dilekçe başvuru tarihi önemli, emekli maaşınız çalışıyor bağlandığında topluca alırısınız korkmayın. Vatandaşımız bu ülkede yaşadığı için hep korkmuştur ve korktuğu başına gelir. Artık her şey hazırdır ve son kurula dosya çıkartılacaktır. Uykusuz bekler o geceyi. Yirmi yılın sonunda o paraya çook ihtiyacı da vardır. Sonuç için yine telefon edilir. Yanıt olarak: Uzmanlarımız hizmetinizde 1 ay eksik bulduğu için Oysa çalıştığı şirket tarafından ziraat bankasına yatırılan kesenekler ve makbuzlar, kurumun bilgisayarı, eve gelen yazılar hiçte böyle söylemektedir. Şimdi kimbilir, ne kadar süre hizmetinin tam olduğunu ispatlamaya çalışacak, yeniden başvurular yapılacak, eksikler tamamlanacak ve kendisi ile,ülkesi ile kend,s,ne hizmet getiren bu saygın devlet kurumu ile gurur duyacak. Değerli devlet adamları. Bir vatandaşın bu kuruma işi yaşamı boyunca bir kez düşer. O kurum da sadece o insana bir kez yapacağı hizmet kalitesi ile ölçülür. Dışınız nikelajlı ama içiniz başka imiş. Sayın yetkililer, bu okurumun Adı ve Soyadı ben de saklı isterseniz ve oda kabul ederse tabiî ki veririm. İşte, ben bu hizmet kalitesinin yakalanması için özelleştirmeden yanayım
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive