Eklenme Tarihi : 28 Ocak 2008 Pazartesi
Yaman Özgün (Merhum)

Alışveriş Merkezleri

Günümüzde özellikle büyük kentlerde değişik görünüş ve konumlarda adeta fışkırırcasına alışveriş merkezleri ile karşılaşmaya başladık


Kent merkezlerinde bazılarının sadece yerin kıymeti nedeni ile kent yaşamını trafikten, çevresel kirliliğe, gürültü, fiziksel bozulmalar, rekabetin eşitsizliğine dek sıkıntıya sürükleyen yapılaşmalar içinde yer aldığı da bilinmektedir.Günümüz koşulları içerisinde vazgeçilmez olduğu inkar edilemez bu merkezler, doğru planlama ve konuşlandırma ile doğaldır ki son derece gereklidir.Özellikle 1950lerden 1980lere kadar birçok merkezi iş semtlerinde perakendecilik azalırken kentlerin banliyölerinde nüfusun artması, yoğunlaşması ve profilin değişmesi ile buralardaki alışveriş merkezleri artmıştır.Birçok mağazanın, markanın ve satış tekniğinin uyumlu bir şekilde bir araya getirilmesi bir sinerji ve kaynak akışı da sağlamıştır.Mağazaların ve birbirini tamamlayan ürün gamının bir arada bulunabilmesi, alışverişin dışında zaman geçirtebilen olanakların sunulması, gıda ihtiyaçlarının her türde sunulabilmesi buraları cazibe merkezi haline getirmiştir.Çok katlı merkezlerin kendi içlerinde kategori ayırımına tutulması, işletici firmaların bir sistem içinde hizmet sunmaya zorlanması, temizlikten güvenliğe dek her türlü hizmetin belirlenmiş standartlarda sunulabiliyor olması tüketiciyi mıknatıs gibi çekmiştir.Böyle büyük organizasyonlar, basit idare mantığından, uluslararası yönetim tekniğine de geçilmesine neden olmuştur.Kiralama, hukuksal yaklaşımlar, zorunlu yaptırımlar, yüzlerce farklı iş yapanların aynı takım içinde beraber hareket etme zorunlulukları yaratılması, kapalı ve açık park alanlarının sistemli bir şekilde kullanılması zorunluluğu, tüketicinin bazı yeni formatları öğrenmesine yani eğitilmesine de sebep olmuştur.Sadece yüzlerce çalışanın bulunduğu bu merkezlerde özellikle sık karşılaştığımız eğitimsiz, işinin farkında olmayan, hizmet sunuş tekniklerini bilmeyen, çalıştığı yerin önem ve büyüklüğünün hiç farkında olmayan sadece şık ve üniforma giymenin yeterli olduğunu düşünen çalışanların, o yapıya uygun eğitimlere alınması hatta belgelendirilmesi zorunluluğu olduğu inancını taşımaktayım.Dönemsel cazibeler yaratılması, etkinlikler, modanın farkındalığını yaratmak, rakip alışveriş merkezlerinin önüne geçme çalışmaları tüketici için artık takip edilir hale gelmiştir.Ancak outlet, açık çarşılar, güç merkezleri tipi mağazaların son derece başarılı olduğu kurumsal gazete veya insert uygulamalarında aynı performansı yakalayamadıklarını görüyoruz.Daha çok orta ve üst gelir grubunun tercih ettiği bu merkezler, para-banka ilişkisinde de önemli kaynaklar yaratmıştır. Kredi kartı harcamalarının son derece yüksek olduğu bu noktalar kredi veren kurumları da hareketlendirmiştir.Sadece ürün, mağaza, satış rekabeti değil, bankaların kredi kartlarının da kıyasıya mücadelesine sahne olmaktadır.Çok uzun çalışma saatleri nedeni ile, kapalı ve gizli gürültü nedeni ile alışveriş merkezi çalışanlarında zaman içerisinde psikolojik, fiziksel sıkıntıların ortaya çıktığı da bilinmektedir.O nedenle bunların önlemleri alınmalıdır diye düşünmekteyim.İki hafta önce Warszawa alışveriş merkezlerini gözlemledim. Sadece 1 milyon 650 bin kişinin yaşadığı bu kentte 20ye yakın alışveriş merkezi var ve hepsi de son derece iyi yerleştirilmiş ve iyi yönetiliyorlarGeçen yıl açılan ARKADİA ise kelimenin tam anlamı ile harika. Belki ileride sadece bu merkezi bile konu alan bir yazı yazabiliriz.Benim Polonyada gözlemlediğim bazı farklılıkları size aktarmak isterim. 1. Basit plan, modern mimari 2. Kolay ulaşılabilir yerler, çevresinde ana caddeler, asla trafiği zora sokmayan organizasyon 3. Vestiyer ve emanet servisi4. Food Courtun yanı sıra, her katta ayrı özellikleri olan restaurant ve cafeler 5. Hemen hepsinde Gym, Fitness veya Bowling salonları 6. Hemen hepsinde internet cafe 7. En önemlisi mağaza boyutları küçük işlere imkan verecek değişkenlikler.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive