Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

AB Yolunda Kurumsal Değişimi Yönetmek

Tüm ulus olarak 3 Ekim 2005 tarihine kilitlenmiştik. Kimimiz girelim, bazılarımız ne işimiz var, genelimiz de bizi almazlar söylemleri ile herkes fikrini söyledi


Tabiî ki demokratik ortamda herkes özgür fikrini ifade edebilmeli ve başkasına baskı yaparak fikrini de zorla kabul ettirmemeli... Ancak; özellikle konularında uzmanlaşmış bireylerin çok eğlenerek ama eminimki içinden de üzülerek emeklerinin ve bilgilerinin boş insanlarca yorumlanmasına izlediklerini biliyorum. Birkaç yıl önce görevlendirdiğim iki genç arkadaş, bir kamera ve mikrofonla Beyoğlu İstiklal caddesinde alakasız ciddi olan ve olmayan sorularla mikrofonu uzattıkları her yaş ve kesimden, mutlaka bir yanıtı uzman edası ile almıştı. Hiç kimse bu konu benim ilgi alanım değil veya bu konuda bir fikrim yok dememişti. Hatta iş o kadar komik hale dönmüştü ki hangi TV kanalı diye soranlara, uydurma isim BOŞ TV kanalı denildiğinde, hep bu kanalı izlediğini söyleyenlere de rastlanmıştı. İşte, çok uzun sürecek AB müzakereleri ve yeniden yapılanma çalışmaları sırasında, ülkede yaşayanların eğitim ve bilgi değerlerinin farklılaştırılması da önemle ele alınmalıdır. Bir de özellikle üzerinde sık sık yazdığımız etik olmayanların kamu vicdanı ve baskısı ile yok olmasını veya yola gelmesini de sağlamamız gerekir. Bunun için yeni bir şeyler yapmaya hiç gerek yoktur. Özellikle perakende sektöründe ve pazarlama dünyasına geleneklerinde ve geçmişinde Ahilik terbiyesi bulunan toplumumuz, belki en çabuk bunu halledebilir diye düşünüyorum. Bunun yolu da hizmet içi eğitimin yaratılması ve sıkı bir şekilde uygulanmasından geçmektedir. AB koşulları ve Kopenhag Kriterleri ciddi biçimde incelendiğinde de ara eleman diye isimlendirilecek yapının kapsamlıi bir eğitim sürecinden geçmesi ve sertifika sahibi olması gerekecektir. Yani hiçbir şey yapamazsam sürücü olurum mantığı ortadan kalkacaktır. Bunlar küçük yaklaşımların ve düşüncelerin kafayı yorması gereken konular. Büyük organizasyonları veya ulusal olmayı hedeflemiş yerel kuruluşları ilgilendiren konulara gelirsek, önümüzde ki on yılı yararlı, başarılı, yarına hazır geçirmek isteyen ve rekabeti günlük değil sürekli kullanabilme yeteneğini kazanması gerekenlere söyleyebileceğimiz tek şey AB yolunda kurumsal değişimi çalışanlarınız ile, ürünleriniz ile, pazar payınız ile, vizyonunuz ile yükleneceğiniz misyonunuz ile yarattığınız ekonomik değer ile, ailenize bırakacağınız maddi ve manevi değerler ile, ülkemize yaratacağınız katkılarınız ile doğru yönetmek zorundasınız. Neler mi yapmanız gerekir? Artık her şeyi sadece ben bilirim tek adam uygulaması, millenyum ve AB yolu ile bitmek zorundadır. Ben sıfırdan bu noktaya kadar getirebildiysem ben dahiyim, her şeyi ben bilirim mucizesi yani rüya bitmek üzeredir. Neden? Karşınızda artık oyunu kurallarına göre oynatan bir güç vardır. Yani artık boşa para ve zaman harcandığını düşündüğünüz uzmanlara ve danışmanlarınıza ihtiyacınız olacaktır. Ama tabiî ki Doğru olanı seçmeniz koşulu ile. Kurumsal değişimi yönetmek için değişimin temsilcisi olmak zorundasınız, sadece değişimi değil, değişim sürecini de yönetmek zorundasınız. Değişime tepkilere kendinizi, kurumunuzu, çalışanlarınızı buna hazırlamanız gerekir. Hatırlıyorum da, kadın bağlarının Türkiyede market raflarında yeni yeni görünmeye başladığı yıllarda, müşteriler ürünü alırken koridorların boş olma anını beklerlerdi. Sepetin altına koyup üstünü başka ürünlerle kapatırlardı. Hatta kasiyerler bile tembihli idi o ürünü süratle geçirip torbaya konulması için, birkaç gün önce bostancı sahil yolundaki bir süpermarkette, bayan müşteri ürünün yerinin sıkca değiştirilmesi nedeni ile reyon görevlisine seslice sitem ediyordu. 1985li yıllardan beri perakende akışını uygulatmış, öğretmiş, yaşayan birisi olarak açıkcası ben çook keyif aldım. Aklıma hemen acaba kivi satar mı? toplantıları geldi... Onu da bir başka sefer anlatırım. Kurumsal değişimimizde artık işler eskisi gibi olmayacaktır, bu süreç içinde işinize eskisinden daha fazla özgüven ve otorite ile saldırırsanız hem astlarınız hem de etrafınızdakilerin gözünde değeriniz artacaktır. Ayrıca takımınız sizin tutumunuzu izleyecektir. Kurumsal değişime, kişisel bir iddia ve hedef olarak bakın, kazanacaksınız. Kalın sağlıcakla...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive