Eklenme Tarihi : 25 Mart 2008 Salı
Sinan Asılyazıcı

Sonrası da Düşündüren Satış

Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğü kazanır, bazılarına da büyüklük kendi gelirWilliam Shakespeare


Evet konu muhtemelen başlıktan da anlaşılacağı üzere Migros un satılması hakkında. Uzun süredir üzerinde beklenen, yazılan, çizilen ve spekülasyonlar dahi yapılan satış bitti. Satış bitmesine bitti ama konu olarak daha uzun süre gündemde kalmaya aday görünüyor. Bunu doğal karşılamak gerekiyor. Migros, Tansaş, Macro ve Şok ların gerek pazar payı gerekse de piyasa ağırlığı ve istihdamı düşünüldüğünde buna hak vermemek neredeyse olanaksız. Burada uzun, uzun satılan firmaların önemli özelliklerinden bahsetmeye gerek görmüyorum. Bu özellikler sektör katılımcıları ve oyuncuları tarafından zaten biliniyor. Ben kişisel olarak iki konu üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan birincisi; şimdi ve sonra neler olabileceği hakkındadır ve sanıyorum ki en çok merak edilen hususların başında da bu konu geliyor. Operasyonun içerisinde grubun eski CEOsu ve Migros eski Genel Müdürü Bülent Özaydınlının yer alması belli çevrelerde rahatlamaya yol açmış görünüyor. Hatta Özaydınlı olsa satış en baştan olmazdı görüşü bile dile getirildi. Bu konu doğallıkla biraz hassas! Daha çok biraz iç bir görüş yansıtıyor gibi ve bu nedenle yorumda bulunmamak sanırım daha iyi olacak. Ayrıca ben bu satırları yazarken henüz SPK satışla ilgili cevabını resmen vermiş değil. Bunla ilgili yasal bir engel olmadığı ise konuya vakıf çevreler tarafından dile getiriliyor. Gelelim asıl merakla beklenen noktaya. Şimdi ne olacak? Sektörde en çok sorulan iki soru var. Birincisi; mevcut politikalar ile yönetim ve büyüme devam edecek mi? Kişisel kanım, ikinci soru ağırlık kazanmadığı taktirde büyümenin de mağaza yapılanmalarının da devam edebileceği şeklinde. Perakendecilik için bir reklam sloganından benzetme yapacak olursak Koş yoksa düşersin şeklinde bir seyir izlemiyor mu? Neden koşmak sorusuna cevabım ise, eğer pazarda yarışa devam edilecekse bunun daha geçerli olacağına inanıyorum. Çünkü pazar liderliği öyle kolay elde edilebilir ve de bırakılabilir bir liderlik değil. En azından bu istem dahilinde olmayacaktır. Peki bu kapsamda akla gelen sorulardan biride mevcut politikalar ile mi yoksa yeni ve daha agresif politikalar ile mi yola devam edilecek şeklinde olacaktır. Bunun cevabını da sektörel olarak bekleyip göreceğiz. İkincil olarak en çok dile getirilen soruda; mevcut alıcı belirli bir süre sonra söz konusu şirketleri satacak mı? Satacak ise de, kime satılacak şeklinde olacaktır. İşte burada hem beklentiler hem de olasılıklar tekrar çeşitlenecektir. Sektörde ilk bakışta ağırlık kazanan görüş, alan bir finans şirketi dolaysıyla o da satacaktır şeklinde. Alan ve satanın razı olması durumunda pek yazacak bir şey kalmaz. Ancak böylesine güçlü bir oyuncunun tabiri caizse daha paralar sayılmadan tekrar satılması düşüncesi mutlak zihinleri meşgul edecektir. Üstelik yeniden bir kim satın alacak süreci yaşanacaktır. İşte bu noktada senaryolar doğallıkla çeşitlenmektedir. Kim alır? Parçalanarak mı satılır? Mevcut oyuncular tekrar yer alır mı? Yoksa yeni oyuncular mı talip olur? Soruları arttırmak, cevapları veya olasılıkları da çeşitlendirmek olası... Söz konusu bu soruların her birinin cevabı sektörümüzü farklı boyut ve kulvarlardan etkileyecektir. Elbette ki söz konusu firmaların yeni sahibi olan şirket kendi kuralları ve planları doğrultusunda hareket ederek kararlarını verecektir. Benim üzerine dikkat çekmek istediğim bir başka husus ise tüm bu şirketlerin çalışanları hakkındadır. Uzun süren ilk satış süreci açısından bakarsak, kişisel tahminlerime dayanarak söylüyorum ki mutlaka çalışanların üzerinde bir etki bırakmış olabilecektir.Yeniden böyle bir sürecin yaşattığı olası belirsizliklerden söz konusu kuruluşların çalışanlarının nasıl etkilenebileceklerini elbette ki bilmiyorum. Ancak bir çok noktada müşteri ile birebir temasta olan perakendecilikte çeşitli fazlarda etkilenmeleri olabileceği kanısındayım. Sektör ve sektörel oyuncular büyüdükçe konularının ve etkilerinin de öyle olması kaçınılmaz oluyor. Bu bağlamda Migros, Tansaş ve diğerlerinin satışı daha çok konuşulacak gibi görünüyor. Yazımı Emile Zolanın bir sözü ile bitirmek istiyorum. Başarı her şeyi temizleyen altın yaldızlı bir alevdir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive