Perakende Liderleri Toplantısı-II

Geride bıraktığımız hafta İstanbulda gerçekleştirilen Perakende Liderleri Toplantısının ikinci buluşmasındaydım.

Eklenme Tarihi : 19 Ekim 2009 Pazartesi
perakende-liderleri-toplantisi-ii
Dört ay önceki ilk toplantıya göre içerik genişletilmiş ve konuşmacı olarak Aldinin eski CEOsu Dieter Brandes davet edilmiş. Sektörümüzün önder isimlerinden Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ve Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boynerin konuşmacı sıfatlarını unutmuyorum tabii ki.Aldinin başarısındaki sırrı herkesin bildiği sadelik modeli ile açıklayan Dieter Brandes, aslında çok önemli başka bir konunun daha altını çiziyordu: Prensiplerden vazgeçmemek Sıkça konuşulduğu için şu örneği verebilirim: Yüzlerce şubesi bulunan bir indirim marketi için et satmak, kârlı olabilir. Müşterilerin bir bölümünden bu yönde talep de gelebilir ama işin prensiplerinde yoktur. O nedenle satılmamalıdır. İki hafta önceydi sanıyorum, sektörün deneyimli isimlerinden biri olan Tahsin Pamir ile bir araya geldiğimizde de yine bu prensip meselesini konuşmuştuk. Discount perakendeciliğin katili, prensiplerinden vazgeçmek, diyordu Tahsin Bey. Sonra devam ediyordu, Yatırımcı, zaman zaman bunu unutabiliyor. Kısa vadeli kâra odaklanıp, uzun vadede kendini sıkıntıya sokuyor. Brandese göre Aldi, karmaşık olmayan bir açık konsept ve açık stratejiye sahip. İskeleti, kurum kültüründeki sadelik nedeni ile gereksiz olabilecek her şeyden kurtulmak üzerine kurulu. Tedarikçileriyle net fiyatta anlaşıyor ve geçerli sözleşmeyi asla değiştirmiyor. Bunlar da ürün sunan firmaları kendisi ile çalışmaya teşvik ediyor.Brandes, konuşması sırasında, başarı örneği olarak sık sık BİMe göndermeler yaptı. Bu vesileyle BİMin sektöre verdiği mesajı da (zaman zaman bir araya geldiğim BİM tedarikçilerinin görüşlerine dayanarak) paylaşmak isterim.1. Ürünün maliyetini tedarikçilerinden daha iyi biliyor.2. Inserte çıkarsanız, bir yılda satacağınız ürünü bir haftada satarsınız.3. Ödemeyi zamanında yapar.Bu unsurlar tedarikçi firmaları BİMin peşinde koştururken, grup ile çalışanları bekleyen çok önemli bir tehlikeye de değinmek gerek. BİM gibi 2 bin 550 mağazası bulunan bir perakendeci, sizi yalnızca kendisi için çalışır duruma getirebilir. Bu ise gelecekte talep ettiği şartları yerine getirememeniz söz konusu olduğunda, iflasınız demektir. BİM, bu noktada da kendini koruyacak tedbiri almış. Her üründe birden fazla tedarikçiyle çalışıyor. Böylelikle sizin oyunbozanlığınızın veya sıkıntıya girmenizin riskini üstlenmemiş oluyor.Aldiden tek etkilendiğimiz konu, ismi olduSektörün duayen ismi Hüsnü Özyeğin de kısa bir konuşma yaptı. Aldi prezantasyonunun hemen ardından söz alınca, Brandese takılmadan edemedi. Zamanında Aldiyi modellemek için teklifler geldiğini ama kendisinin sadece isimden etkilenerek, Endiyi kurduğunu söyledi.Ülke ekonomisine ilişkin görüşlerini de paylaşan Özyeğin, Goldman Sachsın raporuna göre 2050 yılında Türkiyenin Gayri Safi Milli Hasılası baz alındığında, Fransa ve Almanya gibi pek çok Avrupa ülkesini geride bırakacağını belirtti. IMF toplantısında Türkiyenin BRIC ülkeleriyle birlikte anıldığına işaret ederek, Bu ülkeye en azından yabancılar kadar güvenmemiz lazım dedi.Krizin başlangıç tarihi 27 Nisan 2007Toplantının son konuşmacısı Cem Boynerdi. Krizin 27 Nisan 2007de e-muhtıra ile başladığını iddia eden Boyner, en sancılı dönemin ise Ekim 2008 ile Mart 2009 arasındaki 6 ayda yaşandığını açıkladı. Perakendeciler olarak eski fiyatlara döndük şeklindeki sözleri, çıkış ışığının görüldüğü şeklinde yorumlandı. Krizin izlerinin tamamen silinmesinin 2 yıl daha sürebileceğini, kısa süreli düşüş ve yükselişlerle yavaş yavaş taşların yerine oturacağını da sözlerine ekledi.Yüzünüz hep gülsün.Ergün Güler, eg@pebev.comBu yazı, Bursa Hakimiyet gazetesinde yayınlanmıştır. (17.10.2009)
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive