Ortaklık Ruhunu Canlandırmalıyız

Şahmar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şah Akdağın başkanlığında, 2007 yılında, Diyarbakırda kurulan Güneydoğu PERDER, 54 üyesiyle bölgede önemli bir gücü temsil ediyor. Yerli perakendecilerin, yabancı sermayeli ulusalların tehdidi altında kan kaybettiğine dikkati çeken Akdağ, bu ortamda kurumsal birlikteliklerle ayakta kalınabileceğini söyledi

Eklenme Tarihi : 26 Şubat 2010 Cuma
ortaklik-ruhunu-canlandirmaliyiz
Özlem ELGÜNGüneydoğu Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (Güneydoğu PERDER), Diyarbakır Ticaret Borsası konferans salonunda yapılan toplantıda, Türkiye Perakendeciler Federasyonunun da katılımıyla Kasım 2007de kuruldu. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şah Akdağ, iş hayatına 1985 yılında ailesinin kurduğu otelin işletmeciliğiyle başladı ve yaklaşık 10 yıl bu işi sürdürdü. 1995-2001 yılları arasında şehirlerarası otobüs işletmeciliğiyle de uğraşan Akdağın perakende sektörüne adım atması, Şahmar Marketler Zincirini kurmasıyla gerçekleşti. Derneğin çalışmalarını ve sektörün içinde bulunduğu durumu Akdağ ile konuştuk...Güneydoğu PERDER kimler tarafından, ne zaman, nasıl kuruldu?PERDER oluşumlarının, bölge perakendesi açısından olumlu kazanımlar sağladığını gözlemledik. Biz de Türk perakendesinin birikim ve deneyimlerini bölgemize aktarmak istedik. Bu inançla 09.11.2007 tarihinde yedi üye ile birlikte derneğimizi kurduk. İlk olağan genel kurulumuzu 07.02.2008 tarihinde Diyarbakır Ticaret Borsası konferans salonunda, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı, üyeleri ve diğer bölgedeki sektör liderlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirdik. Derneğin kurucu başkanı olarak oy birliği ile yönetim kurulu başkanlığına seçildim. Diğer dernek organlarını da oluşturarak faaliyetlerimize başladık. Derneğin şu anda kaç üyesi var? Üye marketlerin isimleri ve şube sayıları nelerdir?Derneğimizin şu an 25 üyesi var. Bu üyelerin toplam mağaza sayısı ise 54. Diyarbakırda faaliyet gösteren üyelerimizin mağaza isimleri ve şube sayıları: Çarmar AVM 6, Baymar ve Saray Market 4, Bizim Market ve Şahmar AVM 3, Polat Market, Kent, Rami ve Reyna AVM 2, Armina Halk Gıda Pazarı, Goldroom AVM, Akmar, Ofis-Arı, Ekmar, Megastar, Mirgross, Pazar, Şafak ve Yaşmar Marketin 1. Batman üyelerimizden Grossmar Marketin 6, Çiçek Marketin 2, Çınar ve Worldmar AVMnin 1 şubesi var. Siirt üyemiz Murat Marketin 2, Şırnak üyemiz İşmar Gıda Centerın 2, Şanlıurfa üyemiz Abideparkın ise 1 şubesi bulunuyor. Üyelerin toplam mağaza metrekareleri ve istihdam ettiği personel sayısı nedir?54 şube toplam 85 bin 760 metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Toplam çalışan sayısı ise bin 347.Sorunlarımızı ortak akılla çözüyoruzDernek çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Güneydoğu PERDER, üyeleri ile nasıl bir işbirliği içerisinde? Gündeminizde hangi faaliyetler var?Kurulduğumuz günden beri düzenli olarak her ay ve her hafta toplantılar yapıyoruz. Bu toplantılarda sorunlarımıza çözüm bulmak adına fikirlerimizi paylaşıyoruz. Bunun neticesinde sonuca ortak akılla daha iyi yaklaşıyor ve gerekli adımları atıyoruz. Üyelerimizle yaptığımız istişare toplantıları neticesinde, mağazalarımızın verimliliğini artırmak için toplu satın almalar gerçekleştirdik. Yapılan bu işbirliği, bizler için oldukça kazançlı oldu. Üyelerimizin arasındaki samimiyet daha da gelişti. İlerleyen zamanlarda altyapımızı biraz daha güçlendirmek, firmalarımıza daha profesyonel ve kurumsal bir yapı kazandırmak için çalışmalar yapacağız. Güneydoğu PERDER olarak ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz? Bu sorunları çözmek için neler yapıyorsunuz?Güneydoğu PERDER kurulmadan önce aramızdaki en büyük sorun, kendi içimizdeki amansız rekabetti. Bir araya gelmemiz ve diyalog kurmamız neticesinde bu rekabetin bizi küçülteceğini, şirketlerimize zarar vereceğini gördük. Bu rekabetin fiyatla değil, hizmet ve kaliteyle olması gerektiğinin farkına vardık. Kaliteli ve kalifiye personel bulmakta zorlandığımız için insan kaynakları problemimizi gündeme getirerek, bununla ilgili eğitimler aldık. Ürünlerini sattığımız bazı profesyonel firmalar da bu konuda bize destek verdi. 2008 yılında Unileverin katkılarıyla iş veren ve üst düzey yöneticilere yönelik olan İşimiz Bu eğitim seminerini düzenledik. 2009 yılında Ankara PERDERin düzenlediği, Psikolog Danışman Prof. Dr. Üstün Dökmenin İş Yaşamında ve Özel Yaşamda Kaliteli İletişim ve Yaşama Sevinci konulu eğitim programına katıldık. Üst düzey yöneticilere yönelik Kategori Yönetimi eğitim semineri, Psikolojik Danışman Sevda Güner ile Kendini Yöneten Dünyayı Yönetir başlıklı motivasyon semineri ve personellerimize yönelik Müşteri İlişkileri ve İtiraz Yönetimi eğitim semineri düzenledik. Ayrıca Kariyer Geliştirme Merkezi ile Çalışan Sadakati ve Müşteri ilişkileri, Temel Mağaza Yönetimi, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, İnovasyon konulu eğitim seminerleri gerçekleştirdik. Bü tür eğitimler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.Dernek olarak gerçekleştirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleri var mı?2008 yılında Türkiye Perakendeciler Federasyonunun katkılarıyla, yoksul ailelere dağıtılmak üzere hazırladığımız bin 600 adet 50 TLlik alışveriş çekini Diyarbakır İl Valiliğine teslim ettik. Diyarbakır Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının hazırladığı 170 TLlik alışveriş çeklerine Güneydoğu PERDER üyeleri olarak biz de duyarsız kalmadık ve yapılan alışverişlerde bu ailelere 20 TLlik ek yardım imkânı sağladık. 2007-2008 sezonunda Diyarbakır Spor Kulübüne destek olmak amacıyla bin adet maç bileti satın aldık. Yine 2008 yılı içinde evi yanan ve mağdur olan bir aileye ev eşyası sağladık. Mart 2009da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının yönlendirmesiyle SSPE Hastaları Derneğine yaptığımız ziyarette, yardıma muhtaç beş aileye engelli aracı yardımında bulunduk. Mayıs 2009da Colgatein desteğiyle Diyarbakırın Dicle ilçesinde bulunan dört okuldaki öğrencilere bin adet diş macunu ve diş fırçası dağıttık. Böylece daha önce hiç diş fırçası kullanmadığını öğrendiğimiz kimi öğrencileri de ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirmiş olduk. Yine 2009 yılında bir okulun bakım ve onarımını yaptık. Bir başka okulun öğrencilerinin sinema ve tiyatroyla tanışmasına önayak olduk. Zihinsel ve Bedensel Engelliler Okulu öğrencilerinin bir yıllık bez masrafını üstlendik.Bu bölgede ticaret yapmak zorGüneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan tüketici kitlesini nasıl tanımlarsınız?Güneydoğuda yaşayan halkın çoğunun gelir seviyesi ülke ortalamasının çok gerisinde. Bu yüzden sepet ortalamalarımız düşük. Bazı bölgelerde insanlarımız zaruri ihtiyaçlarını hala toptancılardan çuvallarla karşılıyor. Çoğu semtte market kültürü oturmamış. Köyden kente göç eden ve yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların yoğunlukta olduğu bu bölgelerde ticaret yapmak zor... Mağazalarımızdaki müşteri portföyümüzü genel olarak orta gelir grubu olarak tabir edebileceğimiz memur kesimi ve küçük esnaf oluşturuyor.Yavaş yavaş geride bıraktığımız ekonomik durgunluk, Güneydoğuda sektörü nasıl etkiledi?Amerikadan başlayıp Avrupa ve tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik kriz, Güneydoğu Bölgesini Türkiyenin sanayileşmiş batı illerindeki kadar etkilemedi. Fakat konut kredisinden patlak veren krizin, finans sektörüne ve sonrasında da reel sektöre yansıması sonucu bankaların kredileri geri çağırması, gıda piyasasını tabii ki etkiledi. Bunun yanı sıra bölgenin en büyük gelir kaynakları tarım ve hayvancılık olduğundan, bir önceki yılın kurak geçmesi hasebiyle yapılamayan hasat, inşaat sektörü başta olmak üzere bütün sektörleri etkiledi. Bizim için asıl kriz bu oldu. Piyasaya para girmemesinden tüketim, dolayısıyla perakende sektörü de nasibini aldı. Tabii perakendeciler bu durgunluk sürecinde müşteri çekebilmek için farklı kampanyalar, aktivite ve insertlerle mücadelelerini sürdürdüler. Bunun neticesinde sektör olarak geçtiğimiz yılı cirosal bazda yüzde 10 civarında bir büyüme ile kapattık. Fakat bu büyümenin aksine artan maliyet, rekabet ve indirimlerden dolayı para kazanamadığımız bir yıl oldu.Hibrit müşteri tipi artmaya başladıPerakende sektörünün hâlihazırdaki durumuna ilişkin görüşleriniz nelerdir? Önümüzdeki günlerde ne gibi gelişmeler yaşanacak sizce? 2010 yılına dair beklentileriniz neler?Genel anlamda perakende; en hızlı büyüyen, çeşitlenen ve gelişen sektördür. Sektörel ayrım olmaksızın dünyanın en büyük şirketine baktığımızda yine bir perakende grubunu görürüz. Ticaret, arz talep dengesi üzerine kuruludur. Talep arttıkça, arz da o yönde artar. Fakat bazen arz, talebin üzerine çıkar ve denge bozulur. Günümüzde de böyle bir durum var. Hal böyle olunca mevcut pastadan pay almak da zor oluyor. Ayrıca tüketicinin gün geçtikçe artan, ardı arkası kesilmeyen talepleri hizmeti ve kaliteyi artırdığı gibi, birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Artık perakendeciler ayırt edilmek ve müşteri sadakati yaratmak adına farklı müşteri ilişkileri yönetimleri geliştiriyorlar. Onlarla duygusal bağ kuruyor, uzmanlık alanı olmayan hizmetler sunmaya çalışıyorlar. Bu da maliyet artışı ve işlerin daha da karmaşıklaşması anlamına geliyor. Fakat günümüzde sadık olmayan, sizi sadece avantajlı olduğunuzda tercih eden, hibrit müşteri tipi artmaya başladı. Bu da sürekli farklı aktiviteler yapmayı gerektiriyor. Bütün bunların yanında yabancı sermayeli dev perakendecilerin tehdidi altında olan yerli perakendeciler, gün geçtikçe bu pazarda kan kaybetmeye devam ediyor. El değiştiren, satılan, iflas eden marketler oluyor. Bu ortamlarda alt yapısı iyi oturtulmuş, kurumsal birlikteliklerle ayakta kalınabileceğini düşünüyorum. Kültürümüzde var olan ortaklık ruhunu canlandırmalıyız. Bizler kendi bölgelerimizde sıkı durmaya çalışıyoruz ancak bizim gücümüz de sınırlı. Bu noktada yerellerin güçlenmesi, PERDER gibi kurumsal bir yapının olması büyük avantaj. Bütün üyeleri koruyacak farklı projeler, stratejiler geliştirmemiz gerekiyor. Rakiplerimiz durmadan mağaza açıp güçlenirken, bizler de bir şekilde öne geçmeliyiz. 2010 yılında yerellerin daha güçlü olabilmesi için, şu sıralar gündemi sıkça meşgul eden yasa tasarısının bir an evvel yürürlüğe girmesi gerekiyor. Zira ekonomide ve istihdamda önemli yere sahip yerel perakendenin haksız rekabetten kurtarılması, bizler kadar ülke ekonomisi açısından da elzem. Güneydoğu Anadolu Bölgesi hakkında:Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri ile komşu olan Güneydoğu Anadolu, yüzölçümü bakımından en küçük bölgedir. Suriye ve Irakla sınırı vardır. Doğu Anadolu Bölgesiyle olan sınırını, bir yay gibi uzanan Güneydoğu Torosların güney etekleri meydana getirir. Bölge, Akdeniz Bölgesinden Gaziantep Platosu ile ayrılır. Suriye sınırı Kilisin hemen güneydoğusundan başlayıp demiryolu hattı boyunca Dicleye kadar devam eder. Dicleye doğudan katılan Habur Suyu, Irak sınırını meydana getirir.Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki iller: Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Adıyaman, Mardin, Şırnak ve Siirttir. Coğrafi yönden GAP'ın (Güneydoğu Anadolu Projesi) giriş kapısı, sanayisi ve ticari hacmi ile de GAP kalkınmasında temel teşkil eden Gaziantep, ekonomik yönden çevresindeki 18 ili etkisi altında tutmaktadır.Bölge ekonomisi Gaziantep dışında tarım ve hayvancılığa dayanır. Geniş düzlüklerin olması bölgede tarım için büyük bir avantajken, yaz kuraklığının şiddetli olması üretimi olumsuz etkiler. Bölgenin dünyada en bilinen tarım ürünü Antep fıstığıdır. Ayrıca buğday, pamuk, keten, susam, nohut, zeytin, incir, karpuz, kırmızı mercimek de yetiştirilir. Bölgede ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılık yapılır. Sanayi tamamen Gaziantep bölgesindedir. Tekstil, halı, makine, kuruyemiş, sentetik dokuma ve birçok sektör burada gelişmiştir. Pamuk ve elyaf ipliği üretiminde dünya birincisidir. Ayrıca dünya pamuk piyasasını da Gaziantep belirler. Türkiyede ilk 500e giren 15e yakın sanayi kuruluşu vardır ve birçok yerli holding bugün Türkiye piyasasında söz sahibidir.Bölge, etli ve baharatlı yiyeceklere sahip olan zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/, http://www.turkcebilgi.com/Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive