Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Ergün Güler

Ortak Akılda Buluşalım

Geçtiğimiz günlerde İTOda (İstanbul Ticaret Odası) perakendecilik konulu bir toplantıdaydım. Perakende konuşuluyordu ama, isterseniz önce taraflara bir bakalım


AMPD (Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği), BMD (Birleşik Markalar Derneği), Bakkallar Federasyonu, Migros, Rami Toptancılar Derneği.... Sizce perakendeyi temsil ediyor mu? Kimilerine göre evet! Benim kaygılarım var. Toplantıda hiçbir uzlaşmanın sağlanamamış olması ise kaygılarımı iyice artırdı. AMPD temsilcisi Nurdan Tümbek, rakamlara boğduğu konuşmasında hiçbir mesaj veremezken, Migrosun tek başına sektör adına konuşması doğru değildi. BMD temsilcisi Murat Kızıltaş ise konuşulan konulardan bihaber gibiydi. Bakkallar federasyonuna gelince, her zamanki bildik, çözümden uzak söylemleri ile politika yapıyordu. Rami Toptancılar Derneği mi? Neden oradaydı, halen bilmiyorum. Sözün özü, taraf olarak söz verilen AMPD, fazla rakamsal (fazla akılcı), Bakkallar Federasyonu fazla politikti (fazla duygusal). Uzlaşacak herhangi bir nokta bulamamaları da gayet normaldi. Gözlerim perakende pazarının % 17sini temsil eden yerel zincirleri aradı. Onlar, organizasyonu düzenleyen Referans Gazetesi ve İTOnun planlama eksikliği nedeniyle dinleyici koltuklarındaydı. Tanıdığım simalara bakınca, çok şaşırtıcı bir manzara ile karşılaştım. Salonun yarısından çoğu yerel zincir temsilcileriydi. Sustular, dinlediler, gözlemlediler, ta ki 5 Nisanda ATOnun (Ankara Ticaret Odası) ev sahipliğinde yapılan Perakende Buluşuyor toplantısına kadar. ITO ve Referans ın plansızlığına nispet, Sanayi Bakanına, müsteşara, milletvekillerine yasa ile ilgili görüşlerini aktardılar. Dörtyüz kişilik katılımla tam bir gövde gösterisi yaptılar. Tüm bu gelişmelerden sonra ortaya çıkan tabloya baktığımda üç taraf görüyorum.Uluslararası perakendeciler, yerel perakendeciler ve bakkallar. Bunlardan bir tanesine yaşam hakkı tanımayan yasanın vay haline! Ben tüm tarafları ortak akılda buluşmaya, yasa ile düzenlenmiş kayıtlı kurallı bir perakendeyi şekillendirmeye davet ediyorum. Gelin, AB standartlarında adaletli bir yasayı hep birlikte destekleyelim. *** Çalışanının Gözüyle Perakende Yıllardır yeni yasa tasarısını konuşuyoruz, sektördeki gelişimden bahsediyoruz. Kendi doğrularımız için kavgalar ediyoruz. Sonuç? Sonuç olmasa da, bizim söylediklerimiz, saraylarda, beş yıldızlı otellerde, basında yankı buluyor. Ya çalışanlarımız? Onlar neler söylüyorlar? Bizden ne bekliyorlar? Gelin birlikte dinleyelim... Eşimle, çocuklarımla vakit geçiremiyorum, dostlarımla görüşemiyorum. Herkes haftasonu dinlenirken, ben çalışıyorum. Ancak haftaiçi bir gün tatil yapabiliyorum. Aile düzenim yok. Akşam eve geldiğimde çocuğumu uyumuş, eşimi yapayalnız buluyorum. Yorgunluktan sızıp, sabah erkenden işimde oluyorum. Sonra, müşterilerim güleryüz, patronum performans bekliyor. Ben müşterilere gülüyorum, tam motivasyon işime devam ediyorum. Ne de olsa ailem için çalışmak zorundayım. Bu oyunu hergün oynuyorum...İçi beni dışı seni yakar derler ya, durumum tam öyle! Mecbur olmasam ne işim var burada. Bir daha alışverişe bile tövbe. Sektörde fazla sirkülasyon varmış, uzun süreli personel barındırmak zormuş. Haydi, saraylarınızdan çıkın beyler! Her Pazar çalışın, gecenin köründe evinize gelin, çocuğunuzun yüzüne hasret kalın. Sonra, sabah uyanıp, işe varın. Kasada müşterilere güler yüzle hizmet edin, yüksek performansla işinize sarılın. Bu oyunu hergün oynarken, yaşamak için çalışmak mı, çalışmak için yaşamak mı, diye hayatınızı sorgulayın. Avrupadaki çalışanları anlatıyorlar. Yirmi yıldır kasiyerlik yapan varmış. Ama orada, akşam sekizde mağazalar kapanıp, Pazar günleri tatil oluyormuş. Madem ki, ABye giriyoruz. Biz de onlar gibi çalışmak, onlar gibi yaşamak istiyoruz. Tırnak içinde yazdıklarım, çalışanlarınızdan birinin benim kulağıma fısıldadıkları. Size bu kadar açık söylüyorlar mı bilmiyorum ama gerçek düşünceleri bu. Paylaşım benden, tedbiri sizden! *** 100 Kocaman Sayı İçin Market Dergisine Teşekkür. Sektörün en eski ama en yenilikçi, en kalın ve en hızlı dergisi Marketin yüzüncü sayısını kutluyoruz. Dile kolay 13 yıldır yayınlanan dergi, hiç aksamadan siz Market sahiplerinin inanılmaz desteğiyle, sahiplenmesiyle ve beğenisiyle halen alışveriş dünyasının sesi olmaya devam ediyor, devam edecek. Şimdi müsadenizle Market dergisi ekibine kocaman bir teşekkür etmek istiyorum. Teşekkürler Emre Durdu, Babur Akyol, Yaren Fırtın, Gönül Bedir, Kemal Tipioğlu, Elif Görgün Kaplan, Aslı Efe, Ceylan Yayla, Canan Arslan, Özgür Örk, Turgut Demir, Sinan Asılyazıcı, Musa Coşkun. Nihayi teşekkür, 13 yıldır bu dergiyi bir adım öteye taşımak için yılmadan mücadele veren, yüz sayının her birine emeği geçen Okan Arasa! Molalarınız aktif olsun.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive