Krizde Büyümeyi Tercih Ettik

Beyaz ve esmer şekerlerin yanı sıra bir süre önce piyasaya sürdüğü demleme bitki çaylarıyla yeni bir pazar yaratan, şimdi de bakliyat sektörüne girerek portföyünü genişletmeye devam eden Aksan, kriz döneminde büyümeyi tercih etti. Grubun çeltik fabrikasını Edirnede açan firma, Evden markasıyla Osmancık pirinci üretecek

Eklenme Tarihi : 11 Aralık 2009 Cuma
krizde-buyumeyi-tercih-ettik
Özlem ELGÜNEvden, bir Aksan Gıda markası. Aksan ise Akyürek Kardeşler Şirketler Grubunun üretim firması. Aksan, Evden ve Sefa adı altında iki marka üzerinden üretim yapıyor. Bu üretimlerin de hem Akyürek Kardeşlerin satış teşkilatlarında dağıtımını yapıyor hem de üretici firma olması sebebiyle kendi distribütör teşkilatları bulunuyor. Evdenin ürün portföyünde beyaz ve esmer şeker çeşitleri, pudra şekeri, bitki çayları ve bakliyat var. 4 farklı tesisi bulunan firmanın bitki çayları İzmirde, şekeri Kütahyada, çeltik/pirinci Uzunköprü Edirnede, bulguru Urfada üretiliyor. Demleme bitki çayı ile yeni bir pazar yaratan Evden, pazarın şimdilik tek hakimi olması ve ürünlerinin doğallığı hasebiyle oldukça iddialı. Bakliyatta birinci kalite ürünlerde Evden markasını kullanan firma, pirinç, bulgur, fasulye, nohut gibi bakliyat çeşitlerini piyasaya şimdilik 25 kiloluk çuvallar halinde sunuyor. Evden, söz konusu ürünleri yakında market raflarına taşımayı planlıyor. Kriz döneminde yatırım yaparak temel gıda maddelerinde büyümeyi tercih ettiklerini söyleyen Aksan Gıda Genel Müdürü Bülent Erdemle yeni ürünleri ve yatırımları hakkında konuştuk... Öncelikle varolduğunuz yeni segmentten; bakliyattan başlayalım... Amacımız, bakliyat ürünlerimizi de diğer ürünlerdeki kalite ve marka güvencemizle tüketiciye sunmak... Ancak öncelikle ürün portföyümüzü tamamlamamız gerekiyor. Portföyü tamamlarken de ana tercihimiz direkt üretim noktalarından, yani tarladan alım yapmak. Bulgur ve pirinç zaten kendi üretimimiz. Diğer ürünleri de alım sezonu geldikçe müstahsilden alıp işliyoruz. Bu şekilde portföyümüzü yavaş yavaş tamamlayacağız. Portföyde neler olacak?Kırmızı mercimek, fasulye, nohut, yeşil mercimek; kısacası bakliyat çeşitlerinin tümü portföyümüzde yer alacak. Pirinç ve bulgura müstahsilden direkt alım yaparak hakim olmak daha kolay olduğu için o cenahta hazırız. Diğer grupların ithalat ayağı da var...Market raflarına ne zaman çıkacağınıza dair bir öngörünüz var mı?Marketlerde olabilmemiz için paket işine girmemiz lazım. Şu anki hedefimiz öncelikle paketçilerin ve toptancıların talebini karşılayarak bizi üretici olarak tanımalarını sağlamak. Evden markasını şeker ve bitki çaylarıyla hızla yaygınlaştıralım, tüketicinin bize olan güvenini kazanalım, daha sonra portföyü genişletelim istiyoruz. Hammaddeyi yerli temin edebileceğimiz doğal ürünlerde büyümeyi tercih ediyoruz. Bu amaçla sektörde olmayan ürünler üzerinde çalıştık. Bir bitki çayı pazarı vardı zaten. Ama demleme tipi bitki çayı yoktu. Bu alanda bir ilki gerçekleştirmek istedik. Biz ürünlerimizi Nisan 2008de piyasaya sürmüştük, şu an başka markalar da çalışmalara başladı. Yolu açan biz olduk, şimdi de ilk olmanın avantajını kullanarak pazarı büyütmeye çalışıyoruz.16 çeşit bitki çayı ile yarattığı pazarı büyütecekNasıl gidiyor peki çalışmalar?Bitki çaylarımızı piyasaya çıkardıktan sonra bir yaz dönemi geçirdik. Malum, bu ürünler yaz mevsiminde pek tercih edilmiyor. Tam da bu dönemde hareketlenmesini bekliyoruz. Bu arada biz de boş durmadık, ürün yelpazemizi genişlettik. Bitki çaylarında toplam 16 çeşide ulaştık. Bu çeşitler; normal ve kayısı aromalı olmak üzere 2 adet form çayı, elma aromalı tarçınlı çay, şeftali aromalı çay, rezene bitki çayı, nane aromalı, yaseminli ve limon aromalı yeşil çay, christmas tea adını verdiğimiz portakal aromalı tarçınlı, zencefil ve karanfilli çay ile orman meyveli çay... Doğal bitki çaylarında çok fazla çeşit var. Bir sürü karışım deneniyor ama hepsi damak tadımıza uymuyor. Mesela form çayları, çok da hoşlanarak içilen ürünler değildi. Bu çayları geliştirdik; tadı ve kokusu itici olmayan, sevilerek içilebilen hale getirdik. Özellikle kadınların hoşuna gidecek ve Türk damak tadına uyacak karışımları arayarak buluyoruz. Ürünlerimize güvendiğimiz ve ambalajın içinde ne olduğunun görülmesini istediğimiz için ilk olarak şeffaf ambalajla çıkmıştık. Ancak bu ambalajlarda aromayı koruyamadığımızı fark ettik. Kimi ürünlerimizi yine şeffaf ambalajda sunuyoruz ancak aromatik ürünlerimiz artık kuşe kağıt ve alüminyum folyodan oluşan korumalı ambalajlarda yer alıyor. Ürünlerimiz sezonun başlamasıyla birlikte raflara çıktıkça tüketici tanıtımları, tat panelleri de yapacağız.Evden bitki çaylarını nasıl hazırlayacağız?Bitki çayları için özel tasarlanmış maşalar üzerinde çalışıyoruz şu an. Örnekler arasından en uygun olanı seçip çaylarla birlikte tüketicilere promosyon olarak vermeyi düşünüyoruz. Bitki çayları bu maşalar yardımıyla sıcak suda 5 ya da 10 dakika bekletilip çıkartılarak hazırlanabilir. Bu arada biz Türk halkı olarak çay demlemeyi bilmiyoruz. Siyah çayı çok kaynatarak acıtıyoruz. Bitki çayları nasıl kısa sürede demleniyorsa, çay da öyle demlenmeli. Malum, demleme bitki çaylarınızla yeni bir pazar yarattınız... Beklentiniz nedir, yeni markalar çıktıkça pazarda yüzde kaç paya sahip olacağınızı düşünüyorsunuz?Şimdilik bir pazar payı öngörümüz yok. Zira şu anda herhangi bir pay yok; ürünümüz pazara sıfırdan giriyor. Muadili olarak raflarda olan ürünler, poşet çay olarak tabir edilen çaylar. Ya bu çaylardan pay çalacak ya da pazarı büyütecek bir kategori bu... Diğer markaların, uluslararası grupların amacı varolan pastadan bir pay almak değil, pazarı büyütmek. Bizim niyetimiz de bu. Ancak ürünlerimiz alternatifsiz olduğu için, yüzde yüz pazar payına sahibiz de diyebiliriz. Bulunduğumuz coğrafyada iddialıyız.Bir sonraki yeni ürün de hazırŞu anda varolduğunuz segmentler dışında da üretim yapmayı düşünüyor musunuz?Sadece şeker, bitki çayı ve bakliyatla kalmayacak, pazarda olmayan çeşitli ürünleri yavaş yavaş piyasaya süreceğiz. Amacımız portföyü, dolayısıyla şirketi büyütmek. Ancak halihazırdaki portföyü sindire sindire büyütmekte fayda var. Varolan ürünleri arzu ettiğimiz noktaya taşıdıktan sonra yenisine odaklanmak daha doğru. Bütün ürünleri aynı anda piyasaya çıkartıp hem satış teşkilatını hem de konsantrasyonu bozmanın bir esprisi yok. Odaklanmayı dağıttığınız anda gereken önemi vermemeye başlıyorsunuz çünkü. Bu yüzden şu anda bitki çayları ve bakliyat grubu bizim için çok önemli. Çalışmaları süren ya da hazır olan ürünler söz konusu sanırım?Bütün çalışmalarını tamamladığımız, hazır bir ürünümüz var. Piyasaya sürmek için bekliyoruz. Bitki çaylarının listelenmesi ve yaygınlaşmasını sağlar sağlamaz o ürünü de market raflarında tüketicilere sunacağız.Yeni fabrika yatırımınızdan da bahsedebilir miyiz?Edirnenin ilçesi Uzunköprüde devreye aldığımız çeltik fabrikası 800 metrekaresi kapalı, toplam bin 200 metrekarelik bir alanda kurulu. Bu tesis, günlük 70 ton çeltik işleme kapasitesine sahip. Burada tamamen müstahsilden direkt alım yaparak sahaya kendi kalitemiz ve güvencemizle pirinç sunuyoruz.2009 yılı sizin için nasıl geçti? Bu yıla damgasını vuran kriz, elbette bize de yansıdı. İnsanların elindeki nakit veya alışverişe ayırdıkları pay azaldıkça bizleri de üretici firma olarak etkiledi. İster istemez kendinize çeki düzen veriyor, müşterilerinizin riskini minimize etmeye ve daha yaygın çalışmaya çalışıyorsunuz. Ama asıl yansıma vadelerde oluyor. Sonuçta ben üretici firmayım, al-satçı değilim. Müstahsile piyasada kriz var diyerek vademi uzatamıyorum. Hammaddeyi peşin almak zorundayım. Bu da ister istemez bütün piyasayı etkiliyor. Çünkü müşterileriniz daha uzun vadeler kullanmak istiyor. Siz de işinizi devam ettirebilmek için daha fazla sermaye aktarmak zorunda kalıyorsunuz. Peki, kriz sona erdi mi sizce?Bence kriz bitmedi. Piyasada rahatlama hissedemiyorum, tam tersine bu dönemde ikinci bir dalga gelecek. Finans sektörü KOBİlerden ciddi anlamda elini çekti. Oysa işi canlı tutan KOBİlerdi. Oradaki işletmeler, sermayesi en zayıf olan kesim. Finans sektörü o kesimden elini çekip biraz da üzerine gidince, bütün piyasaya yansıdı bu. Bu sene şeker sektöründe birçok fabrika işletmesini kapattı. Sermaye gücü yüksek olan firmalar ayakta kaldı. Onların devam etmesi bir yandan iyi ama kapatan işletmelerin piyasaya verdiği zarar veya yanlış satış politikaları, piyasada kötü alışkanlıkları oluşturdu. Bu tavizler de tabiri caizse piyasanın ahlakını bozdu. İster istemez piyasanın disipline olması bir süreç alacak. Kriz dönemleri aslında fırsat dönemleridir. Bu dönemi doğru değerlendiren, doğru işletme sermayesi yapısına sahip olan ve sahada ciddi ağırlığı, yaygın dağıtımı bulunan firmalar krizlerden faydalanarak çıkarlar. Biz de grup olarak bu yapıya sahip olduğumuz için krizi fırsata çevirip büyümeyi tercih ettik. Satışlarımızı disiplin altına alarak kontrollü büyümeyi seçtik. Herkesin geri çekildiği dönemde yeni çay ürünümüzü çıkarttık, bakliyat grubuna girdik. Bu dönemde hiç personel çıkardınız mı? Evden ailesinde kaç çalışan var?Biz üretim yapıyoruz. Dolayısıyla her yaptığımız yatırımla istihdam yaratıyoruz. Evden ailesinde üretici iş ortaklarıyla birlikte 70 çalışan bulunuyor.2010 için neler planlıyorsunuz?2010da bitkisel çay ve bakliyat portföyümüzü büyüteceğiz. Bütün planlamamızı bunun üzerine yaptık. Arkasından piyasaya çıkmaya hazır yeni ürünlerimizi tüketicimizin beğenisine sunacağız.Bu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive