GEZİ NOTLARI: Karanın Bittiği Yer, Portekiz

Avrupanın en sıcak olduğu zamanda 5 günlük bir gezi... Temelde tarihi ve turistik yerlerin gezilmesi üzerine kurulu programı zaman zaman delerek, siz değerli dostlarım için perakende sektörü ile ilgili küçük küçük bilgiler de toplamaya çalıştığım bir seyahat oldu

Eklenme Tarihi : 26 Kasım 2007 Pazartesi
gezi-notlari-karanin-bittigi-yer-portekiz
Önce biraz Portekizi anlatayım ama peşinen söylüyorum ki, burada yazacağım hemen hemen herşey benim algılarıma dayalı, yani bilimsel değil. O nedenle teşvik benden, detaylı araştırma sizdenBilindiği üzere Portekiz, Avrupanın en batısında yer alıyor ve karanın bittiği yer olan Cabo Da Roca ile Atlas Okyanusuna dayanıyor. Okyanus dışındaki tek sınırı ise İspanya. 10.500.000 kişilik bir nüfusa sahip olan ülkenin, iki büyük şehri var. İlki benim de 5 gün konakladığım Lisbon, diğeri ise daha küçük ama keyifli şehri Porto. Nüfusun neredeyse üçte biri Lisbonda yer alıyor. Perakende sektörünün bu şehirdeki canlılığını tahmin etmek zor olmasa gerek. Notlarımın geri kalan kısımlarında bahsedeceğim sektörel bilgiler büyük oranda Lisbonu kapsıyor. Çünkü Colombo, Vasco Da Gama, El Cortes Ingles gibi büyük alışveriş merkezlerinin ve daha bir çok yabancı yatırımcının var olduğu şehir Lisbon. Ülkenin ekonomisi sıkıntıda. Aylık asgari ücretin Avrupanın en alt noktasında, yaklaşık 380 Euro olduğunu ve işsizliğin ciddi oranda artış kaydettiğini göz önünde bulundurduğumuzda, ülkenin durumunu daha iyi anlayabiliyoruz. Rehberimizin anlattıklarına göre, ülke ABye girdiği dönemde bir takım yollarla ciddi paralar aktarılmış. Ancak, tabiri yerinde ise, bu paraları çarçur etmişler. Sokaktaki onlarca dilenci, sanırım bunun işaretçisi... Ülke halkı bazı olumsuz yönleriyle bizim insanımıza benziyor. Mesela, onlarda da Ne olacak bu Portekizin hali? yaklaşımı mevcut. Halktan bahsederken, orada Türkçe öğretmek üzere üniversitede çalışan bir hoca ile tanıştım. Kendisi Portekizlileri şöyle tanımlıyor. Uyurlar ve içerler... Tüm bunların yanı sıra, günümüz şehircilik anlayışının ilk uygulandığı ülke, OGS sistemini ilk kullanan ülke gibi özelliklerini de sayarak haklarını teslim etmek de lazım. Biraz da Portekiz Perakende Sektörü ile ilgili edindiğim bilgilere ve gözüme takılan küçük detaylara bir bakalım. Ülkenin küçüklüğüne ve ekonominin olumsuz seyrine karşın, sektör bir hayli hareketli gibi görünüyor. Örneğin, Deilottenin Perakendenin Global Güçleri 2006 raporuna göre, en büyük 250 perakendeci kuruluşun 28i bu ülkede yer alıyor. Bunlardan ikisi, Continente (Portekiz, Brezilya) ve Jerenimo Martins (Potekiz, Polonya) Portekiz markası. Kendi markaları haricindeki 26 perakendecinin 9u gıda market. Bunlar da Almanya, Fransa ve İspanya menşeli. Daha önceleri güçlü yerli markaları olduğunu duyduğum ülke, aslında sektörünü çoktan yabancı yatırımcılara kaptırmış bile... Daha önce de belirttiğim gibi, ticaretin merkezi Lisbon. Ülkenin üç önemli alışveriş merkezi de bu şehirde faaliyet gösteriyor. Her birini ayrı ayrı anlatmayacağım ama Colombo gezilip görülmesi gereken bir alışveriş merkezi. 420 mağazası bulunan merkezin (kompleksin) kuruluş tarihi 1997. Colomboyu gezerken ülkenin en önemli market zinciri Continenteye de rastlıyorsunuz. Sizin için alışveriş yaptığım mağazada, karşılaştığım bir iki detayı da aktarmak istiyorum. En güzel uygulamalardan birisi, poşetleri kasiyerin doldurup vermesi bence, yani tüketici olarak. Siz ürünleri kasa altlığına yerleştirdikten sonra, hazır poşetinizi alıp çıkıyorsunuz. Bu süreç şöyle gelişiyor. Kasiyer önüne bir poşet açıyor, ürünü okutup bu poşete koyuyor. Ayrıca poşete koyduğu ürünün sayısı insani ölçülerde, ortalama 4-5 ürün oluyor. Ardından ödeme işlemi başlıyor. Bizde yeni uygulamaya geçen şifre ile ödeme sistemi orada daha önce başlamış. Aslında şifre öncesi güzel bir uygulamaları daha var. Örneğin, siz 159,90 Euroluk bir alışveriş yaptınız. Kredi kartınızı okuttuktan sonra, size uzatılan terminalde 159,90 ok? diye bir onay mekanizması var. Önce tutarı onaylıyorsunuz, sonra şifrenizi girerek alışverişi tamamlıyorsunuz. Alışveriş merkezlerinin güzel bir özelliği var. Aslında bu özellik biraz da ülkenin özel durumundan kaynaklanıyor. Düşmansız bir ülke! Parlamentonun bile önünde güvenlik olmayan bu ülkede, alışveriş merkezlerinin kapısında kolluk kuvvetlerinin olmaması şaşırtıcı değil. Bu rahatlık hiç alışık olmadığımız bir keyif. Bu konuyu önemsiyorum, çünkü ülkemizin en güzel merkezlerinden biri olan Kanyonda hamile eşimin üzerini o sevimsiz cihaz ile aramaya kalkmaları hem onlara hem de bize sıkıntılı anlar yaşatmıştı. Gezi sırasında mağazacılar için görebildiğim örnek ise şöyle. İndirime giren ürünlerde yakın zamanda bizde de gördüğüm iki fiyatlı etiket uygulaması var. Yani, kasada %30 indirim, satışçıya sorun o bilir, yok! Eski fiyatı ve yeni fiyatı etiketin üzerinde açık açık yazıyor. Bunların dışında, Türkiye ile karşılaştırıldığında ülkedeki perakende fiyatları biraz yüksek kalıyor. Kısacası bize göre pahalı bir ülke. Sektörle ilgili notlarım şimdilik bu kadar, ancak ülke hakkında bir iki bilgi daha vermek isterim. Dünyanın en büyük ikinci akvaryumu Lisbonda bulunuyor. Vasco Da Gama AVMnin hemen yanında kurulu akvaryum, görülmesi gereken yerlerden biri. Ayrıca, Lisbon şehrinin güney ve kuzeyini birbirine bağlayan 17 kilometre uzunluğundaki Vasco Da Gama Köprüsünden güneye geçip outletleri değerlendirmek güzel bir deneyim (şehir merkezi kuzeyde yer alıyor). Portekize kadar gitmişken Fatımaya da uğranılabilinir. Fatıma, Meryem Ananın üç genç kıza üç sır verdiğine inanılan ve özellikle katolikler tarafından kutsal sayılan bölgenin adı. Biz sadece yanından geçebildik. Karanın bittiği yerden izlenimlerim böyle. Bir başka gezi notlarında görüşmek dileğiyle... Molalarınız aktif olsun! ERGÜN GÜLER`in Portekiz Seyahati Notları`ndan alınmıştır...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive