Dünyada Perakendenin Gündemi: Wal-Mart

Dünya perakende sektörünün dev kuruluşu Wal-Mart, sadece bir süpermarketler zinciri olmasının ötesinde... Dünyanın pek çok yerinde üniversitelerde ders olarak okutuluyor, belgeselleri çekiliyor

Eklenme Tarihi : 26 Kasım 2007 Pazartesi
dunyada-perakendenin-gundemi-wal-mart
Küreselleşmeyi çok basit bir şekilde tanımlamak gerekirse şunu söyleyebiliriz; birileri Berlinde ellerine çekiçlerini aldı ve dünya o andan sonra geriye dönülmez şekilde tamamen değişti. Hepimizin kafasında, global ekonomik sistemin içindeki güç merkezlerini tanımlamak üzere örneklendirdiğimiz birkaç şirket marka ismi vardır. Gıda sektörünün içinde ilk akla gelenler Coca Cola, Pepsi, Nestle, Unilever gibi şirketlerdir ve bunların birçoğuyla Türkiyede uzun yıllar önce tanıştık. Gıda perakendecileri arasında ise ortalama bir Türkiye vatandaşının vereceği başlıca yanıt, muhtemelen Carrefour olacaktır. Biraz ilgilenenler de Metro Groupun Alman, Tesconun İngiliz perakende devleri olduğunu biliyordur muhakkak. Türkiyenin bu markalarla tanışmış olması tesadüf değil. Genç nüfusu ve yüksek potansiyeliyle ülkemiz uluslararası yatırımcılar açısından cazip bir konumda bulunuyor. Fakat Türkiye pazarında olmayan bir güç var. Gerçekten büyük, dominant ve zaman içinde pazarın tüm dinamiklerini etkileyebilecek bir güç: Wal Mart... Ne olacak Wal Martın hali? Wal Martı daha yakından tanımak isteyenler için birazdan ayrıntılarıyla bahsedeceğiz. Ancak önce gündemdeki bir konuyu hatırlatmak ve bunun üzerinde bir şeyler yazmak daha uygun olacak; Wal Martın Orta Avrupa ve Uzakdoğuda yaşadığı hayal kırıklıkları. İsterseniz önce olayları hatırlayalım, sonra da yorumlamaya çalışalım. Aldi gibi yerel süpermarketlerle rekabet etmek için Almanya pazarına yıllarca yüz milyonlarca dolarlık yatırım yapan Wal-Mart, geçtiğimiz ay Almanya`dan çekileceğini ve buradaki 85 mağazasını Metro`ya satacağını açıkladı. Almanya pazarına 1998 yılında giren Wal-Mart, bu ülkede beklenen başarıyı gösteremedi. Sıkı çalışma ve ticaret kuralları yanında pazardaki çok sert rekabet ve tüketici harcamalarının düşük kalması, dünya devinin Almanya`daki macerasının sekiz senede sona ermesine neden oldu. Bu çekilmede, Alman tüketiciler Wal-Mart`ın çalışanlarına yönelik hasmane tutumundan rahatsız olduklarından Amerikalı pazarlama devine sırt çevirmelerinin de etkili olduğu söyleniyor. Almanya pazarından çekilme kararını değerlendiren Wal-Mart Başkan Yardımcısı Michael Duke, Almanya`da iş yapmanın ve büyümenin kendileri için zor olduğunu ve bunun giderek belirginleştiğini söyledi. Almanya`da toplam 85 mağazası bulunan Wal-Mart`ın bu ülkedeki vergi öncesi zararı 1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Wal-Mart Germany, 2005 yılında 85 marketi ve 11 bin çalışanıyla 2 milyar avroluk satış hacmine ulaşmıştı. İngiltere`de de, Wal-Mart yan kuruluşu Asda`yla beraber sıkıntılı bir dönem yaşamaya başladı. Geçen ay yaşanan grev tehdidi şirketin alışık olmadığı şekilde taviz vermesine neden oldu. Daha önce de Çin Sendikalar Birliği Wal-Mart`ın bu ülkedeki çalışanlarının sendikalı olmasına izin vermesini sağlamıştı. Niye sevmiyor bizi bu Uzakdoğulular? Herhalde Lee Scottun kendine ve çevresindekilere son zamanlarda en çok sorduğu sorulardan biri budur. Son dönemdeki tüm işaretler Wal-Mart`ın agresif bir sendika karşıtlığı ve maliyet düşürme stratejileriyle beraber Çin`den ucuz ithal ürünlerle geniş bir müşteri kitlesine hitap etme planının yeni bir strateji geliştirmez ise sınırlılığa mahkum olduğunu ve bazı bölgelerde de sürekli başarısız olacağını gösteriyor. Ucuz fiyat stratejisiyle, dünyanın en büyük perakendecisi konumuna gelen Wal-Mart`ın bu stratejisi Güney Kore`de sekteye uğradı. Şirket mayıs ayında Güney Kore pazarından çekileceğini açıklamasıyla geldi. Güney Kore Wal-Mart`ın Kuzey Amerika dışındaki ilk yatırımlarından birisiydi. Ancak pazarlama devinin raflara çok mal yığıp çok ucuza satma stratejisi Güney Korelilere hitap etmedi. Ülkede yerel rakiplerle aşırı rekabet baskısından bunalan Wal-Mart yönetimi, perakende mağazalarını yine yerel bir marka olan Shinsegae Co Ltd.`ye 882 milyon dolara satma kararı aldı. Şirketten yapılan açıklamada, Wal-Mart`a ait 16 mağazanın tüm hisselerinin Shinsegae`e devredileceği ve bu şirketin de mağazaları `E-Mart` markası altında işleteceği belirtildi. Güney Kore`deki faaliyetlerine son veren Wal-Mart, daha hızlı büyüyen pazarlar olan Çin ve Hindistan`a yoğunlaşmayı planlıyor. Wal-Mart`a bir kötü haber de, Japonya`dan geldi. Japonyadaki perakende markası Seiyunun 2006nın ilk yarısında yaptığı zararla hüsrana uğradı. Satışlarda hayal kırıklığı yaşayan ve yapılanma maliyetleri sebebiyle altı aylık zararı 465 milyon doları bulan Seiyunun bir yıl öncesinde zararı 86 milyon dolar civarındaydı. 2005in tamamında 155 milyon dolar zarar eden Seiyunun zararı 2006nın ilk 6 ayında söz konusu zararın 3 katına çıktı. Seiyunun gelirleri de yüzde 2,9 oranında gerileyerek, 4 milyar dolar oldu. Bilançosunda mağaza değerlerini değiştirerek 413 milyon dolar eksilten şirketin, bu girişimden de büyük bir darbe aldığı bildiriliyor. Genel durum ve bundan sonrası Genele bakıldığında Wal-Mart`ın bu yılın ikinci çeyreğindeki karı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 azaldı. Şirket 10 yılı aşkın bir süredir ilk kez gelirlerinde düşüş görürken, bunun en büyük nedeni olarak Almanya`daki mağazalarının satışı gösterildi. Almanya`daki mağazalarını Metro`ya devreden Wal-Mart, bu satıştan 863 milyon dolar zarar etti. 2005 yılının ikinci çeyreğinde 2.8 milyar dolar kar eden şirketin bu yıl aynı dönemdeki karı 2.08 milyar dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde satışlar ise yüzde 11.3 artışla 84.5 milyar dolara tırmandı. Wal-Mart bundan önceki kar düşüşünü ise 1996 yılı başında yaşamıştı. 1970 yılında halka açılan şirket, o dönemde bugüne kadar sadece iki kez gelirlerinde düşüş gördü. Son dönemde stratejilerinde bazı değişiklikler yapan Wal-Mart, daha üst seviyedeki gelir grubuna da hitap edebilmek için son moda giysiler ve organik ürünlerin de satışına başladı. Wal-Mart`ın gelir düzeyi düşük çekirdek müşteri kitlesi son dönemdeki akaryakıt artışlarından olumsuz etkilenmişti. Öte yandan son zamanlarda yaşadığı sıkıntılara rağmen şirket, geçen yılın sonunda Brezilya, Japonya ve Orta Amerika`ya yatırım yaptı. Wal-Mart, bu yıl dünya genelinde toplam 220-230 mağaza açmayı planlıyor. Geçen yıl uluslararası operasyonlarında 62.7 milyar dolarlık satış rakamına ulaşan şirket, toplam karının beşte birini ABD dışından gerçekleştirdi. Büyümek varoluş amacı Her ne olursa olsun, Wal Martın agresif ucuzluk politikasından vazgeçmesini, tarzını değiştirmesini, kalitesini arttırmasını, yatırım yaptığı ülkelerin kültürel değerlerine uyum sağlamak adına ince bir çaba göstermesini beklemek hayalperestlik olacaktır. Şirketin uyguladığı bu politika, geçici bir süreyle belirlenmiş büyüme stratejisi değil, Wal Martın varoluş amacını simgeleyen bir hareket tarzıdır. 1962`de Sam Walton tarafından Arkansas`ta kurulan şirket, bugün dünyanın en büyük perakende zinciri konumunda. Always Low Prices yani Her zaman düşük fiyat sloganıyla yapılanan Wal - Mart, ABD dışında, Güney Amerika, Kanada, İngiltere, Çin, Almanya ve Güney Kore`de işletmeleri bulunmakta. Ucuz fiyatları ile dünyada kimsenin rekabet edemediği Wal-Mart`ın arkasında aslında ilginç bir şirket profili yatıyor. Öyle ki Wal-Martın kurucusu Sam Walton, işe gidip gelirken kamyonet kullanıyordu. Yöneticilerini de bu şekilde yetiştiren Walton, yarattığı markaya ters gelecek mesaj vermemek için ölümüne kadar mütevazi bir hayat sürdü. Dünya perakende devi Wal- Mart`ın başarı öyküsünü 25 yıl Wal - Mart`ta yöneticilik yapan Michel Bergdahl, Sam Walton`un kurduğu bu devin başarısındaki kilit noktanın riske girmek ve akıntıya karşı yüzmek olduğunu söylüyor. Sam Walton`u da `ucuzcu adam` ve dünyanın en başarılı taciri olarak nitelendiren Burgland, Bu şirket kültürüne de yansımıştı. Herkes, her şeyi ucuza mal etmeyi şık buluyordu. Şirkette kimse kolay para harcamıyor dedi. Bergdahl`ın da konuşmasında üstünde durduğu konuların başında farklılaşma geldi. Buna göre Wal Mart`ın başarısının arkasında, aslında diğer rakiplerinden farklı olmak yatıyor. İlk yıllarda büyüme alanı olarak kendisine niş bir alan olan kırsal kesimleri seçen Wal-Mart`ın şehirlerin içine girmesi ise ancak son yıllarda oldu. Nasıl yapılanıyor? Wal-Mart mağazaları 4 kategoride gruplanıyor: İndirimli satış mağazaları, Supercenter`lar, üyelik sistemi ile çalışan toptan satışların yapıldığı Sam`s Club ve market işletmeleri. Wal-Mart`ın merkezi olan ABD`de perakende sektörü, kuruluş ve çalışan sayısı bakımından ekonominin ikinci büyük endüstrisi durumunda. 22 milyon kişinin istihdam edildiği sektörde yıllık satış hacmi 3 trilyon doları aşmakta. Sektörün en büyük tehdit olarak algılanan Wal-Mart, şirket mağaza sayısını hızla artırarak diğer marketlerin coğrafi olarak pazara girmesini engellemeye çalışmakta. ABD`deki en büyük rakibiyse Costco Wholesale Corporation. Üyelik sistemi ile çalısan ve indirimli fiyatlarla toptan satış yapan bir `warehouse` zinciri olan Costco, ABD`de 327 adet olmak üzere Meksika, Kanada, İngiltere, Kore, Tayvan ve Japonya`da toplam 417 adet `warehouse` olarak tanımlanan ve büyük depoları andıran mağazalar işletmekte. ABD`li şirketin 2012 hedefi 1 trilyon, 2020`de 3.2 trilyon dolar ciro yapmak. 1992`de Puerto Rico`ya yatırım yaparak yurtdışına ilk adımını attı. 1996`da Çin pazarına girdi. Son 10 yılda ABD`de Wal-Mart`ın rekabeti nedeniyle 25 süper market zincirinin kapandığı ileri sürülüyor. Kendi ülkesinde ne durumda? Petrol fiyatlarının 2005 yılı içinde rekor düzeylere yükselmesi, ABD`nin devler listesinin zirvesini de değiştirdi. Fortune 500`ün listesine göre, son 3 yıldır ilk sırayı bırakmayan Wal-Mart, zirveyi Exxon Mobil`e bırakarak 2. sırada yer aldı. Aynı listenin farklı kriterlere göre yapılan sıralamasında Wal-Mart, en karlı şirketler sıralamasında 8`inci, en çok çalışanı olan şirketler sıralamasındaysa 1`inci sırada yer aldı. 1.6 milyon çalışanı ile ilk sırada yer alan Wal-Mart`ın en çok eleştirildiği konulardan biri de çalışanlarına sağladığı imkanlar. Mağaza çalışanlarına düşük ücret uygulayan şirket, ayrıca sendikalaşmayı engelliyor ve sağlık sigortası yaptırmıyor. Diğer taraftan şirketin kurucusu Sam Walton, Wal-Mart`ta farkı yaratanların insanlar olduğunun altını çiziyordu. En büyük rekabet avantajının iş ortakları olduğuna inanan Walton, Eğer insanlarınıza özen gösterirseniz, onlar da müşteriye özen gösterirler ve işiniz kendi kendine yürür.derdi. Ücret politikası dışında Wal-Mart`a getirilen diğer eleştiriler, tedarikçileriyle olan ilişkileri ve sweatshop (terhane) argümanı üzerine yapılanıyor. Sweatshop argümanına göre, Wal-Mart, sattığı bazı ürünleri, geri kalmış ülkelerde ürettirerek, oralarda çok ucuza ve çok uzun çalışma saatleriyle işçi çalışturarak onları sömürüyor. Wal-Mart, ayrıca mal tedariğinde bulunduğu tüm firmalara baskı uyguluyor, onların mallarını `ölü fiyattan` satın alıyor. Bu sayede onunla çalışan firmalar kar etmekte çok zorlanıyor. Ucuz, ucuz, ucuz daha ucuz Sam Waltonun kazanç hesabı: Diyelim ki ben bir ürünü 80 cente satın aldım. Bu ürüne 1 dolar fiyat verdiğimde, 1.20 dolar fiyatla satacağımdan üç kat daha fazla satış yapabiliyor olduğumu fark ettim. Bu strateji tartışılırken Wal-Mart, 1985-2004 yılları arasında ABD`de 210 bin yeni istihdam olanağı yarattığını ve düşük fiyatları sayesinde tüketicilerine 263 milyar dolarlık tasarruf sağladığını açıkladı. ABD`de her tüketici için sağladığı tasarruf, ortalama 895 dolar olduğuna dikkat çekildi. Uyguladığı ücret politikasına getirilen eleştirilere cevap olarak Wal-Mart, Global Insight isimli kuruluşa bir araştırma yaptırdı. Araştırma sonuçlarına göre, maaş ve rekabet politikaları yüzünden sürekli eleştiri alan şirketin ücret politikasının adil olduğu ileri sürüldü. Michael Bergdahl da bu meşhur ucuzluk politikalarına gönderme yaparken Wal-Mart büyüklüğünde bir şirketi büyütmenin zorluğuna dikkat çekerek, şirketin büyümeyi küçük düşünerek yaptığını söylüyordu. Wal-Mart`ın yerel pazarlardaki değişimlere etkin ve hızlı bir biçimde uyum sağlayabildiğine dikkat çeken Bergdahl, mağaza yöneticilerinin, müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına ve yerel rakiplerine karşılık vermek için fiyat ayarlama, satınalma ve ürün belirleme konularında özgürlük ve esnekliğe sahip olduklarını söyledi. Bergdahl, Wal-Mart`ın bugün bir dünya devi olmasının arkasında yatan faktörlerden biri olarak, sahip olduğu yüksek teknolojiyi gösteriyor. Michael Bergdahl, Wal-Mart mucizesini şöyle açıklıyor. Envanter yönetimi, uydu teknolojisi ve satış noktası sistemleriyle Wal-Mart, perakende teknolojisinin lider ucunda yer alıyor. Teknolojinin kendisinden daha etkileyici olansa, bu teknolojilerinin, gelen bilgileri işleyip, stratejik karar verme ve taktiksel uygulamaya entegre edebilmesidir.Wal-Mart`ın düşük fiyatlara acımasızca odaklanması ve gereksiz maliyetleri sistemin dışına itmesi efsane niteliğindedir. Şirketin başarısındaki en büyük fikir, indirimli fiyat politikasıdır. Sam Walton`un indirim kuralına göre verebileceğiniz en düşük fiyat daha fazla satacağını ve sonuçta daha fazla kazanacağınız anlamına gelir. Tarihsel olarak ürün, arz-talep felsefesiyle, pazarın kabul edebileceği herhangi bir fiyatla satılırdı. Bu fiyat stratejisi, perakende müşterisinin zihninde farklı bir algı yaratarak, Wal-Mart`ı bu müşterilerin hedef mağazası haline getirdi. Milyonlarca tüketicinin her gün Wal-Mart`a koşmasının nedeni de budur. Fiyatlama, Wal-Mart`ın güçlerinden biri ve tek ve en büyük avantajı. Müşterinin kırsal, kentsel, ABD`li yada uluslararası müşterisi olması fark etmez. Her gün düşük fiyat stratejisi, evrensel bir çekiciliğe sahiptir. Ben tüm dünyadaki müşterilerin, her gün düşük fiyat stretejisini çok çekici bulduğuna inanıyorum.Bergdahl`a göre,dünyanın her yerindeki müşterilerin gözünde Wal-Mart`ın cazip olmasının ardında, şirketin bir Amerikan şirketi olmasının da etkisi var. Bergdahl, bunu şöyle açıklıyor: İnsanlar Wal-Mart`ın ABD değerlerini ve yaşam zevklerini temsil ettiğini düşündü. arka bahçelerinde bir mağaza açarak Wal-Mart onların yerel dünyasına Amerikan yaşam tarzını götürdü.Dünyanın Wal-Martlaştırılması sürecinde Wal-Mart ürünlerin, hizmetlerin, tatların ve ABD markasının uluslararası müşteriler tarafından algılanan gücünü ve etkisini arttırdı. Her ne kadar sattıkları ürünlerin büyük çoğunluğu 3. Dünya ülkelerinde üretiliyor olsa da, Wal-Mart`ın kendisinin algılanış biçimi `Amerika kişilikliydi`. Wal-Mart`tan alışveriş yapan uluslararası müşteriler aslında Amerikan kültüründen ve batı yaşam tarzından da bir parça satın alıyorlar. Michael Bergdahl, Wal-Mart büyüklüğündeki bir şirketin dağıtım stratejisini de şöyle açıklıyor: Wal-Mart`ın dağıtım merkezleri 120 farklı yerde bulunuyor ve merkezler gerçekten de çok büyük. Yüksek hızdaki konveyör bantları ve sanat eseri teknolojisiyle bu büyük birimlerin bazılarında binin üzerinde çalışan vardır ve her gün milyonlarca adet ürünü ülkedeki Wal-Mart mağazalarına ulaştırırlar. Dağıtım merkezleri ülkenin her yerine dağılmıştır. Her mağazanın dağıtım merkezinden bir günlük uzaklıkta olması gerekiyor. Böylece depodan mümkün olduğunca uzağa giderek ürünü mağazaya koyarız. Ardından o bölgenin haritasını, yerleşim alanlarına göre son derece detaylı biçimde çıkarır ve bunu o pazar doyana kadar yaparız. Bu sayede Wal-Mart etkinliğini maksimize etmeyi ve depolama, dağıtım ve lojistik maliyetlerini düşürmeyi başarabilmiştir. Dünyada şu anda ne durumda? Deloitte tarafından bu yıl 9`uncusu yayımlanan Perakendenin Küresel Gücü Raporunda, sektörün küresel manzarasında yine Wal-Mart ismi yükseldi. Şirket, 285 milyar dolarlık ciroyla, en yakın rakibi Fransız Carrefourun üç katı satış yaptı. Hatta Wal-Mart`ın 2004-2005 dönemindeki satışları, en yakın üç rakibinin toplam satışlarını bile geride bırakıyor. 2004-2005 döneminde 285.2 milyar dolarlık satış yapan grup, ABD pazarının tartışmasız lideri. Ancak bazı gelişen ülkelerde özellikle Avrupalı rakiplerinin gerisinde kalmış durumda. Önümüzdeki dönemde de perakende sektöründe en büyük mücadelenin başta Asya olmak üzere bu pazarlarda yaşanması bekleniyor. Çin`de 5 yılda en az 150 bin kişiyi istihdam etmeye hazırlanan Wal-Mart`ın rakipleri Fransız Carrefour, Alman Metro ve İngiliz Tesco da özellikle bu ülkede büyük bir çıkarmaya hazırlanıyor. Deloitte`un tüketici bölümü başkanı Richard Lloyd-Owen, BBC`nin internet sitesine yaptığı açıklamada Artık perakende devleri için kendi evlerinde değil; Çin, Hindistan ve Rusya gibi pazarlarda lider olmak kritik önemde dedi. Deloitte`ın raporuna göre dünyada en büyük 10 perakende şirketi Firma Ciro (2003 -milyar dolar) Wal-Mart 285 Carrefour 79 Home Depot 64 Metro 60 Kroger 53 Tesco 51 Target 48 Ahold 63 Costco 42 Aldi Einkauf 40 Lee Scot ne diyor? Wal-Mart, Orta ve Doğu Avrupa`da genişleme planları yapıyor. ABD`li şirketin CEO`su Lee Scott, özellikle yeni AB üyelerinden Polonya ve Macaristan pazarlarında genişlemeyi hedeflediklerini ve Rusya`yı da önemsediklerini kaydetti. Bu ülkelerden hangisinin genişleme konusunda ilk olacağı bizim için önemli değil, hepsine aynı derecede önem veriyoruz diye konuşan Scott, bu pazarlarda sıfırdan yatırım yapmak yerine yerli süpermarket zincirlerini almayı tercih ettiklerini de sözlerine ekledi. Scott, Avrupa Birliği`nin (AB) üyeleri arasında standart sağlama açısından önemli aşamalar kaydettiğini, bunun kendileri gibi şirketler için de önemli olduğuna dikkat çekti. Wal-Mart`ın satışlarındaki büyümenin yüzde 30`unun ABD dışındaki yatırımlardan sağlanması hedefleniyor. Scott, gruplarının Avrupa`nın dışında Asya ve Güney Amerika`da da büyümesini planladıklarını söyledi. Hindistan`la ilgili olarak Scott, Yabancı yatırımcılar için kendine has bazı kuralları olan bir ülke ancak gelecekte burada da yatırım yapmak isteriz. Büyüyen orta sınıfıyla heyecan veren bir ülke yorumunu yaptı. Yönetici, Çin için ise daha dikkatli adımlar atacakları mesajını verdi. Çin`de radikal bir girişimde bulunmayacağız diyen Scott, üretimlerini farklı ülkelerde yapmaya da devam edeceklerini söyledi. Wal-Mart`ın Brezilya, Meksika ve Arjantin`de oldukça geniş yatırımları var. Yerli süpermarket zincirlerini satın alarak büyümeyi hedefleyen Wal-Mart`ın gözü, denizaşırı faaliyetlerini azaltmayı planlayan Fransız perakende devi Carrefour`un Güney Kore`deki mağazalarında. Analistler Fransız Carrefour`un Güney Kore`deki 31 mağazasını da satabileceğini belirtiyorlar. Bu işleme gerekçe olarak da Carrefour`un Güney Kore pazarında yerel rakiplere karşı düşük performasını ve geçen yıl Japonya`dan çekilmesini gösteriyorlar. Ayrıca grubun Çin`deki agresif büyüme planının da Güney Kore`den çıkışı gerektirebileceği ifade ediliyor. Wal-Mart`ın sözcüsü Reuters`e yaptığı açıklamada, Güney Kore`deki büyüme fırsatlarını araştırdıklarını ve bu kapsamda satışa çıkarması durumunda Carrefour mağazaları ile ilgileneceklerini dile getirdi. Küresel pazarlardaki küçük marketlerin korkulu rüyası olan Wal-Mart`ın uluslararası alandaki operasyonları bunlarla da sınırlı değil. Şirket, Portekizli perakende şirketi Sonae SPGS`nin Brezilya birimini 757 milyon dolara satın aldı. Bu hamlesiyle Latin Amerika`nın en büyük pazarında ikinci büyük perakendeci konumuna yükselen Wal-Mart, hakimiyetinin oldukça sınırlı olduğu Brezilya`nın güney bölgesinde 140 hipermarket, süpermarket ve toptan satış outletine de sahip oldu. Brezilya`da satın almaya gideceği bir kaç aydır konuşulan Wal-Mart, Brezilya`nın 26 şehrinin 17`sindeki 295 outleti de eline geçirmiş oldu. Wal-Mart Çin`deki pazar payını genişletme hedefi doğrultusunda mağaza sayısını 2006 sonuna kadar iki kat artırarak 90`ın üzerine çıkarmayı planlıyor. Wal-Mart da rakipleri Carrefour ve Metro gibi Asya`nın en büyük perakende pazarı olan Çin`deki mağazalarını ülke geneline yaymaya çalışıyor. Şirketin Doğu Çin birimindeki operasyonlardan sorumlu olan Lawrence Lee Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada bu yıl Çin`de iki haneli büyüme gerçekleştirmeyi planladıklarını ancak tek başlarına hareket etmeyeceklerini ve piyasayı bilen yerel bir ortakla çalışmanın kendilerine daha geniş imkânlar sağlayacağını söyledi. Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre şirket 2004`te bu ülkede 940 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi. Wal Mart ve Türkiye Uluslararası perakendeciler için cazibe merkezi haline gelen Türkiye`deki perakende sektörüne Wal-Mart`ın da giriş yapacağı ve bunun için Migros ile görüştüğü uzun süre gündemi meşgul etmişti. Lee Scott bu konuda politik yorumlar yapmayı ve net konuşmamayı tercih ederken, eski yönetici Bergdahl, kendisine bu konuda yöneltilen sorulara Wal-Mart`ın büyüme planına göre, Wal-Mart öncelikle Kuzey Amerikada büyüyecek. Şirket ikinci adımı Güney Amerikada, üçüncü adımı Asyada atmayı ve daha sonra Avrupa pazarına girmeyi planlıyor. Bu nedenle Wal-Martın yakın dönemde Türkiyeye geleceğini sanmıyorum şeklinde cevap verdi. Öte yandan rekabette her zaman agresif bir politika izleyen şirketin, Türkiye pazarındaki uluslar arası sermaye hakimiyetini daha ne kadar Carrefour, Metro Group ve Tesconun insiyatifine bırakacağı merak konusu. Parçaları birleştirdiğimiz zaman merakımız daha da artıyor çünkü Lee Scott uluslar arası pazarda büyümeye devam edeceğiz diyor. Öte yandan Almanya ve Uzakdoğunun Çin hariç bölümündeki başarısızlık ortada. Geriye kalan en belirgin pazar Rusya. Bir de bakıyoruz Migros, neredeyse her ay Rusyada yeni bir mağaza açıyor. Hem Türkiye gibi bir pazara bu kadar güçlü girmek hem de Rusya pazarına durduk yere marka bilinilirliği olan bir markayla adım atıp, gerisini getirme şansı. Tam Wal Martın tarzı gibi duruyor. Ancak hem Wal Mart hem Migros kanadı ısrarla bu konuda belirsiz konuşmaya devam ediyor. Bakalım sonu ne olacak. İkinci ve üçüncü senaryolar da hazır. Hemen hatırlayalım: Birkaç satın alma anlaşması birden yapıp üç dört adet yerli markayı birden alarak gelecek. Diğer olasılık da hacmi büyük başka bir yerel markayı alacak ki şube sayısı bakımından bu madde de en güçlü aday olarak uzun süredir Kilerin ismi geçiyor ancak tabiki bunlar sadece fısıltı. En başta söylediğimizi biraz değiştirerek bitirelim. Wal Mart, yarın ya da daha uzak bir tarihte Türkiyeye gelecek. Geldiğinde Güney Amerika, Kanada ya da Çindeki gibi mutlak bir hakimiyet... Belki de Almanya, Japonya ve Güney Koredeki gibi sert rekabet ve atılmak zorunda kalınan geri adımlar... Wal Martı Türkiyede ikisinden biri bekliyor, hangisinin gerçekleşeceğini ise sektörün bugünlerde attığı ve atacağı adımlar belirliyor. Wal-Mart da rakipleri Carrefour ve Metro gibi Asya`nın en büyük perakende pazarı olan Çin`deki mağazalarını ülke geneline yaymaya çalışıyor. Şirketin Doğu Çin birimindeki operasyonlardan sorumlu olan Lawrence Lee Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada bu yıl Çin`de iki haneli büyüme gerçekleştirmeyi planladıklarını ancak tek başlarına hareket etmeyeceklerini ve piyasayı bilen yerel bir ortakla çalışmanın kendilerine daha geniş imkânlar sağlayacağını söyledi. Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre şirket 2004`te bu ülkede 940 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi. Wal Mart ve Türkiye Uluslararası perakendeciler için cazibe merkezi haline gelen Türkiye`deki perakende sektörüne Wal-Mart`ın da giriş yapacağı ve bunun için Migros ile görüştüğü uzun süre gündemi meşgul etmişti. Lee Scott bu konuda politik yorumlar yapmayı ve net konuşmamayı tercih ederken, eski yönetici Bergdahl, kendisine bu konuda yöneltilen sorulara Wal-Mart`ın büyüme planına göre, Wal-Mart öncelikle Kuzey Amerikada büyüyecek. Şirket ikinci adımı Güney Amerikada, üçüncü adımı Asyada atmayı ve daha sonra Avrupa pazarına girmeyi planlıyor. Bu nedenle Wal-Martın yakın dönemde Türkiyeye geleceğini sanmıyorum şeklinde cevap verdi. Öte yandan rekabette her zaman agresif bir politika izleyen şirketin, Türkiye pazarındaki uluslar arası sermaye hakimiyetini daha ne kadar Carrefour, Metro Group ve Tesconun insiyatifine bırakacağı merak konusu. Parçaları birleştirdiğimiz zaman merakımız daha da artıyor çünkü Lee Scott uluslar arası pazarda büyümeye devam edeceğiz diyor. Öte yandan Almanya ve Uzakdoğunun Çin hariç bölümündeki başarısızlık ortada. Geriye kalan en belirgin pazar Rusya. Bir de bakıyoruz Migros, neredeyse her ay Rusyada yeni bir mağaza açıyor. Hem Türkiye gibi bir pazara bu kadar güçlü girmek hem de Rusya pazarına durduk yere marka bilinilirliği olan bir markayla adım atıp, gerisini getirme şansı. Tam Wal Martın tarzı gibi duruyor. Ancak hem Wal Mart hem Migros kanadı ısrarla bu konuda belirsiz konuşmaya devam ediyor. Bakalım sonu ne olacak. İkinci ve üçüncü senaryolar da hazır. Hemen hatırlayalım: Birkaç satın alma anlaşması birden yapıp üç dört adet yerli markayı birden alarak gelecek. Diğer olasılık da hacmi büyük başka bir yerel markayı alacak ki şube sayısı bakımından bu madde de en güçlü aday olarak uzun süredir Kilerin ismi geçiyor ancak tabiki bunlar sadece fısıltı. En başta söylediğimizi biraz değiştirerek bitirelim. Wal Mart, yarın ya da daha uzak bir tarihte Türkiyeye gelecek. Geldiğinde Güney Amerika, Kanada ya da Çindeki gibi mutlak bir hakimiyet... Belki de Almanya, Japonya ve Güney Koredeki gibi sert rekabet ve atılmak zorunda kalınan geri adımlar... Wal Martı Türkiyede ikisinden biri bekliyor, hangisinin gerçekleşeceğini ise sektörün bugünlerde attığı ve atacağı adımlar belirliyor.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive