Eklenme Tarihi : 25 Mart 2008 Salı
Yılmaz Pekmezcan

Değişim ve Organizasyon

Üretimden başlayıp tüketicilere kadar uzanan yolculukta ihtiyaçlarımızın temini için yüzyıllardır faaliyet gösteren işletmeler, hiç tanık olmadıkları kadar değişimi geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından bugüne dek yaşamışlardır. Son 50 yıldaki değişik evreler ve süreçler, işletmeler ve onların yönetimleri alanında sürekli bir şeylerin değiştiğini ve geliştiğini gösteriyor


Artık yaşamımızın vazgeçilmez unsurları, liberal ekonomilerin tatmin araçları durumundaki modern kuruluşlar, dünyanın her yerinde sınır tanımadan dev gibi karşımıza çıkmakta. Küreselleşme, dünya markaları olmuş kuruluşların ürünlerini daha çok satabilmek için çok basit bir ayrıntı bile onların tutundurma faaliyetlerini rahatlıkla gerçekleştirebilmelerine büyük fırsatlar tanımıştır. Böyle bir atmosferde yerel düzeyde bilinçli müşteriyi etkilemek, doğru tanıtım yapabilmek, aslında doğru ürünü doğru zamanda, doğru fiyatla ve doğru bir biçimde doğru pazarlara sunabilecek stratejileri belirlemekten; bu süreci yönetebilmek ise temelde hızlı değişen tüketici piyasalarına ayak uydurabilmekten geçiyor. Çünkü beklenilen mal ya da hizmetin üretiminde, aranılan işgörenler, aranılan yöneticiler ve özlem duyulan organizasyon iklimleri yer alıyor.İşletmelerin başarılı olabilmelerinin ölçütü ise belirlenen amaçlara ne şekilde ve ne derecede ulaşılıp ulaşılamadığı noktasında belirginleşiyor. Günümüzde maalesef çoğu işletmelerin kısa, orta ve uzun vadeli amaçlarının bulunmayışı, organizasyonların elde ettikleri başarıların sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor.İşletmelerin kuruluş anından itibaren alınan kararlar, oluşturulan yapılar ve kültür, algılama düzeyleri onların gidiş yönlerini ve düzeylerini belirlemektedir.İşte değişimi hissetmek, değişimi yakalamak ve adapte olmak, bir taraftan organizasyonların farklı vizyonlarını yakalamasını sağlıyor ancak diğer taraftan bu hızlı süreçteki yanlış hamleler, amaçlarda sapmalara neden olabiliyor. Aslolan, değişimi yaşarken hedeften sapmadan geleceğe hazırlanmaktır. Bugün bazı değişiklikler yapmadığınız sürece, sizin ve kuruluşunuzun gelecekte yapacakları, geçmişte yaptıklarından farklı olmayacaktır. Bugün gelecektir denildiğinde bugünün, geleceğin habercisi olduğu kastedilmektedir. Herhangi bir değişim olmadığı sürece veya olana kadar, şu anki gerçeklik olarak gördüğümüz ve kabul ettiğimiz şeyler geleceğimiz olacaktır.Elbette ki alışkanlıklarımızla yaşayan varlıklar olduğumuzdan, bazı değişimleri gerçekleştirmek, başkalarının yardımı olmadan yapabileceğimiz kolay değişiklikler değildir. Bu nedenle tüm fikir sahipleri, fikirlerini birbirleri ile paylaşmalıdır. Yoksa değişim asla gerçekleşmeyecek sıkıntılı bir sürece dayanacaktır. Organizasyonlar, değişim atmosferinden mutlaka geçmeli ve yeni durumlara kendilerini uyarlayabilmelidirler. Bunun için esnek bir yapıya, ulaşılabilir ama kesin hedeflere sahip olmalı ve gerektiğinde değişime kararlı olmalıdır. Ancak şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, organizasyonlar işletmelerin amaçlarına ulaşabilmeleri için birer amaç değil araçtırlar.Artık ticari anlamda küreselleşen dünyayı dev şirketlerin politik ve ekonomik alanlarda kapsama alanına aldığı bir gerçektir. Ülkemizin 21. yüzyılda bulunduğu coğrafyada lider ülke olabilmesi için mutlaka ekonomik değişim ve gelişmelere ayak uydurabilmesi gerekmektedir. Bu, ancak gelişmelerin doğru algılanması ile yönetim süreçlerinin çağın gereklerine uygun ilerletilmesi ile mümkün olabilecektir. Oysa maalesef geldiğimiz noktada, işletmelerimiz açısından arzu ettiğimiz seviyede olamadığımızı görmekteyiz.İşte bu baş döndürücü değişim ve gelişmeler karşısında, çağın gereklerini yerine getirerek hak ettiğimiz yere gelebilmemiz konusunda her Türk vatandaşının kısmen de olsa ülkesine, üreterek artı değerler katması gerekir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive