Birleşme ve Satın Almalar 20 Milyar Dolara Demir Attı

Deloitte Türkiyenin 2007 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu açıklandı. Rapora göre, 2007 yılında Türkiyede birleşme ve satın almaların hacmi toplam 162 işlem ile 20,6 milyar dolara ulaştı

Eklenme Tarihi : 08 Ocak 2008 Salı
birlesme-ve-satin-almalar-20-milyar-dolara-demir-atti
2006 yılında ise, bu rakam 19 milyar dolar seviyesindeydi. Türkiyede önemli yatırım fırsatları bulan yabancıların ilgisi tüm hızıyla devam etmekle birlikte, küresel finansal piyasalardaki dalgalanmalardan dolayı işlemlerin toplam hacminin 2008 yılında 15 milyar dolara kadar düşebileceği öngörülüyor. 7 Ocak 2008, İstanbul - Deloitte Türkiye tarafından 2007 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu açıklandı. Rapor, Türkiyedeki birleşme ve satın alma ortamının 2007 yılındaki genel görünümünü detaylı bir şekilde ortaya koyarken, son beş yıla ilişkin önemli değerlendirmeler ve 2008 yılı ile ilgili önemli öngörülerde bulundu. 2007 yılının büyük bölümünün iç politika meseleleri ile geçirilmesine ve büyüme ile enflasyon gibi temel makroekonomik göstergelerdeki olumsuz sinyallere rağmen, birleşme ve satın almaların hacminin 20 milyar doların altına düşmediğinin kaydedildiği raporda, bunun Türkiyenin yatırımcılar için bir cazibe merkezi olma özelliğinin bir kanıtı olduğu ifade ediliyor. Raporda ayrıca, Türkiyenin büyüme potansiyeli ve göreceli güçlü makroekonomik yapısı ile, 2007nin ikinci yarısındaki küresel finansal dalgalanmalara karşı durabilmiş gözüktüğü belirtiliyor. Öte yandan rapor, küresel finansal piyasalardaki dalgalanmaların devam etmesi ve uluslararası bir krize dönüşmesi durumunda, tüm dünyaya paralel olarak, Türkiyeye yabancı sermaye girişi ile birleşme ve satın almaların da olumsuz yönde etkileneceğine dikkat çekiyor. Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, raporla ilgili olarak görüşlerini şöyle ifade etti: Yabancıların ilgisi ile Türk şirketlerin artan satın alma iştahı bir araya gelince, birleşme ve satın almalar bu yıl da 20 milyar doları aştı. Böylece son beş yılın toplam işlem hacmi 75 milyar dolar olurken, bunun 70 milyar doları son üç yılda gerçekleşti. Türkiye son beş yılda küresel ekonomideki olumlu havayı arkasına almış ve bu havadan en iyi şekilde yararlanmayı bilmiştir. Yılın ikinci yarısında Türkiye küresel finansal piyasalardaki dalgalanmalardan nispeten daha az etkilenmiş görünmesine rağmen bu dalgalanmalar, birleşme ve satın almaların dünyada önümüzdeki dönemdeki seyrine ilişkin bir belirsizlik yaratmıştır. Türkiyenin de bundan etkilenmesi kaçınılmazdır. Son yıllarda yüksek seviyede seyreden değerleme çarpanlarının gerilemesi de sürpriz olmayacaktır. Bundan korunmanın tek yolu, ekonomik büyüme ile sağlıklı yatırım ortamının devam ettirilmesi olacaktır. Yatırımcıların gözünde Türkiyeyi çekici kılan, geçmiş yıllardaki büyümesini devam ettireceği beklentisidir. Deloitte Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de, değerlendirmelerimizi ve öngörülerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Son beş yılın genel görünümüRaporda son beş yılda Türkiyenin yüksek büyüme, ekonomik istikrar ve gerçekleştirilen reformlarla yatırımcılar için sağlıklı bir yatırım ortamı haline geldiği belirtiliyor. Rapora göre son beş yılda dev boyutta işlemler ve özelleştirmelerin ağırlık kazanması ile Türkiye, bölgenin en büyük satın almalarına ev sahipliği yaptı. Özelleştirmeler ve TMSF satışları, son beş yıldaki işlem hacminin yaklaşık yüzde 40ını oluşturdu. Raporun bulgularına göre, bu süre boyunca 650den fazla işlem ile toplam 75 milyar dolarlık işlem hacmi gerçekleşti. Ayrıca, son üç yılda girişim sermayesi fonları Türkiyeye 6,5 milyar dolarlık yatırım yaptı. En fazla işlem ise finansal hizmetler, enerji ve gıda sektörlerinde görüldü. 2007 yılında yatırımların kaynağıRaporda, 20 milyar dolarlık işlem hacminin yüzde 77sinin (yaklaşık 15 milyar dolar) yabancı yatırımcılar, yüzde 12sinin ise girişim sermayesi fonları tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Körfez bölgesi yatırımcılarının ise 2007de 2,1 milyar dolar ile toplam hacmin yüzde 10unu yakaladığı ifade ediliyor. 2007nin en büyük işlemi, 2,7 milyar dolarlık değeri ile INGnin Oyak Bankı satın alması oldu. Ayrıca 2007de en büyük 5 işlem, toplam hacmin yüzde 40ını oluşturdu. Raporda, bunun geçmiş yıllara göre Türkiye pazarında artık orta ölçekli işlemlerin oranının artmaya başladığını gösterdiği belirtiliyor. En revaçta olan sektörler2007 yılında finansal hizmetler sektörü, 32 işlem ve 6,4 milyar dolar ile önceki senelerde olduğu gibi en çok ilgi gören sektör oldu. INGnin Oyak Bankı satın almasının başı çektiği işlemlerin çoğu bankacılık ve sigortada gerçekleşti. Enerji sektörü de yatırımcıların gözdesi oldu. Raporda ayrıca, gayrimenkul sektörünün de beklenen çıkışını sonunda 2007de yaptığı belirtiliyor. Bu sektörün gelecek üç yılda da artan sayıda satın almalara sahne olacağı öngörülüyor. Finansal yatırımcılarRaporun sonuçlarına göre, girişim sermayesi fonları 2007 yılında 24 işlem ile toplamda tahmini 2,5 milyar dolar tutarında yatırım gerçekleştirdi. Bunların arasında KKRın Türk nakliyat şirketi U.N. Ro-Royu 1,252 milyar dolar karşılığı satın alması işlemi bir girişim sermayesi fonunun Türkiyede şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük yatırım oldu. Diğer bir ilginç gelişmenin de, bazı Türk gruplarının son dönemde adeta bir finansal yatırımcı gibi çok çeşitli sektörlerdeki yatırım fırsatlarını kovalaması olduğu belirtilen raporda, söz konusu Türk grupların ya satın alma esnasında bir yabancı ortak ile ortaklık yolunu seçtikleri ya da satın almadan bir süre sonra aldıkları şirketin bir kısmını stratejik bir yatırımcıya satma yolunu tercih ettikleri belirtildi. Girişim sermayesi Türkiye için ne düşünüyor?Deloitte Türkiye ayrıca her çeyrekte dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirdiği ve ilgiyle takip edilen Girişim Sermayesi Güven Anketinde bu şirketlerin Türkiyeye bakışını da ortaya çıkardı. Üçüncü çeyrekte yapılan anketin sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu (yüzde 75), Türkiyeye yönlendirilen fonlarda çok küçük bir artış bekliyor. Katılanların yüzde 63ü satın almalar için finansman bulmanın ve yeni fon toplamanın önümüzdeki 6 ayda daha zor olacağını düşünse de, yüzde 88i genel ekonomik ortamın daha iyileşmesini ya da en azından aynı kalmasını bekliyor. Aynı şekilde, girişim sermayesi fonlarının yüzde 70i işlem hacminin değişmeyeceği ya da yükseleceğini düşünüyor ve yüzde 81i de yakın gelecekte yeni alımlar yapmayı planlıyor. Ancak, yüzde 44ü değerleme çarpanlarının düşeceğini öngörüyor. 2008 yılında yatırımcılar ne yapacak?Rapora göre, yabancı yatırımcıların ilgisinin devam etmesi için Türkiyenin son yıllardaki büyüme hızının sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Rapora göre, 2008 yılında elektrik sektörü, otoyol ve köprüler, Halkbank, Milli Piyango, EGO ve Tekel ile özelleştirmeler tekrar hız kazanacak. Ayrıca raporda, önümüzdeki dönemde geçen yıllarda satılan şirketlerin tekrar el değiştireceğinin görüleceği belirtiliyor. Raporda 2008de birleşme ve satın almaların hacminin 15 milyar dolar seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, birleşme ve satın almaların 2008 2010 yılları arasındaki üç yıllık dönemde toplam 35 40 milyar dolayında olacağı, bunun yüzde 75inin yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirileceği öngörülüyor. Sonuç olarak, büyümesini devam ettirmesi ve bu yatırım ortamını koruması durumunda, Türkiyenin gelecek on yıl yabancı sermaye ile iç içe olacağı belirtiliyor.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive