Başarılı Örneklerle Gıda Perakendesinde Lojistik

Ancak gıda perakendesi açısından baktığınızda bu süreçi uygulamak gerçekten kolay değil. Çünkü hem gıda alanının hassasiyet ve hız gerektiren ürün gamının getirdiği faktörlerle, kendine özgü operasyonel zorluklarıyla baş etmek gerekiyor

Eklenme Tarihi : 27 Kasım 2007 Salı
basarili-orneklerle-gida-perakendesinde-lojistik
Lojistik sektörü, üretim ve satışların değişimine bağlı olarak değişen bir sektör. Dolayısıyla Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) artması sektörü büyütüyor, azalması ise küçültüyor. Kuzey Amerikada GSMHnın yüzde 10unu, Avrupada yüzde 11ini, Türkiyede ise tahminen yüzde 13ünü lojistik sektörünün oluşturduğu hesaplanıyor. Buna göre Türkiyedeki potansiyel lojistik pazarının yaklaşık 30 milyar dolar olduğunu söylemek mümkün. Ancak bu büyüklük tüm lojistik giderleri ifade etmekte olup, gerçek lojistik sektörünün pazar büyüklüğünü göstermiyor. Lojistik faaliyetlerin yüzde 75i halen üretim ve satış şirketlerinin akendi iç bünyelerindeki kaynaklar tarafından karşılanmakta, sadece yüzde 25inde dış kaynak (outsourcing) kull100anımı yoluna gidiliyor. Dolayısıyla sektör pazar büyüklüğünün yaklaşık 7 milyar dolar olarak ifade edilmesi de bu yüzden. Peki lojistik, sektörümüzün içinde uygulama olarak ne durumda. Biz bilmediğimiz konuda çok fazla konuşmak istemedik ve işi bilenlere sorduk. Sektörden iki başarılı uygulama Makromarket Avrupa Birliğine girmeyi hedefleyen ülkemizde yerel bir mağaza zinciri olan Makromarket dünya standartlarında ürün temin ediyor, üretim yapıyor ve müşterilerine kaliteyi minimum fiyatlarla sunuyor. Yerel zincirlerimizin içinde örnek bir konumda bulunan Makromarketin lojistik operasyonundaki tüm ayrıntıları Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Songör, Market dergisi okuyucuları için anlattı. Makromarketler Zinciri hızla büyüyen bir kurum olarak işini iyi yapmak, kaliteli hizmet oluşturmak, uzun vadeli yatırımları da sağlıklı yapabilmek amacıyla kurumsal altyapısını, lojistik depolama ve servis hizmetlerini zirveye ulaştıran bir projeye imza attı. Bugün Ankarada 33 şubesiyle hizmet veren ve perakende sektöründe Türkiyenin en büyük 10 perakendecisinden biri olan Makromarket, adeta taşıdığı misyon ve vizyona yakışan bir perakende üssü kurmuştur. Sektörde görmeye alışık olmadığımız derecede, kaliteli ve her türlü ihtiyacın düşünüldüğü bu tesis geçtiğimiz aylarda hizmete girdi. Sektör adına önemli bir yatırım olduğunu düşündüğümüz bu tesisle ilgili sizlere bazı bilgiler vermek isteriz. Tesis İstanbul yolu 26. kilometrede Sarayköy mevkiinde bulunuyor. 40 dönüm arazi üzerine kurulu olan tesisin tüm inşası Makromarkete bağlı bulunan Nokta İnşaat A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir. Lojistik depo ve imalat alanları ile idari merkez binasından oluşan tesis; toplam 22 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Ayrıca binaların dışında güzel bir çevre düzenlemesi yapılmış, tüm araçların rahat hareket edebileceği yollar oluşturulmuş, misafir araçları, kamyonlar ve tırlar için ayrı park alanlarına, bolca yeşil alan ve binlerce ağacın bulunduğu fidanlıklara yer verilmiştir. Yine açık alanda yakıt ikmal istasyonu, araç yıkama alanı, atık kağıt konteynırı gibi unsurlara da yer verilmiştir Örnek depolama tesisleri Lojistik depolama alanlarına girdiğinizde görülen manzara ve çalışan sistem gerçekten çok etkileyici. Son derece modern aletler, ekipman ve raf sistemleri mevcut. Tedarikçi firmalardan gelen ürünlerin kabul edildiği mal kabul bölümü ile mağazalara sevkiyat yapılan peronlar tamamen ayrılmıştır. Malkabul, istifleme, toplama, yükleme ve sevk aşamaları tamamen elektronik ortamda, forkliftler, el terminalleri gibi teknolojik ekipmanlar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Ürünler özel yapılmış çelik kafesli arabalar içinde arkası asansörlü kamyonlara yüklenerek mağazalara bu kafesler içinde teslim edilmektedir. Personele ait her türlü sosyal alan modern ve hijyenik yapıda organize edilmiş, çalışanın her türlü ihtiyacı düşünülmüştür. Son derece modern ve her türlü ürüne özel ayrılmış ideal soğuk hava odaları mevcuttur. Ayrıca tesiste kurulu bulunan entegre et işleme bölümü de gerçekten görülmeye değer ve gurur verici. Adeta bir laboratuar titizliğiyle oluşturulmuş olan tesiste her türlü hijyenik tedbirlerin alındığı görülmekle beraber işlenen ve vakumlanarak paketlenen ürünler frigofirik araçlarla soğuk zincir kırılmadan mağazalara ulaştırılıyor. Tesiste son derece modern bir yemek üretim tesisi ve bir çamaşırhane de yapılmış, ayrıca arşiv, kademe, demir doğrama atölyesi spor alanları gibi akla gelebilecek her şeye yer verilmiştir. Tesisin ön tarafına yedi katlı olarak yapılmış olan Şirket Genel Merkezi ise çok daha etkileyici ve baş döndürücü bir bina olmuştur. Tüm birimlerin organizasyonu ve her ayrıntının bu kadar hassas ve mükemmel düşünülmüş olması takdire şayandır. Bina içinde dolaşırken perakende sektörü adına gurur duymamak mümkün değildir. Et işleme üniteleri Dünya Standartlarında örnek et işleme tesislerinde üretim yapıyoruz. Kırmızı ve beyaz et reyonlarımızda sunduğumuz ürünler; son derece modern ve hijyenik örnek Et İşleme Tesislerimizde Veteriner Hekim kontrolünde uzman personellerce hazırlanmaktadır. Titizlikle hazırlanan bu ürünler vakumlanarak; sağlıklı ve hijyenik şartlarda frigofirik araçlarla mağazalarımıza sevk edilerek soğuk zincir sistemleri kırılmadan reyonlarımızda yerini almaktadır. Makromarket Et İşleme Tesisleri: Genel İşleyiş; Canlı Hayvan Alım Süreci; Mağazalarımızda müşterilerimizin beğenisine sunduğumuz kırmızı et ürünlerimizin canlı hayvan alımını gerçekleştirirken Tarım Bakanlığına bağlı İl ve İlçe Müdürlüklerinin besi süresince kayıt altına aldığı özel besi dana ve kuzular içinden seçiyoruz. Satın alınan özel besi kuzu ve danalar; veteriner hekim tarafından yaşı, kilogramı ve cinsi kontrol edildikten sonra kesimhaneye getirilir. Canlı Hayvan Kesim Süreci; Kesimhaneye getirilen canlı hayvanlar Kesimhane Veterineri tarafından kontrol edilir. Gerekli kontrolleri yapan Veteriner; dana ve kuzuların sağlığa uygun olduğuna dair sağlık raporu düzenler. Bu sağlık Raporu ile birlikte Tarım İl veya İlçe Müdürlük Yetkilileri tekrar kendi kontrollerini yaparak Veteriner Sağlık Raporunu onaylarlar. Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri aynı zamanda; kesilmiş dana ve kuzuların sevkiyatlarını yapacak olan frigofirik araçları; sağlık açısında sevkiyata uygun olduğunu ve soğutma sistemlerinin düzgün çalıştığını kontrol ederek dezenfeksiyon belgesi düzenler. Kesim işlemi İslami Kurallara göre yapılır. Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri tarafından hazırlanan belgelerle mezbahalarda kesim işlemi islami kurallara göre gerçekleştirilir. Kesim işleminden sonra karkas etler mezbahaların soğuk hava odalarında minimum 12 saat dinlendirilir. Etler Dinlenme işleminden sonra daha önce dezenfeksiyon belgeleri alınmış araçlara yüklenmek üzere kefenlenerek hazırlanır. Frigofirik araçlara yüklenen karkas etler en kısa süre içinde et işleme tesislerimize getirilir. Karkas Etlerin İşlenme Süreci; Veteriner Hekimimiz tarafından mezbahanede Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri tarafından verilen sağlık raporu, dezenfeksiyon belgesi ve etin iç ısı derecesi kontrol edilir. Kontrol işleminden sonra sağlığa uygun olan karkas etler teslim alınır. Teslim alınan karkas etler Et İşleme Tesislerimizin 330 ton kapasiteli; günlük 4 kez derece ve temizlik kontrolü Veteriner Hekimimiz tarafından titizlikle yapılan soğuk hava odalarına alınır. Et İşleme Tesisimizde Görevli Çalışanların Genel Düzeni; Et İşleme Tesisimizde çalışan personellerimizin her 3 ayda bir sağlık kontrolleri yapılır. Buna göre sağlık yapıları uygun olan personeller tesisimizde; maske, bone, eldiven ve özel kıyafetleri ile günlük dezenfeksiyonları yapıldıktan sonra çalışmalarına izin verilir. Bununla beraber El, tırnak ve tıraş kontrolleri de günlük yapılan Et İşleme Tesisi Çalışanları et üretimini sağlıklı ve hijyenik şartlarda gerçekleştiriyor. Karkas Etlerin Parçalanma İşlemi; Soğuk hava odalarına alınan karkas etler; ilk aşamada profesyonel personellerimiz tarafından kemiklerinden ayrılır. Kemiksiz etler ikinci aşamada tüketim özelliklerine göre lop et şeklinde parçalara ayrılarak vakum işlemine hazırlanır. Farklı çeşitlere ayrılan kırmızı etler vakumlanarak, Tarım Bakanlığı Onayı, ürünün özellikleri, üretim ve son kullanma tarihi ile Gıda Kodeksinde bulunan tüm şartların bulunduğu etiketler düzenlenerek üzerine yapıştırılır. Etiketlenen etler mağaza sevkiyatına hazır hale getirilir. Et İşleme tesislerimizde kırmızı et ürünlerinde gerçekleştirilen vakumlama işlemi; ürünlerin mağazalarımıza sevkiyatı sırasında herhangi bir dış temas ve zararlı bakteri üretimine karşı korunmasını sağlamaktadır. Bu nedenle kırmızı et çeşitlerimiz uzun süre aynı tazelikte kalmakta ve sağlıklı bir şekilde müşterilerimize sunulmaktadır. Mağazalarımıza Sevkiyat; Farklı özelliklerde hazırlanmış ve vakumlanmış olan kırmızı et çeşitleri özel frigofirik araçlarımızla soğuk zinciri kırılmadan mağazalarımıza ulaştırılır. Mağazalarımızda uzman personellerimiz tarafından teslim alınan vakumlanmış etler; üzerindeki etiketlerde yazan tüketim özelliğine göre parçalara ayrılır, ve tepsilere dizilirek reyonlarımızda müşterilerimizin tercihine sunulur. Beyaz Et Alımı ve Mağazalarda Sunum; Ülkemizin seçkin markalarından tedarik edilen beyaz et çeşitlerimiz; veteriner hekimimiz tarafından veteriner sağlık belgesi, et iç derecesi ve dezenfeksiyon belgeleri kontrol edildikten sonra teslim alınır. Et İşleme Tesislerimizde teslim alınan Beyaz et çeşitleri; 80 ton kapasiteli; günlük 4 kez derece ve temizlik kontrolü Veteriner Hekimimiz tarafından titizlikle yapılan soğuk hava odalarına alınır. Soğuk hava odalarında uzman personellerimiz tarafından işlenmek üzere çıkartılan ürünler; tüketim özelliklerine göre farklı çeşitlere ayrılarak mağazalara sevk edilmek üzere sevk kasalarına yerleştirilir. Bu kasaların üzerine ; Tarım Bakanlığı Onayı, ürünün özellikleri, üretim ve son kullanma tarihi ile Gıda Kodeksinde bulunan tüm şartların bulunduğu etiketler yapıştırılır. Etiketleme işlemi yapılan beyaz et çeşitleri; frigofirik sevk araçlarımıza yüklenerek mağazalarımıza soğuk zincirleri kırılmadan sevk edilir. Mağazalarımızda teslim alınan beyaz etler; uzman çalışanlarımız tarafından üzerindeki etiketlerde belirtilen bilgilere göre hazırlanarak reyonlarımızda müşterilerimizin beğenisine sunulur. İşlenmiş Kırmızı Et Çeşitleri; Et İşleme Tesislerimizin Köfte hazırlama bölümünde; farklı alternatif ve lezzetlerde köfte çeşitleri üretmekteyiz. Köfte çeşitlerinde kullanılmak üzere hazırlanan kırmızı etler; sinir ve kıkırdakları ayıran özel bir makina ile kıyma haline getirilir. Hazırlanan kıyma; üretilen köftenin özelliklerine göre baharatları ilave edilmek üzere karıştırma makinesine alınır. Bu makine ile homojen bir karışım haline getirilen ürün; 24 saat dinlendirilmek üzere soğuk odalara alınır. Dinlendirilme işleminden sonra ürünün özelliğine göre form makinesinde şekillendirilir. Farklı lezzet ve şekillerde üretilen köfte çeşitleri paketlenir ve gıda kodeksine uygun bir şekilde etiketlenerek soğuk zincir kırılmadan frigofirik araçlarımızla mağazalarımıza sevk edilir. Mağazalarımızda teslim alınan köfte çeşitleri müşterilerimize damak lezzetine sunulur. Döner Üretimi; Döner yapımında kullanılacak kırmızı ve beyaz et çeşitleri; uzman personellerimiz tarafından ince zarlar halinde dilimlenir. Dilimlenen et çeşitleri; Makromarkete özel terbiye ünitesine alınır. Terbiye işlemi tamamlanan etler soğuk odalarda 24 saat dinlendirilir. Hazırlanan ürünler döner şişlerine özenle takılarak dış etkenlerden korunmak üzere ambalajlanır. Gıda kodeksine göre etiketlenme işlemi yapılan döner; frigofirik araçlarımızla mağazalarımızla Makro Pikniklere gönderilir. Nefis Dönerimiz sağlıklı, hesaplı lezzetlerin adresi Makro Piknik dinleme alanlarımızda müşterilerimize sunulur. Metro Cash Carry Dünyanın önde gelen perakende zincirlerinden Metro Group, Türkiyede faaliyet gösteren en eski uluslar arası perakende şirketi. Grup bünyesinde yer alan Metro Cash Carry, hem ülke içindeki hem de ihracat ve ithalattaki başarılı lojistik operasyonuyla örnek teşkil ediyor. Konuyla ilgili Metro Cash Carry İthalat Lojistik Grup Müdürü Mine Karatepe sorularımızı yanıtlardı. Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1994 yılında ODTÜ Ekonomi Bölümünden mezun oldum. İş hayatına Coats Türkiye firmasında; Metro CCdeki ilk görevime ise 1995 yılında Organizasyon Bölümünde başladım. Daha sonra sırasıyla Metro CCnin İç Denetim Müdür Yardımcılığı ve İthalat Lojistik Müdürlüğü görevlerine atandım. Şu anda Tedarik Zinciri Grup Müdürü olarak görev yapmaktayım. MCCnin kuruluş tarihi, yapısı ve kuruluş amacı hakkında kısaca bilgi verir misiniz? 1990dan beri Türkiyede faaliyet gösteren Metro sektöründe dünyanın en büyük kuruluşlarındandır. METRO Cash Carrynin Türkiye içindeki lojistik operasyonundan bahsedebilir misiniz? Kimlerle çalışıyorsunuz, nasıl bir sistem uyguluyorsunuz? Özellikle dikkat çeken günlük taze sebze meyve veya et ve balık gibi ürünlerle ilgili çalışmalarınızı da bu çerçevede anlatır mısınız? Metronun kuruluş amacı; ticaret ve iş dünyasındaki toptan alım satım yapan bütün profesyonellere hizmet vermektir. Metro, bakkal, market,otel, lokanta gibi işyeri işletmecilerinin, küçük esnafların, perakendecilerin, serbest meslek sahiplerinin, tüccarların, imalatçıların, klüp ve dernek yöneticilerinin, resmi ve yarı resmi kuruluş yetkililerinin, kısaca bütün profesyonellerin işyerleri ve kendileri için ihtiyaçları olan her türlü ürünü fiyat/kalite performans ilişkilerini gözeterek en uygun fiyatlarla satın alır ve sunar. Ucuz, taze ve kaliteli onbinlerce ürünü tek çatı altında bir arada bulmanızı sağlar. METRO Cash Carry sadece bir perakendeci değil aynı zamanda Türk üretici için de önemli bir ihracatçı şirket konumunda. Türkiyeden yurt dışındaki METRO Cash Carry mağazalarına giden ürünler için uyguladığınız lojistik faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Metro CCnin Türkiye içindeki lojistik operasyonlarında platformların önemli bir rolü bulunuyor. Kuru ürünler / Gıda dışı; meyve sebze, balık ve tekstil ürünlerinin önemli miktarda bölümü platformlar vasıtasıyla mağazalarımıza ulaşıyor. Bu platformlarda işlemler; Metro Groupun satınalma şirketi olan MGB ve lojistik şirketi olan MGLin sorumluluğu altında 3. parti hizmet veren firmalar vasıtasıyla yürütülüyor. Taze sebze meyve platformumuz Antalyada bulunuyor. Üreticilerden alınmış ürünler, bu platformda hazırlanıp, satışa hazır bir şekilde soğutuculu araçlarla mağazalarımıza iletiliyor. İstanbulda bulunan balık platformumuzda da benzer bir sistem uyguluyoruz. Bu sistemler vasıtasıyla; ürünlerimizin mağaza bulunabilirliği artıyor; ürünlerin kalite, hijyen, tazelik açısından doğru koşullarda mağazaya ulaşması sağlanmış oluyor. Türkiye`de lojistik sektörüne bakıldığında, perakende sektöründe lojistik hizmetlerinin etkin kullanımı konusunda ne gibi gelişmeler görüyorsunuz? METRO Cash Carry, Türkiye perakendesinin lojistik hizmetlerini etkin kullanmasında nasıl bir rol oynuyor? Lojistik hizmetlerin bu konuda uzman firmalardan satınalınması perakende sektöründe daha yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Türkiyenin çeşitli bölgelerine dağılmış küçüklü büyüklü mağazaları bulunan firmaların lojistik hizmetlerini bir çatı altında toplaması firmalara verimlilik sağlıyor. Biz Metro CC olarak aldığımız bütün lojistik hizmetlerini MGL vasıtasıyla konularında uzman Lojistik Hizmet Sağlayıcı firmalardan temin ediyoruz. Bu durum bize; izlenebilirlik, verimlilik anlamında fayda sağlıyor. Yakında açmayı planladığımız Süt Ürünleri Platformumuz için de benzer bir anlayışa sahibiz. Türkiyede lojistik sektörünün daha iyi noktalara gelmesi için sizce gerekli olanlar nelerdir? Özellikle yürürlükteki yasalar açısından baktığınızda Türkiyedeki devlet yetkililerinden neler bekliyorsunuz? Lojistik sektörü genelde teknik altyapı olarak ileri durumda. İşlemlerimizin manuel herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın sistematik olarak yürütülmesi bize büyük avantaj getiriyor. Ancak; sektörün daha fazla perakendeye yönelik çalışmalar içinde bulunması ve perakende sektörünün çok farklı ürün gruplarına yönelik çalışmalar geliştirmesi çok önemli. Örneğin; kuracağımız süt ürünleri platformu için bir ön araştırmaya girdiğimizde bu konuda bina, ekipman, süreç bilgisi olarak hizmete hazır lojistik firma sayısının az olduğunu görüyoruz. Yürürlükteki yasalar açısından bakıldığında; Lojistik sektöründe; karayolları ile ilgili olarak çıkarılan yeni yasa ve yönetmeliklerin tüm maddelerinin uygulamaya tam olarak geçmesinin sektörün düzenli bir hale gelmesine yardımcı olacağını düşünüyorum. Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Metin Çavuşlar Öncelikle klasik anlamda ürün dağıtım tarafında, ürünlerin perakende noktalarına ulaşmasında en az iki ek kademenin devreye ticari olarak girdiğini görmekteyiz. Bu iki kademenin girmesi fiyatlarda gereksiz bir artışa ve nedensiz bir vade açılmasına neden olmaktadır. Bu ise, rekabetin en önemli unsuru olan fiyatların rekabetini olanaksız yapmaktadır. Sektör, bu analizlerini iyi yapamadığı için, yanlış yerlerde sonuç almaya çalışmaktadır. Aynı hatayı tekstil sektöründe KDV konusunda görmedik mi? Aslında buraya kadar olan kısım entelektüel bir bakış dışında lojistik sektörünü ilgilendirmemektedir. Oysa bundan sonraki kısım farklı bir şekilde algılanmalıdır. Eğer yeni ortamın gerektirdiği rekabetçi anlayışın giderek oturmaya başladığını görebilirsek, bu durumda, ürün satanlar veya perakende noktalarının doğrudan temas etmeye çalışacaklarını beklemek hayal olmayacaktır. Bu doğrudan temas konusunda rekabete yararlı olabilecek sonuçlar elde edildiği takdirde, bu sektörde baş döndürücü bir gelişmenin yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bazı meslek grupları ister istemez ortadan kalkacak, bazı yeni iş kolları da devreye girecektir. Burada sektörde perakende noktalarının ortak bir satın alma yapmaları durumunda pazarlık olanaklarının artacağını beklemek herhalde yanlış olmayacaktır. İster istemez bu durumda üreticiler de şart olarak, vadelerin azaltılması konusunda ısrarcı olacaklardır. Bütün bu yaklaşımlar, hem üreticilerin, hem de perakendecilerin daha hızlı bir stok devir hızı ile çalışmaları sonucunu vermelidir. Esas Lojistik uygulamalarını ilgilendiren husus, Malzeme Tedarik Zinciri Yönetiminin ve Ürün Dağıtımı Yönetiminin önem kazanacağını bilmek olmalıdır. Malzeme Tedariki ve Ürün Dağıtımının teknik sorunlarının çok daha ön plana çıkacağını beklemek gerekmektedir. Bu sorunlar sanıldığı kadar kolay olmayıp, mutlaka elektronik ve yazılım desteği de olan donanımlarla çözülmek zorundadır. Detaylarına girmeden, araçta PC, yazıcı, araç yakıt takip sistemi, mobil internet bağlantıları ve benzeri birçok donanım ve yazılım devreye girmek durumundadır. Bu yaklaşımlarla artık araçta irsaliye, fatura verilmesi olanaklı olduğu gibi, iade yönetiminin de önemli olduğunu göreceğiz. Diğer yandan, Lojistik olarak Malzeme Tedarik Zinciri ve Ürün Dağıtımı Yönetimi yapan firmaların, zorunlu olarak 3 boyutlu Barkod etiketi uygulamasına geçeceklerini beklemek yanlış olmayacaktır. Aslında bu ilke bakışta zorunluluk olmamakla beraber, işlem sayıları, hizmet verilen ana işletmelerin çoğalması (doğal olarak ürün sayısının artması), ürün dağıtılacak olan noktaların artması, bu noktaya ister istemez bizi getirmek zorundadır. Şimdiye kadar işlerini Tüccar Plasiyer kullanımı alışkanlığı ve rahatlığında olan ana işletmelerimiz için sorun yaratacak gibi görünse de, işletmeler işlerini yalınlaştıracaklar, pazara ve müşteriye olan yakınlıklarını arttıracaklardır. Bu yolla da daha enek bir rekabet ortamı elde edeceklerdir. Bu tarz bir gidiş, ister istemez değişik ödeme yaklaşımlarını gündeme getirecektir. Tüccar Plasiyerleri birebir noktalarla olan samimiyet ve yakınlıkları nedeniyle takip ettikleri ödemeler, zorunlu olarak bir banka ve ödeme kartı üzerinden gerçekleşmelidir. Burada artık listeler doğrudan noktalara iletilerek, aracıların listelerinin iptal olması gerekmektedir. Elbette, bu yaklaşım, birçok kesimde iş yapan işletmelerin başkalaşmasına ve yeni bir dönemin oluşmasına neden olmalıdır. İster istemez, bu noktada dirençler görülmesi doğal karşılanmalıdır. Ancak gelişmeye karşı direncin bir anlamı olmadığını da algılamak gerekmektedir. Bu tür bir yaklaşım, ülkemizdeki ihracatın artışının da anahtarını oluşturmaktadır. Burada temel yaklaşımımız, dışarıdan gelen işletmeler ülkemize perakende sektörüne girebiliyorlarsa, Global Ekonomi gerçekleriyle bağlantılı olarak, bizim üretici ve perakendecilerimizin dış pazarlara gidebilmeleri gerekmektedir. Bu sağlanamadığı durumda, üretici ve perakendecilerimizin kan kaybetmeleri ve bir kısmının pazardan çekilmeleri çok büyük olasılık olarak görünmektedir. Her türlü zorluğa karşın, ülkemizin üretim ve sermaye birikiminin heba olmasının önüne geçmek ve gelişmesini sağlamak hepimizin görevi olmalıdır. Bu konuda yasaklayıcı bir takım geçici çözümlerden daha çok, gelişmeyi ve büyümeyi sağlayıcı, katılımcı ve geniş ufuklu açılımların yaşama geçmesi gerekliliği vardır. Maalesef, şu andaki görüntü, ülkemizin bu gerçeğinin çoğu kesim tarafından algılanamadığını göstermektedir. Sihirli Sözcük Büyüme Yayın Danışmanımız Okan Aras, geçtiğimiz ay grubumuza bağlı Lojistürk dergisinde tam da bu konuya cuk oturan bir yazı yazdı. Okuduğunuzda kendinizden de bir şeyler bulacaksınız... 1 YTL Harcamadan, 1 Milyon Dolar Büyüme! Sihirli sözcük bu. Ancak, büyümenin getirdiği rahatsızlıklar, işletmelerde en büyük baş ağrısı... Ve ben sizlere, minik görünen, ciddi bir ağrıdan söz edeceğim... Yakın bir dostum ile öğle yemeğindeyiz. Tavuktan uzak dur, kırmızı et yasak, bize de balık yakışır o zaman. Mevsim salatası da biraz süslü olunca, sohbete doyum olmuyor, üstelik keyfimiz de yerinde.İşte öyle bir gün! Dostum, son yıllarda agresif pazarlama-satış politikaları, doğru zemindeki pazar analizi, amatör ruhlu profesyonel yöneticileri, akılcı insan kaynağı kullanımı ile ön palana çıkarak, dev bir işletme oldu. Pek çok insanın özendiği yapılanmasıyla dikkat çekiyor. Öğlen sohbetimizin ana konusu, Onun bir ara sıkıntılı biçimde söz ettiği baş ağrısı üzerine gelişti : - Dağ taş stok Okancım. Yeni bir depo daha kiraladım, bir el at da doğru bir depolama sistemi kuruverelim... Konu ilerledikçe, gerçekten hammadde girişinden çıkışına kadar her aşamada, gizli stokların oluştuğuna, direkt mamül girişleri ve sonrasında da, acayipliklerin biriktiğine tanık olduk. İşler, çok iyi gittiği için, farkında değildi baş aşağıya gittiğinin. Freni boşalmıştı anlaşılan, üstelik meslektaşlarına açık ara fark attığından, hız yapıyordu. Hemen bir sözü hatırlattım : - Hızlı gidiyorsan, yokuş iniyor olabilirsin ! Kahkahalarımız eksik olmadı... *** Dedim ki bak dostum, depolarında ve proseslerdeki mal gruplarını bir an unut Nasıl unuturum, hepsi para dediğinde, sohbetimizin kolay gelişeceğine inancım artıverdi. - İyi ya işte, bir an tüm stoklarının para desteleri olduğunu düşün! Yandım dedi... Yarı mamül, mamül ve hurdalarım beni yutar yahu... Sessizlik sonrası Okancım, sen şimdi bir sürü para istersin çözümleme ve yeni depolar için demez mi.. Tam yerinden yakaladım : - Var mısın, 1 YTL harcamadan en önemli kısmı çözmeye? Nasıl olmazdı ki, karşılığında Hüsrevde kuru fasulye ziyafeti verecekti. Bana çok, ona azdı. Sohbet de cabasıydı... Yol haritamızı birlikte yazalım dostum dedim. Ajandamızı çıkarıp, paylaşmaya başladık. Görmek ister misiniz ? Siparişleri ve teslim tarihlerini kontrol ederek, içeriye girişleri kademeli olarak durduralım. (Durduralım anasını satayım. Tüm siparişleri karşılayacak stoğum var nasıl olsa. Bu kolay. Sadede gel...) Kolay değil ! Asıl aşama şimdi: Bu saatten sonra, teslim edilmesi gereken siparişleriniz dışında, tek bir hammadde satınalması yapılmayacak. (İyi de, bizdeki sipariş sayıları çok fazla. Elimizde sürekli hazır hammadde olması gerekir. Nasıl yetişeceğim satınalmaya ?) - Önce sat, sonra yap ! Nasıl, kulağa da hoş geliyor. Öyle değil mi ? *** İlk iki yolda anlaştık. Sıra diğerlerinde : Stokta bulunan, tüm mamüllerimizi en iyi fiyatla, en kısa sürede çıkartalım, gerekirse kampanya yapalım. (O da kolay. Minik bir oynama yaptık mı, hem iç pazar, hem de dış pazar anında stoklarımı kapatır. Artan olursa, maliyetine versem de olur.) Bravo ! Ben söyleyecektim, bu stratejiyi sen belirledin. Elimizde kalacak gibi bir mamul grubu olursa, onu da maliyetine verelim. Uzun süredir hareket görmeyen mal grupları mutlaka vardır. Onlar da bir problem olursa, maliyetin altına verelim. (O da olmazsa, iç pazarda ve dış pazarda buyrun size özel bonus derim ve ücretsiz veririm. Süper memnun olurlar.) - Hay aklınla bin yaşa. Gördün mü bak, bana bile gerek yok, sorgulamaya başladık mı, doğru çözümler, çok rahat bulunabiliyor... Sohbetimizi noktayı koymanın zamanı gelmişti... Gerçekten, üç aşağı beş yukarı sohbetimiz böyle bağlandı. Ve sormadan edemedim : - Dostum söyle bakalım, bu durumda yeni depoya ihtiyacın var mı ? Yook dedi fısıltıyla... - Peki, senin hazırladığın bu inşaat ve depolama sistemlerinin maliyeti yaklaşık ne kadar olacaktı? Hazırlığını çoktan yaptığı için, bekletmeden yanıtladı beni yaklaşık 1 milyon dolar. - Peki, az önceki yol haritamızı gündeme alırsak, yeni bir depolamaya, stokları artırmaya gerek var mı ? Gülerek anladım derken keyfi arttı insanın akıllı dostu olması güzel be, sen benden 1 YTL bile almadan, 1 milyon dolar verdin diyerek samimi bir şekilde elini kaldırıp çak dedi. Hüsrevdeki kuru fasulyenin hesabı, doğal ki 1 YTLye dahil değil...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive