Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Ergün Güler

AB-C

Perakendecilik meslek olarak görülebilir mi? Bu sektörde çalışanlar, yaptıkları işi meslek olarak görüyorlar mı? Bu işin eğitimi var mı


Yıllardır tartışılan sorular bunlar. Sonuç, tartışmaya devam... Yeni bir soru daha sormak geliyor insanın aklına. Hazır müzakere tarihi almışken ve Türkiyede bir takım iyileştirmeler devam ediyorken, perakendeciliğin meslek olarak görülmesini sağlayacak çalışmaları masaya yatırmamız gerekmiyor mu? Bence gerekiyor. Hem de tam sırası... Yıllardır perakendeciliğin okulu olmamasından yakınılıyor sektörümüzde. Peki çözüm ürettik mi? Sadece birkaç üniversite ve bir iki özel eğitim kuruluşu bu konuda çalışmalar yapıyor. Ancak, perakendeciliğin bir meslek olarak görülmesini istiyorsak, lise düzeyinde de eğitimler verilmesi şart. Kasaplık, bu eğitimler ile öğretilmeli mesela. Müşteri İlişkileri bu okullarda anlatılmalı. İlköğretimde bu mesleği seçmeli çocuklar. Mesleğin ABCsini öğretecek meslek okulları açılması için çalışmalar yapmalıyız. Askere gidene kadar, evlenene kadar felsefesinden vazgeçilmesini sağlamalıyız. Yasal bir takım düzenlemelerin yapılması da kaçınılmaz. Madem bir meslekten söz ediyoruz. Çalışma saatleri makul düzeylerde tutulmalı, haftasonu aileleriyle vakit geçirebilmeli çalışanlar. Daha kabul edilebilir şartlar sunulmalı. AB-YTL 2005e hızlı girdik. 17 Aralıkta verilen müzakere tarihi, 1 Ocak 2005 itibariyle YTLye geçişimiz. Harekette bereket vardır ya, işte tam öyle... Bildiğiniz üzere hükümet, YTL konusunda perakendecilerden destek istemişti. YTLnin yayılma hızını ancak, ülkenin en canlı sektörü sağlayabilirdi. Ama ne oldu? 1 Ocak 2005 itibariyle yaşadığımız örnekler, perakendecilerin bu bayrağı taşımaya çok da niyetli olmadıklarını gösterdi. Bursa seyahatim sırasında, büyük bir alışveriş merkezini incelemek istedim. Kasiyerlerine, YTL ile ilgili birkaç soru sordum. Sonra bir hipermarkete gittim, orada da kasiyerler ile sohbet ettim.Ancak gördüm ki, aylardır yapılan (?) hazırlıklarına rağmen, hazırlıksızdılar. YTL ve YKR hala ellerine geçmemişti ve geçmesin diye dua ediyorlardı... Bir tanıdığımın yaptığı alışveriş sonrasında, kredi kartından 5 YTL yerine, 5 YKR çekilmişti. Kimbilir daha nasıl örnekler göreceğiz..! Neden mi? Yeterince önem verilmedi çünkü. Kervan yolda düzülürdü... Beyler, kervan artık yolda düzülmüyor. Hele ki, AB ile bütünleşmekten bahsediyorsak, kervan daha yola çıkmadan yapmak zorundayız hesaplarımızı. Yabancı yatırımcıların yeni yatırımlarını Türkiyeye daha fazla yönelttiği günlerde, daha planlı ve verimli çalışmak zorundayız. - Personelimizi değişim durumlarına göre sürekli eğitmeliyiz. - Sattığımız şey her ne ise, insan sağlığını ön planda tutmalıyız. Gıda güvenliği konusu, gündemimizden hiç düşmemeli. - Sağlam yapıların içinde konuşlanmalı mağazalarımız. Depremlere, yangınlara, yıkımlara hazırlıklı olmalıyız. - Çalışma koşullarını daha doğru düzenlemeliyiz. - Yabancı yatırımcıların peşinden koşmayı bırakıp, kendi verimlilik alanlarımızı belirlemeliyiz. - Yürütmeyi, profesyonellere bırakmayı öğrenmeliyiz. - İkinci adamlara şans tanımalıyız. - Müşteri memnuniyetini söylemlerimizde kullanmaktan vazgeçip, uygulamaya geçirmeliyiz. Kısacası, sistemlerimizi kurmalıyız... AB-SON ABye mesaj : Bu ülke insanı, kendisine hedef verildiğinde, o hedef için sonuna kadar mücadele eder. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkün net olarak gördüğü de buydu. O yalnızca rotayı çizdi, onun çizdiği rotada yüzbinler yol aldı. Şimdi hedefimizi net olarak görüyoruz. İnsanı merkeze alan, gelişimine önem veren bir dünyayı arzuluyoruz. Bu hedef için sizinle birlikte olmamız gerekiyorsa, ABde olmaktan mutluluk duyarız. Bir yandan da tereddüt etmiyor değiliz. Ya bize işaret edilen yer (AB), bugünlerimizi aratırsa..! Perakendeci dostlarıma mesaj : Haydi birlikte çaba harcayalım. Perakendeciliğin meslek olmasını sağlayacak çalışmalara birlikte imza atalım. Ayrıca, birilerinin bize ne yapacağımızı söylemesini beklemeden, yapılmasını gerekeni kendimiz yapalım. Küçük bir çocuğa büyüyünce ne olmak istiyorsun sorusu yöneltildiğinde, Perakendeci dese, fena mı olur? Molalarınız aktif olsun. Yazarımıza ulaşmak için : eg@perakende.org
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive