“Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın”

Türkiye’nin sevilen yüzlerinden Kadir Çöpdemir, ülkemizdeki mağazacılığı ve müşteri davranışlarını kendine has üslubuyla yorumladı. Çöpdemir, “Müşteriye esnaf gibi dokunabilmeyi bırakmamak lazım” diyerek kurumsal firma olurken geleneksellikten uzaklaşmamanın önemini vurguladı

Eklenme Tarihi : 22 Temmuz 2015 Çarşamba
gulmesini-bilmeyen-dukkan-acmasin

Murat KÜÇÜK

Yerel Zincirler Buluşuyor’un moderatörlüğünü yaptığınızdan beri perakendeciler için önemli bir yüz haline geldiniz. Perakende diyince aklınıza ne geliyor?
Gerçek insan geliyor. Bu gerçek insan; üreten, tüketen, ihtiyaçları olan ve onları gideren insan. Bu bağlamda perakendeciler kurumsallaşmalı. Geçmiş yıllarda gerçekleşen Yerel Zincirler Buluşuyor organizasyonlarında PERDER bu konuya ne kadar önem verdiğini göstermişti. Ama kurumsallaşmak müşteri ile teması kesmek değil. Müşteriye esnaf gibi dokunabilmeyi bırakmamak lazım. Aksi takdirde çok asık yüzlü bir hal alıyor kurum. Ticaret bu bahiste biraz da bizim işe benziyor. Sokaktaki insandan koptuğun an, onun neyi isteyip neyi sevdiğini anlayamıyorsun. Yerel zincirler bizi yerelden küresele taşıyan çok önemli lokomotiflerden biri. Gelecek de bunu başarabilenlerin olacak zaten.


Bir alışveriş sırasında ve listenizde olmazsa olmazlarınız nelerdir?
Alışverişine bağlı ama ben doğaçlama yapmayı severim. Yani pastırma almaya gidip deniz gözlüğü almışlığım vardır. Alışverişte plan olmaz, hayat gibi, futbol gibi gelişine vuracaksın. Alışverişten döndükten sonra biraz sakinleşip aldıklarının bir kısmına bakarak “Ben bunları niye aldım yahu?” diye düşünen adam benim.


Alışveriş yapmaya gittiğiniz yerde en çok dikkat ettiğiniz özellikler nedir?
Elbette öncelikle kalite ve güler yüz. Bak çok ilginç bir şey gözlemledim. Avrupa’da büyük bir marketten bir şey aldığında sana merhaba diyen yok. Hatta yüzüne bile bakan yok. Ama mahalle esnafından bir şey aldığın zaman kasada beş saat bekliyorsun, çünkü kasadaki adam dükkanın sahibi ve her gelenle uzun uzun sohbet ediyor. Sen arkada “Hadi babacım, hadi bırak geyiği de işimize bakalım” diye kurdeşen döküyorsun ama babanın umurunda değil.


Bu sırada bekleyen için kötü değil mi?
Hayır, kötü değil. O da onun PR hamlesi işte. Güzel bir söz vardır; “Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın.” Bu söze sonuna kadar hak veriyorum.  Tekrar gibi olacak ama kurumsallaşma ile esnaf samimiyeti arasında bir denge bulmalıyız. Belki düşüneceğiz; perakendeci almış yürümüş, zincir olmuş, onlarca marketi var. Onun artık esnaflığı mı kalmış. Ben de diyorum ki işte sahada esnaflık yapamasa da zihniyet olarak devam etmeli. Kurumsallaşmak şart ama esnaflığın o hayata dokunan, müşterinin ciğerini bilen yanını kaybetmeden kurumsallaşmak.


Projelerinizi öğrenebilir miyiz? Sizi en yakın zamanda hangi projede göreceğiz?
Gelecekte var olan bir projem yok. Ben proje yapmam. Bir iş tasarlayıp sonra da yapımcılara, kanallara gidip o projeyi satmaya çalışmak gibi bir huyum yok. Niye çünkü bu da tüccarlık isteyen bir şey ve bende zerresi yok tüccarlığın. Ama bak sonuç ve müşteri odaklıyımdır. Bana gelen işleri başarılı şekilde yapmaya çalışırım, başarılı olduğum sürece o iş başka işleri getirir. İyi bir iş başka işi doğurur. Bugüne kadar da öyle oldu zaten. İşini iyi yapan, işine kendini veren, işinin hakkını verene ben hastayım.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive