Perakendenin Asaleti: Mücevher - II

2008 verilerine göre Türkiyenin toplam ihracatı içinde yüzde 1.18 gibi bir paya sahip olan kuyumculuk sektörü, parlayan bir geleceğin habercisi mi? Kuyumculuk sektörünü masaya yatırdığımız mücevher dosyasına bugün Pera Pırlanta, Altınbaş ve Ariş Pırlanta ile devam ediyoruz

Eklenme Tarihi : 13 Ekim 2009 Salı
perakendenin-asaleti-mucevher-ii
Berrak CoşkunSevgi Karagülle SOYSAL - Pera Pırlanta Genel Müdürü Pera Pırlanta, İstanbulun eski ve gösterişli bir semtinden alıyor adını. Aşkın, nostaljinin, modanın, coşkunun, hareketliliğin semti Peradan... Bütün bu güçlü çağrışımları bünyesinde toplayan markanız, dünyada ve ülkemizde nasıl bir organizasyona sahip? Haklısınız, adımız kadar sorumluluk taşıyoruz. Söylediğiniz bütün o güçlü çağrışımların hakkını vermek için dünya mücevher sektörünü yakından takip ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ve planladığımız projeler ile Türk mücevher modasına yön veren uluslararası bir marka olma yolunda hızla ilerliyoruz. Pırlanta pazarı, Türkiyede de milyar dolarlık rakamlara doğru gidiyor. Öyle ki, 2007 yılında 650 milyon dolarlık bir büyüklüğe erişen pazar, Türkiyeyi dünya pırlanta sektörünün en hızlı gelişen ülkesi konumuna getirdi. Araştırmalara göre, ülkemizde her 100 kişiden 18inin pırlantası var. Hâl böyleyken, sektörün tüm bileşenlerini çok iyi analiz etmek gerektiğinin farkındayız. Attığımız her adımda, araştırma sonuçlarına paralel stratejiler kurguluyoruz. Olivium Outlet Center, Airport AVM ve Nuruosmaniyede bulunan konsept mağazalarımız dışında, 100 seçkin satış noktasında tüketiciyle buluşuyoruz. Yurtdışında kendi adımızla mağazalar açmak, önümüzdeki döneme ilişkin öncelikli hedeflerimiz arasında. Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve KKTCdeki cornerlarımız vasıtasıyla markamızı etkili bir biçimde tanıtıyoruz şu an. Avrupa ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve Rusyada önemli açılımlar planlıyoruz. Doğuda ise İranla yürüyeceğiz hedefe, peşinden diğer potansiyel ülkeler gelecek. 6 yıldır yatırımın ta kendisi marka!Mücevher tutkunları ile tanışmanız, tam olarak ne zamana rastlıyor? Rekabetin yoğun yaşandığı sektörde, kullanıcıyı yakalamayı nasıl başarıyorsunuz? Yaklaşık 6 yıldır, markamızla hizmet veriyoruz sektöre. 2007 yılı sonlarında da pırlantalı mücevher üretimine girerek, farklılaşma sürecini başlatmış olduk. O zamana dek sadece satış noktaları aracılığıyla nihai tüketiciye ulaşırken, pırlantaya geçişle beraber franchising çalışmalarımızın altyapısını hazırladık. Düzgün konumlandırma, markamızın başarısında kilit rol oynuyor. Her şeyden önce, markanın kendisi bir yatırım. Öyle bakmak lazım, karar ve işleyiş düzenlemelerine... Dolayısıyla markaya ait özel bir strateji yaratmak şart. Statik bir stratejiden söz edemeyiz. Sektördeki dinamikleri dikkate alarak, sürekli güncellemek gerekiyor onu. Pera Diamond imzalı mücevherler, nasıl bir iddiayı temsil ediyor? Sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Amacımız, pırlanta denince akla gelen ilk marka olmak... İddiamız, kalitemiz. Avantajımız, satın alma davranışları ile perakendenin kurallarını çok iyi bilmemiz. Özgün modellerimiz sayesinde, kadının her anına eşlik edebilecek mücevheri sunuyoruz. Her zevke, her tarza uygun. Günden geceye uzanan koleksiyonlar bunlar. Her bir pırlantaya yüklenen sayısız anlamla duyguları rahatça ifade etmeye yarayan takılar... Tasarım gücümüz, kalitemiz, müşteri memnuniyeti ilkesine inancımız ve fiyatlarımız, en belirgin özelliklerimiz arasında başı çekiyor. Dünya trendleri, pazar yapısı ve ekonomik gelişmeler paralelinde -değişik kategorilerde- oluşturduğumuz koleksiyonlar, birbirinden farklı hedef kitleler için ideal önerilerle dolu. Tek taş, tria, fantezi ve değerli renkli taşlarla, kendi marka adımızla ürettiğimiz pırlantalı mücevherler, en çok tercih edilen ürün grubu. Hikayesini tüketicinin duygusal yoğunluğuna emanet eden, böylece ışıltısını artıran takılarımız da çok beğeniliyor. Değişik materyalleri yan yana kullanmamız ise hayal gücünün sınırsızlığından beslenen yeni akımlar yaratıyor mücevherde. Klasik kalıpların ötesinde, bildik deneyimlerin dışında... Ulaşılmaz değil, üretkenizMağazalaşırken, nasıl bir yöntem izliyorsunuz? Daha çok franchising mi veriyorsunuz? Özel lokasyonlarda, bizimle aynı vizyona sahip kuyumcularla işbirliği yapmaya özen gösteriyoruz. Franchise sistemi ile mağazalaşma atağına hız vermeyi, son kullanıcıya daha yakın olmayı hedefliyoruz. Tercihen alışveriş merkezlerinde tabii. Halihazırda devam eden pek çok projemiz var. Kazan kazan felsefesine dayanarak, her iki tarafın da yüzde 100 kâr elde edebileceği biçimde detaylandırıyoruz sistemi. Açılan mağazalarda sergilenecek koleksiyonları, bölgesel talebe göre özenle seçiyoruz. Eğitim ve reklam dahil, tüm konularda iş ortaklarımızı destekliyoruz. Öte yandan, ulaşılmaz görünmek istemiyoruz. Herkesin kendinden bir şeyler bulabilmesi için emek harcıyor, ayrıntılara odaklanıyoruz. Konsept mağazacılık anlayışımıza gelince... Ürünlerin uyandırdığı eşsizlik ve sonsuzluk hissiyle uyumlu. Yurtdışında ödül alan özel bir tasarım uyguluyoruz dekorasyonda. Beyazın zarafeti ürünleri öne çıkarırken, siyahın ihtişamlı ve ağır görüntüsünden faydalanarak gerekli kadrajı sağlıyoruz. Sergileme alanındaki efektlerle pırlantanın asaletini vurguladığımız kesin. Satış ve pazarlama ilkelerinizi otomatize eden temel öğeler neler? Perakende sektöründe, -daha çok pırlantalı mücevherde- butik hizmet veren markaların en iyileri arasında anılmak gibi bir çabamız olduğu açık. Uzman ekibimizle pazar analizleri yapıyoruz. Satış noktalarımızın ve mağazalarımızın potansiyel kazancını yakından izliyor, düzenli bilgi akışını değerlendirerek akılcı çözümlere varıyoruz. Mevcut pazarlama taktiklerine ek olarak, lokal tespitlerimiz neticesinde kâr artırıcı ekstra kararlar alabiliyoruz. En iyi hizmet, en kaliteli takıları üretebilmekle doğru orantılı. Satış, zincirdeki son halka. Yaratıcı fikir ve duyguların yoğrulmasıyla ortaya çıkan tasarımları, pazarlama faaliyetleriyle destekliyoruz. Aslına bakarsanız, ödünsüz kaliteyle inşa ediyoruz markamızın geleceğini. Online satış ise geleceği bugünden karşılama uğraşımıza ışık tutan yeni bir mecra. Göze hitap eden, kullanıcının işini oldukça basitleştiren bir satış sitesi açtık: Perapirlanta.com. Zamanla yarışan müşterilerimiz son derece memnun. 2010da mağaza hamlesi Peki, ürün gamınız?.. Nelerden oluşuyor, nasıl bir tasarım algısı hakim? Yaratıcılığı ticari başarıya dönüştüren mücevherler tasarlamak, her zaman mümkün değil. Bazen gerçekten zor. Trendleri izlemek zorundasınız, büsbütün reddedemezsiniz. Fakat taklitten uzak, farklı dizaynlar üretmelisiniz. Üstelik satılmaya elverişli olmalı her biri. Yoksa niye vitrine koyasınız? Biz de duygulardan ilham alarak, kendi hikayesini anlatan mücevherler üretiyoruz. Mücevhere yüklediğimiz derin anlamlarla daha değerli kılıyoruz onu. Satış sonrası destek hizmeti anlamında, neler vaat ediyorsunuz tüketiciye? Pırlantalı mücevhere, salt bir ürün diye yaklaşamazsınız. Marka ile tüketici arasında güvene dayalı bir ilişki geliştirilmesi şart. Maddi ve manevi değeri yüksek bir alışveriş yapıldığından, satışı izleyen süreçte de müşterinin yanında durmak gerekiyor. O nedenle tasarımdan sunuma kadar, her şeyi dikkatlice ayarlıyoruz. Seçilen malzemenin standardı, el işçiliği, kalite kontrol aşamaları... Hepsi önemli. Her bir koleksiyon ve her bir ürün için aynı sınava tekrar tekrar girmeye benzetebilirsiniz bunu. Özel kutusunda, sertifika ile sunuyoruz ürünlerimizi. Müşteriyi, kullanılan materyaller hakkında bilgilendiriyoruz. Satış sonrasını destekleyecek arkadaşlarımız da merkezde, görevleri başında. Sistemin aksamadan işlemesini, onlara borçluyuz. Orta ve uzun vadede, büyümeye ilişkin planlarınız neler? Bugün, alışılmışın dışında bir sunumla yorumluyoruz perakendeyi. Yarın da aynen öyle olacak. Pera Pırlanta mağazaları ve Pera satış noktalarındaki tüm düzenlemeler, kendini ayrıcalıklı hissetmek isteyenler için. Pırlanta üretim kalitesiyle farklı koleksiyonları birleştirmeye, her ürün grubunu özel bir konsept dahilinde paylaşmaya devam edeceğiz. Temalı parçalara daha fazla eğileceğiz mesela. Büyüme yönlü politikamızda değişiklik yok. Sağlam adımlar atarak ilerliyoruz. 2010 yılı sonuna kadar mağaza sayısını 15e çıkarmak, önümüze koyduğumuz ilk hedef. Satış noktalarındaki faaliyetlerimiz, aralıksız sürecek zaten. Atilla KESKİN - Altınbaş Kuyumculuk Genel Müdürü Ne zamandan beri sektördesiniz, markanızın gelişim sürecini anlatır mısınız? Altınbaş Kuyumculuk, -markaya adını veren aile tarafından- 1975 yılında Gaziantepte kuruldu. İstanbulda toptancılıkla devam eden gelişim seyri, 1999da ilk marka mağazasının açılmasıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. İlerleyen dönemde franchiseların devreye girmesi, perakende sürecini de hızlandırdı tabii. Kuyum, enerji, finans ve taşımacılık alanında hizmet veren Altınbaş Holdingin, sektörel lider markası konumundayız bugün. Yıllar içinde katettiğimiz mesafe ve sergilediğimiz istikrarlı büyüme, kendimize duyduğumuz güveni artıran en temel unsur... Hayat kadar sürprizli, aşk kadar ilham verici tasarımlarıyla çarpıcı koleksiyonlara imza atan Altınbaş, dünyada ve Türkiyede nasıl bir organizasyona sahip? İthalat, ihracat, üretim, toptan ve perakende satış olmak üzere, 5 ayrı kolda faaliyet gösteriyoruz. Profesyonel tasarım ekiplerimiz, Altınbaş koleksiyonlarını yaratırken, dünya trendlerini ve yenilikleri yakından takip ediyor. Üretimin büyük bölümü, İstanbul Beylikdüzündeki fabrikamızda, ISO 9001 kalite belgeli olarak gerçekleştiriliyor. Burası, aynı zamanda Türkiyenin en büyük altın fabrikası... ABDden Almanyaya, AB ülkelerinden Avustralyaya, Balkanlardan Türki Cumhuriyetlere kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada, 40 ülkeye ihracat yapıyoruz. Perakendede ise -Türkiye ve yurtdışında- toplam 130 mağazada, 3 bini aşkın satış noktasında tüketiciyle buluşuyoruz. Geleneksel, modern, postmodern Sektörde ve tüketici gözünde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Aslına bakarsanız, pek çok ilkin sahibiyiz. İlk bayilik sistemi, ilk reklam ve sponsorluk çalışmaları, bize ait. Yaptığımız yatırımlar, getirdiğimiz yenilikler, sektörün kabuk değiştirmesine neden oldu. Bu anlamda öncüyüz. Farklı lokasyonlarda, üstelik Türkiyenin her yerinde, hedef kitleye rahatça ulaştığımızı söyleyebilirim. Modern ile geleneksel bir arada bizde. Geçmişin izleriyle hayat bulan takılarımız, gelecek düşlerine karışıyor en nihayetinde. Altınbaş, tüketicinin gözünde de uyum ve sentez markası. Hem tanıdık hem güvenilir. Mağazalaşırken, nasıl bir strateji izliyorsunuz? Daha çok franchising mi veriyorsunuz? Sektörün genelini değerlendirirsek, kendi mağazasını açan mücevher markaları ağırlıkta. Sadece Türkiyede değil, dünyada böyle. Altınbaşın tutumu daha farklı. Ülkemizde ve tüm hedef pazarlarda, franchising sistemini geliştirip yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Özel mimari konseptler hazırlayıp sunarak, perakende mağazacılığının geldiği son noktayı yakalamak istiyoruz. Amacımız, müşteriye tek tip alışveriş deneyimi yaşatabilmek... Ürün gamınızdan bahsedelim mi biraz, nelerden oluşuyor? 14, 22 ayar düz altın ve 18 ayar pırlantalı ürünler, mağazalarımızda geniş yer tutuyor. Alyans ve elmas gruplarında iddialıyız. Özgün tasarımlar, özel koleksiyonlar da zengin ürün yelpazemize dahil. Yakın dönemde üretimi artırma planınız var mı? Satış ivmesine bağlı olarak, istediğimiz zaman üretimi artırabiliriz. Ana tedarik noktamız, dünya standartlarında teknolojiyle donatılmış Altınbaş Mücevher Fabrikası. Tasarladığımız modelleri uygulayan ve Altınbaş için özel üretim yapan başka küçük atölyeler de bulunuyor Türkiyede. Hindistan, Kore ve İtalyada ise yine bizim tasarımlarımızı çalışan, markamız adı altında fason üreten firmalar var. Bunun miktarını, talebe göre düzenliyoruz. Büyüme ama makul ve makbul zeminde!Yurtdışındaki Altınbaş mağazalarında yapılan satışlarla ülkemizdekini kıyaslar mısınız? Ticaret hacmimiz yüksek. Bulgaristan, Romanya ve KKTCde çok iyi tanınıyor, hatta trend yaratıyoruz. Batıda, İtalyan stili altın ve pırlantalı ürünler revaçta. Türkiyede ise öyle homojen bir küme yok, bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Altınbaşın büyümeye yönelik hedeflerini, orta ve uzun vadeli planlarını öğrenebilir miyiz? Tasarım, ürün, müşteri hizmetleri ve insan kaynağı kalitemiz ile başarılı bir dünya markası kimliğini bütünleştirmek üzere yola çıktık. Yeni distribütör ve satış noktalarıyla gücümüze güç katıyoruz. Türkiyedeki mağazalaşma atağımızı sürdüreceğiz. Yurtdışında da aynı şekilde. Avrupa, eski Doğu Bloku ülkeleri ve Türki Cumhuriyetlerde, makul büyüklüğe erişmeyi planlıyoruz.Kerim GÜZELİŞ - Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı 100 yılı aşkın süredir içinde bulunduğu mücevher sektöründe tecrübesiyle ışıldayan Ariş, nasıl bir vizyon çiziyor? Nasıl bir iddiayı temsil ediyor? Mücevher sektöründeki teknolojik gelişmeleri sanatla harmanlayan, her daim güncel tasarımlarla zamana meydan okuyan, süreçle birlikte ürün/hizmet kalitesini yükselten ve kurumsal yapısını güçlendiren Ariş, Türkiyede haklı bir üne sahip. Her şeyden önce, tutkulu bir ekip var perde arkasında. Heyecan verici modellerimiz sayesinde, müşteri beklentilerinin çok ötesine geçebiliyoruz. Her zevke uygun tasarımlarımızı, kendimize ait showroomlar ile ülke genelinde faaliyet gösteren bayilerimizde tüketicinin beğenisine sunuyoruz. Edindiğimiz köklü tecrübe ve birikimi, en üst seviyede değerlendirdiğimiz kesin. Aynı başarıyı yurtdışına taşımayı da hedeflediğimizden, bir dünya markası olmamızı sağlayacak stratejiler uyguluyoruz. Arişle bir uçtan öteki uca İstanbul dışında, nerelerde faaliyet gösteriyorsunuz? Satış noktalarınızı belirlerken, önceliği AVMlere mi veriyorsunuz? Niçin? Kuyumcukentteki modern üretim merkezimiz ve 6 mağazamız dışında, 100e yakın satış noktası ile İstanbuldan Erzuruma, İzmirden Trabzona uzanan yaygın bir satış ağını yönetiyoruz. Türkiyede, pırlantalı mücevher pazarının en etkin markalarından biriyiz. Satış noktalarımızı seçerken dikkate aldığımız ilk kriter, iş ortaklarımızın Arişe ve pırlantalı mücevhere duyduğu samimi ilgi... Alışveriş merkezleri, cadde mağazalarına kıyasla biraz daha avantajlı tabii. Fakat asıl ayırt edici olan, mağaza personelinin tüketiciyle kurduğu ilişki! Bunu gerçekten çok önemsiyoruz. Müşteri memnuniyeti konusunda sergilediğimiz özenli tavrı ve fedakârlığı, onlardan da bekliyoruz. Yurtdışı operasyonlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz, orada nasıl konumlandırıyorsunuz markayı? Bütün dünya ekonomik krizle sarsılırken, geniş çaplı bir satış-pazarlama etkinliği yürütmüyoruz. Temkinliyiz. Sadece birkaç ülkede, zamanla dostumuz haline gelen satıcılarla çalışmayı sürdürüyoruz. Gelişmeleri izlerken, orta ve uzun vadeli planlar yapıyoruz. Global durgunluk aşılır aşılmaz, uluslararası arenada ciddi atılımlarımız olacak. Sadakat yaratan müşteri memnuniyeti Pazarın yerli ve yabancı oyuncuları arasında rekabet gücünüzü nasıl besliyorsunuz? Yüzyılı aşkın bir zamanda kazandığımız mücevher deneyimi, iyi tasarımcı veya iyi üretici olmanın çok daha ötesine taşıyor Arişi. Türkiyeyi ve Türk insanının alışkanlıklarını sindirmiş, üstelik kendine özgü bir üslupla yorumlamayı başarmış bir markadan bahsediyoruz çünkü. Yoğun rekabet ortamında bir adım öne çıkmamızı sağlayan, yine aynı deneyim ve birikim. Pırlantalı mücevheri sanat eserine dönüştüren marka olarak, sunduğumuz özgün tasarımlar ve hayata geçirdiğimiz yenilikçi girişimlerle dinamizmimizi koruyoruz. Sözgelimi; uluslararası piyasalarda kesim, kırat (ağırlık), renk ve berraklık kriterleriyle ilgili 4C Kuralına göre değerlendirirsiniz pırlantayı. Onların arasına bir dördüncü maddeyi, yani sertifikayı biz ekledik. Dolayısıyla 5C Kuralını Türkiyede uygulayan ilk mücevher markası olduk. Öte yandan, www.e-aris.com sitesinde uygun fiyatlı binlerce ürün tanıtan, böylelikle internet ortamında alışveriş devrini başlatan ilk mücevher markası da biziz. Arişin rekabet gücünü besleyen asıl unsur ise sadakat yaratan müşteri memnuniyeti... Pırlanta sanatkârı Ariş için nasıl bir gelecek tasarlıyorsunuz? Orta ve uzun vadeli planlamalara göre nasıl bir büyüme stratejisi izleyeceksiniz? Lüks tüketim sektöründe marka olmak, marka kalmak, ciddi bir yatırım gerektiriyor ama tek başına yeterli değil. Ancak sevgiyle, heyecanla mümkün bu uzun soluklu mücadelede direnç gösterip, ayakta kalabilmek... Üç nesildir eksiltmeden koruduğumuz heyecan, ilerleyen dönemlerde de yolumuzu aydınlatan ışık olsun istiyoruz. Yaptığı işi seven, severken sevdiren, tatmin duygusuyla yaratıcı ve yenilikçi yönünü geliştiren bir firmayız. Geleceğe yatırım anlamında, kurumsallaşmayı kesintisiz sürdürüyoruz. Markamızı dünyaya tanıtma amacı, attığımız her adıma eşlik ediyor.Haberin dün yayınlanan ilk bölümüne buradan ulaşabilirsinizYarın: Favori, Jival ve Zen Diamond'la devam edeceğiz.Bu haber Mağaza dergisinde yayınlanmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive