Eklenme Tarihi : 14 Aralık 2009 Pazartesi
Yılmaz Pekmezcan

Perakendede Kariyer - 2

Bir önceki yazımda eğitim kurumları ve işsizlik sorununa genel bir bakış getirerek, gençlerimize işe başlamak ve kariyer yapmak için perakende sektörünün son derece elverişli ve önemli fırsatlar içeren bir konumda olduğuna dikkat çekmeye çalışmıştım


Küresel yavaşlama sürecinde en çok gerileyen ülkelerin başında olmamıza rağmen, büyümesini yavaşlayarak da olsa sürdüren organize perakende; yüz milyar doları aşkın cirosuyla her geçen gün yeni bir alışveriş merkezini bünyesine katıyor ve hızla Anadoluya doğru yayılıyor. Böylesi bir durgunluk döneminde dahi en büyük ve en hızlı gelişen sektör olarak, aynı zamanda da önemli kariyer fırsatlarıyla dikkati çekiyor. Organize perakendenin özellikle Anadolunun şehir merkezlerine doğru kayması, istihdam konusundaki sıkıntılarımızın önemli bir kısmına da derman olacağı düşüncesini güçlendiriyor. Tabii buradaki yeter şart, kendi geleceğini düşünen ve planlayan gençlerin, sektör temsilcilerinin ve devlet yetkililerinin varlığı! İnsanın ekonomik varlığının temeli, çalışma hayatı. Diğer bir deyişle, hayatımızı idame ettirebilmemizin yegane yolu çalışmak... Çalışmak, hem bireysel açıdan hem de ülke ekonomisi açısından yaşamın devam edebilmesi için tek gelir elde etme unsuru. Dünya kadar petrolünüz ve yer altı zenginlikleriniz bile olsa, çok çalışarak bu rezervlerin kullanımı konusunda yeter olmalısınız. Aksi durumda bu rezervler bile gün gelir sonunuz olabilir! Özellikle bizim ülke olarak çok, ama çok çalışmaya, birçok ülkeden daha fazla ihtiyacımız var. Çalışabilmek için gerek bedensel gerekse zihinsel gücümüzü belirli bir amaca yönelik olarak planlı bir şekilde kullanabileceğimiz bir işe ihtiyaç duyuyoruz. İşte bu işi elde edebilmek için bedensel ve zihinsel ederi olan varlıklara sahip olmalıyız. Aksi halde hiçbir işletme bizim için vaktini de nakdini de ayırmaz. Bu nedenledir ki kariyer planlaması, eğitim hayatımızın ilk yıllarından başlayarak, sürekli kendi içinde değişim ve gelişim göstererek devam eden bir süreç... Kelimenin genel sözlük anlamı içerisinde yaşam, iş, ve meslek anlamlarını taşıdığını görüyoruz. Geniş anlamda Aytaça göre kariyer, kişinin çalışma hayatı boyunca üstlendiği işlerin bir bütünü olarak tanımlansa da, kariyer kavramı, bu tanımın ötesinde daha geniş bir anlam taşıyor. Bir kişinin kariyeri, sadece onun sahip olduğu işler değil, işyerinde kendisine verilen iş rolüne ilişkin beklenti, amaç, duygu ve arzularını gerçekleştirebilmesi için eğitilmesi ve böylece sahip olduğu bilgi, beceri, yetenek ve çalışma arzusu ile o işletmede ilerleyebilmesi anlamını taşır. Bazen kişinin geldiği ve geleceği yer bazen de işinde sahip olduğu beceri düzeyi, yani uzmanlık anlamlarında da kullanılıyor. Hangi anlamda kullanırsak kullanalım, ekonomik olarak var olabilmemiz için çalışmak ve sürekli kendimizi geliştirerek ilerlemek durumundayız. İşte bunun için geleceğimize ilişkin hedeflerimiz, bu hedeflere ulaşmak için yöntemlerimiz, bu yöntemleri uygulayabilmek için de becerilerimizin olması şart. İşe sahip olmak birey açısından bakıldığında elbette ki yalnızca ekonomik nedenlere bağlamak doğru bir yaklaşım olmaz. Çalışmak aynı zamanda bizlere psikolojik ve sosyolojik açıdan da benliğimizin ve de kişiliğimizin gelişmesindeki en önemli tatmin aracımız. O halde iş hayatı ve çalışmayı, bireyi her açıdan geliştiren ve mutlu kılan bir süreç olarak görmek gerekir. İş hayatının ve çalışmanın bireye sağladığı psikolojik ve sosyal katkılarını inceleyecek olursak, aşağıdaki gibi bir değerlendirme yapmak mümkün (Aytaç, 2005):* İşin üretildiği yer olan işyeri, beşeri ilişkilerin gerçekleştiği ve bireylerin sosyal yeteneklerinin gelişimine aracılık eden mekânlardır.* İş, çalışan insanın yaşamını sürdürebilmesi için sağladığı gelir ile yaşamın maddi temelini oluşturur.* İş, kendisine öz saygısı ve benlik gelişimi ile kimlik oluşumunu sağlayarak kişiliğini güçlendirir.* İş, insanın ait olma ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunur.* Görüldüğü gibi iş hayatı ve çalışma üretilen iş sonucunda bir gelir elde etme öğesi, statü kazanma, dolayısıyla saygınlık unsuru ve birey için psikolojik doyum kaynağı olarak ifade edilmektedir.Perakende sektörü, üniversitelerin ilgili bölümler ve programlarından mezun olan öğrenciler açısından tüm yararları elde edebileceği, kısa sürede statü kazanabileceği çok cazip imkânlara sahip. Ancak sektörün genel problemleri içerisindeki çalışma saatleri ve ücret politikaları konusu maalesef bu açıdan bakıldığında sektörün nitelikli işgücü problemini de beraberinde getiriyor. Bu durumda, önemli bir uyarı da sektör temsilcilerine yapılması gerekiyor. Bireyler kendi kariyer planlamalarını yaparak iş hayatında arzuladıkları yerlere ulaşmak, başarılı olmak, sosyal ve psikolojik açıdan tatmin olarak iyi yerlere gelmek istiyorlarsa; işletme sahipleri de kendi kaynak planlamalarını ve politikalarını bu doğrultuda hazırlamalı. Kurumsal başarının yalnızca teknolojik ve birtakım yapısal süreçlerle ilgili değişikliklerle değil, en önemli kaynağın insan olduğu gerçeğinden hareketle gerçekleşebileceğini anlamaları gerekir. Unutmayın kaliteli firma / marka, arka planda mutlaka kaliteli insan demektir!Kendi gelecekleri ile ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dâhil olurlar.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive