Eklenme Tarihi : 16 Şubat 2009 Pazartesi
Yılmaz Pekmezcan

Mağazacılıkta Kuruluş Yeri Seçimi (Lokasyon) ve Önemi

Kuruluş yeri seçimi, özellikle perakende işletmelerin kuruluş amaçlarına ulaşmasında kanaatimce en önemli etkiye sahip faktörlerden bir tanesidir


İngilizce location kelimesinden dilimize geçen lokasyon; dilimizde konum sözcüğü ile eş değer tutulmakta ise de konum daha çok bir mağazanın kuruluş yerinin fiziksel özellikleriyle ilgili bir kavramdır. Bu nedenle lokasyon olarak dilimize geçmiş olan bu ifade için en uygun sözcüğün mağaza kuruluş yeri olacağını düşünüyorum.Klasik anlamdaki işletmecilik bilgilerimizi yokladığımızda, işletmelerin kuruluş yeri seçimindeki kriterlerinin hammaddeye yakınlık, pazara yakınlık, ticaret yollarına yakınlık, teknoloji ve enerjiye yakınlık, işgücü ya da nitelikli yönetici bulunabilirliğine yakınlık olarak sıralamak mümkün. Perakende formatlar açısından kuruluş yeri seçimi kriterlerine göz attığımızda ise benzer kriterler etkili olabilmekte iken bazı farklılıklar göze çarpmaktadır. Örneğin bazı perakende mağazalar kuruluş yerleri seçimleri içerisinde, bugünlerde yatırım stratejileri açısından ciddi eleştiriler alan AVMler de bulunmak ve orada olmak adına yapabilmekte. Bu durumda, ağırlıklı olarak gıda dışı perakende mağazalarının kuruluş yeri stratejilerinin de bu doğrultuda geliştiğini söylemek mümkün. Aslında ilk etapta eleştirel yaklaşılan bu mantığın arkasında yatan bazı gerçekleri de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Birbirlerine yalnızca yakın değil bitişik sayılabilecek bazı AVMler olduğu ve her AVMde bulunma hevesi içerisinde olan perakendecilerin varlığı bir gerçek. Bu durum, zincir mağaza sahipleri, tanınmış markalar açısından bir olumsuzluk olarak değerlendirilebilir. Fakat birçok noktada ürünlerinin satılmasına rağmen henüz marka değerine ulaşamamış, kurumsal açıdan bilinirliliği olmayan firmalar için de büyük bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Özellikle zincir mağazalar kurarak büyüme eğilimindeki firmalar ile pazara yeni giriş yapan yabancı perakendeciler içinse bulunmaz bir fırsat olarak görülebilir. AVMler, Türk perakendesinin bugün geldiğimiz noktada yadsınamaz bir gerçeği. O nedenle de mağaza kuruluş yeri seçimi açısından bir değerlendirilme yapılacaksa, bilgilerimizin bu gerçekten hareketle güncellenmesi gerektiğini söylemek gerekir.Pazarlama biliminin insan ihtiyaçlarının karşılanabilmesi bakımından sürekli değişim halinde olan bir dünyada kendini yenileyerek bu ihtiyaçların karşılanmasına katkı sağlaması, beklenen bir sonuçtur. Bugün tüketici davranışları ve alışveriş kültürü açısından ülkemiz çok hızlı ve ciddi bir değişim yaşamakta ve bu değişim çok iyi algılanmalı. Sanırım bu algıyı yakalayan bazı firmalar, tüketiciler nezdinde yüksek AVM imajı ile marka imajı arasında kurulan bu bağı, konumlandırma, bilinirlik ve rekabet avantajına dönüştürmekle büyük bir fırsatı yakalayabilir.Herhangi bir perakende mağaza açısından kuruluş yeri kavramı iki farklı açıdan ele alınmalıdır:- Geleceğe dönük stratejik kararlar alınarak gerçekleştirilen bölgesel yatırımlar,- Pazar ya da müşteri odaklı yatırımlar.İşletmeler ya pazara, ya hammaddeye ya da ulaşım yollarına yakın olmalı demiştik. Bugünkü alışveriş eğilimleri içerisinde alışveriş, bir hobi olarak, boş vakit geçirilecek ve eğlenilecek mekânlarda giderilecek ya da merkezi ve özellikli caddelerden satın alınacak bir alışveriş kültürüyle gelişmekte. Örneğin Bahariye Caddesi, İstanbul Caddesi, Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi, Ebu Ziya Caddesi, Demirkapı Caddesi gibi caddeler ve bu caddelerin bulunduğu bölgeler, İstanbuldaki hemen aklıma geliveren müşteri-pazar odaklı ticari alanlardan bazıları. Yine mükemmel kuruluş yeri seçimi yapmış, kuruluş yeri seçiminde çok ciddi hatalar yapmış, kuruluş yeri seçimini mükemmel yaptığı halde giriş çıkışlarıyla ya da araç ve yaya trafiğini berbat bir şekilde yönlendirerek konum hatası yapmış birçok AVM de mevcut. Aslına bakarsanız böyle bir konuda kuruluş yeri seçimleri konusunda isim vererek olumlu ve olumsuz örnekleri sizlerle paylaşmak, konu hakkında bizi daha somut bilgilere ulaştırabilirdi ancak isim vermeyi etik bulmadığım için burada değinmeyeceğim.Kuruluş yeri ya ilk defa yatırım yapılarak girilecek bir yer ya da devralınarak faaliyet yapılacak bir yerdir. Her ikisinin de kendi içerisinde bir takım yararları ve sakıncaları var. Perakende sektörünün son dönemlerdeki hareketliliğine gayrimenkul sektörünün tepkisi de aynı oranda gerçekleşerek bugün mağazacıların, özellikle gıda mağazası açmak isteyenlerin kuruluş yeri seçiminde en zorlandıkları konu kira olsa gerek. Özellikle gelişmekte olan şehirlerdeki işyeri sahipleri kiracı olarak büyük bir iştahla öncelikli olarak banka, sonrasında süper market bekliyorlar. Bir süpermarket zincirinin yöneticisi dostum: Bina sahipleri ne tür bir iş yapacaksınız diye sorduklarında, süpermarket dediğimizde, rakamlar astronomik boyutlara ulaşıyor demişti. Son dönemdeki AVMlerde yaşanan yüksek kira ve ortak giderler yükünün perakendeciler açısından kuruluş yerleri seçimleri nedeniyle ne denli zorlayıcı bir etken olduğunu görüyoruz. Kuruluş yeri seçimi o kadar hayati bir kavram ki; tercihinizi yaptığınızda, bulunduğunuz yerde kabullenilme ve tutunma süreleri sonunda piyasalarda beklenmeyen etkilerle bir anda çekilmek zorunda kalabiliyorsunuz. Her perakendecinin eğilimi de mümkün olduğu kadar geri çekilmemek olduğundan, seçimin ilk başta ve doğru bir kararla alınması şart. Bu nedenle kuruluş yeri seçiminde şirketin ana hedefleri, bölgesel politikaları, ciro hedefleri, büyüme stratejileri, belediye kararları, ülke politikaları ve yasal düzenlemelerin etkili olduğunu söylemek mümkün. Bu anlamda bakıldığında perakendecinin kuruluş yeri belirlemedeki yöntemi öncelikle ülke, bölge, şehir ve ticaret alanını belirleyerek genelden özele ya da makro-mikro ölçeğinde analizler yaparak değerlendirmektir. Söz gelimi şehrin nüfusu, tüketim kalıpları, gelir seviyesi ve eğitim türü gibi konularda mutlak veriler elde edilerek bilimsel anlamda değerlendirilmesi gerekir. Sanırım bu söylediklerimi bir kısım perakendeciler saçma bulacaklar. Çünkü bugüne kadar belki onlarca mağaza açtılar fakat hiçte öyle bilimsel veriler filan kullanmadan tecrübe ve deneyimleriyle, hisleriyle kuruluş yerlerini belirleyip kale gibi ayaktalar! Unutmayınız ki İstanbulun etrafı da dünyanın en iyi surlarıyla çevrilmişti! Bugün herkes küresel olarak kuşatılmış vaziyette. Kuruluş yeri seçimi belki bugün iyi bir seçim olarak ifade edilebilir ancak yakın zaman sonra kalelerimizi elde tutmak için yeterli olamayacaktır. Bundan emin olabilirsiniz. Şu an yaşadığımız durgunluk, ne demek istediğimi birçok perakendeciye hissettirmeye başlamış vaziyette. İnanın bana şu anda birçok perakendecinin ayakta kalabilmesinin en güçlü nedenlerden bir tanesinin kuruluş yeri olduğunu söylersek, abartmış olmayız. Çünkü iyi belirlenmiş bir mağaza kuruluş yeri, firmanın bir çok zafiyetine giderebilirken; kötü konumlandırılmış kaliteli bir mağazayı ne nitelikli personel ne de nitelikli yönetici ve operasyonlar kurtaramayabilir.Sonuç olarak kuruluş yeri seçimi, mağazaların uzun vadede gerçekleştirmeyi planladıkları hedeflerine ulaşabilmeleri, sürdürülebilir bir büyümeyi yakalayabilmeleri, büyüme için gerekli olan kârlılık seviyelerini elde edebilmeleri ve başarılı olabilmelerini etkileyen en önemli faktörlerin başında geliyor. Kuruluş yeri seçimi ile ilgili kararlarda bilimsel olarak verilerin elde edilmesi ve bu verilerin değerlendirilerek analizlerinin yapılması, rekabetin en belirleyici öğesi olacaktır. Bu nedenledir ki; bu kararların alınması konusunda uzman kuruluşlardan danışmanlık alınması, doğru yer seçimi konusundaki doğru kararların alınmasında önemli bir etken olacaktır.Kendi gelecekleri ile ilgili planları olmayanlar başkalarının planlarına dahil olurlar
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive