Eklenme Tarihi : 14 Aralık 2009 Pazartesi
Sinan Asılyazıcı

İşte Eğitim

Bir önceki yazımda iş öncesi eğitime değinmiştim. Yazımın sonunda ise İş bulana kadar, gir bir markette çalış görüşünün azaltılması ve meslektaşlarımızın sayısının nitelik ve nicelik olarak artmasına bağlamıştım


Yönetim, çalışanların yeteneklerini örgüt lehine açığa çıkarma etkinliğidir. Peter DruckerYine altını çizerek belirtmek isterim ki, sektörümüz nitelikli iş gücü olarak her dönem daha iyiye gidiyor. Ancak arz talep dengesini sağlamak için, işin meslek olarak görülmesi ve kişilerin de buna paralel seçilmesi ve daha birçok konunun bir arada olması gerekiyor. Doğal olarak bu konular içerisinde en önemli unsurlardan biri de eğitim. Bu konu ile ilgili olarak dikkatimi çeken bir gazete haberini paylaşmak istiyorum:Perakende sektörü kalifiye eleman sıkıntısı çekiyorHızla açılan mağazalar için nitelikli eleman bulmak büyük sıkıntı yaratıyor. Evet, kriz nedeniyle işsiz sayısı çoğaldığından, gelen CV lerde ciddi bir artış var ama bu başvuruların çoğu ilgisiz işleri kapsıyor. Yeni açılacak mağazalara eleman bulmakta zorlanan perakende firmaları, artık insan kaynakları departmanlarına daha çok ağırlık vermeye başlamış. Ayaydın Miroglio Grup, çareyi meslek yüksekokullarında kariyer günleri düzenlemekte bulmuş. Genç potansiyellere ulaşmak için her eğitim döneminde 3 4 kez meslek yüksekokullarına gidip, okul müdürleri ile görüşen, kariyer günleri düzenleyen şirket, bu sayede 100 kişiyi bünyesine katmış. 110 mağazası ve bin 325 çalışanı olan şirket, bundan sonra eleman alımlarını ağırlıklı olarak bu şekilde yapacak.Mağaza müdürü yokBulunması en zor pozisyonların başında mağaza müdürleri geliyor. Satış danışmanlarının bir şekilde bulunup, yetiştirildiğini ama mağaza müdürü bulmanın çok zor olduğunu söyleyen Ayaydın: yüzlerce, binlerce mağaza açılıyor, şimdi her semte bir alışveriş merkezi açıldı; bazı semtlerde 3 4 tane açılıyor. Bir anda 300 mağazanın açılması demek, 300 müdüre, 300 müdür yardımcısına ihtiyaç var demek. Mecburen içeriden yetiştirmeye bakıyorsunuz. Satış danışmanları prim usulü çalıştıklarından satışlar azaldığı için kazançlarda da düşüş olmuş. Ayaydın Miroglio Grup, buna bir çözüm bulmak için mağazalardaki kurulu düzeni değiştirmiş. Şimdi mağazalarda herkes her işi yapıyor. Yani bir satış danışmanı, mal da satıyor, kasaya da geçiyor, giren malı da kontrol ediyor, vitrini de yapıyor.Satış temsilcisi eskiden yine satış yapıyor ama kimi zaman müşteri ürünü beğenip kasaya gittiğinde vazgeçiyormuş. Oysaki şimdi satış temsilcisi o ürünü satıp ödemesini alana kadar müşterinin yanında oluyor ve eğer satış tecrübesini doğru kullanabilirse ürünün satışını sonlandırıyor. Daha önce bu şekilde ürün almak niyetiyle mağazaya gelen fakat kasadaki sıra ya da kasa personelinin beklenmesi gibi bir takım durumlardan dolayı vazgeçen müşteriler oluyormuş ki, bu müşterilerin sayıları hiç de göz ardı edilecek gibi değilmiş. Bu şekildeki bir sistemle daha önce mağazadan alışveriş yapmadan çıkan müşteriler yakalanıyor ve çalışanlar satış yaptığı ürün sayısını da primini de artırıyor. Ayaydın, sistemden çalışanların da çok memnun olduğunu, hem daha çok kazandıklarını hem daha çok dinlenebildiklerini ve kendilerine zaman ayırabildiklerini söylüyor. 9 Ağustos 2009 Hürriyet İK (özet)Bu bağlamda kendi görüşlerimi de ekleyerek bazı saptamalarda bulunmak istiyorum. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır diyen güzel bir atasözümüz var. Doğal olarak, firmaların da kendi stratejileri ve taktikleri var ki, bu da onların doğruları.Kariyer yapmak, sektörde yükselmek isteyen kişileri bulmak, alıp eğitmek ve gelişimlerine katkıda bulunmak bizim iş görevlerimizin bir parçası. Gerek iş düzeni içerisinde gerekse de eğitimlerde ve danışmanlıklarda bunu yaşadım, yaşadık. Mağaza yöneticileri bulmanın zorluğu, sektör olarak yaşanan bir olgu. Zaten ağırlıklı olarak iki yöntem kullanılır. Yöneticiyi ya dışarıdan alırsınız ya da içeriden yetiştirirsiniz. Her ikisi de kullanılan sistemler, artı ve eksileri bilinen gerçekler. Ancak eğitilmiş iş gücünü ortaya çıkarmak kadar, eğitimlerinin devamını sağlamak ve kişileri yükselebilecek durumlara hazırlamak da önemli. Günümüz perakende yöneticileri giderek çok rollü kişilerden oluşuyor oluşturuluyor. Bu konu astların kendilerine yükselme hedefleri koymaları açısından da olumlu sonuçlar veriyor. Ancak bu sistem çalışanlara sorumluluk alanları ile ilgili çelişki yaşatabilir. Bütün çalışanlar temel disiplinleri bilmeli, buna karşın yetenekleri ve donanımları ile paralel olarak görevlendirilmeli. Rotasyon bazı geçici durumlarda empati kurmak açısından verimlilik sağlayabilir. Ancak süreklilik arz etmesi, perakendenin her kulvarında aynı etkiyi vermeyebilir.Her şeyi devletten beklememek lazım diye bir söz var. Elbette ki eğitim önemli ve önemini artırarak koruyacak. Ancak her şeyi de eğitimden beklememek lazım. Perakende sektörü beklentileri karşılamalı ki, daha çok beklentilere sahip meslektaşlarımız olabilsin
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive