Eklenme Tarihi : 21 Eylül 2010 Salı
Berna Yüksel

Tercih sebebi

Gazetelerin insan kaynakları eklerinin ya da aynı hizmeti veren diğer mecralarda yer alan ilanlardaki son satırlarının neredeyse tamamının ezber cümlesi .tercih sebebi diye bitiyor. Cümlenin girişininBoğaziçi, ODTÜ, Bilkent gibi üniversitelerden mezun olunması, bay ise, askerliğini yapmış olması, ya da ikinci dil bilmek olması neyse de,bayan olması, bay olması şeklinde başlaması kadın erkek eşitliğinin olabildiğince savunulmaya çalışıldığı, bu teorinin pratiğe dökülmesi için aklımıza gelebilecek her sektörde özel gayret gösterildiği günümüzde, konunun maalesef içten içe kanayan bir yara olduğunun göstergesi mi?


Bazı mesleklerin çoğumuzun kafasında halen maskulen yahut feminen bir imaj çiziyor olması, yeni neslin ciddi bir kısmının bile birçok konuda fikren ve ruhen şiddetli devrimler yaratmış olmasına rağmen farkında dahi olmadan bu algıyı destekler yaklaşımlarda bulunması, bu hususta gidilmesi gereken daha çok yol olduğunun ispatı olsa gerek. Bugün hangi kız çocuğu berber, araba tamircisi ya da şoför, erkek çocuğu ise asistan hemşire ya da çocuk bakıcısı olmak istediğinde ailesi ve çevresi tarafından destek görüyor, dürüstçe cevap vermek lazım. Tüm bu önyargılı kalıplar kafamızın bir köşesine derince kazınmış gibi âdeta, toplum baskısını ise göz ardı edebilmek için marjinal bir statüye sahip olmak şart.Kadın ve erkeğin tüm temel başlıklar altında birebir aynı olduğunu iddia etmek elbette ki abesle iştigal, aynılığın değil eşitliğin savunulduğunun nüansına günümüzde son derece eğitimli kültürlü kadınlar, erkekler bile henüz haiz değil yazık ki. Aynı şartlara sahip erkekler ise söylemde eşitliğin en büyük savunucusu; fakat uygulamada insanı şaşırtacak ölçüde şovenist. Dünden bugüne söz konusu bu ve diğer benzeri meslekler nasıl ve neden ve hangi süreçte böyle cinsiyetlere büründü bilinmez ama bunun sebebi sadece kadına has ya da sadece erkeğe has özellikler olmasa gerek. Bazı göze çarpmayan ama sıklıkla karşılaştığımız tezatlıklar bunun en güzel ispatı. Evde yemeği, biçki dikişi, çiçek bakımını hatun kişi yaparken iş ticarete döküldüğünde karşımıza genelde başarılı er kişi imajlarının çıkması ve buna tüm toplumun bünyesinin alışmış olduğu gerçeği gibi. Hâlâ, yeni kurulan bir yuva üzerine bir sohbet açıldığında kadının evliliğe alışmak için işten bir müddet uzak kalması gayet normal hatta olması gereken olarak ortaya konurken; erkeğin bundan böyle çok daha fazla çalışması gerekliliği artık yükümlülüğünün iki kişilik olması ile açıklanıyor. Şu genel manzarada erkekten daha fazla kazanan kadın örneğini tartışabilmek ise bulunduğumuz durumdan birkaç seviye atladıktan sonra mümkün görünüyor. Dünya değişti, Türkiye ise çok hızlı değişti, misakı milli sınırlarımız içerisinde atlanan çağlara sadece bir değil bir çok jenerasyon şahit oldu. Teknolojik gelişmeler, iletişim sektörünün sunduğu kolaylıklar, dünyanın her köşesinden haber alabilme ve her konuyu takip edebilme imkânları, internet vs. çağı yakalamak adına insanları her şeyi nefes nefese yaşama durumunda bıraktı. Teorileri çabuk fark edip öğrenip benimsedik, yeni akımların ipuçlarını veren kitapları, web sayfalarını, dergileri, gazeteleri tüm dünya ile aynı anda okuduk, dizileri, programları aynı anda izledik. Giyimlerimiz görünürde bir örnek, konuşmalarımız ve fikirlerimiz bir anda tüm bu akımları uzun solukta kültürlerine yerleştiren diğer toplumlarla aynı oldu, ama bunları hayatın her aşamasında her yere aynı hızla uygulamak çok da kolay olmadı, olmadığı gibi eğreti manzaralar oluşturdu. Yanında bayan inşaat mühendisi çalıştırıp da kendi kızının bu işi asla yapmamasını isteyen, hatta onu o ortama bile getirmekten imtina eden işveren örneği ile sık karşılaştık. Bir kadına / kadınlara / bayanlara / hanımlara göre değil şeklinde zarf tümleci, değişen ancak özde aynı kalan cümleler kulağımızda çok sık çınladı. Bu sözde teorik fikirlerin pratik eylemlerle çatışması değildir de nedir? Maskulen imaj çizen pozisyonda bir kadının çalıştığı durumlarda, fikirlerini ciddiye almamanın, onu , geç saate kadar mesai yapmasını gerektirecek işlerden uzak tutmanın, hele bir de üst düzeyse ve ekibinde erkek varsa bu erkeğin bir türlü bu duruma uygun hareket etmeyi becerememesinin, baylara hitap şekli sürekli siz iken bayanlara çok kısa sürede sen diye hitap etmeye başlanmasının üst başlığı başka ne olabilir ki? İnsanların ön yargılarını, kalıplaşmış düşüncelerini yıkmak çok zor, bunu yapabilmek için fırsatları yakalamak ise imkânsız gibi bir şey. Yakalandığında ise işte her şey o zaman başlıyor. Meşakkatli ve hırpalayıcı bir kendini ispat süreci Psikolojik olarak kadın kimliğinizden ödün vermeye zorlanmanız. Tartışmanızın değil onaylamanızın beklenmesi. İş ve ev arasında rol çatışmasına düşmeniz. Sonrasında belki belli kesimlerce uygulanacak bir mobbing aşaması, caydırma politikası ve dahasıBugün bu kadar kaliteli iş gücüne ihtiyaç duyulurken özel hayatının gerektirdiği duruşundan sıyrılıp profesyonel hayatının mecbur kıldığı kalıbın içerisinde yeteneklerini kullanabilen herkese eşit imkânlar sunularak alternatifler desteklenmeli. Bu yazı tamamen bir kişisel görüş bildirgesi, tepki verilmemesi ise tercih sebebi.

Yazarın Diğer Makaleleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive