Eklenme Tarihi : 21 Eylül 2010 Salı
Yılmaz Pekmezcan

Perakende = Kariyer! (1)

Günümüzde insanların en büyük kâbusu işsizlik! Özellikle küresel yavaşlama ile (belki de bir kısmının da bahanesiyle! ) reel sektör önemli bir istihdam açığı yaratmıştır.


Özel sektörün darboğazdan geçişi, nitelikli ya da niteliksiz birçok insanımızı işsiz konuma getirmiş, bir de bunun üzerine üniversitelerin son sınıflarından mezun olan on binlerce genç nüfusu da bu kervana dâhil etmiştir. Sanırım artık gençler üniversitelerin bazı bölümlerini özellikle iş bulamayacakları ihtimalini de düşünerek tercih etme konusunda ince eleyip sık düşünecekler veliler de bu konuda bir hayli baskıcı davranacaklardır. Nihayetinde eğitimin temel amacı, her alanda ülkeye hizmet edecek donanımlı insan gücünü yetiştirmektir. Fakat bu yetişen insan gücünün de bunca emek ve harcamanın sonunda eğitim döneminde almış olduğu bilgi, beceri ve donanımı başta ülke ekonomisi olmak üzere gelişimi için gerekli her sahaya aktarabilmelidir. Aksi takdirde birçok Avrupa devletinin nüfusundan çok fazla olan okuyan sayısının ülkemizin yararına değil bir süre sonra tam anlamıyla zararına olacağını, hatta olduğunu söyleyebiliriz. Gençlere belirli bir eğitimin sonunda sahip oldukları kazanımları ile enerjilerini bir yere kanalize edebilecek iş sahalarını ve imkânlarını mutlaka sunabilmeliyiz. Elbette ki üniversitelerin iş bulma gibi bir görevi bulunmamaktadır. Fakat üniversite sanayi işbirliğinin gerçek manada sağlanarak özellikle üretim ve hizmet sektörleri için gerekli ihtiyaç ve talepler doğrultusunda eğitim planlaması yapılabilir. Sanırım bu işbirliği gerçek manada sağlandığı takdirde özellikle ara işgücü temini konusunda daha gerçekçi adımlar atılacaktır. Sektör aradığı elemanı temin edebilme konusunda formal eğitim yollarını daha süreç devam ederken kullanarak kaynak planlaması yapabilir. Böylelikle eğitim kurumları da mezunlarının (çıktı) bir an önce işe yerleşmesiyle, başarılarını tescil etmiş olacaklardır.Bir eğitim kurumunun başarısı sanırım mezunlarından ne kadarının kurumsal bir firmada, dolgun ücretli ve saygın bir konumda iş bulabildiği ve ne kadarının üretim sürecine katılarak katma değer üretebildiği ile ölçülebilir. Düşünün bir kez; çok iyi bir üniversite ya da bölüm fakat mezunlarının yüzde onu ya da on beşi iş bulabilmiş, yüzde doksanı işsiz! Gözü de kulağı da tırmalıyor bence. Bu durumda eğitim kurumları bence misyonlarını yeniden gözden geçirmeliler! Tekrar ifade etmek isterim ki; elbette ki üniversitelerin iş bulmak gibi bir görevi yoktur. Ancak ülkenin her alandaki muhtemel gelişimlerine ya da geliştirilecek alanlarına paralel üniversite, bölüm, program ve öğrenci planlaması yapılarak eldekilerin sanayinin ve sektörel kurumların beklentilerine cevap verecek donanımla hazır hale getirilmesi gerekir. Kariyer, iş hayatında olsun ya da olmasın her insanın ilgisi dâhilinde olması gereken bir kavramdır. Zaman, her an aleyhimize işleyen bir mefhum aslında. O ilerledikçe hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak ve şayet geleceğe dair bir hedefimiz var ve buna ulaşmak için bir çabamız olacaksa sorun yok. Ancak; çabamız yok, hedefimiz de yoksa işte o zaman tüm sorunların başladığı yerdeyiz demektir. Böyle bir durumdaki kişinin yapacağı en kolay iş, başta devletini, hükümetini, ailesini ya da kendilerini eğitenleri suçlamak olacaktır. Bu süreçteki asıl acı olan ise suçlama sürecinin artık çaresizlik içine düşüldüğü dönemlerde yani sorumluluk ve inisiyatif alması gereken bir dönemde başlayacak olmasıdır. Böyle bir dönemde psikolojik bunalımın eşiğindeki ya da içindeki bir insanın artık ne kariyerinden bahsedilebilir ne de ülke ekonomisine katkısından. Tam aksine bu durumdaki bir kişi bir de genç ise kendi kendisine bu durumun üstesinden gelmesi beklenemez. İnsanın ekonomik varlığının temeli çalışma hayatıdır. Diğer bir deyişle en temelinde geçinebilmemizin yegâne yolu çalışmaktır. Çalışmak, hem bireysel açıdan hem de ülke ekonomisi açıdan yaşamın devam edebilmesi için tek gelir elde etme unsurudur. Dünya kadar petrolünüz ve yer altı zenginlikleriniz bile olsa çok çalışarak bu rezervlerin kullanımı konusunda yeter olmalısınız. Aksi durumda bu rezervler bile gün gelir sonunuz olabilir!İşte, eğitim kurumları böylesi olumsuz durumların yaşanmaması ve ülkenin kalkınabilmesi için, milyonlarca eğitim gören gencini sağlıklı bir şekilde topluma kazandırılabilmesi için kariyer planlamasına yardımcı olmalı, önlerine ulaşılabilir hedefler koyarak ülke genelinde bir bütünlük içinde onları geleceğe hazırlamalıdır. Bu konudaki en önemli desteği de sanayiden alabilmelidir. Bir dahaki yazımızda kariyer ve kariyer planlaması ile perakende sektöründeki fırsatlar neler, sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.Kendi gelecekleriyle ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dâhil olurlar.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive