Eklenme Tarihi : 21 Eylül 2010 Salı
Sinan Asılyazıcı

Akapella (*)

Bir yöneticinin görevi, motivasyon ateşini yakmak değil, her insanın içindeki motivasyon kıvılcımının çakmasını sağlayacak ortamı yaratmaktır. Frederick Herzberg


Değerli dostum Orhan Ataç, www.perakende.orgda yayınlanan 2012 perakende sektörü yöneticilerinin yılı olacak adlı yazısında, barkodun kullanıma başlanmasından günümüze teknolojik gelişmeleri içeren hoş bir panoramayı gözler önüne sermiş. Özellikle taze gıda etiketi (Onvu etiket) önemli bir sorunu çözecek bir gelişme olarak dikkatimi çekti. Ayrıca müşterilerin mağaza içi hareketlerini gözlemleyen çalışmaya da katılmıştım. Benim yazıma aldığım konu, yazısının yöneticileri kapsayan başlığı.Perakende sektörüne yöneticiler açısından bakabilmek önemli! Bunun için 2012ye dek beklemeye gerek yok bence. Neden yok? İlk olarak bende biraz sektörün önceki sürecine giderek kısa bir anımsatma yapmak istiyorum.Perakende sektörünün ülkemizdeki gelişimine baktığımızda, sürecin hızlandığı dönemde tüm branşlarda bir arz talep dengesizliği olduğunu gördük ve yaşadık da. Bu günümüzde de belli oranlarda sürmekte. Yalnız, yönetici açısından bakıldığında diğer branşlara oranla biraz daha rahat bir konumda olduğumuzu söyleyebilirim. İşin meslek olarak kabul edilmesi, benimsetilmesi ve meslek liseleri ile meslek yüksek okullarında yer alması için ne kadar istekli olduğumu ve konuyu birçok kez yazdığımı sizler bilirsiniz. Perakende sektörüne yeni giren kişilerin sayısal oranı ile konuya uzun vadeli bakanların azlığı, çözülmesi gereken önemli bir problem olarak gündemdeki önemini korumaktadır. Ancak bu süreç yöneticiler açısından azalmış ve kanımca azalmaya da devam etmektedir. Birincisi perakende sektöründeki yöneticiler kolay yetişmediğinden (her departman aynı derecede önemlidir ama bu yazı yöneticiler ile ilgili olduğundan diğer kısımlara değinmiyorum) farklı sektörlere kayış çok kolay olmamaktadır. Sektörümüzün yazılı olamayan kurallarından biri de; sektöre girip de işi sevenlerin kolay, kolay bu işten kopamayacağı gerçeğidir ki ben de bunun inanan ve yaşayan bir örneğiyim.Bu bağlamda uzun bir süredir çok sayıda ve bir o kadar da değerli yönetici yetişti. Kurumlar içlerinden de yetişmeye devam ettiğinden Orhan Ataç bu konuda önemli bir noktaya değinmiş yazısının finalinde. Ancak kanımca asıl sorun, uygun olan yöneticinin uygun olduğu ve / veya uyum sağlayabileceği kurumla olması veya olabilmesinde yatıyor. Çünkü giderek zenginleşen ve uzmanlaşan perakende dünyamızda, birçok temel disiplin içerisinde yöneticiler yetişmekte ve yetiştirilmekte. Zaman içerisinde yaşanan transferler, alınan yeni iş teklifleri veya memnuniyetsizlik nedeni ile yaşanan iş değiştirmeler doğallıkla bu sirkülasyonu hızlandıran nedenler içerisinde yer alan önemli etmenler içerisindedir. Bu nedenle bazı yerlerde yöneticiler seslerini duyurabilme konusunda zorlanmaktayken, bazı yerlerde ise yönetim enstrümanları çalarken onlar o anki işleri gereği akapella yapıyor olduklarından notalar havada uçuşuyor olabilmektedir.Perakende sektöründe yöneticilere olan ihtiyacın her geçen yıl, bir öncekine oranla daha da artacağını öngörmek zor değil. Bunu sağlamanın iki yolu var. İlki, yöneticileri içeriden yetişmek, ikincisi de dışarıdan uygun kişileri bünyeye katmak. Söz konusu her iki yönteminde artı ile eksilerinin işletmeye ve stratejilerine göre değişkenlik gösterebileceğinden bu bağlamda söz konusu yöntemin, yönetim kademesi tarafından seçilmiş olması gerekmektedir.Ancak hangi yöntem geçerli olursa olsun, insan yönetmenin ve yönetebilmenin önemi göz ardı edilmemeli ve bu kişileri yönetenlerde bu noktaya önem vermelidir. Zaten bu konuda başarılı uygulamalar yapan ve bunları ortaya koyan şirketlerin sayısı giderek artıyor ve bizlerde ya tanık oluyor ya da öğreniyoruz. Bu da perakende sektörünün önümüzdeki dönemlere daha organize olarak hazırlandığının bir başka göstergesidir. Burada değinmek istediğim başka bir hususta şudur: Günümüz perakende sektöründe zor olan yönetici bulmak değil, en azından birçok nokta için bu böyle. Daha zor olan kısmı üst düzey yönetici bulmak olabiliyor. Farklı disiplinlerde eğitilmiş, yetişmiş ve yetiştirilen kişileri oldukları kuruma adapte edecek, işi sürdürecek, yöneticilerini koruyup kollayacak, yeri geldiğinde cezalandıracak ama motivede edecek ve edebilecek üst düzey yöneticilere sektörde olan ihtiyacın önümüzdeki dönemlerde daha fazla olacağına inanıyorum. Günümüz perakendeciliğinde iş, yöneticiyi doğru ve iyi değerlendirmekten de geçiyor. Birçok konuda benzeş hale gelen mağazacılık örneklerinde farkın farklılıkları azaldıkça sanırım eldeki değerlerin daha iyi değerlendirilebilmesi çok daha önemli olacak. Bu da iyi orkestralara, iyi şefler demektir. Dinleyen de dinleten de bundan kazançlı çıkar. İyi kazançlar dilerim * Akapella müzik terminolojisinde a capella olarak geçer. Çok sesli bir müzik türüdür. Enstrüman olarak insan sesi kullanılır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive