Rekabette Fark Yaratan Özel Markalar

Fiyat ve kalite avantajıyla farklılık yaratan özel markalı ürünler, her perakendecinin rüyası olan müşteri sadakatini elde etmenin en önemli araçlarından biri oldu. Yarattığı etkiyle tüketicinin algısını değiştiren özel markalı ürünler, perakende zinciri için söylenen ucuz, pahalı, kaliteli gibi sıfatların oluşmasında başlıca kriter

Eklenme Tarihi : 11 Nisan 2008 Cuma
rekabette-fark-yaratan-ozel-markalar
Canan Kılınç Son bir yıl içinde gıdada yüzde 42, gıda dışı ürünlerde yüzde 38lerde büyüyen özel markalı ürünler, perakende sektörü içinde ağırlığını artıran ve ciddi tartışmalara gebe bir noktaya geldi. Özellikle discount zincirlerde büyük bir hacim yaratan bu ürünlerin rekabet şartlarını zedelediği ve yerli üreticilerin gelişimine engel olduğu kurulduğu günden bugüne Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından sıkça dile getirildi. Nitekim Federasyon çatısı altındaki yerel organize perakendeciler, yasa tasarısının yürürlüğe girmesiyle birlikte Private Labelın raflardaki oranının yüzde 20 ile sınırlanmasından yana. Discount zincirler gücünü koruduIpsos KMGnin 2007 2008 raporuna göre özel markalı ürünlerin hızlı tüketim ürünlerindeki payı ise yüzde 4.7ye erişti. Enflasyon rakamları dikkate alındığında ise market markalarındaki reel büyüme enflasyonun yaklaşık 31 puan üzerinde gerçekleşti. Gıda ürünleri 2006 yılında olduğu gibi 2007de de en fazla büyüyen kategori olmaya devam etti. Ancak, 2007de özellikle temizlik ürünlerindeki büyüme dikkat çekiyor. Temizlik ürünleri gıda kategorisinden sonra en fazla büyüyen kategori oldu. Gıda ürünleri geçen yıl yüzde 42 ile en fazla büyüme gıda ürünlerinde görülürken, temizlik ürünleri kategorisi ikinci sırada yer alıyor. 2007de özellikle temizlik ürünlerinde yaşanan büyüme dikkat çekici. Geçtiğimiz yıl büyük oranda pay kaybeden temizlik ürünleri kategorisi bu yıl yüzde 38,3lük bir büyüme göstererek ikinci sırada büyüme gösteren kategori oldu. Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, market markalı ürün harcamalarının pay kaybettiği tek kategori ise diğer ürünler oldu. Enflasyon rakamları dikkate alındığında ise market markalarındaki büyüme enflasyonun yaklaşık 31 puan üzerinde gerçekleşti. Market markalarının hızlı tüketim ürünlerindeki (FMCG) payı son dört yıldır artan bir trend gösteriyor. Bu pay geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 21 artarak yüzde 4.7ye erişti. Bu dönem içerisinde kendi kategorisindeki toplam harcamalardan en yüksek payı alan market markalı ürün kategorisi ise yüzde 4.8 ile gıda ürünleri oldu. Kişisel bakım ürünleri 4.5 ile ikinci sırada yer alırken geçtiğimiz yıl düşüş yaşayan temizlik ürünleri kategorisi 4.2lik pay alarak üçüncü sırada yer aldı. Artık tercih ediliyorHanelerin yüzde 80i en az bir kez market markalı ürün satın aldı. Geçen yıl aynı dönemde olduğu gibi, bir önceki döneme göre daha çok haneye ulaşan market markalı ürünler son dönemde de penetrasyonunu artırmaya devam ediyor. Geçen yıla göre market markalı ürünler yüzde 7.7 daha fazla haneye ulaşırken, Eylül 06-Ağustos 07 döneminde hanelerin yaklaşık yüzde 80i en az bir kere market markalı ürün satın aldı.Eylül 06-Ağustos 07 döneminde market markalı ürünlerin tüm ürün kategorilerinde önceki döneme göre yaygınlaştığı görülüyor. Gıda ürünleri son beş yıldır olduğu gibi en yüksek penetrasyon oranı ile en fazla sayıda haneye giren kategori olmaya devam ediyor. Diğer ve kişisel bakım ürünleri hariç tüm kategorilerde market markalarına olan tüketici sadakati artıyor. Geçen yıl sadakat oranı yüzde 20ye yakın artan kişisel bakım ürünlerindeki sadakat düşüşü çok az miktarda (yüzde 0.6) olmakla birlikte tüketici tercihinin bu yıl üretici markalara tekrar geçiş yaptığını gösteriyor.Geçen yıl en fazla ciro yapan iki kategorinin toz-kesme şeker ve bakliyat olduğu görülüyor. Önceki iki yıl birinci sırada yer alan bakliyat bu yıl itibarıyla ikinci sıraya, yine geçen iki yıl ikinci sırada yer alan kağıt ürünleri ise altıncı sıraya düşmüş durumda. Bu da gösteriyorki toz ve kesme şekere harcanan her 1 YTLnin 0.39 YTLsi artık market markalarına gidiyor. Geçen yıldan bu yana sadakatin en fazla arttığı kategori ise balık konservesi. Tüketiciler toplam balık konservesi alımlarının geçen seneye göre çok daha fazlasını market markalı ürünlerle yaptılar.Önceki dönemlerde olduğu gibi, indirim kanalları market markalı ürün ticaretinde sürekli artan payları ile market markası alımlarının en yoğun yapıldığı satış kanalı oldu. Hipermarket, zincirmarket, süpermarket ve toptancıların ise market markalarına yapılan harcamalardaki payları düşmeye devam ediyor. Özel markaların hızlı tüketim sektörü içinde büyüme oranları Dünyada ve Avrupada DurumGeçtiğimiz yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiyede de özellikle ekonomik krizle beraber büyüyen market markaları pazarının, markalı ürünlerle rekabet gücü her geçen gün biraz daha artıyor. Markalı ürünler kampanyalarla bu pazarın büyüme hızını kesmeye çalışsalar da market markalarının pazar payı artmaya devam ediyor. Bu konudaki en son kaynak olan ACNielsenin global araştırması Market Markalarının Gücü 2005 Power of Private Label 2005 sonuçlarına göre Market Markalı hızlı tüketim ürünleri global pazarda paylarını artırmaya devam ediyor. 38 ülkede 80 kategoriyi içeren 14 ürün alanında gerçekleştirilen araştırma, PL ürünlerin 2005in ilk çeyreğine göre geçmiş 12 ay incelendiğinde, toplam satışların yüzde 17sini oluşturduğunu bildiriyor. ACNielsenın 2003 yılında düzenlediği aynı konudaki araştırmada bu rakam yüzde 15 olarak bildirilmişti. Markalı ürünlerin büyüme rakamı yüzde 2 iken, PL ürünlerin yüzde 5 oranında büyüdükleri bir başka bulgu olarak bildiriliyor. Araştırmanın gerçekleştirildiği ülkelerin üçte ikisinde PL ürünlerin satış değerinin markalı ürünlerden daha hızlı büyüdüğü bildiriliyor.Private Label ürünlerin toplam pazar payının en yüksek olduğu bölge, 17 ülkede yüzde 4 büyüme ile yüzde 23 paya sahip olan Avrupa oldu. 2003 yılındaki ACNielsen Market Markaları Araştırması sonuçları ile aynı şekilde 2005 yılındaki araştırmada da ilk beş pazar Avrupa Bölgesinden çıkmış oldu; İsviçre (yüzde 45), Almanya (yüzde 30), İngiltere (yüzde 28), İspanya (yüzde 26) ve Belçika (yüzde 25). Gelişen Pazarlar Bölgesi (Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya ve Güney Afrika ile temsil edilen) hacmin düşük olmasına rağmen, toplamda en hızlı büyüme oranını yüzde 11le yakalamış oldu. Geçmişte gerçekleştirilen araştırmalarla paralel olarak, Latin Amerika ve Asya Pasifik Market Markaları pazarlarının pay açısından küçük olmalarına rağmen, Gelişen Pazarlar Bölgesi kadar hızlı büyümedikleri görülüyor. Kuzey Amerika Bölgesi ise hem pay olarak (yüzde 16) hem de büyüme oranı (yüzde 7) olarak pozitif figürleri yakalamış durumda.Buna karşılık Türkiyeye baktığımızda 2005 yılının ilk altı ayında PL yüzde 14 büyüyerek toplam hızlı tüketim ticaret içindeki payı yüzde 1e ulaşıyor. Market markalarının pazar payı hala çok düşük olmasına rağmen modern ticaretin gelişmesi ile pazardan aldığı payı artırması bekleniyor. Hatta, Avrupa ve Amerika perakendecilerinde gördüğümüz üzere Market markaları iyi yönetilip geliştirildiği takdirde, perakendeciler için mağaza sadakatini artırmak için çok önemli bir araç haline gelebilir. Geçmiş ACNielsen araştırmalarında çıkan sonuçlarda temel tüketim maddeleri olarak algılanan alüminyum folyo, kağıt ürünleri ve plastik poşet kategorilerinde market markalı ürünler en yüksek pazar payına sahipken markalı ürünlere karşı tercih edildiği görülüyordu. 2005 yılındaki araştırmada bundan farklı olarak, günlük gıdaların (süt, peynir ve tamamen yemeye hazır yiyecekler) alüminyum folyo, kağıt ürünleri ve plastik poşet kategorilerine oranla daha hızlı büyüyerek ilk sıraya yerleştiği belirtiliyor. Türkiyeye baktığımızda hala son 3 yılda olduğu gibi kağıt ürünlerinin toplam kategori içinden aldığı pay en yüksek seviyede. Son yıl market markalı kağıt ürünleri yüzde 10 büyüdüler ve yüzde 13lük paya sahip oldular. Günlük gıdaların yükselişe geçmesi dünya çapındaki perakendecilere hakim olan genel bir trendi de doğruluyor: Market markalarını premium segmentlere konumlayarak, geçmişteki düşük fiyatlı-yüksek sürümlü temel tüketim ürünleri merkezli uygulamalardan öteye gidebilmek. Gerçekten de, ACNielsenın karşılaştırmasına göre 14 ürün kategorisi içinde günlük gıdalar markalı ve market markalı ürünler arasındaki yüzde 16lık fiyat farkı seviyesi ile en düşük farka sahip olan kategori. Bu oran tüm kategorilerde global olarak yüzde 31 seviyesinde.Günlük gıdalar arasında yer alan hazır yemekler, tüketicilere tüm bileşenleri ile paket, tip ve tarifler açısından birçok seçenek sunarak, kategorinin satış değerinin yüzde 49unu oluşturuyorlar. Kalite, tazelik ve sağlıklı seçimin öncelikli olduğu bu kategoride, markalı ürünlere karşılık market markaları ile yaklaşık olarak aynı payı yakalayan perakendeciler, gerçek anlamda sadakat ve market değeri yaratabildiklerini ispatlıyorlar.ACNielsen Global Hizmetler Genel Müdürü Jane Perrine göre, stratejik açıdan tüm dünyada perakendecilerin müşterilerinin yaşam tarzına ve tercihlerine göre kendi market markalarının markalaşmasına ve pazarlamasına daha fazla odaklandıkları görülüyor. Hatta, bazı perakendeciler hızlı tüketim ürünleriyle kalmayıp kişisel finansman, sigorta, telekomünikasyon gibi alanlarda market markası sunmaya başladılar.ACNielsenın 38 ülkedeki perakende ölçüm hizmetleri tarafından yapılan detaylı bir incelemeye ek olarak, 14 ülkedeki tüketici paneli verisine bakılarak edinilen sonuçlara göre neredeyse herkes en az bir kere market markalı ürün satın almış bulunuyor. İncelenen ülkelerdeki pazarların üçte ikisindeki hane halkının tamamı geçtiğimiz yıl en az bir kere market markası satın almış. En düşük penetrasyonun bildirildiği Singapurda bile yüzde 77 ile güçlü bir penetrasyon seviyesi olduğu görülüyor. Premium market markaları sektörünün büyüme oranına paralel olarak, düşük gelirli ve kalabalık ailelerin satın alma payı daha az bir oranda artmış bulunuyor. Halen market markaları, global pazarın sadece yüzde 17sine sahip görünse de bazı ülkelerde bu oran oldukça yüksek. Örneğin, İsviçrede market markalarının ciro payı yüzde 45ler seviyesinde. Banat - Yalçın KaynakPrivate Label Fuarına hangi amaçlarla katıldınız? Şu ana kadar hedefleriniz doğrultusunda istediğiniz geri dönüşü alabildiniz mi? Private Label Fuarına 5 yıldır katılıyoruz. Uluslar arası bağlantılar noktasında iyi geri dönüş aldığımız bir fuar. Banat olarak Türkiye pazarında 60 yıllık bir firmayız, 45 ülkeye ihracatımız var. Dolayısıyla bu fuardan beklentimiz, kendimizi daha iyi anlatabilmek, yeni ürünlerimizi katılımcılara, ziyaretçilere gösterebilmek. Bu maksatla 5 yıldır katılıyoruz. Katıldığımız süre içerisinde de geri dönüşümü aldığımızı düşünüyorum. Private Label çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?Tesco-Kipa, Migros, Bütçem ve Şoktaki diş fırçalarını biz üretiyoruz. Diada ve Carrefourda çocuk ve yetişkin grubunu üretiyoruz. Bununla birlikte gerek yurtiçinde, gerek yurtdışında toplam 24 markaya hizmet veriyoruz. Biz Private Labelı önemsiyoruz. Çünkü gördüğümüz kadarıyla dünyada güzel bir oluşum var bununla ilgili. PL pazarı gelişmekte olan bir pazar. Ancak Türkiyede henüz değerini bulmuş, tam olarak sağlıklı bir şekilde büyüyebilmiş bir pazar değil. Kanaatimce Türkiyede markalar ucuzladığı için Private Labelların cazipliği kalmadı. Private Label markaları, toplam ciromuzun yüzde 7.6sını oluşturuyor. Markalı diş fırçası pazarında Türkiye ne durumda? Banat bu pazarın ne kadarına hakim?Genel olarak Türkiyede diş fırçası pazarı şu anda 30 milyon adet civarında. Nielsen pazar araştırmaları raporlarının Şubat 2008deki son raporlarına göre, Türkiyede yaklaşık 29 bin adet diş fırçası tüketimi oluyor. Bu da yüzde 16.6lar seviyesinde bir tüketim olduğunu gösteriyor. Geçen yıl bir ifade kullanmıştım ve bu haber olmuştu; Türkiyede 40 milyon kişi dişini fırçalamıyor demiştim ki bu doğru. Yani pazar şu anda 16.6lar seviyesinde. Yurtdışında İtalyaya, Yunanistana, diğer Batı ülkelerine baktığımızda bu oran neredeyse bizim 10 katımız. Ömür Plastik - Sedat ErdinPrivate Label Fuarı nasıl geçiyor?Geçen seneki fuarla karşılaştırırsak, bu sene daha sakin geçtiğini söyleyebilirim, geçen sene daha iyiydi. Ama bizim açımızdan bakarsak iyi geçiyor, güzel iş bağlantılarımız oldu. Biz umduğumuzu ilk günden bulduk. İhracata yönelik olumlu gelişmeler oldu. İç piyasadan görmediğimiz dostlarımızı, müşterilerimizi de görmüş olduk bu fuarla birlikte. İç piyasayla da bağlantımızı yaptık. Ömür Plastikin Private Label çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz? Maxi Marketlerin plastik grubu ve çöp torbalarını Private Label olarak yaptık. Ulusal firmalar arasında da görüştüğümüz ciddi firmalar var ama kendi markalarımıza da değer kaybettirmek istemiyoruz. Önümüzdeki dönemde Private Label çalışmalarımız olacak ancak kendi markalarımıza yatırım yapmaya da devam edeceğiz. Sedat Tahir Kürşat TiritoğluSedat Tahirdeki son gelişmeleri sizden dinleyebilir miyiz?Ankarada 2nci Organize Sanayi Bölgesinde bir yerimiz var. 1,5 yıl içerisinde, bölgenin altyapısı bittiği zaman oraya geçmeyi düşünüyoruz. Oraya geçtiğimiz zaman üretim kapasitemizi yeni makinelerle de artıracağız. Üretimimizi Ankarada gerçekleştiriyoruz, İstanbul ve İzmirde depolarımız ve satış alanlarımız var. Bunun dışında Karadenizde, Kayseride ve Adanada temsilcilerimiz var. Ulusalların hemen hepsinde varız. Yerli market zincirlerinde de olmaya çalışıyoruz. Private Label çalışmalarınız ne durumda?Private Labelın ciromuzun içindeki payı yüzde 10-15 civarında. Migros, Şok, Dia ve Özdileke PL yapıyoruz. Bunlara yakın zamanda Tesco Kipayı da ekleyebiliriz, görüşmelerimiz sürüyor. Peki sektörün durumuyla ilgili neler söylemek istersiniz?Private Label deyince Türkiyedeki en büyük sıkıntı, markalı ürün satar gibi insanların aylık veya haftalık siparişlerine göre sevkıyat yapıyor olmanız. Private Label konsepti öyle değil, PLde 100 bin-200 bin üretirsiniz, onu bir ya da iki seferde sevk edersiniz, paranızı alırsınız, başka bir şeye karışmazsınız. PL ürünler bu şekilde ucuz oluyor zaten. Market zincirlerinde PL departmanlarına bir hedef verilmiş. Bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntem nedeniyle tüketiciye gerçek ucuzluk ulaşmıyor. Bunun düzelmesi lazım. Ama sistemi değiştirmedikçe bunun düzelmesi mümkün değil. Seyran Gıda - Levent ÇaputçuPrivate Label çalışmalarınız hakkında bilgi alarak başlayalım isterseniz...Şu anda Tesco-Kipaların Private Labelını yapıyoruz. Bunun dışında Ege Bölgesindeki Migrosların kuruyemiş reyonlarını işletiyoruz, Carrefourla, birkaç tane markette çalışmamız oldu. Genel olarak satışlarımızı dökme olarak gerçekleştiriyoruz. Bununla birlikte ileriye yönelik paketli kuruyemişteki hattımızı tamamladık. Paketli kuruyemişte de bir atılım yapmak istiyoruz. Türkiyede paketli ve dökme kuruyemiş oranı nedir? Türkiyede yaklaşık yüzde 20 paketli, yüzde 80 dökme kuruyemiş oranı var. Ama paketli kuruyemiş hızlı bir şekilde dökmenin yerini almaya başladı. Yavaş yavaş orada bir artış var. Çünkü paketteki kuruyemiş daha hijyenik şartlarda üretiliyor ve tüketici ne olduğunu bilerek tüketiyor. Bundan dolayı tüketici bilinçlendikçe bu trend gittikçe artıyor. Özellikle İstanbulda belirli markaların paketli satışları giderek artıyor. İstanbuldaki tüketici daha bilinçli. Anadoluda o trend yavaş yavaş yayılıyor. Şu anda nasıl Avrupada dökme kuruyemiş oranı yüzde 5, yüzde 10sa, belki 10 sene içinde Türkiyede de aynı şekilde olacak. Private Label ürünler konusunda yurtdışına yönelik çalışmalarınız var mı?Private Label konusuna biz daha yeni ağırlık vermeye başladık. Tesco-Kipalara, ambalajlarında paketleme yapmaya başladık. Bu fuara katılmamızın başlıca sebebi, Private Label müşterilerimizi artırmak. PL olarak yaklaşık 2 seneden beri bir çalışmamız var. Fransa ve Belçikada bayilerimiz var, onların PL ürünlerini yapıyoruz. Amerikada bir müşterimiz var, İsrailde bir müşterimiz var, onların da PL ürünlerini yapıyoruz. Türkiye pazarında ise ilk defa Tesco-Kipayla başladık. Onun haricinde fuar verimli geçerse birkaç tane daha ulusal süpermarketlerin ürünlerini yapmaya talip olacağız. Kipa, PL yaptırmada en titiz davranan firmalardan birisi. Kipaya giriş sürecinizden bahseder misiniz?Seyran Gıda olarak biz de çok ciddi testlerden geçtik. Uygulanan bu testler kesinlikle firmayı geliştiriyor. 2-3 sene öncesinde ve şu andaki üretimimize baktığımızda gerçekten çok ciddi anlamda farklar olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla ürünümüzle ilgili kendimize olan güveni de artırıyor. Kipanın çok ciddi check listleri var ve her şeyi kontrol ediyorlar. Bunun labelleri var, kırmızı, sarı, yeşil şeklinde gidiyor, şu anda yeşile geçmiş durumdayız. Bunun en iyi aşaması mavi. Maviye geçtiğiniz zaman da İngiltere Tescoyla çalışma şansınız oluyor, o yol açılıyor, bizim de hedefimiz bu. Uzay Kimya - Müştak Sadi CömertUzay Kimyanın üretiminin ne kadarı Private Label, ne kadarı kendi markaları?Biliyorsunuz biz Private Labelda büyümüş bir markayız. Yeni dönemde bunu değiştirmek ve kendi markalarımızı da daha iyi yerlere taşımak istiyoruz. Bunun için perakende noktalarının hepsinde yaygınlığımızı artıracağız. Ulusallarda özellikle PL segmentinde aldığımız pay çok yüksek ancak yerel zincirlerde bir zaafiyetimiz var. Bunu aşacağız nitekim son dönemlerde yerel zincirlerle de yeni çalışmalara imza atmaya başladık. İstanbulUN Anadolu Yakasındaki zincirlerin çoğunda varız; Çağrı, Hatipoğlu, Prestij, Dinçmar ve irili ufaklı 400 kadar noktada ürünümüz satılıyor. İstanbulun Avrupa yakasında da yerel zincirlerde yaygınlığımızı artırmak önümüzdeki günlerdeki hedeflerimizden biri. Türkiyede PL sektöründe bundan 5-10 yıl önce daha çok üretici firma vardı. Piyasada birkaç firma gücünü koruyor ve üretici sayısında bir azalma görülüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?Uzay Kimya gibi firmalar rekabet şartlarının eşitsizliğinden dolayı sıkıntı yaşıyor. Pazarda inanılmaz fiyatlar var ve bu fiyatlara ayak uydurmak oldukça zor. Bizim geldiğimiz noktada kaliteli üretim gerekiyor, kaliteli olunca da daha maliyetli oluyor. Fiyatı aşağı çektiğiniz an, ödün vermiş oluyorsunuz. İyi üreticilerin pazarda tutunması çok zorlaştı, perakendecilerin merdiven altına ve haksız rekabete prim tanımaması gerekir. İşini doğru yapan yerli üreticilerin zor durumda kalması herkes için kötü olur. Private Labelın kalite anlamında yanlış tanımlanmasıyla ilgili bir sorun olabilir mi bu?Kesinlikle bunun etkisi var. Perakendecilerin de PL ürünün kalitesiz ürün olmadığını anlaması gerekiyor. Örneğin Migros için tamamen farklı şeyler söyleyebiliriz bu anlamda. Migros kaliteden hiçbir zaman ödün vermiyor. Öte yandan onun kadar büyük başka bir zincirin öyle Private Labellar yaptırdığını görüyoruz ki şaşmamak elde değil. Sun Group - Ahmet KahramanPrivate Label Fuarından beklentileriniz nelerdi, bu beklentileri ne oranda karşıladınız?Biz genellikle züccaciye fuarlarının katılımcısıyız. Değişen pazarlama teknikleri, züccaciye ağırlıklı firmaları da perakende zincirlerine yöneltti. Bizim de bu nedenle oluşturduğumuz bir departmanız var. Bu çerçevede katıldık ancak beklediğimiz oranda hareketli olduğunu söylemek mümkün değil. Fuarda yerel zincirlerin satın almacıları da hazır bulunuyor, onlar faydalı oldu mu sizin açınızdan?Bu uygulama, daha önce CNRda gerçekleşen Züccaciye Fuarında da denendi. Görüşmeler yapıldı, bazı satın almacıları standımıza davet ettik. Bu noktada da ürünlerimizi tanıtma fırsatı bulduk. Güzel bir düşünce ancak uygulama tarzında eksikler var. Hangi satış kanallarında hangi stratejiyi izlemeyi tercih ediyorsunuz?Türkiyedeki zincir marketler ve yerel marketlerin birçoğunda ürünlerimiz satılıyor. Bunu ya direkt hareket ederek yapıyoruz ya da marketlerle çalışan firmaların tedarikçisi olarak yapıyoruz. Ama hedefimiz, marketlerde kendi ürünlerimizin sayısını artırabilmek, girdiğimiz yerlerde de hizmet kalitesini yükseltebilmek. Neticede bir yerden sonra iş, hizmet faaliyetine dönüşüyor. Biz bunu üretiyoruz, ithal ediyoruz, pazarlıyoruz ama market raflarında takip edilmedikçe performans düşüyor. Dolayısıyla iyi aksiyonlu ürünleri geliştirmeye çalışıyoruz. Onun dışında raflardaki ürünleri de eleman desteğiyle bire bir takip eder konuma geldik. Ürünlerimizin yapısı gereği discount zincirlerde hacmimiz daha büyük ancak büyük metrekareli zincirlere de ürün satışımız var. Hobby - Serhan KaradağŞu ana kadar nasıl geçiyor fuar? Fuardan beklentileriniz neydi, o beklentileri alabildiniz mi?Private Label Fuarının yabancı müşterileri her yıl artıyor. Geçen seneye göre katılımcı sayısı ikiye katlandı. Bu da Private Labelın ne kadar önemli olduğunu, cirolara ne kadar artı katma değer getirdiğini gösteren bir şey. Hem Private Label Derneğinin ev sahibi olarak, hem de kozmetik sektöründe 35 yıldır köklü bir firma olarak bu fuara katılıyoruz. Dolayısıyla yabancı yatırımcıların, yabancı girişimcilerin ilk dikkatini çektiği marka biz oluyoruz. Türkiyede sektörde üst sıralarda olduğumuz için talep görüyoruz. Sonuç olarak fuar bizim açımızdan çok renkli ve iyi geçti. Faaliyet alanında bu kadar güçlü uluslar arası markalar olduğu halde Hobby gücünü korumayı nasıl başarıyor? Hiç kolay değil... Yerli marka olmanın mevcut koşullarda rekabet açısından zorlukları var. En büyük zorluk maliyetlerdeki artış. Perakende zincirlerine girmek ve pazarda gücünüzü korumak için birçok fedakarlık yapmanız gerekiyor. Bunları yaparken üretimin seviyesini düşürmek gibi bir lüksünüz de yok. Ancak yılların getirdiği tecrübe ve marka değeri bizi güçlü kılıyor. Geçmişten getirdiklerimiz geleceğe bakmamızı sağlıyor. Enteresan bir ürün serisi çıkardınız kısa süre önce. Nasıl bir başarı yakaladı?Evet, 3 ay önce yeni bir krem serisi çıkardık Ürünlerin içinde nar özü var, Türkiyede ilk defa denenmiş çikolatalı var, ay çiçeği, hindistancevizi, buğday ve gül var. Bu 6lı seriyi çok da güzel bir ambalajla sunduk. Hiç reklamını yapmadık, pazarlama iletişimini de yapmadık, basın bültenleri bile çok az çıktı. Fakat çok talep gördü, inanılmaz bir satış yakaladık. Türkiyenin en büyük zincir marketi bize tebrik faksı yolladı, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde inanılmaz satış yaptık diye. Doğru zamanda, doğru ürün grubunu pazara sunmuş olduk. Yeni girdiğiniz diğer bir ürün grubu da ıslak mendil... Orada durum nedir?Yaklaşık bir yıl önce girdik. Markası az, merdivenaltı bol bir pazar ıslak mendil... Perakendede yaygınlığını sağlama çalışmalarına çok ağırlık vermemize, yine reklamını çok az yapmamıza karşın bir yıl gibi kısa sürede pazarın üçüncüsü olduk. Bu ürünü gönderdiğimiz noktalarda satışı çok iyi. Özellikle bebek ıslak mendilinde Hobby markasını gören anneler hiç düşünmüyor ve bizi tercih ediyor. Tabi ki bu markaya güvenmekle ilgili bir durum. Private Label çalışmalarınız ne durumda?Genel Müdürümüz Mete Bey PLAT Derneği Başkanı... Biz, doğal olarak o pazarda gayet iyi durumdayız ve pazarı çok iyi biliyoruz. Carrefour ve Diaların vücut şampuanı ve saç jölelerini biz yapıyoruz. Dianın sıvı sabunlarına da başlayacağız yakın bir sürede... Türkiyede uluslararası kozmetik zincirleri giderek artıyor. Sephora geldi Fransız, Watsons zaten var, Body Shop uzun süredir burada. Onların Private Label ürünleri var. Nasıl etkiledi bu sizin gibi yaygın markaları?Watsonsın kendi ürünleriyle Türkiyeye girmesi, kozmetik sektörüne kalite getirdi. Watsons ve Body Shop gibi markalar dünya trendlerini Türkiyeye taşıdı. Bütün kozmetik üreticileri Watsons ve Body Shopın trendlerini kendilerine adapte etmeye başladılar. Her ürünü herkes yapıyor, bütün yerli kozmetikçiler, bütün yerli üreticilerin hepsi yapıyor. Onların da önünü açtı. Yapmak istediklerimizi acaba Türk tüketici anlar mı diye yapmıyoruz artık. İstersek yapıyoruz çünkü bu zincirlerin gelmesiyle değişik ürün gruplarının bir pazarı oluştu. Bu anlamda ben olumsuz değil, olumlu karşılıyorum Türkiyede olmalarını. Saruhan İç ve Dış Ticaret - Fatih KoştuNasıl değerlendiriyorsunuz son dönemde PL sektörünü?Türkiyede Private Labelda artık eski tonajlar yok, sürekli tonajlar düşüyor. PG, Unilever, Henkel gibi güçlü firmaların ürünleri zaten çok pahalı değil ve her yerdeler. Dolayısıyla kişisel bakımda Private Labelın anlamı üretici açısından artık çok kalmadı bence. Markalarınızın perakende satış kanallarında edindiği yaygınlık artıyor. Neler söylemek istersiniz bu konuda?25 yıldır Fakirin Türkiyede mümessilliğini yapıyoruz. Bu sene başı itibariyle Doğu Avrupaya, Orta Asyaya, Afrikaya kadar tamamen ürünün satış mümessilliğini biz aldık. Özellikle halı şampuanı pazarında yüksek bir pazar payına sahibiz. Piyasadaki rakibimizden sonra ikinci marka olarak boy gösteriyoruz. Geçen senenin 2nci yarısından itibaren Fakir markasına 8 tane daha yeni ürün ekledik. Ahşap temizleyici, yağ sökücü, çelik yüzey parlatıcı, piyasada rakibi olmayan klimax dediğimiz klima temizleyici, aynı zamanda halı şampuanında portakal, lavanta kokuları, evlerinde kedi, köpek besleyenler için ultra hijyen ekstra halı şampuanlarımızla da piyasada yer alıyoruz. Serport - Hakan Serviİlginç ürünleriniz var. Bunlardan bahseder misiniz bize? Biraz niş bir pazarı hedefledik. Türkiyede belki 120 tane el sabunu üreten firma var, 80 tane jöle üreten, ıslak mendil üreten var. Biz biraz daha niş olsun istedik, koku ve görselliği bir araya getirmeye çalıştık. Zaten ondan dolayı 4 sene önce sadece tek bir ürünle başladık, bir tane ürünümüz vardı, tütsüyle başladık... Şimdi ise 12 tane ürünümüz var. Bir ürün diğer bir ürünü, diğer bir ürün bir başka ürünü doğurdu. Bu sırada bizim mal sattığımız satın almacılarla da çok içli dışlı konuşarak ürünü beraber ortaya çıkarıyoruz. Perakendede yaygınlığınız nasıl, cironuzun ne kadarı Private Label?Migrosların ve Koçtaşların hepsinde kendi ürünlerimizle varız. Biz zor bir ürün grubunu, uygun fiyata ama olabilecek en iyi kalitede yapıyoruz. Bu yüzden PL tekliflerini hemen değerlendirmeye alamıyoruz. Fantom süpürgeleri için bir süpürge kokusu yaptık. Kısmi PL diyebileceğimiz, Türkiyede çok büyük bir sektör olan promosyon sektörüne, özellikle ecza ve kimya sektöründe ihtiyaçları olduğunda onları karşıladık. Almanya ve İngilterede bazı zincirler veya üreticilerle flört aşamasındayız Private Labelda. Viking Kağıt - Cemal ÖncüFuar hakkındaki izlenimlerinizi alarak başlayalım isterseniz...Bu sene standımıza gelenlere bakıldığında yabancı ziyaretçi sayısı oldukça iyi, yaptığımız görüşmeler oldukça doyurucu. Burada görüşmelerimiz hem Viking markası adına oluyor, hem de yurtdışı da olsa Private Label olarak da görüşmelerimizi yapıyoruz. Şu an yurtiçi pazarda ürünün ne kadarı kendi markanızla satılıyor, ne kadarı Private Label?Yaklaşık olarak Viking markayla yurtiçi satışımız yüzde 77-78lerde, yüzde 23 de Private Label satışımız var. Viki kozmetikteki markamız, Viking deterjandaki markamız. Diğer ürettiğimiz, raflarda gördüğünüz ulusal markalara ürettiğimiz Private Label markalarımız var. Tesco Kipanın üreticisiyiz, Carrefourun, Dianın, Kilerin üreticisiyiz. 2-3 tane zincirin dışında hepsiyle çalışıyoruz. Yüzde 90ın üzerinde tüm markalarla şu anda Private Label olarak çalışıyoruz. Yakın zaman içinde hızlı tüketim pazarında ne gibi gelişmeler yaşanacağını öngörüyorsunuz?Fuar katılımcılarında çok ciddi bir düşüş var. Bizim üretim ve çalışma çizgilerimiz var Viking olarak. 30 yıldan beri bu çizgilerden ödün verilmedi. Pazar şekillenip son halini aldığında da ödün vermeyen firmaların yerinde kalacağını ve daha güçlü olacağını sanıyorum. PLAT Derneği Başkanı Mete BuyurganPrivate Label sektörünün Türkiyede ulaştığı büyüklük ve bunun içinde ihracatın payını sizden alabilir miyiz?PL sektörü önceki yıllara göre önemli aşamalardan geçerek artan bir ivmeyleyükselişe geçmiştir. Perekendeciden ve tüketiciden gelen talepler doğrultusunda arge çalışmalarına önem vererek yeni ve kaliteli ürünler sunulmaya başlanmasıbu yükselişin önemli nedeni. Rakamsal olarak Private Label sektörü 1,3 Milyar dolar seviyelerinde. Buna nazaran ihracat oranı ise 350 400 milyon dolar aralığındadır. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu rakamlarda nasıl bir büyüme ön görüyorsunuz?Gelecekteki 5 yıllık periyotta , iç pazarda ve ihracat alanında PL sektörü olarak yıllık minimum yüzde 35 oranında bir büyüme bekliyoruz. 5 yılın sonunda sektör yüzde 175 ila 200 civarında bir büyümeye ulaşacaktır.Bundaki ana neden yurt dışındaki perakendecilerin sektörümüzdeki gelişmeleri takip ederek ve analizlerini yaparak tüketicilerine doğru ve kaliteleri ürünleri kendi piyasalarına sunmadaki hassasiyetleri. PLAT Derneği, sektörü geliştirmek adına ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyor, bunlar hakkında bilgi verir misiniz?Üyelerimize yurt içi ve yurt dışı talep bilgileri ulaştırılmakta, Çeşitli seminerler, Eğitimler ve toplantılar düzenleyerek üyelerimize eksik kalınan noktalarda bilgilendirmeler yapılmaktadır. Çok büyük zamanımızı üyelerimizin ihracat imkanlarını artırmak için harcıyoruz. Sektörümüzün gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında daha iyi anlaşılması ve tanıtılması içi çalışmalarımız başlamış ve devam etmektedir. Çeşitli üniversitelerle iş birliği yaparak sektörümüzün tanıtımı yapılmakta ve kalifiye eleman temini ve sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra PL konseptinin daha fazla tanınması için çeşitli bilgilendirici çalışmaları da sürekli olarak yürütmekteyiz. Bu yılki fuarı nasıl buldunuz, fuar hakkında kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?Private Label İstanbul 2008 Fuarının Derneğimiz ve Sine Fuarcılık A.Ş.nin çalışmalarıyla ülkemiz ve yurt dışındaki tanıtım faaliyetleri başarı ile gerçekleştirilmiş ve katılımcı sayısı önceki yıllara göre artmıştır. Fuarı ziyarete gelen perakendeciler fuar ziyaretlerinde ürünlerin kalitesinden ve ürünlerdeki çeşitlilik yönünden memnuniyetlerini belirtmişlerdir.Sektörümüzün yurt dışına açılan kapısı olan fuarımıza 32 ülkeden gelen 2046 ziyaretçiye sektörümüzün tanıtımı yapılmış ve iş bağlantıları gerçekleştirilmiştir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive