Eklenme Tarihi : 18 Nisan 2008 Cuma
Yılmaz Pekmezcan

Pricewaterhousecoopers (PWC) ve Kurumsal Kimlik

Sevgili okurlar, şimdiye kadar binlerce olumsuz örneği ile karşılaşmama rağmen yazmayı hiç aklıma getirmediğim bir konuda artık tahammül sınırlarımı zorlayan ve bardağı taşıran yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum


Eminim her biriniz bir çok firmada bir çok can sıkıcı olayla karşı karşıya gelmişsinizdir. Fakat, yaşadığımız olayların yüzde doksan dokuzunda mutlaka bir ürün almış ya da siparişini vermiş ya da bir talebinizin yerine getirilmemesi üzerine olmuştur. Benim yaşadığım olay ise henüz tanımlayamadığım bir düzeysizlik ve seviyesizlikte olduğundan şimdilik konumlandıramayacağım. Ortada bir alış-veriş ya da alacak verecek yok iken, ahlaki değer, kurumsal iletişim, marka, imaj, nezaket, görgü, işbilmezlik, ukalalık, saygısızlık gibi konulardan bir kısmı ile durduk yere karşılaşırsanız ne yaparsınız? Ben de yazdım 24 Mart Pazartesi günü PWCyi aradım. ( ilk duyduğumda desperatehaousewives, yani umutsuz ev kadınları dizi ismini çağrıştırmıştı nedense! ) Bu arada daha öncesinden Adnan Nasın (PWCnin yöneticisi ve ortağı) kurumsallaşma konusunda verdiği bazı demeçlerini okumuştum, kurumsallaşma konusunda doktora tezi yazdığımdan kendisine de bizzat ulaşmayı düşünüyordum, pardon hayal ediyordum. Bir üniversitede akademisyen olduğumdan haddimi bilerek direkt kendisine ulaşmak istemedim. Allahtan istememişim yoksa başıma daha neler gelebileceğini düşünemiyorum. Kıdemli müdür! (ne demekse) Nuran Durmazla yukarıda bahsettiğim tarihte bir telefon görüşmesi yapıp kendimi tanıttım ve bazı konularda kamuoyu ile paylaşabilecekleri bazı bilgilere ihtiyaç duyduğumu ve kendilerini kurum olarak ziyaret edeceğimi söyledim. Kendisi de bunun mümkün olabileceğini, ihtiyaç duyduğum konuları mail olarak yazmamı ve gelmeden önce kendisini arayarak bilgilendirmemi istedi. Ben de aynen öyle yapıp hemen konuyla ilgili bir mail attım ve mail yoluyla alabileceğim bilgileri bu adresimden alabileceğimi ve kendilerini ziyaret edeceğimi yazdım. Mailime 7 gün içerisinde olumlu veya olumsuz konuyla ilgili nezaketen de olsa cevap gelmedi. 31 Mart Pazartesi günü tekrar telefon açtım ve sekreterine kendisiyle görüşmek istediğimi belirttim. Sekreteri kendisine talebimi iletmek üzere beklemeye aldıktan sonra Nuran Hanımın yerinde olmadığını, kurum içerisinde olduğunu ve kendisine mail atacağını ifade etti. Ben de ertesi gün Beşiktaş Plazadaki yerlerine ziyarete geleceğimi iletmesini istedim. Akabinde akşamüzeri tekrar aradığımda bir önceki denememde ulaşamadığımı ifade ettikten sonra santraldeki sesi tok diksiyon eğitimli (iletişim eğitimi konusunda şüpheliyim) bayan telefonumu alarak bana döneceklerini ifade ettiler. Tabi ki dönen de olmadı. Ertesi günü sabah 10:30 civarı tekrar aradım. Sekreterine tekrar konuyu hatırlattığımda yine beklemeye alındım ve bu defa Nuran Hanımın toplantıları olduğunu ve görüşemeyeceklerini söyledi. Ben de kendisine Nuran Hanım olması çok önemli değil, başka benzer bir görevdeki bir kişiyle de görüşebileceğimi, aslında kurumu ziyarete geleceğimi söyledim ve bu konuda yardımcı olmasını istedim. Bana başka bir numara verildi ama kimse yoktu o numarada. Devamında tekrar aradığımda bu defa başka bir isme yönlendirerek başka bir numara verdi ve ben de durumun hiçte iç açıcı olmadığını, doğrudan kendisinin bir şekilde uygun isimle bağlantı kurdurmasını rica ettiğimde bayanın ses tonu da iyice asabileşerek azarlar bir ifadeyle benimle konuşmaya başladı. Bir süre sonra da telefonu yüzüme kapattı. Çok şaşırmıştım ve inanamadım. Tekrar aradım aynı numarayı, santrale yönlendirildim bu defa. Çıkan bayana durumu aktardım, o da orasının çok büyük bir kurum olduğunu her cümlenin başında, ortasında ve sonunda kullanarak diğer arkadaşının telefonu yüzüme kapatmış olamayacağını söyledi. O zaman arkadaşına sormasını rica ettim ve sorduktan sonra hayır arkadaşım yüzünüze telefonu kapatmamış diyerek benim İnsan Kaynaklarını aramamı istedi. Niçin dedim, iş başvurusu mu yapacağım! Ve ısrarla PWCnin çok büyük bir kurum olduğunu söyleyerek benim bu büyük kurumu bloke ettiğimi söyledi. Ben de kendilerinden şikayetçi olduğumu söylediğimde edebilirsiniz cevabını aldım. Peki o zaman isimlerinizi alabilir miyim, sizleri şikayet edeceğim dediğimde ne kendi ismini ne de sekreter bayanın ismini verdi. Vermeyi bırakın o da telefonu yüzüme kapattı. Kurumsal Kimlik ve unsurlarından bahsederek konuya akademik bir eleştiri getirmeyi planlamıştım ancak hiçbir kavganın, hakaretin ve yanlış taleplerin yaşanmadığı bu büyük kurumda karşılaştığım olay, ne akademik anlamdaki bilimsel bir teoriyle ne de günlük hayattaki pratikle örtüşüyor. Kelimenin tam anlamıyla en hafifinden rezalet. Kim bu insanlar? Bu kurumlar hangi hakla insanlara böyle davranabiliyorlar? Bir üniversite öğretim elemanına bu şekilde manasız tavır içerisinde olan bir kurum, kimin, hangi derdine derman oluyor acaba merak ediyorum doğrusu? Merak ettiğim acaba balık gerçekten de baştan mı kokar?Pricewaterhousecoopers yetkililerine bir öneri: Kurumsal kimlikleri ve kurumsal şahsiyetleri açısından kurumsal görünümlerinin ve iletişimlerinin nasıl olduğunu azıcık merak edip aşağıdaki linke tıklasınlar ve Kurumsallaşma konusunda ahkam kesmeyi bıraksınlar! http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=pricewaterhousecoopers
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive