Eklenme Tarihi : 17 Haziran 2008 Salı
Okan Aras

Perakende ve Lojistik Üs!

Türkiye yine dikkat çekiyor...


Dünya perakende ivmesi,ülkemizi dengelerken,lojistik kavramı da giderek kendine geliyor.Üretilen mal ve hizmetler devam ettikçe, bir başka anlatım ile, yaşamın var olduğu karelerde, lojistik sektörüne duyulacak ihtiyaç; artan nüfus, değişen alışkanlıklar, beklentiler, hizmette kalite ve hız nedeniyle,sürekli gelişim gösterecek.Bu gün, perakendenin de en güçlüleri,lojistiğini en verimli yapan firmalar.Lojistik olgusunu, sadece taşıma ve basit bir dağıtımolarak algılayan firmalar da,bütünü gör(e)mez ise eğer,müşterisine zamanında ulaşamayıp,giderek sektörden düşecek...Verim ve hız. Ne güzel iki kelime....***Daha önceki yazılarımdan,net biçimde hatırlayacaksınız ki,konumu itibarıyla Türkiye,bölgesinde adeta gerçek bir lojistik üs.İpek Yolu üzerinde,önemli bir nirengi olan Türkiye,maliyetlerini düşürmek için,hızla aynı anda farklı taşımacılığı da öğreniyor.İpek Yolu nedeniyle, kervanların geçiş noktası,Avrupa-Asya arasında, Her zaman nitelikli bir köprüydü.Hal böyle olunca,dillerde sürekli Lojistik Üssü düşleri var.Gerçekleşir mi ?Aksi düşünülmemeli !Biliyor ve görüyoruz ki,uluslararası perakende güçleri,lojistik hizmetlerini,sıfır yatırım ile,dış kaynak kullanımıyla çözüyor.Hızın yanındaki verimlilik,profesyonel bir seçim...***Türkiye bütününe genel bakarsak,Lojistik Üssü olmak mümkün mü ?Teoride aslında çok kolay.Stratejik konum nedeniyle,Türkiye bir geçiş noktası tamam.Ama, bu yetmez ki...Araçların bu geçişi kullanması,üretilen mal ve hizmet akışının sağlanması,tek başına yetmez. Tıkanır !Coğrafi konum, avantaja dönebilir oysa.En basitinden,gümrüklerdeki bekleme süreleri,modern tanımlama cihazları,azaltılan bürokratik işlemler,işi gören memur zihniyetinden,işi çözen-tıkamayan sisteme geçildiğinde,bu hizmet akışı, ilgiyi fevkalade Türkiyeye çeker.Ancak, bu işlemler bireysel değil,bir devlet politikası olarak hayata geçebilir.Bir bütünün parçalarında,elde edilen minik perakende başarılar,şirket öyküleri olarak kalmasa,daha iyi olmaz mı ?***Ne bekliyoruz ? Ne kaybediyoruz ?Bilen var mı ?Uzmanların rakamları,hiç iç açıcı değil doğrusu.Prof.Dr. Tunçdan Baltacıoğlu, dünya lojistik sektöründe,Türkiye payının, bugün dahi,60 milyar dolar seviyesinde, olması gerektiğini söylüyor.Oysa pazarın,15 milyar dolar düzeyinde seyrettiği,ayrı bir gerçek...Baltacıoğlunun öngörüsü,pazar payının, 60 milyar dolardan,120 milyar dolara dahi çıkılabileceği...Yeter ki, devletin sağlıklı bir planlama ile,girişimciye tanıyacağı kolaylıklar,belirgin olsun...Ve firmalar,irileşmek yerine,dengeli-verimli bir gelişimi planlasın.***Nitekim, lojistiğin küresel pazarında,İtalya ve Yunanistanın gerisinde kalmak,hiç de mantıklı değil.Üstelik, ayıp...Nitekim, yüzyıllar önce,ticaretin kalbi İstanbulda atarken,güncel verilere göre,bugün de aynı bölgede hayat var.Tıkanan-daralan küresel ekonomilere,gerçek bir çıkış yolu olabilecek,ülkem perakendesi ve beraberinde gelenlojistik olgusunun;ülkem için de şans olduğunu,(ama geç kalmadan)bu pazarda doğru yere gelmemizin,basit çözümler ile başarılması mümkün.Ve hatta an meselesi...Değişim-gelişim,yine perakende dünyasından başlayacak.Görüyorum.Ya siz ?
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive