Eklenme Tarihi : 10 Eylül 2009 Perşembe
Mehmet Akalın

Güvenlik Görevlisi Neye Bakıyor? Niye Bakıyor?

Sabah girip gece geç saatlere kadar sıkılmadan gününüzü geçirebileceğiniz alışveriş merkezleri güvenli mi? Ülkemizde alışveriş merkezlerinin özel güvenlik konusundaki standart temel kuralları halen yerine oturtulamadığı için birbirinden farklı özel güvenlik uygulamaları yapılıyor


Dünyanın en iyi markaları ve Türkiye'nin önde firmalarını tüketici ile buluşturan, buluştururken yaşama dair bir çok hizmetle ve etkinlik ile eğlendiren, hoşça vakit geçirmesini sağlayan alışveriş merkezleri için güvenlik yıllardan beri tartışılan bir konudur. Bir alışveriş merkezinin hangi kriterlere göre güvenliğinin sağlanacağı ise halen birçok güvenlik şirketi tarafından net olarak anlaşılamıyor. Bilen gözler AVMlerde birçok hata tespit eder. Mevcut birçok güvenlik firması ise tabir caizse dostlar iş başında görsün mantığıyla görev alıyor. Zaman zaman hem güvenlik şirketleri hem de AVM yönetimleri yaşanan bazı olaylardan dolayı acımasız eleştirilere maruz kalıyor. Bu tip eleştirilere yol açan olaylara odaklandığınızda yeterli bilinç ve eğitim ile bu işi yapmadıklarını, yapamadığımızı görüyorum. Yapılacak işin tarifi; Alışveriş merkezi (AVM) güvenliği hizmeti, 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunun emir ve hükümlerine uygun olarak alışveriş merkezi yönetimi tarafından güvenlik uzmanlarıyla beraber hazırlanmış, valiliklerce onaylanmış koruma planlarına göre yapılır diyor. Peki bu tarife harfiyen en disiplinli şekilde uyan firmanın hizmet verdiği AVM en güvenli AVM midir? Bunu anlamak için bir AVMye gittiğimizi ve ilk girişten itibaren neler yaşayabileceğimize adım adım bir göz atalım:1.Adım: StandartSilahla girilen AVM güvensiz, girilmeyen güvenli midir? Silah konusu aslında bir muamma değil. AVMler her ne kadar kamuya açık alan gibi gözükse de kanunen özel mülktür. Mülkün sahibi bir karar alarak mülkünde silah taşınmasına izin vermeyebilir, silahla gelenlerin silahlarını koyabilecekleri emanet dolapları tedarik ederek müşterilerinin girişine izin verebilir. Bu uygulama ancak görev gereği orada olan görevli (polis, jandarma, savcı,vs.) için geçersizdir. Bunu uygulayan AVMler de var. Birçok AVM ise ruhsatlı silahla girişe izin verir. Kişinin ruhsatının olması güvenli olduğu anlamına geliyor demek özellikle ülkemizde maalesef pek mümkün değil. Çok şükür ki bildiğim kadarıyla kişisel husumetlerin dışında Türkiyedeki AVMler içinde silahla yaralama ve öldürme olayı gerçekleşmedi. Trajikomik bir konu da kişinin üzerinde bulunan silahın belirlenmesi... Standart şudur; kişinin üzerinde herhangi bir noktada bulunan minimum 300 gram ağırlığında yoğun metal içerikli bir obje, AVM kapılarında konumlandırılan kapı tipi manyetik dedektörler tarafından tespit edilir. Buradaki önemli nokta kapı tipi manyetik dedektörlerin kalibre edilebilen olması ve yukarıda belirttiğim standarda uygun kontrol yaparak yerinde uyarı ile güvenlik görevlisinin dikkatini çekmesidir. Sahada gördüğümüz ne? Kalibre edilemeyen herşeye öten yada güvenlik görevlisinin ötmesinden rahatsız olduğu için sesi kapatılmış, kalibrasyonu düzenli yapılmayan ve hatalı alarm çalan dedektörler!Silah mı? Biber gazı mı?Bir de silahla müşterilerin girişine izin verirken savunma amaçlı olarak çantasında biber gazı taşıyan bir bayan müşteriyi de durdurup biber gazını almaya çalışanlarda var. Adam öfkelenip hezeyan halinde silahını AVM içinde ateşleyebilir çünkü ruhsatı var, ancak zor durumda kalarak veya hezeyanla bir bayan biber gazını sıkarsa kıyamet kopar. Hadi bakalım alın biber gazını çıkışta iade edersiniz. Bayan da diyelim ki, inat etti aldı biber gazını AVM kapalı otoparkına gitti. Bekledi ve kullandı. Ne oldu şimdi? AVM otoparkı güvenlik firmasının sorumluluğunda değil mi? Daha ilk girişte güvenlik ile ilgili bir handikap ile karşılaştık. Güvenlik görevlisi neye niçin baktığının farkında mı acaba?2.Adım: PatlayıcılarPeki, içeri girelim mi? Hayır, henüz değil! Çünkü elimizdeki paketin, çantanın X-Ray denen cihazdan geçmesi gerekiyor. Bu cihazın başında duran genç güvenlik görevlisi personel neye bakıyor acaba? X-Ray cihazlarının AVMlerde kullanılan versiyonları genelde 50x50 santimetre tünel çapındadır. Yani valiz falan girmez. Ancak bayan çantaları, notebook çantası, poşet vs. girebilir. AVM yönetimleri bu cihazı neden kullanıyor? Yukarı saydıklarımın içinde silah ve patlayıcı madde var mı diye bakıyor. Silahı anladım, eğer bütün olarak duruyorsa yani parçalara ayrılmamış halde ise güvenlik görevlisi anlar. Ya 5 parçaya ayrılmış ve farklı çantalarda giriyorsa, X-Ray e bakan güvenlik görevlisi bunu görüp tanımlayamadığı cisme 3 saniye daha bakarak dikkat kesilir mi? Net cevap vereyim mümkün değil. Silahı geçelim, patlayıcı maddelere gelelim. Yukarıda belirttiğim 50x50 santimetre tünel ebadında bir X-Ray cihazına sığabilecek bir çanta içerisinde oluşturulabilecek patlayıcı madde, mekanizma, fünye ve tahrip maddeleri bir arada olur ise bu düzeneği güvenlik görevlisi bir ihtimal anlayabilir. Patlayıcı maddelerin X-Ray cihazında farklı bir renk verdiği konusunda yada diğer cisimlerin şekilleri konusunda bilgilendirilmemiş ise anlamazlar, çanta geçer gider. Güvenlik görevlisi X-Ray cihazının monitöründen neye bakıyor biliyor mu acaba? Endişe verici olmakla birlikte bu ebatta bir patlayıcı düzeneği bir trajedi yaratacak boyutta patlamaya sebep olamayacağı küçük bir teselli olur mu acaba?3.Adım: Bagaj kontrolüYaya değil araç ile geldim. Ne yapılıyor AVMye girişte? Otopark girişinde aracın altına ayna yada üstün teknoloji harikası aletlerle bakılıyor. Bazen kendimi bilim kurgu filmlerde gibi hissediyorum o özel gözlüklü araç altı arama cihazlarını kullanan güvenlik personelini görünce. Bu konu ile ilgili çok detaya giremeyeceğim ancak araç altı arama tam bir göz boyamadır. Otoparka yürüyerek gelen aracın altına konulabilen ve gözle görülebilen bir patlayıcı ancak o aracın ve çevresindeki birkaç aracın hasar görmesine sebep olur. Fakat, bagaja bakmak çok doğru bir harekettir. Yalnız bunda da bazı güvenlik görevlileri poşeti veya çantayı kenara çekerek bagaja bakar. Güvenlik görevlisi bagajda neye bakıyor biliyor mu acaba? Ben neye bakması gerektiğini söyleyeyim: patlayıcıya! Yalnız, risk oluşturabilecek boyutta olması gerekiyor. Örnek vermek gerekirse, üç damacana dolu su, büyük bir valiz, kocaman bir koli, gübre çuvalı, kimyasal sıva madde gibi büyük objelere bakmalı. Bir bagajda buna benzer bir şey ya da şeyler var ise risk altındayız demektir. Bu tip düzenek trajik sonuçlar doğuracak patlamalara sebep olabilir.Bu olasılıkların gerçekleşme yüzdesi mutlaka risk analizi şeklinde yapılarak -ki her AVM için farklı olacaktır- buna bağlı eğitim, personel seçimi, saha uygulaması yapılmalıdır. AVM güvenliğini kelebek gibi görmek lazım. Bilirsiniz... Kelebeği çok sıkarsanız ölür, gevşek bırakırsanız da kaçar. Her şey usulüne uygun şekilde yapılan bir AVM bulduk! Hadi içeri girip alışveriş yapalım. Artık güvendeyiz! Güvende miyiz?4.Adım: İçerideyizHenüz hayır! AVMye girinceye kadar siz risktiniz. Artık siz risk altındasınız. Nasıl mı? Dünya genelinde alışveriş merkezleri sadece hırsızlık ve çalma gibi sorunlarla değil; aynı zamanda çetelerin zorbalığı ve terörizm gibi sorunlarla da uğraşıyor.Yankesici, tantanacı, kapkaççı, tacizci, tehdit eden ve döven güvenlik görevlileri... AVM güvenlik firması bunlar için ne yapıyor? İşte burası en zor kısım. Bu suçlu profillerinin günde ortalama 30 bin 40 bin kişinin ziyarete ettiği bir AVM içinde belirlenip takibe alınması, olay yaratmadan tahliyesi zor, fiili bir harekete kalkıştığı anda harekete geçilmesi ise son derece göreceli bir konu. Bir de bu profildeki kişilerin çeteler halinde faaliyet gösterdiği haller içinden çıkılması zor bir durum yaratıyor. AVM yönetimleri ile güvenlik firmaları bu tür büyük olaylar karşısında çaresiz ve etkisiz kalabiliyor. Daha açık söylemek gerekirse Müşterilerimiz için biz güvenli AVMyiz diyebilmek bu sorunun çözümünden geçer.Bazı AVMler de görüyorum K-9 asayiş veya bomba köpekleri zaman zaman öylemiş gibi lanse edilen köpekler- var. Heathrow Havalalında mıyız, Meksika sınırında mıyız! Her gün devlet başkanları mı geliyor AVMye? Bu köpekler nereden çıktı? Bu hizmeti öneren güvenlik firmaları nasıl bir risk analizi yapıyor da AVM yönetimleri bu hizmeti alıyor doğrusu merak ediyorum. Önemli olan muhtemel tehditlerin ortaya konulması, zamanında algılanması ve tehlike yaratan durumun bertaraf edilmesi arasındaki süreçleri yönetmektir. Giriş kapılarında bazen gülen bazen somurtan güvenlik görevlisinin AVM içinde de uyanık bir şekilde bahsettiğim tehdit süreçlerini başarıyla yönetmesi halinde AVM güvenliğinden bahsedebiliriz. AVM içi güvenlik konusu insan ile teknolojinin koordinasyonu ile başarı ulaşabilir. AVM içinde her müşterinin peşine bir güvenlik personeli takamayacağımıza göre bize düşen amaca uygun şekilde planlanmış ve uygulanmış kapalı devre kamera sistemini AVM içinde en etkili şekilde kullanmak oluyor. Kamera sistemin izlendiği güvenlik takip merkezlerinde tehdit belirlenerek, ilgili birimleri bölgeye sevk edebilen deneyimli elemanlar çalıştırılarak etkili bir iç güvenlik sağlanabilir. Sonuç: Ne yapmak gerek?AVM güvenlik firması girişte ve AVM içinde mal varlığını, işletmeyi ve müşterileri korumak için aktif ve tepkisel metotlar kullanarak etkili olabilir. Bunun yanında teknolojik imkanlar eğitimli kullanıcılar elinde etkili bir şekilde kullanılmalı, AVM içinde güvenlik takip merkezi ile koordineli çalışan sivil güvenlik elemanları bulundurulmalı, araç ve müşteri arama kriterlerinin ve şekillerinin risk kategorisine göre tam belirlenip eğitimli kişilerce, bilinçli bir şekilde yaptırılması, periyodik olarak risk analizlerinin yaptırılması, güvenlik firmasının mutlaka bağımsız bir firma tarafından denetlenmesinin sağlanması, acil eylem ve müdahale raporlarının hazırlanması ve uygulamalı eğitimler ile tatbikatlar yapılması gerekiyor.Kişisel gözlem, deneyim ve sevgili dostlarımın bilgileri ışığında derlediğim konular ile ilgili elbette eleştiriler olacak... Bu eleştiriler ile değinmeye çalıştığım konularda olması gerek AVM güvenlik zafiyetlerini giderme yolunda bir adım daha atmış oluruz.Herkese güvenli alışverişler diliyorum.Bu yazımda, deneyim ve gözlemleri ile katkıda bulunan Funda Bayraktaroğlu hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive