2010, Umut Veriyor

Geride bıraktığımız 2009 yılı, birçok işletmenin tahminlerini yanıltan ve stratejilerini tekrar belirlemek zorunda bırakan bir yıl oldu. Ekonomistler, 2010 yılının 2009dan daha iyi geçeceğini tahmin ediyor. Peki, perakende sektörünün kimi oyuncuları 2010dan neler bekliyor?

Eklenme Tarihi : 26 Ocak 2010 Salı
2010-umut-veriyor
Özlem ELGÜN2009, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de baştan sona kriz nidalarının yankılandığı bir yıl oldu. Stratejiler yeniden belirlendi, yol haritaları çizildi. Yatırımların askıya alınıp, birinci derecede faaliyet tutarlılığı ve mevcut pozisyonu koruma yılı olarak anılan 2009, işletmeler için revizyon dönemi anlamını taşıdı. Ekonomistler, 2010 yılının 2009dan daha iyi geçeceğini tahmin ediyor ancak bu, 2010 yılının tümüyle sorunsuz geçeceği anlamına gelmiyor. Ekonomik düzelmenin yavaş gerçekleşeceği ve bütün dünya ekonomilerinin krizden farklı zamanlarda çıkacağı için sıkıntıların devam edeceği ifade ediliyor. Perakende sektörünün oyuncuları ise ekonomistlere göre daha umutlu...Mehmet Nane: Perakende sektörü, çarkın dönmesi için kârdan feragat etti 2009'un kapsamlı bir değerlendirmesini yapan Alışveriş Merkezi ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane, şunları söyledi: Organize perakende küresel krize karşı önlemlerini alarak girdiği 2009 yılını hedeflerine yakın sonuçlarla bitirmeyi başardı. Daha önce yaşanılan kriz deneyimlerinden dersler çıkaran sektörümüz bu krizden de yeni dersler çıkarmayı başardı. Organize perakende sektörü diğer sektörlerin aksine yatırımlarını iptal etmek veya ertelemek yerine kararlı bir şekilde sürdürürken, verimliliğini artırmayı da ihmal etmedi. Yakında izlenilen tüketici eğilimlerini ve müşteri beklentileri kapsamında geliştirilen kampanyalar yoğun bir şekilde kullanıldı. Çarkın dönmesi için kârından feragat eden perakende sektöründe kampanya ve promosyonlar yıl boyunca devam etti. AMPD olarak sektörün hareketlenmesi adına Sanayi ve Ticaret Bakanlığına sunduğu öneriler Hükümet tarafından da destek gördü. Çıkartılan değişik teşvik paketleri ile getirilen KDV ve ÖTV indirimleri piyasanın canlanmasını sağladı. Organize perakende sektörünü, ortalama yüzde 6lik bir büyüme ile yılı yaklaşık 70 milyar dolarlık ciro ile kapatacak. Her ne kadar kâr edilmeyen bir yıl olsa da 2009 yılında yaşamayı başarmış olan organize perakendeciler ülkemize ve geleceğe olan inançlarını kaybetmeden yatırımlarına ve istihdam yaratmaya devam etti. Organize perakende sektörünün 2009 yılında en başarılı olduğu konulardan birisi de istihdam oldu. Sektör, genel gidişattan etkilenmeden yılı, en azından yüzde 2lik istihdam artışı ile kapatacak. Her yıl 750 bin gence iş bulmak zorunda olan, hızla gelişen Türkiyede, istihdam denince akla gelen sektör olmak bize büyük bir gurur veriyor. Bu onuru 2010 yılında da taşıyacağımızın belirtilerini net biçimde görebiliyoruz. Kasım sonu itibarıyla 233e çıkan alışveriş merkezi sayısının 2020 yılı sonunda 299a çıkacağını, inşaat halindeki ve planlanan projelerden yola çıkarak söyleyebiliyoruz. 2000li yılların, yatırım, verimlilik ve istihdam açısından en dinamik sektörü olan organize perakende sektörü, önümüzdeki yıl teknolojiye ve yaratıcılığa yapacağı yatırımlarla kendi içinde farklılık yaratma yarışına girerken, diğer sektörlerle arasındaki farkı da açacaktır.Şeref Songör: 2010'a umutlu giriyoruz Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, sektör temsilcilerinin 2010 için umutlu olmaları gerektiğini belirtti ve şunları söyledi: Sektörümüzdeki yerli organize perakende zincirlerimiz verimlilik çalışmalarına özen göstererek, kendi operasyonları içindeki sorunları gidererek bu dönemi başarıyla atlattı. 2010 yılından itibaren bu yıl yaşadığımız şekilde bir dalgalanmanın dünya ekonomisinde uzun süre görülmeyeceği, tarihsel istatistiklerin de ortaya koyduğu şekilde aşikar. Dolayısıyla 2010'da yavaş da olsa bir büyüme, 2011 ile birlikte ise tekrar istikrarlı büyüyen bir ekonomi bekliyoruz. Yerli perakende markalarımız adına da 2010 yılının iyi geçeceğini ve yeni yatırımlarla büyümeye devam edeceklerini öngörüyorum. Bizler özellikle yarattığımız istihdamla ülkemize çok büyük bir katma değer sağlıyoruz. Dolayısıyla bizim iyimser olmamız ve aynı azimle çalışmaya devam etmemiz çok önemliNurdan Tümbek: AVM yatırımları hızlanacakKrizde satışları canlandırmak için alışveriş merkezlerinde ciddi promosyon ve satış kampanyaları uygulandığını söyleyen Metro Group Türkiye Genel Müdürü Nurdan Tümbek, aynı nedenle ciddi indirim kampanyalarının, promosyonların devam edeceğini düşünüyor. Tümbek, Levent Eyüboğlunun da açıkladığı gibi, AVM yatırımlarının en erken 2010'un son çeyreğinde hızlanmasını bekliyoruz. Bununla birlikte bayram dönemlerinde ve yılbaşında da biraz hareketlenme olabilir. Artık önümüzde o kadar bilinçli bir tüketici var ki... Çok arayıp, takip ediyor. Bütün fiyatları karşılaştırıyor. En iyi ürünü hangi fiyatla nerede bulacağını biliyor. Grup şirketlerinden Metro Toptancı Market, Real Hipermarketleri ve Media Markt geçen yıla kıyasla daha iyi durumda. Mart ayında tüm grup şirketlerinin ciro rakamları açıklanacak, tablo o zaman daha net görülebilecek. Real, bu yıl üç mağaza açtı. Real Merter mağazası açılışında 300 TLlik alışverişe 50 TLlik altın çip hediye etti ve promosyonlarıyla müşterilerini cezbetti. Realin bugün Türkiyede 14 mağazası var. Metro Pendikte bir mağaza açtı ve mağaza sayısını 14e çıkardı. 2009, yatırımlarımızın devam ettiği bir yıl oldu dedi.Mehmet Akyüz: 2010, kazançlı bir yıl olacak Uyum Gıda A.Ş İcra Kurulu Başkanı Mehmet Akyüz, 2009 yılını şöyle değerlendirdi: Uyum olarak 2009 yılını yatırım yılı olarak ilan ettik ve bugün, köklü ticari geçmişinden aldığı güçle daha da başarılı bir geleceğe ve sürekli yenileşmeye doğru yürüyoruz. Bu yenileşim yolculuğunda, markanın görsel kimliğinden insan kaynakları anlayışına, işletme yönetiminden bilgi işlem alta yapısına, lojistik yönetiminden marketlerin fiziksel koşullarına kadar çok yönlü bir yenilenmeyi gerçekleştirdik. Et entegre ve unlu mamuller tesislerimizde hem insan gücü hem de sistem modernizasyonu anlamında altyapı yatırımı olarak ciddi yatırımları hayata geçirdik. Aynı zamanda kendi üretimimiz olan tüm unlu mamullerimizde müşterilerimizin göstermiş olduğu memnuniyetler paralelinde tat ve lezzetlerimize yenilerini ekledik. Uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğümüz Uyum Sucuk üretimine başladık. Ayrıca paketleme tesisimizin teknolojik alt yapısındaki yapılanmasını tamamlamak üzereyiz. Çok kısa bir süre sonra tüketicilerimize en kaliteli ürünlerden oluşan Uyum markalı ürün çeşitlerimizi sunacağız. Gelişen iş ve iletişim hedeflerimiz doğrultusunda, müşterilerimize daha verimli ve kaliteli hizmet sunabilmek için yenileniyor, 30 şubemiz ve yaklaşık bin personelimiz ile müşteri odaklı hizmet anlayışımızdan ödün vermiyoruz. 2010 yılının oldukça iyimser ve kazançlı bir yıl olacağına inandıklarını söyleyen Akyüz, Uyum olarak 2009 yılındaki yatırımların artık mahsullerinin toplama yılı olacağına inanıyoruz. 2009 yılındaki ciro artışlarımızın hem mevcut mağazalarımızda, hem de bünyemize katacağımız yeni lokasyonlarla büyümeyi hedefliyoruz. Ayrıca, 2010 yılı projelerimizden biri olan Halkalı Atapark şubemizin hazırlıklarına da başladık. Uyum olarak daha verimli, kârlı ve değerli bir marka için çok yönlü yatırımlarımız devam edecek dedi.Levent Uğurses: Daha düşük enflasyon ve daha hızlı büyüme bekliyorumGroseri Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Levent Uğurses, değerlendirmesini şu şekilde aktardı: 2009 yılı, hepimizin bildiği üzere bizden kaynaklı olmayan ama etkilerini bizim de ciddi hissettiğimiz global krizin patlak verdiği yıldı. Son 20 yıllık periyotta, 1995 ve 2001 yıllarında yaşadığımız krizlerle kıyaslandığında müşteri talebi açısından diğer ikisine göre tahribatın gıda perakendesinde daha az olduğu kanaatindeyim. Özellikle 2001 krizindeki tüketim daralması en yüksek boyuttaydı. Bu krizde toparlanma daha uzun zaman alıyor çünkü etki global olunca, ihracat talep alamıyor. Bu etki dört çeyrektir devam ediyor. Sanırım gelecek çeyrekte toparlanmaya başlayacağız. Türkiye'nin kurtuluş reçetesi olan ihracatın artması, perakende tüketime gelecek yıldan itibaren katkı yapacaktır. Kendi içimizde siyasi bir kriz yaratmazsak, 2010 yılında geçen yıla göre daha düşük enflasyon ve daha hızlı büyüme bekliyorum.Hamit Akçay: Verimlilik en kritik kavram olacak Her sene sonu yıl değerlendirilmesi istendiğinde aklına Andre Gidenin Su Perisi masalının geldiğini söyleyen Burda Genel Müdür Yardımcısı Hamit Akçay, Ormancının birisi her gün baltasını alır, ormana gider, akşama kadar ağaç kesermiş. Akşam köy meydanında ormanda gördüğü ağaçlar arasında sekerek dolaşan orman perilerini, suların üstünde raks eden su perilerini ballandıra, ballandıra anlatır dururmuş. Bir gün ormancı ormanda çalışırken gerçekten su ve orman perilerini görmüş. O günden sonra bir daha asla kimseye peri hikâyeleri anlatmamış ve perilerden bahsetmemiş. Aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanlardır denilen sır bu olsa gerek. Siz, siz olun gerçeği görenlerin çok azının anlatma hevesinde olduğunu unutmayarak, anlatılanları dinleyin. Yıl sonu değerlendirmeleri daha çok rakamlara, istatistiklere dayanarak yapılır. Oysa rakamlar, istatistikler, seçilmiş veriler, türev entegral hesapları size ancak olanın bilgisini verirler. Olmuş olanın bilgisi; yani magazin. Olanı anlamak için ise önce olmuş olanın doğasını, sebeplerini, amillerini anlamak gerekir. Bu güne değin oluşan tablonun illet (neden) ve illiyet (nedensellik) ilişkisi ortaya konulur. Bu süreçlerin akademik bilgilerle yoğrulmadan üretilen bilgilerle, geleceğe ait söz söylemek ise olsa olsa bir vehimden ibarettir. Matbaanın icadı ile bilgi sıradanlaşma tehlikesi yaşadı ve bilgi artışı aritmetik bir hıza kavuştu. İnternetin icadı ile bilginin artışı geometrik bir hal aldı. Her saat türetilen milyonlarca bilgi ile bilgi aydınlatıcı bir şey olmaktan çıkıp enformasyon kaosuna dönüştü. Bu sebeple günümüzde salt bilgiden ziyade duru/doğru bilgi önemli hale geldi dedi.Bu girizgâhtan sonra 2009 ve 2010 hakkında değerlendirmelerde bulunan Akçay, şunları söyledi: 2009 yılı kriz gölgesi altında kalan bir yıl oldu. Dünya da pek çok kişi ilk kez ekonominin kurgusal olduğunu anladı. Yani 2007 yılında Hedge fonları büyüklüğü 120 trilyon dolar, toplam dünya ekonomisi ise 60 trilyon dolar olarak hesaplanıyordu. Bu kurgusal yapı makro düzeyde geçerli olduğu gibi mikro düzeyde de aynen geçerli. Türkiye ekonomisinin alt şubesi perakende sektör oyuncularının tümünün oluşturduğu üst, firmaların kendi içlerinde oluşturduğu alt fiktif yapılar mevcut. Bu yapılar nedeni ile Türkiye için gıda perakende sektörünü yapısal olarak etkileyecek bir kriz ortamı oluşmamasına rağmen irili ufaklı pek çok işletme sıkıntılı günler yaşadı; iflaslar, iflas ertelemeler, devirler oluştu. Yukarıdaki girizgahta da ifade ettiğim gibi bu işin magazin kısmıdır. Bu süreç herkesin gözü önünde gerçekleşti, bir çırpıda 10nun üzerinde iflas süreci yaşayan, iflas eden, ortaklık yapısı değişen firma saymak mümkün. Magazini (olanı resmetmeyi) terk edip bütüncül akademik bir bakışla analiz edelim. Türkiye 3 aşamalı bir perakende evresi yaşıyor/yaşayacak. Birinci evre geleneksel perakendeciliğin hakim olduğu 1980 sonlarına kadar olan süreç. Özal ile başlayan ekonomik/sosyal dönüşüm perakendenin de geleneksel kabuğunu 80lerin sonlarına doğru çatlatmaya başladı ve biriken mali ve sosyal enerji kırılarak perakende işini gözde sektör haline dönüştüren patlamaya neden oldu. İkinci dönem yabancı perakende şirketlerin ülkemizde yatırım yapması ile başlayan kendi içinde de birkaç bölüme ayrılan ve halen süren gelişme evresi. Üçüncü bölüm ise muhtemelen 10 yıl içerisinde başlayacak olan pazar payı dönemi olacak. Gelişme evresinin tipik özelliği geleneksel pazardan pay almak şeklinde oluşuyor. Çünkü yapılan araştırmalar da gösteriyor ki geleneksel ve modern perakendecilik arasında bir verimlilik uçurumu söz konusu. Bu kapatılamaz fark nedeniyle modern perakendeciler her ne kadar birbirleriyle kısmi didişme içine girseler de münbit bir düzlemde olmanın rahatlığı içerisinde. Gelişme evresinin içerisinde yaşanan yerel ve global krizler sektör oyuncularının yerleşmesine ve pekişmesine vesile oluyor. Krizler genel olarak perakendecilere zarar vermiyor/hatta fayda sağlıyor ancak işlerini vehim ve kurgu üzerinde olanları eliyor. Yaşadığımız bu global krizde de yaşanan bu oldu. Kriz ile birlikte herkesin gündemine yerleşmesi gereken en önemli konu verimlilik. Çünkü gelişme evresinin bitmesi ile birlikte kütlesel perakendecilerin işleri tamamen bir makine mekanikliği yapılması gereken mühendislik işi haline dönüşecek. Avrupa ve Amerikada ortaya çıkan rakamsal değerler bu duruma işaret ediyor. Ülkemizde bazı perakendeciler için sıkıntılı geçen 2009 yılı kimileri içinse fırsat yılı olarak değerlendirildi. Bu yıl içerisinde açılan mağazalar incelendiğinde bu tablo hemen göze çarpıyor. Ancak 2010 yılı pek çok işletmeyi yapısal reformlara zorlayacağı için daha durağan geçecek. Özellikle ülkemiz yerli perakendecileri pazar payı evresine geçilmeden stratejisini, iş yapma biçimini, hedeflerini belirlemeli ve oluşacak yeni koşullara intibak için tedbirlerini almalı. Önümüzdeki günlerde perakende sektörü için verimlilik en kritik kavram olacak. Tüm perakendecilerin önümüzdeki yılı değil, önümüzdeki on yılı düşünmelerini ve hazırlık yapmaları gerektiğini düşünüyor ve umuyorum. İlhan Şimşek: 2010un olumlu bir yıl olmasını umuyorumFonun 2009 yılında açtığı iki mağaza ile satış alanını bin metrekare artırdığını ve bünyesine 8 kasa kattığını söyleyen Fon İcra Kurulu Başkanı İlhan Şimşek, Açılan bu iki mağaza ile 45 kişiye daha ek istihdam sağlayarak toplam çalışan sayımızı 235e çıkardık ve 2009 hedeflerimize ulaştık. 2009 yılında uluslararası perakendeciler ve AVMler tarafından yerel perakendecilerin cirolarında küçülme olacağı öngörüsü yersiz çıktı bu görüşün aksine yerel perakendecilerin ciro ve müşteri sayıları uluslararası mağazalar ve AVMlere göre daha yüksek oranda arttı. 2009 yılında krizi fırsata çevirmeye çalıştık ancak her an ciddi risklerin içersisinde olduğumuz gerçeğini unutmayarak giderler ve verimlilik alanlarında iyileştirme çalışmalarına gittik, kendimize daha sağlam bir zemin oluşturmaya çalıştık. Kurumsal kimliğimizi ve müşteri rahatlığını ön plana alarak mağaza görselleri ve yerleşimleri açısından bir revizyona gittik. Bu revizyonların sonucunda özellikle hizmet reyonlarında yüzde 40lara varan ciro artışları sağladık. CRM konusunda da müşteri ile olan ilişkilerimizi kuvvetlendirecek çeşitli uygulamalara gittik. 2009 yılında tüm bu çalışmaların sonunda ciromuzu yüzde 22 oranında artırdık. 2010 yılında bünyemize üç mağaza daha eklemeyi hedefliyoruz. bunun yanında inorganik büyüme ile bu hedefin üzerine çıkmamız da mümkün. Her durumda 2010 yılının tüm perakende açısından olumlu bir yıl olmasını umuyoruz dedi.Hürol Kuralay: 2010 daha çok umut vadediyor Ekoroma Pazarlama Müdürü Hürol Kuralay ise şunları aktardı: Ekoroma, faaliyetine 25 Haziran 2009 tarihinde başladı. Yaklaşık altı aylık sürede beş mağazası ile 5 bin 700 metrekare satış alanına ulaştı. Yılın ikinci yarısında müşterilerimizden çok olumlu tepkiler aldık. Bu anlamda organik olarak büyümeyi hedefliyoruz. Yedi mağaza için daha anlaşmalarımızı tamamlamış durumdayız. Yaklaşık 10 yeni lokasyon için de görüşmelerimiz devam ediyor. 2010 hedefimiz minimum 15 mağazaya ulaşmak. Tüketici eğilimine baktığımızda, müşterilerin kampanya ve fiyat odaklı hale geldiğini görüyoruz. Ülke genelinde ekonomi biraz daha iyiye gidiyor fakat rekabet herkesin işini zorlaştırdı. Farklı ve yeni neler yapabileceğimize bakıyoruz, bu konuda yatırım yapıyoruz. Ekoroma, sloganında Tam istediğim gibi diyor. Müşterilerimizin alışverişlerinde Tam istediğim gibi demesi için her türlü konfor, teknoloji, aktiviteyi düşünüyor ve hızla uygulamaya geçiyoruz. 2010 hedefimiz günlük 60 bin müşterimize bunu dedirtmek. Türk perakende sektörünün 2010da 199 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Üstelik ekonomik krizde en az etkilenen sektörün organize perakende olduğunu göz önüne alırsak, 2010 daha çok umut vadediyor.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive