Vitrinden Mağazaya Sözsüz Satış - II

Rekabetin çarkı hızla dönerken, müşteri sadakatini korumak gittikçe zorlaşırken, bütün yolların çıktığı yer aynı: Görsel yönetim. Bir başka ifadeyle sözsüz satış... Yazı dizimizin bugünki bölümünde yine konunun uzmanlarından görüş almaya devam ediyoruz

Eklenme Tarihi : 04 Şubat 2009 Çarşamba
vitrinden-magazaya-sozsuz-satis-ii
Sözsüz satış ya da bir başka ifadeyle görsel yönetim; aydınlatmadan, mimari tasarıma, mağaza çalışanlarının kıyafetlerinden, raf sistemlerine, vitrin dizaynından ortamın kokusuna kadar geniş bir yelpazeyi işaret ediyor. Dün başlayan yazı dizimizde, Üçge Butik Bölüm Yönetmeni, Mimar Cemil Azder ve Yalın Tan Jeyan Ülkü İç Mimarlık'tan Jeyan Ülkü'den konuya ilişkin fikirlerini almıştık. Bugün de YKM Görsel Sunum Müdürü Mine Merkit, Vetrina-Display Mannequins Visual Merchandising Visual Merchandiser Group Manager Enis Tilav'ın görüşlerine yer veriyoruz. Mine Merkit - YKM Görsel Sunum Müdürü Marka kültürü ile görsel sunum arasında nasıl bir ilişki söz konusu? Doğru formülü ararken, nelere dikkat edilmeli? Markanın verdiği tüm mesajların birbirini tutması, birbiriyle uyumlu olması gerekiyor. Bence marka kültürü, çok parçalı puzzle gibi... Bir parça uyumsuzsa puzzle bitemiyor, yarım kalıyor ve neye benzediği tam anlaşılmıyor. Görsel sunumun pek çok parçası var. O nedenle resmin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Marka kimliği, görsel sunumun gerektirdiği uçsuz bucaksız yaratıcılığı belli sınırlar içinde kalmaya zorlayabiliyor bazen. Hatta büyük ölçüde yönlendiriyor. Mesela biz, reklam kampanyalarımızdaki imaja uygun bir tasarımla vitrinleri açmak durumundayız. Her defasında kilitlenir kalırım önce, hiçbir şey üretemeyeceğimi düşünürüm. Çünkü bir başkasının tasarımını kullanmayı ve o tasarıma müdahale etmeyi sevmem. Ekibimle birlikte reklam kampanyasının story boardlarını karşımıza alır; günlerce bakar, bakar, bakarız... İlk başta bizi iten faktör, daha sonra kendi içimizde farklı bir yaratıcılığa sürükler bizi. Kampanya temasını anımsatan ama aslında değişik, yeni bir tasarım üretir, onu vitrinlerde uygularız. Günlerce bakıp da istediğimiz şeyi bulamadığımız, üretemediğimiz, sadece tek bir sezon oldu şimdiye kadar. O boardlara haftalarca baktık, baktık, baktık... Yok, çıkmadı! Gecelerce uyuyamadığımı hatırlıyorum. En sonunda bir şeyler yaptık. Fakat şimdi, o günleri ve o vitrini hatırlamak bile istemiyorum. Yaşamdan kareler vitrinde! Mağazanın önünden geçenleri yakalayabilmek için sadece iki saniyeniz var. Çarpıcı vitrinlerin olmazsa olmazları neler? Aslında birçok farklı unsurla çekebilirsiniz müşteriyi. En etkili olanlar ise hareket, pırıltı, renk ve ışık... Gözü yakalamak, ilgiyi toplamak, yaptığımız işin püf noktası. Vitrin camlarını ayna olarak kullanmak, size ne çağrıştırıyor? Tüketici, kendinden neler bulmalı orada?Vitrin tasarımı gerçek yaşamdaki herhangi bir sahneye benzediğinde, işte ancak o zaman müşteriyi bu kareye dahil etmek mümkün oluyor. Geçmişte yaptığımız vitrinlerin birinde, şöminenin karşısında sallanan sandalyesinde oturan Noel Baba figürünü kullanmıştım. Elinde bir masal kitabı tutuyordu. Sözümona anlattığı masalı dinleyen çocuğa (Noel Baba, yalnızca çocuklara ait bir gerçeklik oluyor!)özenip de odaya girmek isteyen ufaklıkları ikna etmek için az uğraşmadık hani... Vitrin dekorundaki yapay karları eline alıp, Acaba sahici mi? diye bakan yetişkinlere (Nasıl gerçek olabilir ki?) ne buyurulur? Kızakla kayan çocuk mankenlere öpücük gönderen, cama yapışıp Yemeğimi yedikten sonra geri geleceğim, sakın bir yere gitme! diyen çocuklar bile gördüm. Her sene uyguladığımız deniz/mayo vitrinleri, ayrı bir olay. Suya atlayan yüzücü mankenlerin etkisinde kalıp, aniden tatile çıkmaya karar veren o kadar çok insana rastladım ki... Aynı etki, kış/kayak vitrinlerinde de geçerli. Kayak zor ama kızakla kayabilirim diye kendi kendine mırıldanan müşterilerle karşılaştık. Yine karşılaşacağımızdan eminim. Söz biter, ışık konuşurVitrin, markanın müşteriyle kurduğu ilişkiye nasıl bir katkı sağlıyor?Vitrinler, markayla ilgili bir hikayenin giriş bölümünü anlatıyor. Devamını görmek için mağazaya girmek gerek. O yüzden de hikayenin giriş bölümünün ilginç olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Gerçek hayatla örtüşen vitrin düzenlemelerinin, tüketiciyle aramızdaki bağı kuvvetlendirdiği kesin. Son birkaç sezondur, vitrinlerde sadeleşmeye gidildiğini gözlemliyoruz. Mümkün olduğunca çok ürün sergilemek yerine, bir hikaye anlatma kaygısı öne çıkıyor. Siz neye bağlıyorsunuz bu değişimi?Mağazalarda bulunan ürün çeşidi ve marka sayısı, sürekli olarak artıyor. Bunların hepsini vitrinde sergilemeniz, elbette mümkün değil. Karmakarışık bir görüntü gözü yorar, ayrıca estetik durmaz. Diyelim ki birisine hediye almak istiyorsunuz. Birkaç parçayı beğeniyorsunuz ama satış elemanı, durmadan başka başka seçenekler daha çıkarıyor önünüze. Bir türlü karar veremiyorsunuz ne alacağınıza. İnsan, yapısı itibariyle çok fazla seçenek sunulduğunda bocalar. Vitrinde de aynı şey! Daha net, daha kolay anlaşılır mesajlar vermek gerekir. Gözü yakalayıp dikkati çekmek ve müşteriyi iç mekana alabilmek için çok fazla vaktiniz yok. Işık, tasarımda nasıl bir rol oynuyor?Işık; arzu ettiğimiz son vurgulamayı, karikatür veya esprideki punch lineı sağlar bize. Bir nevi bitiriş cümlesi... Işıkla istediğinizi gizler, istediğinizi ön plana çıkarır, harikalar yaratabilirsiniz. Aslında bütçe meselesiVitrin ve mağaza içinin uyumu hakkında neler söylemek istersiniz? Mağazacılığın vazgeçilmezidir. Ortalama bir mağazanın vitrin metrekaresi, mağaza toplam alanına kıyasla yüzde 1lerin altındadır genelde. Bu yüzde 1deki dekorasyon giderini, bütün ayrıntılarıyla mağazaya taşımanız imkansız. O havayı yansıtabilirsiniz ancak. Minimum ölçülerde de olsa, YKMnin vitrin temasını mağaza içine taşımaya özen gösterdiğimizi söyleyebilirim. Perakende tasarımı ve görsel yönetim için en elverişli koşullar nasıl sağlanır?Türkiyedeki perakende görsel tasarımcıları, yurtdışındakiler gibi dolgun bütçelere, geniş malzeme imkanlarına sahip değil. Hal böyleyken, hem yaratıcı hem üretici olmak zorundayız. 2+2=4, ya 0 ya 1 gibi kesinliği olan bir iş yapmıyoruz. İçinden gelmesi lazım, keyif alman lazım. Mesela ben asla mekanik olamıyorum, ekip arkadaşlarımın da mekanik olmasını istemiyorum. Yetenek, olmazsa olmaz. İsterseniz on sene okuyun, yetenek yoksa olmaz. Tüm trendleri takip etmeniz, merak etmeniz, öğrenmeniz şart. Ahenk içinde çalışabileceğiniz renkli bir ekibiniz de varsa, gerekli bütün donanıma sahipsiniz demektir. Yaratırsınız, üretirsiniz, paylaşırsınız. Açıkçası ben şanslıyım. Bu işi YKMde yapmak, son derece avantajlı. Ürün seçimindeki uçsuz bucaksızlık, merkez yönetimin ve mağaza yönetimlerinin görsel sunum konusuna verdiği önem, maddi-manevi desteklerinin her zaman arkamızda olduğunu bilmek, işimizi severek yapmamızı kolaylaştırıyor. Her seferinde kendimizi aşıp, başarılı işler ortaya koyabiliyoruz.Enis Tilav - Vetrina Display Mannequins Visual Merchandising Visual Merchandiser Group Manager Vitrin tasarımı, perakende sunum ve marka imajı arasındaki denklemi nasıl kurmak gerek? Bunun en güzel cevabını, 2000li yılların başından itibaren, mağaza içinde deneyim yaşatarak fark yaratmayı başaran üst düzeyde kaliteli markalar veriyor. Onlar, görselliği her zaman bir adım öne çıkarıyor. Hem de sadece vitrinde değil. Mağaza içinde, markanın yer aldığı binada, hatta mağazanın bulunduğu çevrede, tüm güçlerini ortaya koyarak unutulmaz tasarımlara imza atıyorlar. Günümüz rekabet koşullarında gücünü ortaya koymak isteyen markalar, kaynaklarının büyük bir kısmını görsellik için harcamak durumunda. Pek çok ulusal ve uluslararası markaya teşhir mankeni hazırlıyorsunuz. Sizi tercih eden markalar, hangi kriterleri dikkate alıyor?Her şeyden önce, ürünlerini mağaza içinde ve vitrinde müşteriye en doğru şekilde yansıtacağımızı biliyorlar. Görsellik, satışı hızlandırmak amacıyla başvurdukları bir yöntem aslında. Üstelik çok güçlü bir silah. Kendi koleksiyonlarına uygun; ürünü iyi taşıyabilecek vücut ölçülerine sahip mankenleri tercih ediyorlar. Gerektiğinde, kalıpların üzerinde bel, basen, göğüs gibi hatlarda değişiklik yapabiliyoruz. Ele aldığımız bir projenin tüm aşamalarında, profesyonel desteğimizi sunuyoruz. Dolayısıyla markaların güvenini boşa çıkarmıyoruz. Sanırım, bizimle çalışmak istemelerinin başlıca sebepleri bunlar.Yeni trend sadeleşmek! Perakendede kimlerle çalıştığınızı öğrenebilir miyiz?Birçok firma ile çalışmaktayız. Vakko, Bilsar, Penti, DKNY, Çalık Holding, Aysira Gelinlik, Samsun Çarşı, Crispino, Sevenhill, Javelin, Dufy, Collezione, Real, Arslanlı, Ayla Bayer, şimdi ilk aklıma gelenler... Bu markalara, vitrin tasarımı ve vitrin mankeni konusunda hizmet veriyoruz. Yurtdışında ise isimlerinin gizli kalmasını isteyen bazı firmalara manken gönderiyoruz.Nasıl bir koleksiyona sahipsiniz? Kaç değişik modelde manken üretiyorsunuz?Hiç saymadım ama 200ün üzerinde model ürettiğimizi söyleyebilirim. Bayan, erkek, çocuk, büst, torso modellerimiz mevcut. Gün geçtikçe, firmalardan gelen talepler doğrultusunda çeşidimiz artıyor. Teknolojinin sunduğu imkanlardan ne ölçüde yararlanıyorsunuz?Vitrinlerimizin tasarımını yaparken, kesinlikle 3DMax, Arcon, InDesign gibi 3 boyutlu görsel programlar kullanıyoruz. Müşterimiz, kendi mağazasını dijital ortamda görerek karar veriyor. Uygulamaya daha sonra geçiyoruz. Şu anda vitrinde kabul gören güzellik anlayışını anlatır mısınız? Sor 2 yıldır, vitrinlere net çizgiler hakim. Ürün odaklı sunumlar ağırlıkta. Sadeliğe dönüş de dikkati çeken bir başka husus... Dün yayınladığımız ilk bölüme linkten ulaşabilirsiniz http://www.perakende.org/haber.php?hid=1233643924Yarın: Meriç Manken, Yuda Mimarlık
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive