Eklenme Tarihi : 30 Eylül 2009 Çarşamba
Yılmaz Pekmezcan

Performans ve Örgüt İklimi

İşletmelerin kâr amacı güden kuruluşlar olduğunu biliyoruz


Tüm işletmeler bir takım girdileri amaçları doğrultusunda işleyerek, elde ettikleri çıktılarla kâr elde ederek yaşamlarını devam ettirmek isterler. Tanımları en basit şekliyle yapmış olmamın nedeni, aslında ister kâr amacı gütsün ister gütmesin; süreçlerinde iş, işçi (çalışan) ve üretim (çıktı) bulunan tüm yapıların birer işletme olarak tanımlanabileceği gerçeğini anlatmaya çalışmamdandır. Bu tanıma göre ise üç kişinin çalıştığı bir çay ocağı, yirmi kişinin çalıştığı bir market, elli kişinin çalıştığı bir okul, yüz elli kişinin çalıştığı bir hastane ya da yüzlerce kişinin çalıştığı bir fabrika, temelinde aynı kuruluş felsefesi ile kurulup, aynı yöntemlerle yönetilerek hedefe ulaşabilir. Her işletme doğar, büyüyerek başarılı olmak ister, uzunca bir süre varlığını devam ettirmek ister. Tüm bu hedeflerine ise işletmenin belirlemiş olduğu hedeflere ulaşabilmek amacıyla çalışanlarının doğru karar ve davranışları sergilemesi sayesinde ulaşabilir. Çalışanlar, işletme genelinde mutlaka bir bütün olarak algılanmalıdır. Ofislerin temizliğinden sorumlu olan bir hizmetli ile üretim süreçlerinde bulunan bir çalışan ve elde edilen ürünlerin nihai müşteriye sunumu ya da ulaştırılmasını sağlayan elemanların tamamı, ayırt edilmeksizin işletmenin en önemli kaynağı olan çalışanları ifade eder ki; çalışanları bir bütün olarak değerlendirmek işletmeler (kurumlar) için en akılcı ve modern bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Bir yöneticinin en yoğun ve yorgun olduğu bir anda işinin ehli ve kurumuna bağlı bir çaycının ikram ettiği bir kahve ya da demli bir çayın bir yöneticiye katacağı manevi katkının onun performansına ne kadar olumlu bir etki yapacağı önemli bir gerçektir. İnsana yapılan yatırım, en büyük yatırımdır felsefesi işletmeler için de geçerli bir düşüncedir. Aslında işletmelerin çalışanlarına yapacağı yatırımın nihai dönüşü yine kendi süreçlerine pozitif bir katkı olarak geri dönecek yaklaşımı ifade eder. Bir kuruluştaki mutlu çalışanların çokluğu; kuruluşları için mutlu yöneticileri, mutlu müşterileri ve hatta mutlu tedarikçileri kapsayan bir mutluluk halkasını ifade eder. Mutluluk, beraberinde çalışan bağlılığı ve sadakatini, işyeri hedeflerini benimsemeyi, fedakârlığı, amaçlara ulaşmada istekli ve kararlı olmayı, dolayısıyla da katma değer yaratmayı sağlar.İşletme performansı ile çalışan performansı arasında var olduğu bilenen korelasyon, kurumun başarısı açısından çalışan mutluluğunun sağlanmasının şart olduğu gerçeğini ifade eden önemli bir sonuçtur. Kurumunun başarısını isteyen iyi bir yöneticinin bu bağlantıyı asla aklından çıkarmaması gerekir. Çalışanların mutluluğunun sağlanması için de öncelikli olarak iyi bir örgüt iklimi gerekmektedir. Aslında örgüt kültürü ile örgüt iklimi arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Genellikle örgütsel iklim; Bir örgütteki psikolojik güçlerin ortak görünümü olarak ifade edilirken, örgüt ikliminin de; Örgüt kültürünün örgütte yarattığı hava, atmosfer şeklinde tanımlandığını görmekteyiz. Bu tanıma göre şirketlerdeki başarı kriterleri arasında çalışanların gerçek güç ve potansiyellerini bağlı oldukları kurumun başarısı için ortaya çıkarma konusundaki istek ve gayretlerinin belirleyeceği açıkça ortaya çıkmaktadır. O halde çalışanlar kendilerindeki gerçek güç ve potansiyel enerjilerini yalnızca uygun örgütsel iklim şartlarında çalışabildiklerine göre yöneticilere düşen kurumsal başarı için bu şartları tesis etmektir. Burada söz konusu olan çalışan mutluluğunun sağlanabilmesi amacıyla oluşturulması gereken değerlerin ne olduğunun doğru tespit edilmesidir.Başarılı bazı şirketlerde yapılan araştırma sonuçlarına göre bu değerlerden bazılarının şunlar olduğu ifade edilmektedir (M. Varol):- Alanında en iyi olmak inancı ve bununla gurur duymak,- İşin yapılmasında ayrıntılarında önemli olduğu inancı,- İnsanların, çalışanların önemli oldukları inancı,- Üstün kalite ve üstün hizmet inancı,- Herkesin yenilikçi olması, gerektiğinde de başarısızlığın hoş görülmesi inancı,- İletişimi zenginleştirmek için, biçimsel (hiyerarşiye ve role uygun) davranmaktan kaçmanın da önemli olduğu inancı,- Ekonomik büyüme ve kârlılığın öneminin açıkça tanınması ve buna inanılması.Tüm değerlerin yanı sıra çalışanların önemli olduklarını kendilerine hissettirecek davranışları ise Varol, şu şekilde sıralamaktadır:- Çalışanlara yetişkin muamelesi yapmak,- Çalışanlara kader arkadaşları ve iş ortaklarımız olduklarını hissettirmek,- Onurlarını kırıcı değil, saygılı davranmak,- Çalışanları verimliliğin temel kaynakları olarak görmenin yanı sıra, en önemli öz kaynaklarımız olarak görmek ve değerlendirmek,- Çalışanlarda bana ihtiyaç duyuluyor duygusu uyandırmak.Özet olarak söylemek gerekirse, kâr amacı güden ya da gütmeyen her kurum ve kuruluşun amaçlarına verimli bir şekilde ulaşabilmesinin yollarından biri de; çalışanlarının tüm güç ve enerjilerini istekli bir şekilde bağlı oldukları kurumun başarısı için harcamalarıdır. Bunu sağlayabilmek içinde örgüt ikliminin psikolojik açıdan, motivasyonu artıran ve bağlı olduğu kurumuyla bireyi özdeşleştiren şekilde geliştirilmesi gerekir.En büyük yanlış, aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemektir. Eğitim insanlara yeni yollar deneme şansı verir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive