Perakendenin Aktörlerinden Kriz Değerlendirmesi IV

Perakende sektörünün önde gelen temsilcilerinden kriz değerlendirmeleri almaya devam ediyoruz... Bugün, Sönmez Holding Teknoloji Şirketleri CEOsu Osman Akın, Assos Pırlanta Genel Müdürü Mustafa Kemal Çeçen ve Burda Market Genel Müdür Yardımcısı Hamit Akçay'ın görüşlerine yer veriyoruz

Eklenme Tarihi : 22 Ocak 2009 Perşembe
perakendenin-aktorlerinden-kriz-degerlendirmesi-iv
Perakendenin aktörlerinden kriz değerlendirmesi almaya devam ediyoruz. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör'le başlayan kriz değerlendirmesi dosyamız kapsamında, AMPD Yönetim Kurulu Başkanı Servet Topaloğlu, AYD Girişim Komitesi Başkanı Hakan Kodal ve BMD Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Akyiğit, Capacity Genel Müdürü Tarkan Yurdaay, Krea Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Zafer Ergüven ve Sinpaş Yatırım ve İşletme AŞ Genel Müdürü Oray Demirel gibi sektörün önemli isimlerinin küresel ekonomik kriz ve krizin perakende sektörünü nasıl etkilediğine ilişkin görüşlerine ve değerlendirmelerine yer vermiştik. Bugün de Sönmez Holding Teknoloji Şirketleri CEOsu Osman Akın, Assos Pırlanta Genel Müdürü Mustafa Kemal Çeçen ve Burda Market Genel Müdür Yardımcısı Hamit Akçay'ın görüşlerini aktarıyoruz. Osman AkınSönmez Holding Teknoloji Şirketleri CEOsuKüresel krizin neresindeyiz, buradan nereye gidebiliriz? Türkiyede 2001 tekrarlanır mı?Küresel ekonomideki kriz dalgası, Türkiyeye de yansıdı doğal olarak. Tsunami gibi düşünebilirsiniz, kaçınılmaz bir şeydi. Fakat biz, 2001 krizinden çok şey öğrendik. Politikacımız, bürokratımız, yöneticimiz, vatandaşımız... Hepimiz dersimizi aldık. Hatta çeşitli savunma mekanizmaları geliştirdik. Şimdi içinde bulunduğumuz durum, daha farklı. Dışarıdan ithal ettiğimiz bir kriz yaşıyoruz. Her şey yeniden yapılanıyor. Çok güvenilir olduğuna inandığımız yüzlerce şirket, ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Benim düşüncem, dünya ekonomilerinin ve iş yapma biçimlerinin büyük bir dönüşüm sürecine girdiği yönünde... Bütün dengeler sil baştan kuruluyor. Dönüşüm tamamlandığında ayakta kalmayı başaran şirketler, önemli bir tecrübe kazanmış olacak. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Kriz çığırtkanlığı yapmakla krizi kendi kendimize getiriyoruz diyerek uyarmıştı iş dünyasını. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Rıfat Beyin söylediklerine katılıyorum. Her gün, her dakika yayınlanan kriz haberleri, halkımız üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Mecbur kalmadıkça, zorunlu bir ihtiyaç hissedilmedikçe, harcama yapılmıyor. Tedirginlik had safhada. Halbuki, piyasaların para hareketine ve morale ihtiyacı var. Bize bir şey olmaz demiyorum ama negatif koşullanmanın manası yok. 2009a dikkat!Mevcut ekonomik ortam, bilişim ve teknoloji ürünlerinin satışını etkiledi mi? Nasıl? Bilişim sektörü, 2008 yılını büyüme ile kapattı. Ancak bu büyüme, hedeflenen rakamların altında. Ekonomik krizin özellikle son çeyrekte etkilerini göstermesi, 2009 yılını daha hazırlıklı ve mutlaka daha donanımlı karşılamamız gerektiğine işaret ediyor. Teknolojixin kriz yönetimi hakkında bilgi verir misiniz?Küresel fırtınanın miladı, ABDli finans devi Lehman Brothersın batışı ile ilişkilendiriliyor. Oysa kriz, 2008 yılının başından beri tehditkâr varlığını hissettiriyordu. Keyifli bir yıl geçirmeyeceğimizi tahmin ediyorduk. Dolayısıyla 2008 Nisan ayı itibariyle tedbir paketimizi açtık. Biliyorsunuz, ekonomide olması gereken diye bir şey yoktur. Yapılması gereken ve gerekeni yapmak vardır. Bizim sektörde de stok çevrim hızı çok önemli. Stok seviyemizi kontrol altında tutarak, elimizdeki stoğu ve buna paralel olarak gelir-giderimizi dengeledik. Ürün çeşidi ve marka sınırlaması getirdik. Verimsiz olduğunu düşündüğümüz mağazaları kapattık. Ekonomik kriz patladığında, neredeyse 6 ay öncesinden aldığımız radikal tedbirler sayesinde hazırlıksız yakalanmadık. Pazar geliştirme stratejisi İhtiyaçlarını erteleyen tüketiciye moral vermek için birtakım hamlelerde bulunacak mısınız?Bu dönemde birçok firma, tüketiciler için farklı kampanya seçenekleri düzenleyecek. Teknolojixin farkı ise müşteriye sağladığı ekstra kazanç olacak. Nakit ödemelerde en uygun fiyatlar, 24 aya varan taksit imkanları, mağazalarımızın sunduğu ekstra hizmetler, satış sonrası servis güvencesi ve müşterinin ihtiyacına göre şekillenen ürün politikamız, krize rağmen tavizsiz devam edecek. Kısa bir süre önce Irakta hizmete giren mağazanızla birlikte, yurtdışına açılmış oldunuz. Büyüme yönlü stratejinizi, önümüzdeki dönemde de koruyacak mısınız? 2008de, pek çok yatırımın askıya alındığı bir dönemde, Teknolojix olarak farklı projeler üretmeyi sürdürdük. Irak, buna örnektir. Bizim için alternatif pazarlardan biriydi. Alternatif satış kanallarını kullanarak alternatif pazarlarda büyüme politikamızı, önümüzdeki dönemde de koruyacağız. Kriz, aynı zamanda fırsat demek... Bilinçli ataklarla krizden fırsat devşirmek gerek. Halkın yüzde 66sı, 2009da ekonominin daha kötü olacağını düşünüyor. Siz neler bekliyorsunuz yeni yıldan? Açıkçası, 2009 yılının ilk yarısından umutlu değilim. Epey zorlu geçeceği kanısındayım. Hemen hemen bütün sektörlerde ciddi boyutlarda daralma olacak. Fakat yılın ikinci yarısından itibaren, nispeten toparlanmalar yaşanacağına inanıyorum. Zaten OECDnin ve IMFin tahminleri de bu yönde... Mustafa Kemal Çeçen Assos Pırlanta Genel Müdürü 2008i ciro anlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?Şirketimiz adına, beklentilerimizi büyük ölçüde karşılayan bir yılı geride bıraktığımızı söyleyebilirim. Bizim için özellikle mağazalaşma açısından önemliydi. Gerek büyüme, gerek ciro gerekse markalaşma çalışmalarımız bakımından, hedeflerimizin çoğunu gerçekleştirebildik. Assosun kriz yönetimi hakkında bilgi verir misiniz? Kısa ve uzun vadede neler yapmayı planlıyorsunuz? Gerçek hedeflerinizi ve üzerinize düşen sorumlulukları iyi belirlemek, krize karşı alabileceğiniz ilk tedbir. Bir sonraki aşamada ise söz konusu hedefler doğrultusunda sağlam planlar yapmak, kontrolü kaybetmeden adım adım ilerlemek gerekiyor. Hamlelerinizin etkisini, her zamankinden daha dikkatli hesaplamak zorundasınız. Krizin belki de en kritik yanı budur. Üç-beş adım ötesini göremezsiniz bazen. Fakat ne olursa olsun, vizyonunuzu yitirmemelisiniz. Pazarınıza sahip çıkarken, moral ve motivasyonunuzu korumalısınız. Biz de personelimize, bayilerimize, seminer ağırlıklı yoğun bir eğitim programı hazırladık. Şirket vizyonumuzun daha iyi algılanmasını sağlayacak çeşitli aktivitelere yöneldik. Böyle dönemeçlerde şirket kültürünü ayakta tutmayı başarmak, zorlukları birlikte aşmak anlamına geliyor. Ayrıca satış ve pazarlama stratejilerimizde birtakım ufak değişiklikler yaptık. Uzun vadeli planlarımızdan kopmadan, güne adapte olarak, krizi en az hasarla atlatacağımıza inanıyoruz.Şimdi kral tüketici İhtiyaçlarını erteleyen tüketiciye moral vermek için birtakım hamlelerde bulunacak mısınız?Evet, tüketici harcamalarının ertelenmesi gibi ciddi bir realite var ortada. Hemen hemen her sektörde sağlanan ödeme kolaylıkları, indirim imkanları, kampanyalar, promosyonlar, hediye çekleri ve benzeri uygulamalar, satın almayı teşvik edecek cinsten. Biz de indirim yaptık. Uygun fiyatlı, erişilebilir, duygusal mesajlarla yüklü fark yaratan ürünler tasarlayarak, yolumuza devam ediyoruz. Aslına bakarsanız, tamamen tüketici lehine bir dönem. Fiyat-fayda dengesini iyi kurabilmek önemli. Hem krizle ilk kez karşılaşmıyoruz ki... Pek çok kriz görmüş, pek çok kriz atlatmış bir ülkeyiz. Kriz çıktı diye duygularımızdan ve temel ihtiyaçlarımızdan vazgeçecek değiliz. Yine karnımız acıkacak, yine giyinmemiz gerekecek, yine kendimizi güzel ve bakımlı hissetmek isteyeceğiz, yine sevdiklerimizi mutlu edeceğiz. Bize düşen görev ise içinde bulunduğumuz ekonomik durumu göz ardı etmeden, ihtiyaçları yanıtlamaya çalışmaktır. Elbette tüketiciyi zorlamadan, hak ettiği ilgi ve özenden mahrum etmeden... Kriz mi, fırsat mı? Halkın yüzde 66sı, 2009da ekonominin daha kötü olacağını düşünüyor. Siz neler bekliyorsunuz yeni yıldan? Ak koyun kara koyun, iyi ve kötü yönetim, işte burada belli olacak!.. Krizi fırsata çevirebilen şirketler, güç kazanacak. Daha azimli çalışmayı, daha planlı hareket etmeyi, ancak tecrübeyle öğreniyor insan. Kriz dönemleri de yöneticilerin yeteneklerini ortaya koymasına fırsat tanıyor. Meseleye biraz böyle bakmak lazım. Havayı iyi koklayarak, öngörülü davranarak, doğru hamleler yaparak, ilerlemek mümkün. Belli bir vizyonu tutturamamış, mesleki eğitime gereken önemi vermemiş, farklılaşamamış, üretim ve pazarını geliştirememiş, dünyadaki değişim rüzgarlarının uzağında kalmış firmalara bakıp, moralinizi bozmayın sakın. Onlar, hep krizdeler zaten! Silkelenip, dökülürler böyle dönemlerde. Şirket kültürü oturmuş, stratejisi net, çalışanlarının eğitimini destekleyen ve mutlaka bir fark yaratan markalar, toz duman dağıldıktan sonra yine yerli yerinde duruyor olacak, merak etmeyin. Bize gelince... Karamsar değiliz. Köklü ve güçlü bir grubun, genç ve dinamik markasıyız. İyi organizasyonlarla, tam konsantrasyonla 2009 yılında da hedeflerimize yürüyeceğiz. Sizce krizin faturasını kim ödeyecek?Büyüme hızının düşmesi ve kredi piyasalarının daralması, çok ciddi ama kısa dönemli sonuçlar doğuracak. Etkilenmeyen ülke kalmayacak. Doğal olarak, Türkiye ekonomisi de zarar görecek. Hepimiz, direkt veya dolaylı bir şekilde krizi hissedeceğiz. Burda Market Genel Müdür Yardımcısı Hamit Akçay Global finans kriziyle şekillenen mevcut ekonomik ortamı nasıl değerlendiriyorsunuz?Meseleyi ilk olarak magazinleştirme, ikinci olarak da akademik yaklaşımla izah edebiliriz. Küresel ekonomik krizin magazin boyutu herkesin malumu. Akademik bir bakış açısı ile ise içeriden ve dışarıdan bakış diyebileceğimiz iki tür yaklaşım söz konusu olabilir. Mevcut kapitalist ekonomiyi savunan iktisatçılar çözüm için içeriden bakarken, muhalif anlayıştaki iktisatçıların ise daha sistematik eleştiri ve talepleri söz konusu oluyor. Yakın gelecekte dünya çapında büyük bir iktisadi dönüşüm olmayacağını öngörüyorum. Yaklaşımımı bir iç görü ile sürdürecek olursam; Keynesyen iktisatçıların krizleri kaos ve denge kavramları ile kavramsallaştırıyor. Bu çerçevede herkesin anlamaya çalıştığı dip noktanın neresi olduğu. Bunun hemen ardından yükselişe geçiş evresinde oluşabilecek yeni fırsatlar ve yeni dengeleri anlamak üzerine kurulu bir yaklaşım belirginleşiyor. Fakat mevcut global krizin orta ve uzun vadede üretim ve tüketim alışkanlıklarında köklü değişikliklere gebe olması ihtimali gözden uzak tutulmamalı. Böylesi bir durumda ekonominin globalden lokale, finanstan reele doğru bir kayışı söz konusu olabilecek. Ancak bu değişiminden çok süratle şekillenmeyeceği kanısındayım. Global krizin sekonder salınımları oluşacak ve ancak daha sonra bu konuda daha kesin şeyler konuşabilmek mümkün olacak. Türkiyenin uzun yıllardır bir boom and bost sarkacında kriz ve yükselişlerle iç içe yaşamasından kaynaklı çok güçlü bir krize karşı yaşama kültürü var. Gerek halkımız gerekse şirketlerimiz yeni ekonomik koşullara derhal adapte olup en az hasarla krizi atlatmayı başaracaktır. 2009 Türkiye perakende sektörü beklentileriniz neler?Türkiye perakende sektöründe yerli ve yabancı perakendecilerin iki ayrı dip dalga etkisi içerisinde tesir edeceği kanaatindeyim. Yerli perakendeciler için 2009 pek çok açıdan bir yeniden öğrenme yılı olacak. Öte yandan 2007 yılı boyunca ve 2008 başında oluşan büyüme eğilimi daha kontrollü ve verimli olması ekseninde değerlendirilecek. Yabancı perakendecilerle ilgili ise sürpriz gelişmelerin olabileceğini düşünüyorum. Derbi maçlar öncesi klasik bir replik olarak ifade edilen her türlü sonuca açık diyebileceğimiz türden bir sürprizden bahsediyorum. Perakende sektörünün temel dinamiklerinin değişmesine yol açabilecek türden gelişimlere açık olmak gerek. 2009, perakendede finans yönetiminin daha başat bir faktör haline geleceği bir yıl olacak. Perakende sektöründe verimliliğin, lojistik ve stok yönetiminin önemi artacak. Pek çok perakendecinin çeşitli sebepler nedeni ile fiyat rekabetine odaklanacağını düşünüyorum. Son yıllarda sektörde hizmet odaklı gelişen anlayışlar en azından bir süreliğine rafa kaldırılacak. Bu manada gelecek projeksiyonu olan zincirlerin fiyat rekabetinin çok içinde olmayarak ayrışma stratejisini başarı ile uygulamasına uygun zemin ortaya çıkacak. Sektörde tedarikçi firmalarla perakendeciler arasında stratejik projelerin ve anlaşmaların hayata geçirilmesi kaçınılmaz olacak. Tedarikçi firmaların güvenilir ve işbirliği yapılabilecek perakendecilerle ciddi projelere imza atacağı kanaatindeyim.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive