Perakendenin Aktörlerinden Kriz Değerlendirmesi

Bugün yediden yetmişe herkesin dilindeki kriz nereden, nasıl başladı; birlikte hatırlayıp, sektör temsilcilerinin konuya ilişkin görüşlerine bakalım... Kriz dosyası kapsamında bugün, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör'ün görüşlerine yer verdik, sırada sektörün diğer güçlü aktörleri var

Eklenme Tarihi : 19 Ocak 2009 Pazartesi
perakendenin-aktorlerinden-kriz-degerlendirmesi
ABDden başlayarak tüm dünyayı saran ve Türkiye'yi de etkisi altına alan küresel kriz, otomotiv, gıda ve tekstilde olduğu kadar perakende sektöründe de kendini hissettirdi. ABDden başlayan küresel krizin temelinde mortgage piyasasına ilişkin sorunlar var. Mortgage sektörü, ilk olarak üç yıl önce sorun yaratmaya başladı. ABDde para hacminin yüksek olması nedeniyle bazı finansal kuruluşlar 5 yıl önce kredibilitesi zayıf olan kişilere de mortgage kredisi vererek, geri dönüşü riskli bir mali yapıya girdiler. 5 yıl öncesine kadar ABDde faizler son derece düşük olduğu için özellikle orta ve alt gelir grubundaki kişiler değişken faizli kredileri kullanmayı tercih ettiler. Ancak, ABD Merkez Bankasının (FED) son iki yılda faiz oranlarını artırması, konut sektörünü durgunluğa soktu. Konut satış fiyatları ile kira gelirlerinin de piyasa düzeyinin altına inmesiyle, bu krediyi kullanan düşük gelirli gruplar kredilerini düzenli olarak ödeyemez hale geldiler. Bankaların, tüketicilere satın alacakları ev ve dairelerin bedelinin tamamını, hatta değerinin yüzde 110 oranında borçlanma fırsatı vermesi, kredilerin geri dönüşünü zora soktu. ABDde bankalar konut kredileri için gereken parayı yatırım bankalarında ihraç ettikleri tahviller ile borçlanarak sağlıyorlardı. Ancak kredilerin geri dönüşümü zora girince yatırım bankaları ve ABD mortgage piyasası için da çanlar çalmaya başladı. Özetlenecek olursa krizin nedenleri temel olarak mortgage kredilerinin yapısının bozulması, faiz yapısının uyumsuzlaşması, konut fiyatlarındaki balon artışlar, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi ve kredi derecelendirme sürecindeki sorunlar şeklinde sıralanabilir. (ntvmsnbc.com)Kredi krizi, finansal krize dönüştüKriz her ne kadar başlangıçta bir mortgage krizi olarak ortaya çıksa da takip eden süreçte bir likidite krizine dönüştü. ABDde 2007 yılında, finans ve sigorta, gayrimenkul, inşaat ve madencilik sektörü başta olmak üzere toplam dört sektörün büyüme hızının yavaşlamasıyla genel ekonominin büyüme hızı da yavaşladı. Ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olan reel sektör, mortgage krizinden olumsuz etkilendi. Faiz oranlarındaki değişim kredi piyasasında daraltıcı etki yaptı, kredi piyasasında 2006 yılında yüzde 13.2 oranında artış sağlanırken, 2007 yılında bu oran yüzde 4.8 olarak gerçekleşti. Yatırımcıların risk almadan kazanç elde etme isteği maliyeti düşük, kolay kredi imkanlarına bağlı olarak tüketicilerin aşırı borçlanmasına ve kontrolsüz kredi genişlemesine neden olarak sistemin kırılganlığını artırdı. ABDde borçlularının ödeme güçlüğüne düşmesi ile tetiklenen kriz, bu kırılganlıklarla birlikte büyüdü. Perakende sektörü krize karşı atakta Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Global krizin en kötü dönemini atlattığımızı söyleyemem. Finansal krizin sonuçları henüz geçmedi ancak ana sebepleri çok geride kaldı. Ekonomik toparlanma 2009da olabilir. derken, perakende sektörünün aktörleri toparlanmak için çoktan harekete geçti. Alışverişi canlandırmak ve ekonominin durma noktasına gelmesini engellemek üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başkanlığında Gün Bugün kampanyası uygulandı. Perakende ve hizmet sektörünün birçok alanını temsil eden 40 sivil toplum kuruluşu da bir araya gelerek, kampanyayı destekleme kararı aldı.Yılbaşına kadar devam eden kampanya süresince; kampanyaya katılan işyeri, alışveriş merkezi, mağaza ve toptancılar, vitrinlerine kampanya logosu bulunan bir ibare astı. Mağaza vitrinlerinde bu logoyu gören vatandaşlar ise avantajlı koşullardan yararlanmak için bol bol alışveriş etti. Kampanyaya katılan firmalar, müşteriye indirim ve taksitlendirme fırsatı da sundu.Kurumsal satış için Parakupon yaratıldıPerakende sektörünün önemli isimlerinin durgunluğa karşı harekete geçerek Gün Bugün kampanyasını düzenlemesinin ardından Koton, Kiğılı, Ramsey, İnci, Faik Sönmez ve Panço'dan oluşan 6 yaygın perakende firması da kurumsal ihtiyaçları karşılamak üzere bir araya geldiler ve Parakuponu yarattılar. Parakupon, Türkiye'deki 500e yakın satış noktasında geçerli. Kurumsal satış organizasyonu Koton tarafından yürütülen Parakupon, firmalar tarafından yapılacak çoklu alımlarda arzu edilen tutarlarla armağan edilebiliyor.Parakupon, şirketlerin gerek kendi çalışanlarına yönelik giyim alımları için bir araç, gerekse özel dönemlerde kendi müşterilerine yönelik dağıtabilecekleri hediye alternatifi... Parakupon ile kurumsal satış anlamında hedeflenen sektörlerin başında bankacılık, sigorta, ilaç, otomotiv ve turizm geliyor. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör Küresel likidite koşullarında yaşanan olağanüstü değişimler, ülkemize ve perakendeye nasıl yansıyor? Yabancı sermayeye özellikle ihtiyaç duyan, hızlı büyüme ve gelişme sürecindeki ülkemiz, maalesef olumsuz yönde etkileniyor. Dış ticaret açığımız sürdükçe, dövize gereksinim duyacağımız kesin. Bu da iç piyasalarda dengesizlik ve kur riskleri gibi ekonomiyi yıpratacak istikrar problemleri yaratıyor. Oysa gelişmekte olan ekonomilerin büyümeyi sürdürebilmesi, güven ortamına bağlı. Aksi durumlarda, ciddi ve olumsuz sonuçların doğması kaçınılmaz. Ülkemizdeki tüm değişiklikler, nispi olarak perakendeye yansıyacaktır. Sanayi kesimi kadar olmasa bile perakende sektöründe de mutlaka belirleyici rol üstlenecektir. Türk ekonomisi global krize nasıl dayanacak?Türkiye, 2001 tecrübesine ve tedbirlerine binaen, kısmen rahat gözüküyor. Fakat ekonomideki yavaşlama, istihdamdaki daralma ve benzeri unsurlar birbirini tetiklediğinde, önemli sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Böyle zamanlar, 1930 Amerika'sında olduğu gibi büyük atılımlara da yol açabilir. Ancak bunun için düzenli ve planlı bir hedefle beraber, söz konusu hedefe azimle koşmayı sağlayacak bir anlayış geliştirmek gerekir. Devlet, finans, sanayi, üretici, perakendeci ve diğer sektörler, birbirlerinin var olma sebebidir aslında. Zor dönemeçlerde, sabırla ve hoşgörüyle birbirlerini tolere etmeliler. Bence krize dayanmanın, sarsıntıyı güçlenerek atlatmanın tek yolu bu.Ekonomik güç el değiştiriyorKüresel krizin neresindeyiz?.. Buradan nereye gidebiliriz? Henüz sadece birinci perdeyi izlediğimizi söyleyen Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaza katılıyor musunuz?Dibi, boyutu belli olmayan bir krizin başındayız daha. Elbette Sayın Durmuş Yılmazla aynı fikirdeyim. Dünya, yeniliklere gebe. Sonucunu kestirmek ise şu aşamada imkansız. Mevcut durumu fırsata dönüştürmek mümkün mü? Nasıl?Belirsizliğe rağmen finansal alandaki gerçek değerlerde kayıp yok. Sıkıntılı olan finansal türev ürünler, aşırı pompalanan balonlar azalabilir ama dünyada hâlâ artan bir nüfus var. Daraldığı söylenen likiditenin hiçbir yere kaybolmadığı, yalnızca el değiştirdiği anlaşıldığında; gerekli dersleri çıkarabilen, dayanışma içinde planlı çalışabilen, verimlilik hesabı yapabilen ve marka olmayı başarabilenlerin önüne yeni fırsatlar çıkacağını düşünüyorum. 2009dan neler bekliyorsunuz?Yeni demek, umut demektir. Yeni yılda da umutlar tazelenir. Zor geçen 2008in ardından, pozitif bir başlangıç olacağına inanmak istiyorum. Ekonomide tedbir ve atılımların öne çıkacağı, şimdiden belli. 2009un; insanlık, kardeşlik ve huzur adına hepimize güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Sırada: Servet Topaloğlu, Hakan Kodal, Ekrem Akyiğit
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive