Cirolara Bayram Şekeri Etkisi

Şekerli ve çikolatalı mamuller, üretim maliyetleri yüksek olsa da ülkemiz için önemli sektörlerden biri. Ramazan Bayramı dolayısıyla hem firmalara olan taleplerin hem de perakendecilerin şekerleme ve çikolata satışlarının artması bekleniyor. Sektörün hâlihazırdaki durumunu dernek, firma ve perakendecilerle birlikte masaya yatırdık

Eklenme Tarihi : 30 Eylül 2009 Çarşamba
cirolara-bayram-sekeri-etkisi
Özlem ELGÜNŞekerli ve çikolatalı mamuller, ülkemizde hem geleneksel hem de modern üretim teknolojilerinin kullanıldığı önemli sektörlerden biri haline geldi. 2008 yılı verilerine göre bin 553 adet firma şekerleme ve çikolata üretiyor. Bu firmaların üretim kapasitesi 2 milyon 616 bin 136, üretilen şekerli ve çikolatalı mamul miktarı 673 bin ton. Kişi başına yıllık şekerleme tüketimi ise 3-4 kilogram. Şekerli mamul sektörünün durumunu ve yaşanan sorunları Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği (ŞEMAD) Başkanı Şemsi Kopuzdan öğrendik... ŞEMADın kuruluşu ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?Dernek uzun bir hazırlık evresinden sonra kuruluşunu 1997 yılında tamamladı. Sektörün birikmiş sorunlarının çözümü için, sanayiciler arasındaki dayanışma artırıcı etkinliklerle hedeflere ulaşmak ve ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak amacıyla çalışmalara ağırlık verdi. Devlet-sanayici diyalogunun başlatılmasında öncü görevini yerine getirdi. Piyasa denetiminin daha sağlıklı biçimde yapılması, haksız rekabetin etkin biçimde engellenmesi, tüketim bilincinin geliştirilmesi, tüketicinin haklarının korunmasına yönelik çalışmalara devam ediliyor. ŞEMAD, tarım politikalarının oluşumu, uygulamada alternatiflerinin yaygınlaştırılması ve tarıma dayalı sanayi faaliyetlerinin artırılmasına yönelik çalışmalarda daha iyi sonuçlara ulaşılması, özellikle ihracatta rekabet avantajı açısından gerekli ürün çeşitliliği için KOBİlere ve yan sanayi kollarının gelişmesine destek verilmesi, ihracatta karşılaşılan bürokratik zorlukların haline yönelik çaba içerisinde bulundu. Gıda sektörünün tüm sorunlarının aşılmasında, diğer sektörel derneklerle beraber Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonunu kurarak öncülük görevi üstlendi. Dayanışma ve kaynaşmayı artırmak, sektörün sesini daha ağırlıklı duyarak yararlı ve verimli dönemlere ulaşmayı hedefleyen derneğimiz, etkinliklerini aktif olarak sürdürüyor. Şekerleme, sakız, bisküvi, reçel, lokum, helva, çikolata ve benzeri ürünleri üreten Türkiyenin önde gelen firmalarının tamamı üyemiz.Türkiye'de şekerli mamul sektörünün büyüklüğü ve yarattığı istihdam nedir? Dünya şekerli mamul satışlarının toplamı 12,8 milyon ton. Türkiyenin üretim miktarı ise 673 bin ton. Türkiye üretimi bu durumda dünya üretiminden yaklaşık yüzde 5 pay alıyor. Sektördeki çalışan sayısı ise 38 bin 48 adet.Şekerli mamul grupları içerisinde şekerleme ve çikolata ile ilgili üretim ve üretim kapasitesi hakkında bilgi verebilir misiniz?2008 yılı gıda sanayi envanterine göre, şekerleme ve çikolata işyeri sayısı bin 553. Bu firmaların üretim kapasitesi 2 milyon 616 bin 136 ton. Üretilen miktar ise 673 bin ton.Türkiyede şekerli ve çikolatalı mamuller tüketimi diğer ülkelere göre hangi düzeyde?Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ortalama kişi başına çikolata tüketimi 10 kilogramı buluyor. Özellikle İsviçre hem üretim hem de tüketimde önde gidiyor. İsviçre 11, İngiltere ve İrlanda 10, Almanya 9, Avusturya 6,2, Türkiye ise 2 kilogram. Türkiye'de kişi başına yıllık şekerleme tüketimi ise 3-4 kilogramken, ABde bu rakam 10-15 kilogram civarında. Türkiye, şekerli ve çikolatalı mamuller sektörü ana hammaddesi olan kakao açısından ithalata bağımlı bir sektör... Şekerli ve çikolatalı mamuller 2008 yılı toplam ithalat miktarı nedir?Kakao ve kakao ürünleri (tatlandırıcı madde katılmış kakao tozu hariç) ithalatı 2004te 182,29 milyon dolar, 2005te 141,61 milyon dolar, 2006da 127,84 milyon dolar, 2007de 171,8 milyon dolar, 2008de ise 203,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kakao ve kakao ürünleri ithalatı içinde en büyük payı kakao taneleri oluşturuyor. 2008 yılında 158,3 milyon dolarlık kakao tanesi ithal edildi, bu ürünü 20,5 milyon dolarlık ithalatla tatlandırıcı madde içermeyen kakao tozu ve yaklaşık 20,2 milyon dolarlık ithalatla kakao yağı izledi. Türkiyeye ithal edilen şekerli ve çikolatalı mamullerin büyük bir kısmı AB ülkelerinden gerçekleştiriliyor ve ithalatın yüzde 82,85ini çikolatalı mamuller oluşturuyor. Bu ithalatın yarısı Polonya ve İtalyadan gerçekleşiyor. Peki ihracatta ne durumdayız?2002 yılında 178 milyon dolar olan şekerleme ve çikolatalı ürün ihracı, sonraki yıllarda devamlı artarak sırasıyla 251, 318, 369, 435, 566 ve 2008 yılında 643 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiyenin ihracatı devamlı artmakla birlikte AB ile kıyaslamak mümkün değil. Çünkü dünyanın en çok şekerleme ve çikolatalı ürün ihraç ve ithal eden ülkeleri AB ülkeleri. Örneğin Almanya 3 bin 460 milyon dolarla dünya şekerleme ve çikolatalı ürün ihracatının yüzde 14,5ini, Belçika ise 2 bin 793 milyon dolarla dünya şekerleme ve çikolatalı ürün ihracatının yüzde 11,8ini karşılıyor. Türkiye çiklet ihracatını başta Kırgızistan olmak üzere Kosova, Romanya, Azerbaycan ve Iraka yapıyor. 2008 yılında toplam sakız ihracatı 60 milyon dolar oldu. Başta Irak olmak üzere İngiltere, ABD, Almanya ve Cezayir en çok şekerleme ihracatı yapılan ülkelerin başında geliyor. İhraç edilen şekerleme ürünleri içinde sakızlı ve jöleli şekerlemeler, helva ile lokum başta geliyor. 2008 yılında toplam şekerli ürünler ihracatı 228 milyon dolar oldu. Şekerli ürünler içinde en çok ihracat artışı sağlayan ürün grubu, çikolatalı ürünler. 2005 yılında 155 milyon dolar olan ihracat ve son beş yıldır yılda yüzde 10 ila 63 arasında artış göstererek 2008 yılında 355 milyon dolar oldu. En fazla çikolatalı ürün ihracatı Irak, Cezayir, Kırgızistan, Libya ve Tacikistana yapıldı. Sektörde yaşanan sorunlar nelerdir?Sektörün en önemli sorunu, ülkemizdeki şeker fiyatlarının diğer ülkelere göre 2-3 kat yüksek olması.Türkiyede şeker fiyatının dünya fiyatlarının çok üstünde olması, şekerin önemli bir girdisi olarak kullanan şekerleme sektörünün rekabetçiliğine önemli ölçüde zarar veriyor. Bu verimsiz yapı ve yüksek maliyetler, doğal olarak ülkemizde şekerin ve şekerden üretilen ürünlerin kişi başına tüketim miktarlarının, gelişmiş ülkelere göre daha az gerçekleşmesine, dolayısıyla da sektörün büyümesine engel oluyor. Diğer yönden ülkemiz firmaları aleyhine haksız rekabete de konu oluyor. AB ile şekerli ürünler de dâhil, bazı işlenmiş tarım ürünlerinde kota miktarlarında serbest ticareti devreye sokan anlaşma, 2007 yılı itibarıyla yürürlüğe girdi. Dünya fiyatlarıyla üretilerek ülkemize ithal edilen ana girdisi şeker olan ürünlerle yerli üreticilerin karşı karşıya gelmesi haksız rekabetin en net tanımı. 2009 yılında dünya fiyatları son 20 yılın zirvesine çıkmasına rağmen, yurt içi fiyatları halen dünya fiyatlarının yaklaşık 2-3 katı düzeyinde. Bu durum doğu ve güneydoğu sınırlarından ülkemize kaçak şeker girişini önlenemez hale getiriyor ve bu yolla yılda 250-300 bin ton şekerin geldiği yapılan piyasa araştırmalarıyla doğrulanıyor. Nişasta bazlı şekerler; glikoz ve fruktoz olarak 2 grupta toplanıyor. Glikoz, şekere alternatif bir ürün olmamasına rağmen kota kapsamında... Bu çarpık uygulama sonucunda kota ile karşılanamayan glikoz talebinin 10-15 bin tonu Şeker Kanununun amacına aykırı olarak ithalatla, geriye kalan 80 bin ton ise kayıt dışı üretimle veya kaçak yolla karşılanıyor. Üretim maliyetleri yüksekTürkiyede şekerleme ve çikolata mamullerini üreten firmalar genelde 60 kişi ve üstünde işçi çalıştıran bir görünümde. Şekerleme ürünlerinde ve çikolatada satışlar mevsimsel ve dönemsel özellikler gösteriyor. Kış aylarında ve dini bayramlarda talep en üst düzeye çıkıyor ve genellikle stoklu çalışıyorlar. Türkiyede şeker piyasası fiyatları, uluslararası pazar fiyatlarından yaklaşık üç kat daha fazla olunca, firmalar da üretim maliyetlerinin yüksekliğinden ve rekabetin fiyat üzerinden gerçekleşmesinden yakınıyorAnı Bisküvi Koordinatörü Rıfkı BoynukalınAnı Bisküvi, faaliyete 1994 yılında Karamanda başladı. Şirketimiz, 15 yılda yaptığı yatırımlar, bisküvi hatlarının artırılması yanında modern 3 kek tesisi ve çikolata üretim hatlarıyla sektörde önemli bir konuma geldi. İhracatımızla 73 ülkeyle birlikte hemen hemen tüm kıtalara ulaştık. Ana grup olarak bisküvi, kremalı bisküvi, kek çeşitleri, baton, çikolatalı, meyveli, rulo ve jöleli kekler, gofretler, krakerler, fındık kreması, pasta tipi kaplamalı mamuller, meyveli muhtelif şekerler, tablet, bayramlık, ikramlık, meyve krema dolgulu pirinç patlaklı çikolatalar yanında bar tipi mamuller üretiyoruz. Toplamda 148 çeşit ürünümüz mevcut. Türkiyede yıllanmış üreticiler yanında yeni ve modern çikolata hattı kuran, bisküvi üretimi yanında çikolata üretmeye başlayan ve bunu da başarıyla yapan üreticiler öne çıkmaya başladı. Ülkemizde kişi başına şekerli ve çikolatalı mamuller tüketiminin oldukça düşük olsa da, son yıllarda tüketim artıyor. AB ve ABD pazarlarına hitap edebilmek için mutlaka kalite belgelerine sahip olma yanında Ar-Geye önem verilerek fırsat ürünler ve yerel tatları ön plana çıkaran ürünler geliştirilmeli. Ancak sektördeki sorunları da göz ardı etmemek lazım. Kalifiye ve eğitimli işgücü temin etmede zorlanıyoruz. Üretimin temel girdilerinden olan enerji (doğalgaz+elektrik) ülkemizde pahalı... Ayrıca lojistik hizmeti için kullandığımız akaryakıt, dünyanın en pahalı akaryakıtı... Bisküvi-çikolata üretiminin katkı maddesi olan nebati yağ, yurt dışından ithal ediliyor. Ülkemizin yıllık bitkisel yağ açığı 700 bin ton. Yağ fiyatları yerinde durmuyor. Çikolata üreticilerinin ana hammaddelerinden olan kakaonun da ülkemizde üretimi olmadığından, dışa bağımlılık fiyatları yukarı çekiyor. Sanayiciler, işgücü maliyetlerinin yüksekliği ve SSK prim+vergi yüklerinden şikâyet ediyor. Dolar kurunun düşük seyretmesi, yapılan ihracattan para kazanamamaya yol açtı ve sanayicinin yatırım hızını kesti. Sektörde kaliteli üretimi prensip edinmiş ve hammaddeleri ideal şekilde kullananlar yanında noksan hammadde kullanarak daha düşük fiyatlı mamul yapanlar, haksız rekabete yol açıyor. Bunun önlenmesi için gıda denetimlerinin daha etkin ve yaygın yapılmasının yararlı olacağı aşikâr... Sonuç olarak ülkemizde etik kurallara uyarak tüketiciye duyarlı, ülke toplumuna ve ekonomisine katkı sağlayan, rekabeti bir yarış olarak gören şirketlerin çoğalmasına ihtiyaç var.Arpi Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa DeresalArpi Çikolata, 25 yıllık tecrübe ve sektöründe başarısını kanıtlamış distiribütör firma Deresallar A.Ş. ile üretici firma Seç Şekerleme ortaklığı ile kurulan yeni bir marka. Ulusal hedeflerimiz var ve bunun gerekliliğinin önce kaliteden geçtiğinin bilincindeyiz. Bunun için de teknolojik imkânlardan en üst düzeyde faydalanıyoruz. İlk etapta Acros, Arpinut, Arpirice, Vildan, Janseli, Miramis, Henna markaları ile 7 farklı ambalaj ve 16 çeşit (fındıklı, pirinç patlaklı ve kakao aroma dolgulu gibi) çikolata ve Birtad, Toffypi, Toffypi2 markaları ile 3 farklı ambalaj 14 çeşit toffee ve dolgulu şeker olmak üzere 30 çeşit ürün ile pazara girdik. Arge çalışmalarımız neticesinde yeni tüketici beklentilerine çözüm bulan bir yapı ile farklı çeşitler ve değişik ambalajlar hediyelik çeşitler geliştireceğiz. Yurt genelinde ilk olarak bayii organizasyonumuzu tamamladık, yerel ve ulusal perakende satış noktalarında yer alıyoruz. Markalaşma sürecimizi yurt içiyle birlikte dış pazara da yönelttik. İhracatı da pazarlama ve satış planında tutarak uzun vadede dış pazarda istenen bir marka haline gelmeyi hedefliyoruz. Cadbury Türkiye Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ömer TaşçıKent Gıda, 1956 yılında Tahincioğlu ailesi tarafından kuruldu. Çoğunluk hisseleri 2002 yılında, yaklaşık 200 yıl önce kurulan ve 60ı aşkın ülkede üretimde bulunan dünyanın en büyük şekerleme şirketi Cadbury tarafından satın alındı. Cadbury, Türkiyedeki faaliyetlerini büyütmek amacıyla 2007 yılında Intergum firmasını da satın alarak ikinci büyük yatırımını gerçekleştirdi. Cadburynin Türkiyedeki firmalarından Kent Gıda, confectionery alanı olarak tanımladığımız şekerleme, sakız, hediyelik ve ikramlık ürünler (şekerleme ve çikolata) alanında, İntergum ise sakız sektöründe faaliyet gösteriyor. Şeker kategorisinde, günlük şekerler ve bayram şekerlerinde farklı markalar altında çok geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet veriyoruz. Jelli şekerde Jelibon, medikal şekerde Olips, saplı şekerde Topitop, yumuşak şekerde Tofita, sert şekerde Missbon, şeker kaplamalı drajelerde Bonibon, bayram şekerlerinde de Kent markasına sahibiz. Kentin alt markaları ise Kent Miss bonbon, Kent Elegan ve Kent Tofy... Hediyelik ve ikramlık çikolata markalarımızda ise iki ana marka ile yer alıyoruz: Kent ve Cadbury. Kent markası altında yine çok önemli alt markalarımız var. Örneğin Kent Madlen, Türkiyede madlen çikolata kavramını yaratan markadır. Cadbury markası da Premium segmentte Cadbury Grand alt markası ile yer alıyor. Yeni ürünümüz Kent Caramelada çikolata ve karamel şekerini bir araya getiriyoruz. Bununla birlikte bayramlarda oldukça ilgi gören Kent Choc Drajeyi bu sene bademli ve üzümlü olmak üzere 2 yeni lezzetiyle tüketicimizle buluşturuyoruz. Cadbury Selection ise, farklı lezzetteki 6 dolgulu çikolatası ve hediyelik kutularıyla bayram için oldukça uygun. Sektörümüzün en önemli sorunları arasında girdi maliyetlerinin yüksekliği yer alıyor. Bunun temel nedeni, şeker sektörünün rekabete açık bir sektör olmamasından kaynaklı yüksek şeker fiyatları... Türkiye, Japonyadan sonra dünyada şekerin en pahalı satıldığı ülke... Dünya şeker üretiminin yüzde 75i şeker pancarından gerçekleştiği için dünya borsa fiyatları da buna göre oluşuyor ve şeker fiyatları 400 dolar/ton dolayında. Şeker pancarından üretim yapan AB ülkelerinin 2006 yılında başlattıkları ve bu yılın sonunda bitirecekleri yeni şeker reformu, 750800 dolar/ton olan şeker fiyatlarını yüzde 36 oranında azaltarak 500 dolar/ton seviyesine düşürecek. Türkiyede ise şeker fiyatları bin 200bin 300 dolar/ton dolayında seyrediyor. Dolayısıyla maliyetlerin yüksekliği, talepte azalmaya yol açarken, sektörde büyümeye engel oluyor. Bir diğer önemli sorunumuz yine 2001 yılında yürürlüğe giren Şeker Kanunu nedeniyle glikoz üretimine getirilen kısıtlama. Dünyada glikoz üretimine kota uygulayan tek ülke Türkiye... Bu nedenlerle sektörde kayıt dışı uygulamalar son yıllarda önemli oranda arttı ve haksız rekabete sebep oldu. Önerimiz, ABde uygulanan yeni şeker rejimine benzer çalışmaların bir an önce ülkemizde de başlatılması.Elvan Gıda Genel Müdürü Hidayet Kadiroğlu1952 yılında küçük bir şekerci dükkânıyla ticarete başlayan Elvan Gıda, 1984 yılında ilk fabrikasını kurdu. Bugün Türkiyede 5, Azerbaycanda 2 olmak üzere toplam 7 fabrika ve 2 bine yakın çalışanıyla şeker ve çikolata üretiminin büyük bölümünü yurt dışı pazarlara ihraç ediyor. Tüm ürün geliştirmelerini, ürün şekli, kalıp ve her türlü ambalaj tasarımlarını kendi bünyesinde ve kendi uzman ve mühendis kadrosu ile yapıyor ve tüm üretim süreçlerini kendi makine parkurunda gerçekleştiriyor. Ürün çeşitlerimiz içerisinde şeker, çikolata, bar, gofret, oyuncaklı (sürpriz) yumurta, hediyelik ve private label ürünler yer alıyor. Dünya ekonomik krizinin yaşandığı şu günlerde faaliyet gösterdiğimiz yurt dışı pazarlarda mevcut pazar payımızı korumayı, ayrıca yeni hedef pazarlar belirleyip onlar üzerine yoğunlaşmayı hedefliyoruz. Uzun vadede tüketici zihninde Elvan marka algısı yaratmayı, sürdürülebilirliği sağlamayı, iç piyasada da tüketiciyle daha fazla noktada buluşmayı hedefliyoruz. Sektörün sorunlarına gelecek olursak, merdiven altı üretim yapan firmalar tüketici sağlığını olumsuz etkiliyor, sektöre zarar veriyor, kaliteyi düşürüyor ve fiyat politikalarıyla haksız rekabete yol açması markalaşmanın önünde en büyük engel teşkil ediyor.Haribo Türkiye CEO Holger Terstiege Temelleri 1920 yılında Almanyada atılan ilk meyve aromalı jöle şekerlemesi Haribo, Türkiyede 1993 yılından beri Jelly ve Marshmallow üretiminin yanı sıra açık şeker mağazalarıyla özdeşleşen Çook Şeker markasıyla da hizmet veriyor. 300 kişinin istihdam edildiği Haribo Türkiyenin Hadımköydeki fabrikasındaki üretimin yaklaşık yüzde 70i ihraç ediliyor. Haribo Türkiye, Haribonun doğduğu Almanya dâhil olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi, Amerika ve tüm Arap ülkelerine ihracat gerçekleştiriyor. Haribonun ürün gamında Altın Ayıcık, Marshmallow ve Lakritz gibi markalar bulunuyor. Aynı zamanda bir tofi şeker markası olan Maoam da 1983 yılından bu yana ürün portföyünde yer alıyor.Son iki yılda Türkiyedeki yumuşak şeker pazarı yüzde 25 büyüdü. Bu artışta Haribo Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz pazarlama aktivitelerinin de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Nüfus artışı, genç ve çocuk sayılarının fazla oluşunda tabii ki bunun etkisi çok yüksek. 2009 biterken Türkiyede yumuşak şeker pazarında en az yüzde 15lik bir büyüme bekleniyor. Bizim Haribo olarak büyüme hedefimiz ise yüzde 35 civarında. Bu büyümeyle doğru orantılı olarak da kapasite artırımlarına gitmeyi planlıyoruz. Ülkemizde tarımın koruma altına alınması ve göreceli olarak maliyetli olan şeker üretimi sebebiyle Türkiyede şeker piyasası fiyatları uluslararası pazar fiyatlarından yaklaşık üç kat daha fazla. Bu durum doğal olarak tüketici fiyatlarına da yansıyor. Bunun dışında şekerleme sektörünün temel hammaddesi olan glikoz oldukça karmaşık bir kota sistemine dâhil olduğundan, firmaların taleplerini karşılayacak yeterli glikoz genellikle temin edilemiyor. Hazal Bisküvi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şerife Kodabey Arslantaş1995 yılında aile şirketi olarak kurulan firmamız; faaliyetlerini 40 bin metrekare kapalı alanda, 600 çalışanla sürdürüyor. Günlük 165 ton üretim kapasitesiyle çalışıyoruz. Sadece bisküvi ile başladığımız üretim serüvenimizde, içinde bulunduğumuz sektörün dinamikliği sayesinde ve tüketicilerimizden gelen talepler doğrultusunda yeni yatırımlar gerçekleştirdik. 250yi aşan ürün çeşidimize gofret, nugalı barlar, kek, marshmallow, krem çikolata, kraker, pasta bisküvi, bayramlık çikolata ve madlen çikolatayı ekledik. İçi akışkan kremalı pasta bisküvimiz Nancy, kurabiyemiz Pastillo, marshmallowlu Tina gibi ürünlerle sektörde bir ilke imza attık. Çikolata segmentimizi genişleterek bayramlık çikolatalarımız Waltz ve Total; madlen çeşitlerimiz olan İstanbul, Vivanco ve Melanie markalarımızı tüketicilerimizin beğenisine sunduk. Uzun vadede planlamış olduğumuz yatırımları gerçekleştirerek marka bilinirliliğimizi ve ürün çeşitlerimizi artırmayı, ayrıca istihdamımızı binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Sektörümüzdeki en büyük sıkıntıların başında girdi maliyetlerinin çok yüksek olması ve uluslararası piyasalarda diğer rakip ülkelerle rekabet şansımızın giderek zayıflaması geliyor. Ayrıca piyasalardaki döviz hareketlerinin çok değişken olmasından dolayı ihracatta fiyat istikrarı konusunda sorunlar yaşanması, biz üreticileri fazlasıyla yoruyor. Yurt içi hammadde fiyatlarının yüksek olması, bizim gibi firmaları ithalata zorluyor fakat bu sefer de dövizin değişkenliği dolayısıyla sorunlar yaşıyoruz.Kafkas Genel Müdürü Ali TatverenKafkas, 1930 yılında Ali Şakir Tatveren tarafından Bursada kuruldu. 12 bin 500 metrekare açık, 6 bin 500 metrekare kapalı alanda üretim yapan Kafkasın Bursada kendine ait 12 mağazası bulunuyor. Kafkas, mağazalarında uyguladığı cafe ve pastane konseptine bir süre önce restoranı da ekledi. 2006 yılında Sönmez Tesislerinde ve 2008 yılında Kent Meydanında açtığı mağazalar, cafe-pastane-restaurant olarak hizmet veriyor. Kafkas, yurt içi pazarlama faaliyetlerini, Türkiyenin çeşitli illerinde shop, corner ya da kiosk adını verdiği satış noktalarıyla sürdürüyor. Türkiye çapında 100ün üzerinde satış noktası bulunuyor. Kafkas, aynı zamanda toptan satışta Algida ve Ülker gibi büyük firmalara tedarikçi olarak hizmet veriyor. Yılda 3 bin ton ve üzeri çiğ kestane işleme kapasitesine sahip olan Kafkas, toplam üretiminin yüzde 20ye yakınını ihraç ediyor. Başta Fransa olmak üzere ABD, Yunanistan, Avusturya, Suudi Arabistan, BAE, Kuzey Kıbrıs, Tayland, Ürdün, Tayvan ve İsviçreye ihracat yapıyor. Son yıllarda Kafkas ürünleri dünyanın en büyük süpermarket zincirlerinden E.Leclerc, Erteco, Ecomax, Netto, Norma, Sequrel ve İsviçredeki Migros marketlerde yer almaya başladı. Kafkas, kestane şekeri ve ihracatta önemli bir yeri olan Marrons Glacés (üzeri kristalize şeker kaplı kestane şekeri) dışında, değişik kuru meyvelerin karışımıyla hazırlanan üzeri çikolata kaplı kestane ezmesi (Karyoka), kestane püresi, şeker ilavesiz kestane püresi, light kestane şekeri ve light kestane püresi, kestane ezmesi, kestane çerezi (Kestano), kestane unu, çeşitli meyve reçelleri ve marmelatları, meyve şekerlemeleri ve unlu mamulleri de içine alan geniş bir ürün yelpazesine sahip. Kafkas, kısa bir süre önce ürün gamına kestane ununu da ekledi. On ayrı meyveden üretilen şekerlemeler de 100 ve 200 gramlık ambalajlarda, tüm Kafkas satış noktalarında yerini aldı. Kafkas, 1980li yıllarda başlattığı bayilik sistemini revize ederek önümüzdeki dönemde yeni bir franchising modeliyle atağa geçmeyi hedefliyor. Ayrıca bugüne kadar sadece yurt dışına pazarladığı çeşitli meyve şekerlemelerini iç piyasa için de üreterek, ev hanımlarının mutfakta kullanımına sunmayı planlıyor.Sektörde yaşanan en büyük sorun, şeker fiyatlarının çok yüksek olması ve merdiven altı üretim... Türkiyede şekerin Avrupaya oranla üç kat pahalı satılması, tüketiciye de olumsuz yansıyor. Merdiven altı üretim de haksız rekabete yol açıyor. Belirli kalite belgeleriyle çalışan, her şeyi resmi ve kayıtlı olan şirketler haksızlığa uğruyor. Merdiven altı firmalar, ürünlerini komik fiyatlarla satıyor. Devletin bu konuda önlem alması ve denetimleri artırması gerekiyor. Sanset Gıda Pazarlama Direktörü Süleyman GüçlüGıda sektörüne TMSFden Eylül 2007de satın aldığımız Tadelle, Sarelle, Gol, Gofy ve Sagra markaları ile adım attık. Satın almanın ardından fabrikamızı yaklaşık 10 milyon TLlik yatırımla yeniledik ve mükemmel ürünler yaratmak için üretimi 1 yıl boyunca durdurduk. Önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz yeni makine parkurları alımları ile fabrikamıza yaptığımız yatırımı 30 milyon TLye çıkarmayı hedefliyoruz. Şu an 30 bin ton olan yıllık üretim kapasitemizi de bu yatırımlar ile artırmayı planlıyoruz. Sanset Gıda olarak Tadelle, Sarelle, Gol, Gofy ve Sagradan oluşan 5 temel markaya odaklanıyoruz. Hala tüketicinin aklındaki ve kalbindeki yerini koruyan Tadelleyi ambalajında küçük değişiklikler yaparak pazara sunduk. Ürünün reçetesinde ana tada bağlı kalarak kaliteyi artıran revizeler yaptık. Şu an pazarda klasik sütlü, bitter ve beyaz çikolata kaplamalı olmak üzere 3 çeşidi ile yer alıyor. Sarellede ise dünyadaki doğal/sağlıklı beslenme trendi takip ettik ve konumlandırmayı bu yönde yaptık. Piyasada olmayan çok farklı ve kaliteli bir konsept hazırlayarak, geniş bir ekiple ambalaj tasarımından yola çıkarak bütün konumlandırmayı baştan yarattık. Sarelle de kakolu fındık ezmesi, fındık ezmesi ve bitter fındık ezmesinden oluşan 3 farklı lezzeti ile raflarda yer alıyor. Gofret ve krema markası Gofy çocukları, fındıklı draje Gol ise daha çok gençleri hedef alıyor. Sagra ise özel bir çikolata markası olarak konumlandırılıyor. Yıllık ciro hedefimiz 100 milyon TL. Hedeflerimiz arasında yapılacak yeniliklerle gelişmeye hazır olan Türkiye çikolata pazarını daha da büyütmek ve uzun vadede pazardan aslan payını almak yer alıyor. Sektörde var olan yoğun fiyat rekabetinden dolayı maalesef katma değerli ürünler yeterince gelişemiyor. Rekabet fiyat üzerinden olunca, katma değerli ürünler bu rekabetten etkilenip kalitesinden ödün verebiliyor.Seyidoğlu Genel Müdürü Serdar SeyidoğluSeyidoğlunun ilk imalat yeri, 1952 yılında Habeş Usta tarafından Lalelide açıldı. Birbirini izleyen şube açılışlarıyla birlikte 1978 yılında Lalelide o dönemin en büyük baklava imalathanesi hizmete girdi. 1980'li yıllarda ise Güngören'de açılan tesisle birlikte Seyidoğlu artık baklava ve kadayıfın yanında helva, reçel ve lokum üretimine de başladı. Bugün, Beylikdüzündeki, 2 bin 400 metrekare kapalı alana sahip imalathane ve fabrika satış mağazasını da bünyesinde bulunduran Seyidoğlu, 35 kişilik üretim ekibiyle günde 2 ton baklava üretiyor. Ürün gamında baklavanın yanı sıra birçok çeşit bulunduran Seyidoğlu, sütlü tatlılar ve pastada da çeşitler sunuyor. Seyidoğlunun ürün çeşitleri; şerbetli tatlılar; fıstıklı, cevizli, kuru, kaymaklı baklava, sütlü nuriye, şöbiyet, fıstıklı saray sarması, burma kadayıf, fıstıklı dürüm, fıstık ezmesi, şekerpare, tulumba, prenses, dilberdudağı, kare baklava. Sütlü tatlılar, fırın sütlaç, tavukilogramöğsü, kazandibi, profiterol, supangle; yöresel ürünler, lokum, kesme, pişmaniye, kestane şekeri, helva, reçel; market ürünleri köme, pestil Ayrıca Seyidoğlunun ürün gamında kahvaltılık ürünler, pide çeşitleri, ızgara ve aperatifler de yer alıyor. Seyidoğlunun yılsonuna kadar olan hedefleri arasında 5 ekspres mağaza daha açarak mağaza sayısını 36ya yükseltmek yer alıyor. Ayrıca Anadoluya verilen bayilik sayısının da artırılması hedefleniyor. Seyidoğlu Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerine ihracatı artırmayı hedeflerken, Mekkede açacağı mağaza çalışmalarına da devam ediyor. İspanya, Yunanistan, Arnavutluk gibi 7 ülkeye aylık 20 ton baklava satan Seyidoğlu, ülkelere özel değişik ürünler geliştiriyor. Örneğin İspanya pazarında sadece restoranlara ürün verirken; Yunanistan'da ürün farklılaşmasına gidilerek limonlu, ballı ve elmalı baklava üretildi. Geçtiğimiz aylarda New Yorkta dünyanın en büyük gıda fuarına katılan Seyidoğlu, Amerikan zincir marketlere girmek için de bağlantılar kurdu. Gerek ülke bazında gerekse yerel olarak faaliyet gösteren yaklaşık 4-5 zincir marketle görüşme aşamasında olan Seyidoğlu, 6 ay içinde her şeyi netleştirerek satışa başlamayı hedefliyor. Şu an oradaki Türk marketlere ayda 7-8 ton baklava veren Seyidoğlu, zincir marketlerle anlaşmanın sağlanmasının ardından her birine yaklaşık ayda 15 ton satış yapmayı hedefliyor. Sektördeki en büyük sıkıntıların başında hammadde fiyatlarının yüksek olması geliyor. Hammadde fiyatlarında yüksek artışlar olurken aynı oranın baklava fiyatlarına yansıtılmamış olması üreticinin zor durumda kalmasına neden oluyor. Ayrıca sektördeki diğer bir sorun da kalifiye eleman yetiştirmenin güç olması. Şölen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif ÇobanŞölen, çikolata üretimine 1989 yılında başladı. Gaziantepteki iki fabrikasından sonra İstanbul Silivride kurduğu üçüncü fabrikası ile unlu mamuller üretimine de başlayan Şölen, bugün 120yi aşkın ülkede ve Türkiyede 50 binden fazla satış noktasında tüketicilerle buluşuyor.Bireysel, çocuk ve ikramlık kategorisinde toplam 200ün üzerinde ürün çeşidimiz var. Nutymax, çocuk ürün kategorisi Ozmo, enerji konseptli ürünümüz Winergy bunlardan birkaçı. Milango, çiçek desenli Grace ve Premiun Madlen en yeni ikramlık ürünlerimiz arasında yer alıyor. 2009 yılında yaptığımız yeni yatırımlar ile unlu mamullerde de üç ana kategoride üretim yapmaya başladık. Kek, kraker ve bisküvi markalarımız Luppo, Krakito ve Biscolata ile unlu mamuller pazarına hızlı bir giriş yaptık. Unlu mamuller sektöründe Şölenin adını, atıştırmalığın ötesine geçen, keyif alınan ve özellikle tercih edilen yenilikçi, farklı ürünlerle duyurmayı planlıyoruz. Türkiyedeki ve dünyadaki unlu mamuller pazarından pay almak adına önemli adımlar atıyoruz. 2009 yılı boyunca farklı iletişim çalışmalarımız ve reklam filmlerimiz ile unlu mamuller pazarının önemli, kalıcı ve iddialı bir markası olma yönünde çalışmalar devam ediyor. Hedefimiz, 2010da Türkiyedeki unlu mamuller pazarının en büyük ilk üç markasından biri olmak.Tüm sektörlerde krizin olumsuz etkisi ve dolaylı olarak meydana gelen daralma sebebiyle, bizim sektörümüz de gelişmelerden etkilendi. Fakat ekonomik kriz dönemlerinde gerçekleşen tüketici harcamalarında öncelikle gayrimenkul, daha sonra dayanıklı tüketim malları ve tekstil, en az ise gıda sektörü etkilendi. Çikolata, şekerleme ve unlu mamuller alımlarının küçük bir bütçe ile yapılabilmesi nedeniyle, tüketim kalemlerinde fazla bir düşüş yaşanmadı. Dolayısıyla Şölen olarak bu konuda iyimser bir bakış açısı sergiliyoruz.ÜlkerBayram dönemleri, Türkiyede ikramlık çikolata ve şekerin en fazla tüketildiği dönemlerdir. Ülker, yıllardır her bayramda, çikolata ve şeker çeşitlerini tüketicisiyle buluşturdu. Çikolata ve şeker alanında yaptığı yatırımlar, tüketicisinin damak tadına verdiği önem, Ar-Ge ekiplerinin yaptığı çalışmalar, üretim kalitesi ve ürün çeşitliliği Ülkeri tüketici gözünde farklılaştırıyor. Ülker markalı 60ı aşkın ikramlık çikolata ve 30u aşkın ikramlık şeker çeşidi bulunuyor. Ülker ikramlık çikolata ve şeker markaları için bayram öncesi 15 günlük dönemde yoğun TV ve saha kampanyası yürüttü. Ülkerin bayramların tek ve en güvenilir çikolata ve şeker markası olduğu mesajı tüketiciler ile paylaşılıyor. Bu yılki Ramazan Bayramı reklam kampanyasında da yine bayram mutluluğunu yansıtıldı. Avuç içi kadar mutluluk yeter teması üzerine kurgulanan reklamda, bayram ritüelini sergileyen çocuklar, tüketicilere kendi çocukluk dönemlerindeki bayram coşkusunu hatırlattı.Adese Genel Müdür Yardımcısı Mustafa CüceŞekerleme ve çikolata ürünlerinin yedi aylık ortalamada ciromuzda aldığı pay, yüzde 7 civarında. Raflarımızda 2 bin 350 çeşit şekerleme ve çikolata bulunuyor. Şekerleme ve çikolata satışlarının hat safhaya ulaştığı bayram dönemleri hem üreticilerin hem de biz perakendecilerin yüzünü güldürüyor. Yılın büyük bölümünde normal satışlarla idare eden şekerleme ve çikolata grubu, bayram dönemlerindeki satışları ile adeta kendi bayramını yaşıyor. Avrupa ortalamasının altında bir tüketime sahip olan ülkemizde bu oranı yükseltmek için hem üreticilerin hem de perakende sektörünün ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Üretici firmaların, bayram dönemlerinde tüketiciler ile direkt iletişim kurmayı hedefleyerek gerçekleştirdikleri ve satışlardaki başarılarda büyük katkısı olan kampanya, fiyat desteği, reklam gibi iletişim faaliyetlerini normal dönemde de sürdürmeleri halinde sektörün ciddi kazanımlar sağlayacağı bir gerçek. Hızlı tüketim malları sınıfında üretilen her yeni ürünün en hızlı şekilde direkt müşteriye ulaşması mutlak bir gereklilik... Müşterilerin yeni çıkan ürünler ile tanışmasını sağlayan ve ürün bilinirliğini artırmada büyük pay sahibi olan, ürün denettirme stantları, insanların yoğun olduğu yerlerde ücretsiz ürün dağıtımı gibi faaliyetleri içine alan tadım kampanyalarına büyük önem verilmeli. Ülkemizde, çikolata ve şekerleme pazarında liderliği birkaç firma elinde tutuyor. Diğer üreticilerin de kurumsallaşarak büyümeleri, hem kendilerine hem ülke ekonomisine büyük katkıda bulunacaktır. Ayrıca şekerleme ve çikolata sektörünün tekelleşmesi veya yabancı sermayenin altına girmesini engelleyecek ve sektörün büyümesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Adese olarak, şekerleme ve çikolata üreticilerinden beklentimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en iyi cevap verebilecek ürünleri, kalite standartlarından sapmadan, en uygun şartlarda tüketicilerimize sunma imkânı sağlamaları. Özellikle çikolata üreticilerinden, bu ve bundan sonraki bayram dönemlerinin yaz aylarında yaşanacağını göz önünde bulundurmalarını, taşıma ve satış aşamalarında sıcağın etkisiyle ürünlerin özelliklerinde meydana gelebilecek bozulmaları engelleyecek önlemleri almalarını rica ediyoruz.Akyurt Satın Alma Uzmanı Mustafa AlkanŞekerleme ve çikolata ürünlerinin toplam ciromuzdan aldığı pay, normal dönemlerde yüzde 2 civarında. Bayram dönemlerinde bu oran yüzde 5-6 seviyelerine ulaşıyor. Mağazalarımızda satılan şekerleme ve çikolata kategorisinde gramaj ve çeşit dağılımı oldukça yoğun. Yaklaşık 750 adet ürün çeşidi bulunuyor. Şekerleme ve çikolata firmaları kalite ve fiyat dengesini tüketici lehine iyileştirmeli. Birbirinin taklidi çok fazla çeşitlendirmeden ziyade satışı olabilecek, müşteri beğenisini kazanabilecek, talep edilebilecek yeterli sayıda çeşitlendirmeye gitmeli. Ayrıca müşteri yaş aralığını dikkate alarak reklamlarını da artırmalı.Beğendik Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Serdar BilgiciCiromuzun yüzde 2.3lük payını, raflardaki 925 adet şekerleme ve çikolata ürünü oluşturuyor. Şekerleme ve çikolata üreticilerinden beklentilerimiz; tüketici odaklı, sağlık standartlarının en üst seviyede uygulandığı ürünlerin üretilmesi ve bu sağlıklı üretimin aşamalarının yayın organları vasıtası ile tüketicileri bilinçlendirilecek şekilde hayata geçirilmesi. Tüketici bilincinin gelişmesine paralel olarak, üreticilerin de kendilerine bu bağlamda revize etmelerinin uygun olacağını, aksi takdirde özellikle şeker ve şekerleme ürünleri gittikçe kan kaybedecektir kanaatindeyim.Groseri Market Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Levent UğursesŞekerleme ve çikolata ürünlerinin ciromuzdaki payı yüzde 4,5-5 civarında. Şubelerimizde 10 markanın 150-160 çeşit ürününü satışa sunuyoruz. Üreticilerden bu ve bundan sonraki bayramların yaz sezonuna gelmesinden dolayı ürün sevkıyatlarının ürünlere zarar vermeyecek bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Ayrıca ürün çeşitlerinin tam olarak sevk edilmesi, reyon ve satış destek eleman desteği sağlanması, ürün fiyatlarının ve çeşitlerinin müşterilerimize hitap edecek şekilde olması, özellikle bayrama yakın dönemlerde çeşitli kampanyaların yapılmasını bekliyoruz. Dökmeden çok, pakette promosyon yapılması daha uygun. Çünkü bayram öncesindeki günlerde hepimiz için en önemli şey, hızlı alışveriş yapabilmek...Hadim Marketler Grubu Satış ve Pazarlama Müdürü İsmail ÖzerikHadim olarak özellikle bayramlarda şekerleme ve çikolata satışına önem veriyor, bu ürünler için özel yerler ayırıyoruz. Müşterilerimiz bayram öncesi ev ihtiyaçlarını da temin ederken, bayramlık çikolata ve şeker ürünlerini de alışmış olduğu mağazadan temin etmek istiyor. Nihai tüketici bu ürünleri alırken fiyat ve kalitesini de mutlaka inceliyor. Bizler de 60 çeşit geniş bir yelpaze ile kalite, fiyat ve hizmet anlayışından taviz vermeden tüm tüketici taleplerine cevap verebilmeyi hedefliyoruz. Bayrama son bir hafta kala başlayacak olan bayramlık ürünlerden, aylık toplam ciromuzun yüzde 11i kadar bir ciro bekliyoruz. Bayram öncesi ilk haftayı düşünürsek, toplam ciromuzun yüzde 40'ı kadar bir ciro hedefliyoruz. Şekerleme ve çikolata üreticileri, bu ürünlerin tüketicilere ulaştırılmasında hizmetlerini daha da artırmalı. Arzın fazla, talebin daha az olduğu süreçleri yaşadığımızı şu dönemlerde buna eskisinden daha fazla ihtiyaç var. Makromarket Gıda Grup Satış Müdürü Ertuğrul Gülhan2009 yılı ile ilgili cirosal anlamda bir veri henüz oluşmadı. Ancak 2008 yılı verileri çerçevesinde şekerleme ve çikolata ürünlerin toplam ciromuzdaki payı yüzde 0,95 şeklinde. 2008 yılı itibarıyla raflarımızda şekerleme ve çikolata ürünlerinde 205 SKU (Stock Keeping Unit - Stok Tutma Birimi) taşıyoruz. 2009 yılı itibarıyla ürün çeşitliliğinde farklılıklar olacak. Geçmişte sattığımız ürünlerin satış hızına bağlı olarak yeni dönemde raflarımızda satacağımız ürünlerde mutlaka değişiklikler meydana gelecek. Bilindiği üzere özellikle çikolata fiyatlarının yükselmesi, C-D grubu ürünleri tüketimine yönelik üretici firmaların kokolinden oluşan türlü çeşitlerde bayramlık ürünleri üretmesine ve piyasaya sürmesine neden oldu. Bu durum bir yönü ile iyi olmasına karşın diğer yandan rekabetin bu kadar sert olduğu perakende piyasasında karışıklıklara neden oluyor. Çikolata üretimi yapan her markanın sektörde oluşan arztalep dengesi çerçevesinde hem çikolata hem de kokolin markalı ürünleri mevcut. Özellikle kullanılan ambalajlarda da çikolata ve kokolin neredeyse birbirinden ayırt edilmeyecek kadar benziyor. Bu tür durumlar sektörde haksız rekabete neden oluyor. Çikolata satan perakende noktası; kullandığı görsel çalışmalarında markanın adı ile beraber fiyatını belirtiyor. Kokolin satan perakende noktası ise; marka ile beraber sattığı kokolinde haksız kazanç elde etmek adına yine çikolata açıklaması ve fiyatıyla satış yapıyor. Bu durum, hem müşteriyi yanlış yönlendiriyor hem de doğru ürün ve fiyat yapısı ile satış yapan perakende noktasının kaybetmesine neden oluyor. Bu nedenle özellikle üretici firmaların müşterilerine çikolata ve kokolin içerikli ürünlerin kalite ve damak tadı ile ilgili net bilgi vermesi gerekiyor. Ürünlerin üzerinde bu bilgiyi büyük yazılarla belirtmeleri, perakende noktalarından da aynı hassasiyeti talep ederek piyasada yaşanan haksız kazancın önüne geçmeleri sektör adına çok faydalı olacaktır. Onur Group Kuru Gıda Satın Alma Yöneticisi Nesrin EltutanTürkiyede ekonomik gelişmişlik düzeyinin hızlı bir şekilde yükselmesiyle kişi başına düşen çikolata tüketimi de arttı. Sadece belli zamanlarda ve aylarda tüketilen bir ürün değil, tüm yıla yayılan, her zaman tercih edilen bir ürün haline geldi. Genç nüfusun genel nüfusa oranının yüksekliği nedeniyle ülkemiz bu değişime çok daha hızlı uyum gösteriyor. Son günlerde sıkça gündeme gelen çikolataların yararları konusunda bilinçlenen tüketicilerimiz, artık kaliteli çikolatayı zararlı, abur cubur olarak görme eğiliminden uzaklaşıyor, bu tür ürünleri keyifli bir gıda maddesi olarak benimsiyor. Bu beğeninin oluşmasında sektöre öncülük eden firmaların etkin rol oynadığını unutmamak gerekir. Onur Groupta aylık çikolata ve şekerleme ürünlerinin ciromuzdaki payı yüzde 2,64. Raflarımızda toplamda 446 çeşit çikolata ve şeker bulunuyor. Üretici firmalardan beklentilerimiz; reklam kampanyaları ve okul projeleri ile tüketicileri bilinçlendirmeleri... Tüketicilerin beklentileri karşılayacak ürün çeşitliliğiyle piyasaya girilmeli. Mağazalarda merch elemanı ve tadım desteği ile ürün tanıtımına yönelik faaliyetler mutlaka olmalı.Özhan Market Satın Alma Sorumlusu İlknur KumaşŞekerleme ve çikolata ürünlerinin ciromuzdaki payı yüzde 6-7 arasında. Bu oranlar dönemsel olarak değişim gösteriyor. Raflarımızda 3 çeşit şekerleme grubu ve ithal gruplarla birlikte 7 çeşit çikolata bulunduruyoruz. Geçmiş yıllara göre çikolata grup satışlarında artış gözlemliyoruz. Zaten bu yüzden kimi bisküvi firmaları çikolata üretimine de başlıyor. Firmaların ürün içeriğini iyi vurgulaması, fiyat politikasını iyi ayarlaması ve sağlıklı ürünler sunması gerekiyor.Tesco Kipa BisküviŞekerleme Departmanı Kategori Müdürü Yakut ÖztürkÇikolata ve şekerleme ürünlerinin ciromuz içindeki payı yüzde 2 civarında; dönemsel çalıştığımız ürünlerle birlikte toplamda bin 500-bin 600 SKUdan oluşan bir ürün gamımız mevcut. Şekerleme kategorisi ekonomik krizden en az etkilenen kategori. Tüketici profilinin özellikle çocuklardan oluşması, bunun en önemli nedeni. Bir diğer nedeni de Türk toplumunun gelenek göreneklerine bağlılığı ve komşuluk, misafirlik ve özellikle bayramlar gibi sosyal hayatı yönlendiren ananelerini devam ettirmesi. Çikolata ve şekerleme ürünleri tüketicilerin her şeye rağmen vazgeçemedikleri ve kendilerini ödüllendirdikleri keyif ürünlerinden oluşuyor. Dünyada da bu kategori gelişiyor; teknolojik gelişmeye paralel son derece renkli, ilgi çekici ve damak tadı itibarıyla sürekli kendini geliştiren yeni ürünler çıkıyor. Bu bağlamda da tüketici beklentileri hızla gelişip farklılaşıyor. Bu çerçevede şekerleme ve çikolata üreticilerinden beklentilerimiz; yenilikleri takip ederek, Türkiyedeki ürün yelpazesini geliştirmeleri, aynı ürünleri ambalaj değişiklikleriyle tekrar pazara sunmak yerine yeni, pazara farlılık katacak ve pastayı büyütecek yatırımlar yapmaları... Kişi başı tüketim Türkiyede yılda 1-1,5 kilogramda seyrederken, Avrupada bu rakam 10-11 kilogram civarında. Bu arada çikolata ve şekerleme fiyatları Avrupa ve Amerika ile karşılaştırıldığında Türkiyede son derece pahalı; tüketimin artması ve yaygınlaşması açısından ürünlerin fiyatlarının daha kolay ulaşabilir olması önemli.Üçler Süpermarket Satın Alma Sorumlusu Sibel TürkoğluNisan ayı satış değerlerini göz önüne alırsak; bisküvi, gofret, sakız, çikolata, şeker çeşitlerinde aylık kasa çıkışımız satışımızın yüzde 7sini oluşturuyor. Yine bu kategori ürünlerinin kasa çıkışı dikkate alındığında raflarımızda bulunan aktif ürün çeşit sayısı, 598... Tüketiciler, özellikle daha bol fındık-fıstıklı ürün çeşitliliğinde, farklı markalardan ürün bekliyor; pazarda bu konuda eksiklik hissediliyor. Bayramlık çikolatada özel çikolata gruplarının haricinde, önde gidenlerin sayısı oldukça az. Oysa bu konuda yol alabilecek firmalar var. Tüketiciye yönelik aktiviteler artırılabilir, multipack ürünlerle satış akışı hızlandırılabilir, ambalaj değişiklikleri yapılabilir (bunun uygulamasını yapanlar oldu); marketlerde tadım aktivitelerine ağırlık verilerek, ürünler anında müşteri algısına sunulup böylece satışlarda olumlu gelişmeler görülebilir.Bu haber Market dergisinde yayınlanmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive