‘Perakende Günleri’ sektöre yön verecek

Perakende sektörünün geleceğine yön veren konu ve konuklarıyla sektörün en önemli buluşması olarak kabul edilen Perakende Günleri, 14’üncü yılında da sektöre damgasını vuracak içeriklerle başladı 26- 27 Kasım günlerinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Perakende Günleri’14, yerli ve yabancı 22 ayrı konuşmacının katıldığı 23 farklı oturumla iki bugün boyunca sektörün en çok merak edilen konularına ışık tutacak

Eklenme Tarihi : 26 Kasım 2014 Çarşamba
perakende-gunleri-sektore-yon-verecek

Türkiye’nin ve dünya perakendesinin fikirleri ve başarı hikayeleriyle fark yaratan önemli isimleri ve yeni fikirlerle sektörün gelişimine destek olan isimler Perakende Günleri’14’te buluşuyor. Türkiye perakende sektörüne çalışmalarıyla yön veren Soysal tarafından 2001 yılından beri düzenlenen Perakende Günleri bu yıl da Perakendede 2015’e bakış, müşteri neler bekliyor, teknoloji perakendeyi nasıl etkileyecek  gibi geniş bir yelpazedeki konularıyla sektörün nabzını tutuyor.

Perakende Günleri’14’te açılış konuşması yapan Soysal Genel Müdürü Suat Soysal, “Sektörün en büyük buluşma noktası olan ve konferans, fuar ve ödül üçlüsünden oluşan Perakende Günleri’ne bu yıl dördüncü bir kulvar ekleyerek “Connect”i hayata geçiriyoruz. ‘Connect’ ile perakendecileri ve markaları yurtdışından gelecek uluslararası yatırımcılar, alışveriş merkezleri sahipleri, uluslararası perakende grupları, markalar ve ülke danışmanlarıyla buluşturacağız” dedi. 

Soysal, B2B toplantılar ve özel sunumlarla yepyeni bir işbirliği platformu oluşturacak olan ‘Connect’in, yurtdışına açılmak ve işbirliklerini geliştirmek isteyen markalarımıza çok önemli fırsatlar sağlayacağını ifade etti.

Önemli olan tüketicinin ne istediği
Perakende Günleri’14’te AVM sektöründeki doğru ve yanlış yatırımların sektörün geleceğini nasıl etkilediğine dair konuşma yapan  Multi Turkey Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Belgü; “26 senede 337 AVM’miz oldu. 57 ilimizdeki AVM’lerde toplam 9,7 milyon m2 kiralanabilir alanımız bulunuyor. Bu rakam Avrupa standartlarının yarısı… AVM olmayan illerimiz ise Anadolu’da yoğunlaşıyor. Bu da bize yeni yatırım fırsatları doğuruyor” dedi.

Türkiye’deki yabancı yatırım miktarının 14 milyar dolar olduğunu belirten Belgü, “AVM yatırımlarına karar verirken, ‘her perakendeci  her projede yer almalı’ mı? sorusu sorulmalı,  dünya trendleri ve Türkiye’ye benzer ülkelerde neler yapıldığı iyi gözlemlenmeli. En önemli noktalardan birisi de tüketiciye uygun hareket etmek… Kendimize uygun olanı değil, tüketiciye uygun olanı hayata geçirmek” açıklamasında bulundu.

Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Erkin Aydın konuşmasında 2015 yılında dünyanın ekonomik anlamdaki en önemli gündem maddesinin büyüme sorunu olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin 2015’i yılı için yaptığı değerlendirmede ise “2015 yılı seçim yılı. Ancak seçim süreçlerini ekonomik anlamda geçmişe göre  daha başarılı geçiriyoruz. Ülkemizin jeopolitik konumunun ihracat açısından etkileyici olmayı sürdüreceğini öngörüyoruz. Ajandamız ise; cari açığın yönetilmesi, bireysel tasarrufun artırılması ve tüketici koruma eğilimleri olacak” dedi.

Perakendecilerle olan çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Aydın, “Ödeme sistemleri oyuncusu olarak işimiz alışverişe aracı olmak, müşterilerin istediklerini alınabilir ve alışverişini keyifli kılmak. Bunun için de perakendecilere ihtiyacımız var. Karşılıklı kazan - kazan ilişkisi kurmak çok önemli. Bu doğrultuda gün geçtikçe daha çok stratejik iş ortaklıkları hayata geçiriyoruz” açıklamasında bulunarak önümüzdeki dönem trendlerine değindi. Aydın, “Mobilde ciddi bir yükseliş söz konusu. Türkiye’de 2009’dan bu yana akıllı telefon sayısı yüzde 74 arttı. Bizim de 5 milyonu aşkın mobil bankacılık müşterimiz bulunuyor. ABD’de mobil uygulamaları olan müşterilerin ise yüzde 30’dan fazlası, bunları  alışveriş için kullanıyor. Diğeri e-ticaret… Gelişmiş ülkelere göre Türkiye’de e-ticarette alınacak çok yol var. Kredi kartları işlemlerinde e-ticaretin payı gün geçtikçe artıyor. E-ticareti kullanmayan müşterilerin en önemli bariyeri ise güvenlik kaygısı… E-ticaretin ve internet üzerinen kredi kartı kullanımının güvenli olduğunu hep beraber anlatmalıyız diye düşünüyorum” diye konuştu.

Aydın ayrıca, “Perakendecilere destek olabilecek ortak çözümlerimiz arasında Hediye Para geliyor. Hediye Para sistemimiz ile yıl sonunda 100 milyon TL civarında bir katkı sağlamış olacağız. Kredi kartı limit ve taksit sınırlaması için ise satış anında kredilendirme çözümümüz bulunuyor. Bu kapsamda Turkcell ile 2013 yılında yaptığımız çalışmada 350 milyon TL’lik işlem gerçekleşti” dedi.

Kırmızı renk daha çok para harcatıyor
New York Üniversitesi’nin en popüler pazarlama ve psikoloji profesörü olan Adam Alter, bilinçaltı güçler karar sürecini nasıl etkiliyor; tüketici, markanıza na anlam yüklüyor? sorusunun cevabını izleyicilerle paylaştı. Alter, harcama ve tüketici davranışlarında renklerin, seçilen isimlerin önemine değinerek, “Düşünce ve davranışlarımız tahmin etmediğimiz şeylerin etkisi altında. Renkler de bunlardan biri. Örneğin; şeker pembesi sakin ve huzur verici bir renk olduğu için olumsuz tepki vermiyoruz. Bağış kampanyalarında pembe renk kullanıldığında bağışların arttığını gözlemliyoruz. Kırmızı renk ise iştahı artırıp yeme isteği uyandırırken, daha çok para harcatıyor. Ayrıca kırmızı renk detaylarda hakimiyet sağlıyor. Satışta detaylara hakim olmak için kırmızı önemli. Bu nedenle perakende sektörü için kırmızı çok önemli. Mavi ise yaratıcılığı artırıyor” dedi.

İnsanın sosyal bir varlık olduğunun, dürüstlüğün insanın içinde bulunduğu kurgu ve ortamla çok ilgili olduğunun altını çizen Alter, “Birilerinin sizi izliyor olma hissi, daha dikkatli olmanıza yol açıyor” diyerek mağazalara ayna konularak insanların daha temkinli hareket etmesinin sağlanabileceği örneğini paylaştı.

İsim seçimlerinin de önemine değinen Alter, insanların kendi isimlerinin baş harflerine karşı daha duyarlı olduğunu söyleyerek, “Perakendede insanoğlu kendi uzantısı olan bir ürün ve hizmet almak istiyor. Seçilen isim akıcı olmalı. Şirket isminin kolay telaffuz edilebilmesi borsada şirket hisselerinin daha fazla ilgi görmesine, kendi adı kolay söylenebilen bir profesyonelin kariyer basamaklarını daha hızlı tırmanmasına yol açabiliyor. Yalnız, lüks markalar için bir istisna söz konusu. Zor telaffuz edilen bir isim markanın daha itibarlı, daha lüks olduğu algısı yaratıyor” dedi.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive