Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda enflasyonu tüm yönleriyle konuşuldu

10 Ekim 2017 Salı

Türkiye ekonomisi için yarattığı katma değeri her geçen yıl artırarak 2016 istatistiklerine göre üyeleriyle 105 milyar TL ciro ve 35 bin satış noktasında 300 binin üzerinde istihdam yaratan Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 10 Ekim’de (bugün) “Perakendenin Yarattığı Değer” temasıyla “Ortak Gelişim Kongresi”ni 4’üncü defa düzenledi. 800’ün üzerinde perakendeci ve tedarikçinin katıldığı kongre, daha öncekiler gibi büyük bir ilgi gördü. Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilen kongrede verilen ana mesaj, perakendenin yarattığı değerin sadece tüketiciye değil, tüm perakende eko sistemine ve ülke ekonomisine büyük katkı sağladığı oldu

ortak-gelisim-kongresinde-gida-enflasyonu-tum-yonleriyle-konusuldu

GPD tarafından düzenlenen 4’üncü Ortak Gelişim Kongresi 10 Ekim’de (bugün) Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlendi. Açılış konuşmalarını GPD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör ve Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Özerkan’ın yaptığı kongrede sahneye çıkan ve tüm boyutlarıyla tartışılan konulardan biri gıda enflasyonu oldu. Diğer yandan sektörün gündemini yeniden belirleyecek kadar önemli konular hakkında alanının uzman ve üst düzey yöneticileri tarafından yapılan değerlendirmeler ve öngörülerle, perakende sektöründe tüketici yararına gelişimin, başarının en önemli unsurlarından biri olduğu çarpıcı örneklerle bir kez daha dile getirildi. Kongrede sektörün yakın ve orta vadeli geleceğine hakim olacak trendler hakkında da ilginç fotoğraflar ortaya çıktı.

 

Tedarikçiler hızlı iş birliği fırsatı yakaladılar

Diğer yandan etkinlikleriyle de ilgi gören “Ortak Gelişim Kongresi”nde tedarikçilerle Türkiye’nin en büyük gıda perakendecilerini bir araya getirerek tüketici odaklı yeni işbirlikleri geliştirmeye odaklanan 45 dakikalık “Tanışma Maratonu” ve 800’ü aşkın kişinin katılımıyla düzenlenen “Elektronik Oylama” gibi etkinlikler de ortaya çıkardıkları sonuçlar ile oldukça büyük ilgi gördü. Ayrı bir salonda oluşturulan sergi alanında ise küçük üreticiler, ürünlerini sergileyerek ulusal perakendecilerle tanışma fırsatı yakaladılar. Küçük ve yerel üreticilerin büyümesini ve tüm yurda yayılmasını hedefleyen Ortak Gelişim Kongresi, yarattığı bu fırsatla da üreticilere desteğini sürdürdü.

 

Perakende sektöründen teşvik talepleri

Açılış konuşmalarını yapan isimlerden biri olan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör, perakendenin çarpan etkisine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Perakende sektörü, üretimin ilk safhalarından son tüketiciye kadar olan zincirin her halkasında, ürün ve hizmetlere, dolayısıyla ülke ekonomisine yeni bir değer ekliyor. Perakendenin çarpan etkisiyle, gıda perakendesinde yaratılan 1 birim değer, ülke ekonomimize 1.3–1.4 birim olarak ekleniyor. Yani bizde yaratılan 1000 TL, perakende ekosistemindeki üretim, nakliye, depolama, gibi tedarikçilerimiz, çözüm ortaklarımızla beraber ülke ekonomisine 1300 – 1400 TL olarak ekleniyor.”



 

Perakende sektörünün istihdama olan etkisini de vurgulayan Songör: “Yine yarattığımız değere ilişkin çarpıcı rakamları sizlerle paylaşmak isterim; Türkiye toplam gelir vergisinin yüzde 18’i, kurumlar vergisinin yüzde 26’sı,KDV’nin yüzde 8’i perakende sektöründen sağlanıyor. Perakende sektörünün toplam çalışan sayısı 2 milyon civarında, Türkiye genelinde faaliyet bazında istihdam sağlama açısından perakende sektörü 2’nci sırada, Türkiye genel istihdamının yüzde 13.6’sı ve hizmet sektörü istihdamının yüzde 26’sı perakendede.” dedi.

 

Güncel konulara dair görüşlerini de açıklayan Songör: “Sebze meyve ticaretinde fireyi düşürme yolundaki çalışmaların çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu, bizim de sürekli çözüm geliştirdiğimiz bir konu. Fireyi ve israfı önlemek için gerek bizler gerek tedarikçilerimiz yoğun çalışıyor. Enflasyonla mücadelede bu firenin azaltılmasının önemli bir etken olduğuna biz de inanıyoruz.Ancak, getirilen düzenlemenin maliyeti kârlılık ve verimlilik mücadelesindeki sektörümüze ek bir yük getirecek. Düzenleme; üretici, aracı, hal ve marketlerde ciddi bir maliyet yaratacak. Yatırım maliyetlerinin üzerine enerji ve bakım maliyeti de eklenecek. Bu maliyetlerin tüketicimize en az düzeyde yansıması için, şimdiye kadar perakendenin pek de faydalanamadığı bir teşvik sistemi geliştirilmesini elzem buluyoruz. Üretici ve aracıların teşviklerle desteklenmesi gündemde iken, esas maliyeti yüklenen perakendecilerin bu teşvikler dışında bırakılmaması gerekir.” dedi.

 

Gıda enflasyonu tüm yönleriyle ele alındı

Ortak Gelişim Kongresi’nde düzenlenen paneller, sorunların tüm boyutlarıyla ele alınması ve çözümlerin masaya yatırılması kadar somut başarı hikâyelerinden ortaya çıkan başarı formüllerine odaklandı. Bu yönde düzenlenen ilk panel, sektörün olduğu kadar Türkiye’nin de gündeminden düşmeyen gıda enflasyonu oldu.

 

Perakendecilerin daha hızlı ve kaliteli ürün temini için doğrudan alıma yönelmelerinin enflasyonla mücadelede de önemli rol oynadığını belirten TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı ve Metro Toptancı Market CEO’su Kubilay Özerkan: “Gıda enflasyonu konusuna sadece fiyatlardaki dalgalanma olarak yaklaşmıyor, bu konuyu bir milli servet ve ekonomik değer olarak ele alıyoruz. Bu sebeple, tüketim analizleriyle planlı üretimi teşvik ediyor, üreticiyi eğiterek ve sertifikalandırarak katma değeri yüksek ürünler üretmesini sağlıyoruz ve kooperatifçiliği, özellikle kadın kooperatiflerini destekliyoruz. Tarım kooperatiflerinin yanısıra Türkiye’nin dört bir yanındaki balıkçı kooperatifiyle de işbirliği yaparak balıkçılık alanında da sürdürülebilir bir iş modeli ortaya koyuyor, ekonomiye katkı sağlıyoruz.” dedi.

 

Gıda enflasyonu ile mücadelede kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken GPD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Migros Ticaret A.Ş. CEO’su Özgür Tort ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Gıda enflasyonunda dengenin sağlanması ve maliyetlerin düşürülmesi için; üreticinin desteklenmesi, üretim ve paketlemede standartların sağlanması, güçlü bir lojistik sisteminin kurulması önemli. Fakat enflasyonla mücadelenin özünde aracıların azaltılması yatıyor. Orta ve uzun vadede kooperatiflerin çoğalarak büyük, güçlü ve kurumsal yapılar haline gelmesi, özel sektörün de bunun içinde yer alması gerekiyor. Biz, meyve-sebzede temin ettiğimiz ürünlerin yarıya yakınını doğrudan müstahsil ve kooperatiflerden alıyoruz. Türkiye’de Tarım  Kredi Kooperatifleri ile ilk ve en fazla çalışan perakendeciyiz.”