Çayın sürdürülebilirliliğinde Lipton örneği

Perakendenin daha iyi bir geleceğe sahip olması için markaların tecrübelerini ve çalışmalarını sunduğu “Sürdürülebilir Markalar Konferansı”, konuşmacıların sunumlarıyla devam ediyor

Eklenme Tarihi : 26 Mayıs 2015 Salı
cayin-surdurulebilirliliginde-lipton-ornegi

Perakendenin sürdürülebilirliğinin tartışıldığı “Sürdürülebilir Markalar Konferansı”nda Unilever’den Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Lipton’un çay tarımıyla ilgili olarak yaptığı çalışmalardan bahsetti.

Türkiye’de çayın yerinin çok büyük olduğunu söyleyen Mustafa Seçkin, “Unilever 2010 yılında iş yapma biçimini değiştirme kararı aldı. Günümüzde her gün 1 milyon kişi yatağına aç girerken, başka bir yerde 1 milyon kişi aşırı kilolu şekilde uyuyor. Sürdürülebilirlik ucu çok açık bir kavram. O yüzden biz sürdürülebilirliliği sosyal, çevresel ve ekonomik olarak 3 başlıkta topladık. Geldiğimiz nokta şöyle; tarım açısından bakarsak, tarımın yüzde 55’lik bir kısmı sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor.” diye konuştu.

Çiftçilere yönelik yaptıkları çalışmalardan ve stratejilerinden bahseden Seçkin sözlerine şöyle devam etti: “Karbondioksit salınımını 1 milyon ton azalttık. Aynı zamanda çift haneli büyümemiz de sürüyor. Türkiye’deki fabrikalarımız sıfır atıkla çalışıyor. Türkiye’de çay gerçekten çok önemli bir yer tutuyor. Çayın dünyadaki 5’inci büyük üreticisi Türkiye ve Türkiye’de sudan sonra en fazla içilen içecek çay. O yüzden biz Lipton olarak çaydaki sürdürülebilirliğe çok büyük önem veriyoruz. Bu işe 2010’da çiftçileri eğiterek başladık. 2015 yılında 35 bin çiftçiye eğitim vermiş olacağız. 2011 yılında toprak analizleri yapmaya başladık. Böylece çevreye yapılan gereksiz bir gübrelemenin ve çiftçiye yarattığı külfetin önüne geçtik. 2012’de katık atık toplama tesisi kuruldu. 2013’te Türkiye’de ilk defa bir fabrika RFA Sertifika’sı aldı. Türkiye’de yağmur ormanının var olduğu bilincine ulaşıldı. 2014’te tüm fabrikalar RFA Sertifika’sı aldı.”

Günümüzden ve geleceğe yönelik planlamalardan da bahseden Seçkin, sözlerini şöyle noktaladı: “2015 yılına bakacak olursak ergonominin çok önemli olduğunu fark ettik. Çay toplamak gerçekten çok zor bir iş. Bilindiği üzere de büyük makaslarla toplanır çay. Bu da kadınlarımızı, çiftçilerimizi çok yorar. Bu yüzden ergonomik bir makas çalışması yaptık.  Hafif, kullanması daha kolay ve ergonomik bir makas tasarımı gerçekleştirdik. Ayrıca Karadeniz’de bölgenin ilk biyolojik arıtma yapan tesisini kurduk. Burada kirli atıkları daha zararsız hale getirmeyi amaçlıyoruz. Türkiye’de çayın ömrü 100 yıl ve Türkiye şu an 75 yılını tamamladı. Bu yüzden biz yenilenmeye gitmeyi istiyoruz. Çünkü gelecekte artık bugünkü çay yerine başka bir içecek içiyor olabiliriz. Biz yenilenme için çalışmalarımızı yaptık ve devam ediyoruz. Pilot bir bölge kurduk, bir sera oluşturduk ve fidelerin hem gerçek tarlalarda çoğaltılmasını hem de çayın geleceğini kurtarmayı amaçlıyoruz.  Bunun sonucunda ayrıca çay hasadı Türkiye’de 3’ken 4’e çıkacak.”

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive