Yeniçağın Sinatrası: Simavi

Üzerine 35 yıldır yaşadığı New Yorkun caz kokusu sinen Simavi, eski Holywood şarkılarına yepyeni bir yorum getirerek çoktan Yeni Sinatra olarak ünlendi. Şimdi bu efsanevi şarkılara yeniden can verdiği albümü Memories Of You ile nihayet Türkiyede dinleyicilerin karşısına çıktıktan sonra şarkılarını 18.İstanbul Caz Festivaline de taşıyacak. Albüm kayıtlarına 50den fazla müzisyenin eşlik ettiği Simavi, ünlü romantik caz şarkılarını ve siyah beyaz Hollywood filmlerinin romantizmini Memories Of You a

Eklenme Tarihi : 27 Haziran 2011 Pazartesi
yenicagin-sinatrasi-simavi

Cenk ERDEM

 

“Memories Of You “ albümünüz Amerika’da yayınlandıktan neredeyse 2 yıl sonra artık Türkiye’de de dinleyici ile buluşuyor, bize albümünüzü nasıl tarif edersiniz?
“Memories Of You”daki şarkılar zamanında büyük orkestralarla söylenmiş şarkılar. Bu tarzın dev isimleri neredeyse 100 kişilik orkestralarla kayıtlar yapmışlar ve ben de bu şarkıları kaydederken aynı özeni göstermek istediğim için çok zamanımı aldı. Albümüm Amerika’da üzerinde çalışmaya başladıktan uzun yıllar sonra ancak çıkabildi. Frank Sinatra ve Dean Martin gibi isimler de hem sahnede hem kayıtlarda onlarca müzisyenle beraber şarkılarını söylemişler. Ben de yıllardır şarkı söylediğim halde albümüm çıkması için aranjelerden, kayıtlara kadar her aşamasında tek başıma koşturdum ve nihayet piyasaya çıkmış oldu. Şimdi Türkiye’de de yayınlanmasından çok mutlu oluyorum ama bir sonraki albümüm bundan çok daha çabuk dinleyiciye ulaşacak.

Peki, kaç yaşınızdan beri bu eski ve efsanevi Hollywood şarkılarına düşkünsünüz?
Benim bu düşkünlüğüm annem ve babamdan geliyor diyebilirim. Babam cazı çok severdi ve çocukluğumda da evde hep bu şarkılar dinlenirdi. Ben de neredeyse müziğe ilk ilgi duyduğum zamanlardan beri caz dinliyorum. Ama ayrıca Motown sound’una bayılırım. Frank Sinatra’yı ne kadar çok seviyorsam, soul müzikte Marvin Gaye’i de o kadar çok seviyorum. Ayrıca hemen hemen bütün Michael Jackson şarkılarını da çok severim.                                                                               

Eski Hollywood şarkılarını, popüler caz şarkılarını ve soul müziği çok seviyorsunuz, peki pop müzik desem?

Pop müzik dinlemeyi hele Madonna ve Michael Jackson şarkılarını dinlemeyi çok seviyorum. Ayrıca gençliğimde bolca Abba dinlemişimdir. Özellikle pop video kliplerini çok seviyorum. Bana göre pop şarkıları arasında da çok romantik ve keyif veren şarkılar var. Son dönemlerde radyolarda en çok Lady Gaga’ya rastlıyorum ve şarkılarını dinlemek çok keyifli.

Röportajlarınızda Frank Sinatra’yla tanıştığınız yazılıp çizildi, 35 yıl New York’ta yaşamış biri olarak başka hangi isimlerle yan yana geldiniz?
Çocukluğumdan beri çok sevdiğim yıldızlarla bir araya gelmek için her fırsatı yakalamaya çalıştım. Gregory Peck’ten tutun Marlon Brando’ya kadar tanışmadığım ünlü kalmadı. Frank Sinatra ile Carnegie Hall’de prova sonrasında kulise giderken tanışmıştım ve sadece bir imza almıştım. Ama arkadaşlık kurduğum çok büyük isimler de oldu. Soul müziğin en büyük isimlerinden George Benson’la çok bir dostluğum oldu. Benson gibi aynı sofrada sohbet ettiğim birçok ünlü ile tanıştım. Ayrıca bir Michael Jackson hayranı olarak ablası La Toya ile de çok özel bir dostluğumuz olduğunu söyleyebilirim.

Albümünüzde romantik lezzeti olan cover şarkılarınız arasında en çok bilinen şarkı “Fly me to the moon” diyebiliriz, peki sizin için en özel şarkı hangisi?
Benim için albümün en özel parçası “To the ends of the world” diyebilirim, hem zaten albümün açılış parçası. Herkes gibi ben de “Fly me to the moon” şarkısını çok seviyorum ama albümde ayrıca nefis Cole Porter besteleri var. Bu albümde seçtiğim şarkıların hepsi çok ünlü şarkılar değil, tam tersine kıyıda köşede kalmış ama nefis caz şarkılarını da tekrar günışığına çıkarıyorum.

Albümünüzdeki Hollywood şarkıları arasında sizin de belirttiğiniz gibi efsanevi besteci Cole Porter’ın da şarkıları var, peki büyük Hollywood orkestralarının meşhur şarkılarına imza atan başka hangi bestecileri seviyorsunuz?
Tıpkı o dönemin siyah beyaz filmlerini sevdiğim gibi şarkılarını da çok seviyorum ve o dönemin bestecileri hem sinema için hem Broadway müzikalleri için harika işler ortaya çıkarmışlar. Gershwin, Cole Porter ve Richard Rodgers benim en sevdiğim üç dahi müzisyen. Bu isimlerin bütün besteleri ve Hollywood’un büyük orkestralarıyla yapılan tüm müzikleri olağanüstü. Casablanca filmini ne kadar seviyorsam, 1940’ların, 1950’lerin filmlerini ne kadar seviyorsam, o dönemin müziklerini de o kadar çok seviyorum.

Nihayet Türkiye’de de albümünüzü dinleyicilerle buluşturdunuz, peki sırada neler var?
Büyük bir orkestra kurmak için Pasion Turca ekibiyle beraber harekete geçtik. Caz Festivali’nde sahne almak büyük keyif olacak ve konser için sürprizlerimiz var. Ayrıca yepyeni bir albüm için çok uzun süre beklemeyeceğim. Bu kez daha çok pop eğilimli bir albüm hazırlayacağım. Bir yandan yaz döneminde özel geceler ve konser maratonu başlıyor olacak, bir yandan yeni albüm için Dean Martin gibi efsane isimlerin en ünlü şarkılarını yeniden yorumlamak üzere kayıtlara başlayacağım.

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive