Uyumun İcra Kurulu Başkanı Mehmet Akyüz

10'uncu yılında yeniden yapılanma sürecine giren Uyum, 2009 yılını kurumsallaşma çalışmalarına ayırdı. Yoğun rekabet ortamında farklılaşmak isteyen ve bu yıldan yüzde 100 büyüme bekleyen Uyumun İcra Kurulu Başkanı Mehmet Akyüz'le firmanın hedefini konuştuk- PERAKENDE.ORG

Eklenme Tarihi : 16 Şubat 2009 Pazartesi
uyumun-icra-kurulu-baskani-mehmet-akyuz
Şirket profili Kuruluş tarihi: 1998 Çalışan sayısı: Bin 24 Şube sayısı: 30 Mağazaların bulunduğu bölgeler: Başak, Beylikdüzü ve Bahçelievler En büyük mağaza: Harmony ve Halkalı 2 bin 200 metrekare En küçük mağaza: Avrupa Konutları 190 metrekareOrtalama mağaza metrekaresi: 743 metrekareSon açılan mağaza: Soyak OlympiakentToplam satış alanı: 33 bin 310 metrekare Toplam kasa sayısı: 128Satılan ürün çeşidi: 8 bin Tedarikçi profili Raf: Üçge Soğutucu: Tekso İnsan KaynaklarıPersonel seçme kriterleri: Temel yetkinliklere ve pozisyona göre belirlenen kriterlere (eğitim, yabancı dil, tecrübe vb.) uygunlukÇalışan sirkülasyon oranı: Sektörün yaklaşık yüzde 40 altındaKariyer planlaması: İnsan kaynakları departmanı kariyer planlaması yapıyor DetayEn çok ciro yapan mağaza: Halkalı Başak 1. EtapMüşteri profili: Genel Müşteri sadakat kartı: Mutluyum Kart Pozisyon bilgileri: Yönetim Kurulu Başkanı: İskender Keleşİcra Kurulu Başkanı: Mehmet AkyüzYönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Ali Akyüz Gıda Yöneticisi: Havva ÖzerGıda Dışı Grup Yöneticisi: Sibel Tahtalı Gıda Kategori Yöneticisi: Pınar Karasu, Ercan Kuzucu, Mustafa Akar, Zarife Koçak, Caner Göncü, Canan KamayGıda Dışı Kategori Yöneticisi: Sevgi İlyasoğlu, Banu Manavoğlu, Neval TanışUnlu Mamuller Yöneticisi: Hayati İmamcıYoğurt Kategori Yöneticisi: Özcan ÇolakoğluMali İşler Müdürü: Şule Gündoğduİnsan Kaynakları Müdürü: Zuhal Akça Bilgi İşlem Müdürü: Zeynep KabaÖzlem ElgünEn başından başlayacak olursak, yola nasıl çıktınız? Daha önce Ramtop A.Ş isminde 76 ortaklı bir şirketimiz vardı. Buradaki ve Ramideki toptancı arkadaşlar ile Akyüzler olarak bizler vardık. Sonrasında perakende sektöründe de olmamız gerektiğine inandığımız için, o birlikteliğin içerisinden uyumlu olan arkadaşları alarak Uyum A.Şyi kurduk. Uyumun ismi de uyumlu olan arkadaşların bir araya gelmesinden mi ortaya çıktı?Evet oradan çıktı. Kurucu ortaklarımızla 2008 yılının son çeyreğine kadar birlikte devam ettik. Sadece kuruluş aşamamızda ortaklarımızdan İsmail Çalışkan ayrılmıştı o dönem. 2008in son çeyreğinde ise şirketimize 10 yıl emeği geçen, bize değer katan ve bütün görevleri üstlenen Erdal Tüfekçi ile yollarımızı ayırmak durumunda kaldık. Ortaklarımızdan Yusuf Balkan da müteahhitlik işlerini geliştirmek için ayrıldı. Dolayısıyla 8 ortakken, 6 ortak olarak kaldık. Hazır ayrılan ortaklardan bahsetmişken, geçtiğimiz günlerde duyurduğunuz bu yeniden yapılanma sürecinin ayrıntılarını alabilir miyiz?Yapılanma süreciyle ilgili çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. İş yapış şekillerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekiyordu. Sektörde uzun yıllar tecrübe edinmiş, bir yıldır da birlikte çalıştığımız danışmanınız Sait Koçun önerileri doğrultusunda satın almadan sipariş vermeye, lojistikten mağaza içindeki aktivitelere kadar ticari olan her şeyle yeniden ilgileniyoruz.Personel kadrosuyla ilgili de bir değişim oldu sanırım?Özellikle personeli değiştirelim diye harekete geçmedik. Ancak 10 yıl aynı yerde çalışıp aynı işleri yapmak monotonluğa yol açıyor. Bu yüzden iş körlüğü oluşan arkadaşlarımıza önünün açılması konusunda yardımcı olurken, daha genç ve dinamik arkadaşları aramıza katmaya çalışıyoruz. Nihayetinde şirketin merkez kadrosu tabii ki önemli ama mağazalar olmadan merkezdeki arkadaşların hiçbir esprisi yok. Genel merkeze ne zaman taşınıyorsunuz?Genel merkez olarak Beylikdüzündeki Harmony AVMnin üst katını hazırlıyoruz. Mart ayında oraya geçeriz sanıyorum.Hedef, yenilenmekUyum Hipermarketin prestijli bir yapısı var. Bizim de dışardan gözlemlediğimiz bu... Sizi diğerlerinden ayıran nedir?Teşekkür ederim... O bakış açısı güzel ama aslında biz tam olarak orada olduğumuzu düşünmüyoruz... Bu yüzden komple yenilenmeyi hedefledik. Bu hedef doğrultusunda mağazalarımızın dışı ve içindeki tüm çalışmalarımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Şimdiye kadar yapamadıklarımızı masaya yatırarak eksiklerimizi tespit ettik. Çok iyi bir ajansla anlaşma yaparak kurum kimliği üzerinde de çalışmaya başladık.Logo da değişecek mi?Gerekirse logo da değişecek. Çalışmalarımız halen devam ediyor. Mağaza içindeki reyon dizilimimizden ürün kategorimize kadar hepsini yeniden irdeliyoruz. Mağazalarımızın çalışan kadrosunda yılbaşı itibariyle ciddi bir rotasyon yaptık. Zayıf olan mağazalarımıza başarılı arkadaşlarımızı göndererek diğer çalışanlarla bildiklerini paylaşmaları, fikir alışverişinde bulunmalarını sağladık. Bununla da yetinmeyeceğiz, servis reyonlarımızdaki şeflerimizi de aynı uygulamaya tabi tutacağız. Bu arada 3 bin 200 metrekarelik lojistik merkezimizi Hadımköydeki 6 bin 400 metrekarelik kapalı alana taşıdık. Oradaki sevkıyat sirkülasyonunu artırmak için uğraşıyoruz. Bunların yanı sıra yeni bir mikro program kullanıyoruz. Lojistikle, siparişle ilgili bir ara yazılım yaptırıyoruz. Stok yönetimi özellikle bu dönemde çok önemli. Bizim için İstanbulun Migrosu diyorlar ama biz bununla yetinmeyeceğiz, Migrosun üzerinde bir çizgi yakalamak için çalışacağız. Yazılımdan bahsetmişken, Migros gibi e-perakendecilikle ilgili çalışmalarınız var mı?Migrosun o konuda çok başarılı olduğunu zannetmiyorum. Biz gıda ağırlıklı çalışıyoruz. Gıda ürünlerindeki maliyet çok yüksek. Migros o konuda başarılı olmuş olsaydı biz daha iyisini yapmak için uğraşırdık...Uyumu Anadolu yakasında da görecek miyiz?Anadolu yakası için aslında 2 yıldır hazırız. Ancak insanların güven ortamının biraz zedelendiği şu dönemde alışkanlığı bozacak adımlar atmak insanı biraz ürkütüyor. Anadolu yakasında daha iyi araştırma yapıp, sağlıklı yerler bulmamız gerektiğini düşünüyorum. Karşımıza iyi bir yer çıkarsa yeni şube açmamamız için hiçbir neden yok. Ama ilk önce yapılanma sürecimizi tamamlamamız gerekiyor. Zira şu anda açacağımız mağazayı hangi konseptte oluşturacağımızı netleştirmedik.Lokasyon seçimini neye göre yapıyorsunuz? Mağazamız şu semtte olmalı, şu hedef kitleye hitap etmeli, metrekaresi şu kadar olmalı gibi kriterleriniz var mı?Onlar çok da sizin isteğinize göre bulunacak yerler değil. İstanbulda malum, yer bulmak çok zor... Bulduğunuz metrekareye göre kendinizi ifade edebileceğiniz çalışmalar yapıyorsunuz. Kendi içimizde mağazalarımızı 3 kategoriye böldük; A, B ve C diye adlandırdık. A kategorisindeki mağazamızda 8 bin çeşit ürün bulundururken, B kategorisinde 5 bin 500, C kategorisinde ise 4 bin çeşit ürünle tüketicinin karşısına çıkmaya çalışıyoruz. Buradaki fark, marka azlığı ya da çokluğuyla ilgili. Bizim anlayışımızda markanın çokluğu çeşit anlamına gelmiyor. Olmazsa olmaz çeşitler vardır ki, o kategoriyi tamamlayan çeşitlerin hepsinden tutmaya çalışıyoruz. Hizmet, servis, fiyat gibi konularda ise birbirlerinden hiçbir farkı yok. Tesco Kipa geçtiğimiz günlerde yanlış lokasyonda bulunmaları nedeniyle toplam 10 ekspres mağazasını kapattı. Uyumda da verimli olmayan mağazaları kapatma düşüncesi var mı?Bunu 2007 ve 2008 yılında Umi konseptindeki mağazaların bir kısmını Uyuma çevirirerek, bir kısmını da kapatarak biz de yaptık. Ancak şu anda iş yapmayan mağazamız yok. Yalnızca daha iyi iş yapmaları için çalışıyoruz. Umileri devre dışı bırakarak discount mağazacılık konseptinden tamamen çıktınız mı yani?Evet, artık Umi konseptini devam ettirmeyeceğiz. Biz semt marketçiliği yapıyoruz. Bulunduğumuz yerin ihtiyaçlarını temin edebilecek bir konsept oluşturuyoruz. Çünkü discount mağazacılıkta sayı çok önemli. Agresif büyümek lazım. Bu tarz mağazaların çalışması çok kolay olmuyor. Biraz marka olmakla alakalı...Peki semt marketçiliği yaparak mı devam edeceksiniz? Ulusallaşma yolunda çalışmalar yapıyor musunuz, yoksa bizim konseptimiz bu mu diyorsunuz?Ulusallaşma yolunda hedeflerimiz var ama bunlar öyle kolay olacak şeyler değil. Makro-Uyum, sadece Makro ile Uyumun bir araya gelme projesi değildi. Biz ilk önce anayasayı oluşturup yola çıkalım, çalışmamız diğer arkadaşlara da güven verirse, onları da sistemin içine dahil ederiz diye düşündük. O süreç devam ediyor, bitmiş değil. İnşallah başarırız. Başarırsak ulusallaşmak çok kolay. Bütün vilayetlerde federasyon üyesi arkadaşlar var. Bu arkadaşların önüne güven duyacakları bir proje koyarsanız onlar da katılım sağlıyorlar zaten. Bu proje gerçekleşirse, ortaya büyük bir güç çıkacak. Ancak kolektif olma, birlikte yönetme konusunda çok da başarılı değiliz. Biz Uyumda onu başardık. Hedefimiz bundan sonrakileri de başarmak.AVM yatırımınız ne durumda?AVMyi açmadık, şu anda sadece marketin olduğu kat çalışıyor. Bir de o kattaki mağazalar faaliyette. Üst katta dershane ve İSMEKin yeri var. Genel merkezimizi de oraya götüreceğiz. Anlayacağınız AVMden çıkarıp çarşıya çevirdik. Çünkü bizden sonra çevremizde çok sayıda AVM oldu, bütün markaları doldurdular. Markalar da belli bir süre sonra geri çekilmeye başladı. Aynı pozisyona düşmek istemiyoruz. Mağaza yerlerini bir taraftan satmaya, bir taraftan da kiraya vermeye başladık. Oradaki insan trafiğini biraz yoğunlaştırabilirsek diğer katların çok hızlı bir şekilde dolacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu tarz yatırımlara devam etmeyeceksiniz sanırım?Bizim işimiz AVM değil ama hem yer çok güzeldi hem de o dönem inşaat sektörünün çok prim yaptığı bir dönemdi. Elimizde proje de olunca değerlendirelim istedik. Ama sonra konjonktür değişti tabii. Bu arada AVMmizin altına et entegre tesisimizi kurduk. Merkezi sistem çalışıyoruz. Unlu mamuller bölümümüzü oraya götürmeye çalışıyoruz. Hatta unlu mamuller bölümünde yeni bir çalışma daha yaptık. Pasterya diye bir markamız var biliyorsunuz. Mağazalarımızın içindeki pastane bölümlerimizi Pasteryaya işletmeye vereceğiz. Pasterya ilginç bir konsept... Bundan sonra açılacak şubeler de hep Uyum içerisinde mi olacak?Pasterya Uyuma bağlı değil, Uyumun kardeş kuruluşu. Mağazalarımızın içerisindeki pastane bölümlerimizi tamamen Pasteryaya terk edeceğiz. Personeli de, ürün yönetimi de onlara bağlı olacak. İş yapacağına inandığımız yerlerde Uyumdan bağımsız olarak Pasterya açmaya devam edeceğiz. Kriz bizim için fırsatSiz krizi fırsata çevirenlerdensiniz. 2001 krizinde yer kiralamada yaptığınız atakla büyümüştünüz. Bu krizde durum nasıl? Bu krizde de durum yine iyi. Kriz ciromuza da işlerimize de yansımadı. Normal sezondaki artışları sağlayarak devam ediyoruz. Ancak krizi finansal anlamda Türkiyedeki her işletme hissediyor. Çünkü bankalar kapılarını kapattı, ne yapacaklarını bilmiyoruz. Kiralanacak yer adetinde artışlar söz konusu. Yerini kiraya vermek isteyen yatırımcılar bizi buluyorlar ama bu kriz diğerlerinden farklı olduğu için ince eleyip sık dokuyoruz. Emlak sektöründeki balondan etkilenerek, maliyetleri yüksek olduğu için kiraları istedikleri gibi artıran mal sahiplerimizle oturup konuştuk ve kiraları geri çektik. Diğer mal sahipleriyle de görüşeceğiz. Onların da olumsuz cevap vereceklerini düşünmüyorum. Müşteri sayısında az da olsa bir düşme var ama sepet ortalamamızı yükseltmeyi becerdik. Çünkü firmalar da ürünlerini satabilmek için güvenilir liman arıyorlar. Dolayısıyla biz daha çok ürün ve kiralanabilir yer buluyoruz. Kısacası kriz bizim için yine fırsata dönüşmeye başladı. Umarım uzun sürmez, çünkü bir taraf fırsat sağlarken diğer taraf üzülüyor. Bu geminin içinde hepimiz varız, hep birlikte mutlu olursak daha iyi olur. Krizin perakende sektörüne etkileri hakkında neler söyleyeceksiniz? Perakende bir çok sektörü içine alıyor. Bunların içinde en az etkilenecek olan sektör, gıda. Tekstil, beyaz eşya, zücaciye gibi bölümler biraz daha fazla etkilenmiş durumdalar. İnsanlar o tarz ürünleri ekonomik durumları iyiyse satın alabiliyorlar. Ama gıda en son etkilenen sektör. İnsanlar çok da rahat değillerdi zaten. Şu an dibi bulduk diye düşünüyorum. Sizce sektörde neye ihtiyaç var?Eğitim olmazsa olmazımız... bunun yanı sıra yasaya ihtiyacımız var. Disipline olunması lazım. Herkes her bulduğu yerde aynı işi yapmamalı. Sadece bizim sektörümüz için değil, bütün sektörler için mutlaka bir ön çalışma gerekiyor. Yatırımcı iyi niyet içerisinde yola çıkıyor ama hiç beklemediği anda yanı başına biri daha dükkan açtığı zaman ikisi de kâr edemiyor. Dolayısıyla bunun için de bir şeyler yapmak lazım. Kesinlikle birleşmeye, güçlü olmaya ihtiyaç var. Bunu nasıl başarırız bilemiyoruz ama her şey güçlü olmakla başlıyor. Rakiplerimize ancak güçlerimizi birleştirerek cevap verebiliriz. 2009da yüzde 100 büyüyeceğiz2009 yılı hedefleriniz neler? Ufukta yeni yatırımlar var mı?Şu anda elimizde hazır projemiz yok ama karşımıza çıkacak, kendimizi ifade edebileceğimiz projelerin hepsine açığız. Büyümememiz için hiçbir sebep yok, finans olarak buna müsaitiz. Ama önce geriye dönüp mağazalarımızı yenilemek, cirolarımızı artırmak için bütün gücümüzle çalışıyoruz. Hedeflerimizi belirledik. Geçtiğimiz yıla göre bazı mağazalarımızda birinci ve ikinci 6 ayda yüzde 50şer olmak üzere yüzde 100 büyüyeceğiz. Mevcut yerlerimizde kalsak bile büyümeyi zaten kendi içimizde gerçekleştirme şansımız var. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır mantığından yola çıkarsak, geçen yıl yüzde 30 büyüdük. Bizim vesilemizle tedarikçilere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?Firmaların öncelikle kendilerine güvenmeleri ve inanmaları gerekiyor. Bu geminin içinde birlikte olduğumuzu unutmamalılar. Temkinli ve dikkatli çalışmalılar. Panik yapıp dalganın şiddetini artırmamak gerekir. Kriz artık dibe vuracağı kadar vurdu. Biz paraya en yakın olan yerdeyiz. Yaptığımız iş, cirolarımız belli. Dolayısıyla paniğe gerek yok. Eylül ayı, Ramazandan dolayı sektörün en parlak ayıdır. Ondan sonraki her ay yüzde 5 ila 10 artışla devam ettik. Diğer arkadaşlarımın da bundan çok farklı çalıştıklarını zannetmiyorum. Kimsenin panik yapmasına gerek yok, herkes işine gücüne devam ediyor. Mal üreticilerin, ama unutmamalılar ki biz satarsak onlar ayakta duracaklar. Sektör için temkinli bir şekilde yine aynı desteklerini sürdürmeleri gerekiyor...Mehmet Akyüzü bir iki cümleyle tanıyalım mı? 1958 yılında Sivasta doğdum. İlk bakkal dükkanımı 1974te Fatih Kıztaşında açtım. 1 yıl sonra da kendi yerimiz olan Bağcılara geçtik. Babam 48 yıl bakkallık yaptı, dolayısıyla baba mesleğimiz bu bizim. Servisçilik, toptancılık, Ramtoptaki ortaklıklarımız derken Uyumda devam ediyoruz. Her gün 7.30-8.00de işimin başındayım. Aslında demirbaş benim burada. Akşam da arkadaşlarım çıktıktan sonra çıkmaya çalışıyorum. Askerden sonra evlendim. 3 tane çocuğum var. Bir tanesi İşletmeyi bitirdi. Şu anda şirkette staj yapıyor. Diğerleri ise okullarına devam ediyor. İlerde işimi oğluma devredebilirsem, ona destek olmanın yanı sıra bir vakıf kurarak insanlara fayda sağlayacak çalışmalar yapmak istiyorum.Bana Kara Mehmet derler. Karardığım zaman yüzümü kimse görmek istemez. Öyle görünsem de içim farklıdır. Uyumlu olmak çok kolay değil, yutkunmayı öğrendik. Beyazla siyahın arasında gri yok bende; ya siyahtır ya da beyaz...Serbest ÇağrışımKriz: Uyum için fırsatPERDER: GüçRami: OkulOrtaklık: Kardeşlikİnsan: En değerli varlıkSivas: Doğduğum yerMigros: AğabeyimizAVM: Soru işaretiPEBEV: Işık İstanbul: Doyduğum yer
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive