İsviçre'de Doğdu, Londralı Oldu

Yaratacağı zincirleme etki yüzünden sektörün en önemli gündem maddesi haline gelen Migros satışında ilk perde tamamlandı. Migrosun yeni sahibi İngiliz BC Partnersın Avrupa çapında çeşitli sektörlerden 66 değişik şirkete yatırımı var. Perakendede ne kadar kalacakları ise Migros için bundan sonra alacakları tekliflere bağlı... Bilinen gerçek ise Türk perakendesinin liderliği için kapı henüz kapanmadı

Eklenme Tarihi : 19 Şubat 2008 Salı
isvicrede-dogdu-londrali-oldu
Emre DURDU Sermayenin kısıtlı, serbest girişimin sınırlı olduğu yıllar... 1954ün İstanbulunda halkın ihtiyaçlarını karşılamak için bir çözüm aranıyor. Çözüm İsviçreden bulunuyor ve o ülkenin kooperatifler birliği 45 arabayla İstanbul halkının temel ihtiyaçlarını karşılamaya başlıyor. İlk mağaza ise 1957 yılında Balık Pazarında açılıyor. Dönemin bakallarına göre nispeten büyük olan bu dükkan, pazarın esnafı tarafından ilgi ve biraz da hayretle karşılanıyor. Asıl hayret verici olan ise 40ncı yılında o bakkalın geldiği nokta olabilir. Uzun lafın kısası; filmin Koç açısından sonunun gelip, tüm sektörü etkileyecek yeni bölümlerinin çekilmeye başlayacağını geçtiğimiz günlerde netleştirdik. Filmin yapımcı şirketi İngiliz, yönetmenliğe Bülend Özaydınlı isimli bir Türk geldi ancak projeyi herhangi birine devretmeleri de olası... Velhasıl yeni bölümlerin çekileceği kesin ama senaryo henüz yeni yazılıyor. foto kaynak: Yaman ÖzgünKoç Holding, Migros satışıyla ilgili ayrıntıları Nakkaştepe tesislerinde düzenlediği bir toplantıda kamuoyu ile paylaştı. Toplantıda Koç Holding CEOsu Bülent Bulgurlu bilgi verdi ve gelen soruları yanıtladı. Bulgurlu en çok merak edilen soru olan İngiliz finansal ortaklık şirketi BC Partners, Migrosu başka bir yatırımcıya satmak üzere mi aldı sorusuna net yanıt vermedi. Bulgurlu bu konuyla ilgili ısrarlı sorulara, Alan şirketin vereceği kararlar hakkında hem şimdiden bilgi sahibi değilim, hem de bu konuda bir açıklama yapmam doğru olmaz şeklinde yanıt verdi. Bülent Bulgurlu;BC Partners, görüşmelerimiz boyunca bizde bıraktığı izlenimle Migrosa hak ettiği değeri vereceğini gösterdi. Holdingimizin ve ülkemizin göz bebeği şirketlerinden Migrosu bundan sonra da başarılı günler bekleyecektir. Rekabet şartlarına uygun olduğu takdirde alan yatırım şirketi başkasına satarak ya da takdir ettikleri süre boyunca işleterek değerlendirebilir. Bu onların vereceği bir karar dedi. Koçtaş kalıyorAlıcı şirketlerin Koçtaş ile de yakından ilgilendiği uzun süredir söyleniyordu. Öte yandan dayanıklı tüketimdeki operasyonunu sürdüren şirketin, bayilik sisteminin zayıfladığı ve yapı marketlerin güçlendiği bu dönemde Koçtaştan vazgeçmeyeceği belirtiliyordu. Toplantıda Koçtaş satılacak mı? sorusuna Bulgurlu, Sadece gıda perakendesinden çekildik, perakendeyle ilgili diğer operasyonlarımız ve dayanıklı tüketime yatırımlarımız güçlenerek devam edecek diyerek yanıt verdi.Bülent Bulgurla satışın rakamsal verileriyle ilgili:Migrosta bulanan yüzde 50,83 nispetindeki hissemizi, hisse başına 21.85 değer ile 1.977 milyon YTL bedel ile BC Partners kontrolündeki Moonlight Capital S.Aya satmak üzere sözleşme imzaladık. Bu satış sadece gıda perakendesiyle ilgili operasyonu içermektedir. Gıda ile ilgili diğer operasyonlarımızı ya da perakendenin diğer segmentlerindeki sahip ya da ortak olduğumuz şirketleri içermemektedir şeklinde bilgi verdi. Dört sektörde büyüyeceğiz Bulgurlu, Migrostan gelecek nakiti hangi nerelerde kullanacaksınız? sorusunu:Dört ana faaliyet alanımız olacak; dayanıklı tüketim, otomotiv, enerji ve bankacılık. Bu alanların hepsiyle ilgili yatırım planlarımız var, Gerektiğinde radikal kararlar almaktan da çekinmeden ana faaliyet kollarımızda büyümeyi ve Türkiyeye katma değer yaratmayı sürdüreceğiz diye yanıtladı. CEO Dr. Bülent Bulgurlu, Migros hisse satışı ile Koç Holdingin açık pozisyonunu kapatarak, mali yapısını daha da güçlendireceğini ve önümüzdeki dönemdeki hedeflerinin topluluk neticelerinde en yüksek paya sahip olan 4 ana sektörde hız kesmeden atılımlarını sürdüreceklerini ve yeni yatırımlarla dünya şirketi olma yolunda daha güçlü olarak ilerleyeceklerini belirtti. Özellikle her geçen gün önemi artan enerji sektöründe ve bankacılıkta yeni yatırımlar ile büyüyeceklerini söyleyen Bulgurlu, Koç Topluluğu olarak daha güçlü bir biçimde, Türkiye için değer yaratacaklarının altını çizerek, Türkiyeye duydukları inanç ve güven ile yola devam edeceklerini belirtti.Bulgurlu, ayrıca şöyle konuştu:Koç Holding, Migros satışına rağmen, 2007 yılında kombine 74,5 milyar YTL olarak gerçekleşmesi beklenen cirosunu, 2008 yılında sadece organik büyüme ile, 81 milyar YTLye çıkarmayı planlamış bulunmaktadır. 2007 yılında 5,6 milyar YTL olarak gerçekleşmesi beklenen kombine faaliyet kârı, 2008 yılında 6,5 milyar YTL olarak bütçelenmiştir.Önümüzdeki dönemde, topluluk neticelerinde, en büyük paya sahip, dört ana sektöre odaklanacak, atılımlarımızı hız kesmeden sürdürecek ve dünya şirketi olma yolunda daha güçlü adımlar ile ilerleyeceğiz. Holding kaynaklarını, odaklandığımız sektörlerdeki, yeni projeler için kullanacağız. Sekiz yıl sonra yeniden MigrosSon yılların en önemli satışı gerçekleşti. Tamamlanan süreçle beraber, Migrosun yüzde 50,8 hissesi BC Partnersın oldu. BC Partners, süreçte sıkça adı geçen ABD'li Blackstoneu Türk bankalarından aldığı destekle geride bıraktığını açıkladı. BC Partners'ınm bir diğer sürprizi ise, yeni dönemde Migrosun CEOsunun Bülend Özaydınlı olacağını açıklaması oldu.Bu gelişmeyle beraber, 1990-2000 yılları arasında Migros Genel Müdürlüğü görevini yapan ve 1 Mayıs 2007'den itibaren de Koç Grubundan ayrılan Bülend Özaydınlı, 8 yıl sonra yeniden Migros'un başına gelmiş oldu. BC Partners'a satın alımda Merrill Lynch ve Sardis Capital danışmanlık verdiği satın alma işleminin ise Garanti Bankası, İş Bankası ve Vakıfbank tarafından finanse edileceği açıklandı. Türkiye'nin lider özel yatırım fonu yöneticisi Turkven ise BC Partners'in Migros satışında azınlık ortağı. Kimya, hastane, fitness ve şimdi de perakende...1986 yılında kurulan BC Partners Avrupa'nın en önemli yatırım fonları arasında yer alıyor. Fonun son 20 yılda hisse senedi satış pazarının büyümesinde aktif rol oynadığı belirtiliyor. Kuruluşundan bu yana 66 şirkete 61 milyar Euronun üzerinde yatırım yapan BC Partners'ın yatırımları ağırlıklı olarak Batı Avrupa ülkelerinde toplanıyor. Londra, Paris, Milano, Hamburg, Cenevre ve New York'ta ofisleri var. Kimya, sağlık, uydu operatörlüğü gibi alanlarda yatırımı bulunan BC Partners dünyanın önde gelen fitness zincirlerinden Fitness First'ün, özel bir hastane olan General Healthcare Group'un, ABD'li uydu operatörü Intelsat'ın da sahibi. Ayrıca en son yatırımlarının içinde Brennag, Amadeus, Hyatt Regency, Dometic, Picard Surgelés, SEAT Pagine Gialle ve Unity Media da bulunuyor.Ayrıca iştirakleri arasında Yunanistan'ın en büyük kumarhane operatörü Regency de var. BC Partners aynı zamanda Baymak'ın da ortağı. Moonlight Capital da, 11 milyar Euroluk sermayesi bulunan BC Partners'in iştiraklerinden biri olarak biliniyor.Sabancının çekilmesi sürpriz oldu2008 Ocak ayı ortalarında Sabancı Holding'ten gündeme bomba gibi düşen bir açıklama geldi. Bu açıklamada Şirketimiz ve Carrefour Grup, Migros satış sürecinde teklif vermeme kararı almıştır ifadesi kullanıldı. Böylece Migros ile ilgilendiğini açıklayan firmalardan Ülker, Kiler ve son olarak Carrefoursanın çekilmesiyle yurt içinden ciddi bir talip kalmamış oldu. Carrefourun çekilmesi o kadar sürpriz bir karardı ki bu açıklamadan hemen bir gün önce prestijli yayın organlarından Financial Times, Migros ihalesi için Sabancı-Carrefour ortaklığını favori gösteriyordu. İhaleye Carrefour ile birlikte Hırvat Agrokor ve dört özel yatırım fonunun girmesinin beklendiğini ifade eden FT, bunlar arasından en şanslı olanın ise Carrefour olduğunu yazmıştı. Kararın beklenmedik olması çeşitli senaryoları da beraberinde getirdi. Senaryoların mantıklı bir çerçeveden bakıldığında inandırıcı olmasının sebebi ise Carrefourun çekilmesinin gerçek nedeninin ortaya çıkmamış olması. Bu senaryolara göre satış zaten çoktan bitti, şu anda ayrıntılar konuşuluyor. Carrefour ise prestij kaybına uğramamak için ilgilenmediğini açıkladı. Senaryolarda adı geçen zincir ise Hırvat Agrokordu Kimlerin adı geçti?Satış sürecinde verilen tekliflerde adı geçen çok sayıda uluslar arası zincir vardı. Bunlar arasında CVC, İsveçli ICAnın ana markası Ahold, Rus Alfa, Bain Capital, KKR gibi isimler yer alıyordu. Son zamanlarda adı geçen şirketler arasında en çok öne çıkan ise Amerikan yatırım grubu Blackstone ortaklığıyla ihaleye katılan Hırvat perakende zinciri Agrokor olmuştu. Konzum markasıyla Hırvatistan, Sırbistan, Bosna, Arnavutluk ve Macaristanda önemli bir çıkış yakalayan zincirin bu satın almayı gerçekleştirmesine bir ara kesin gözüyle bile bakılır olmuştu. Ancak sonuca ulaşan BC Partners Turkven ortaklığı oldu. Kiler ile ilginç atışmaHoldingin satışı açıkladığı basın toplantısında CEO Bülent Bulgurlunun sarf ettiği birkaç cümle, perakende sektöründe Gima satış sürecinde Sabancı ve Koç arasında yaşanan gerilim ve karşılıklı açıklamalardan bu yana sakin seyreden sektörü yine hareketlendirdi. Bu defa ki atışmalarda Koçun muhatabı Kiler idi.Olay, basın toplantısında bir gazetecinin Yerli gruplardan Kilerin Migros ile ilgilendiğine dair çok sayıda haber yayınlandı. Onlarla olan görüşmeleriniz nasıl geçti? sorusuna Koç Holding CEOsu Bülent Bulgurlunun, Kilerin Migrosun satış gürecine girdiğinden de çıktığından da haberimiz yok. Sadece gazetelerde yayınlanan haberler var demesiyle başladı.Kilerin Migros ile adının anılmaya başlaması ilk defa Kiler Holding Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kilerin 15 Eylül 2007de CNBC-E tv kanalına Migrosun satışına talip olduklarını söylemesiyle başlamıştı. Ümit Kiler katıldığı programda Grup olarak tek başına Migrosu alacak krediye sahibiz. Ancak her model üzerinde çalışıyoruz. JP Morganın Eylül ayında yapacağı bilgilendirme sürecinin ardından daha net konuşabilirim. Özellikle yurtdışından sektörü iyi bilen, bize Türkiyede perakende sektöründe ivme kazandıracak bir oyuncu ile ortak katılmayı isteriz demişti. Bu haberin ardından uzunca bir süre Kilerin adı Migros satışındaki aday firmaların arasında basında yer aldı. Nihayetinde 20 Aralık 2007 günü Ümit Kiler tüm basın organlarında geniş yer bulan bir başka açıklama yaparak Migros'un satışı ile ilgili sürecin kendileri açısından tamamlandığını, diğer firmalara başarılar dilediklerini söyledi. Türkiye'nin önemli perakende markalarından Migros ile ilk günden beri ciddi olarak ilgilendiklerini belirten Kiler, Bu süreçte yabancı yatırımcılarla görüştük. Çoğunluk hisselerini elimizde tutmayı tercih ettiğimizi ve Migros'un yönetimine talip olduğumuzu bu yatırımcılara ilettik. Ancak gerekli şartlar oluşmadı. Bu süreç, Kiler açısından tamamlandı. Demişti.. Süreç böyle gelişirken bugün Bulgurlunun açıklamaları ortalığı gerdi ve Kiler cephesinde büyük tepkiyle karşılandı. Açıklamalara, Ümit Kilerden cevap geldi. Kilerden yapılan, Ümit Kiler imzalı açıklamada şu ifadelere yer verildi:24 yıldır perakende sektörünün içerisinde yer alan bir firma olarak, Türkiyenin en büyük perakende zinciri olan Migrosun satışa çıkacağı haberini duyduğumuz andan itibaren sürece nasıl baktığımızı, ne kadar ciddi ve kararlı olduğumuzu konuyla ilgili herkes biliyordu.Sayın Bülent Bulgurlunun dün gerçekleştirilen basın toplantısında, Kilerin bu süreçteki yeri ile ilgili yapmış olduğu Ben de medyadan duydum şeklindeki talihsiz açıklamasını üzüntüyle karşıladık. Sayın Bulgurlunun hafıza problemi olduğunu düşünmek istemiyoruz. Ancak kurumumuza yöneltilen ve haksız spekülasyonlara neden olabilecek bu iddia karşısında da sessiz kalmanın doğru olmayacağı kanaatindeyiz. 18 Ekim 2007 tarihinde, altında Sayın Bülent Bulgurlunun, Sayın Ahmet Ashaboğlunun ve benim imzamı taşıyan gizlilik sözleşmesi var. Bu sözleşmeye duyduğumuz saygıdan dolayı Kilerin bu süreçte nasıl yer aldığını şimdilik net bir şekilde açıklayamıyorum. Kendileri dünkü açıklamalarıyla o gizlilik sözleşmesini ihlal yolunda ilk adımı atmışlardır. Bu tavır devam ederse varılacak noktada tarihleri, JP Morgana verilen teklif miktarlarını ve diğer detayları içeren dokümanları tüm kamuoyu ile paylaşmaya hazırız. Sayın Bülent Bulgurlunun konuya bir an önce açıklık getirilmesi için bize ve kamuoyuna bir özür borçlu olduğunu ifade etmek isterim.Tenis topu şeklinde karşılıklı gidip gelen atışmalar Koç Holdingin son olarak yaptığı yanlış anlaşılma oldu açıklamasıyla nihayete erdi. Koç Grubu'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:Kiler Grubu'nun bu tepkisi yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Zira Türkiye'nin önde gelen perakende şirketlerinden biri olan Kiler, Migros satış sürecine katılmış, bağlayıcı olmayan tekliflerini sunmuş ve kasım ayı sonunda sürecin dışında kalmıştır. Bülent Bulgurlu'nun değindiği ve yanlış anlamaya neden olan nokta ise, Kiler Holding'in Migros satış süreci dışında kaldıktan sonra halen sürecin içindeymiş gibi basında yer alan haberlere istinadendir denildi. Satış arabalarıyla başladı 1954 yılında İsviçre Migros Kooperatifler Birliği ve İstanbul Belediyesi'nin girişimleri ile kurulan Migros, gıda ve tüketim maddelerini belediye kontrolü altında üreticiden sağlamak ve bu ürünleri sağlığa uygun koşullarda ve ekonomik fiyatlarla İstanbullu'lara ulaştırma amacını taşıyordu. Migros, başta İstanbul'da tüketim maddelerini tüketicilere 45 satış arabası ile ulaştırdı, daha sonra ilki 1957'de balık pazarında Beyoğlu mağazası olmak üzere çeşitli semtlerde mağazalar açtı. 1975 yılında Migros'un çoğunluk hisseleri Koç'a devredildi. Bu tarihten itibaren yeni bir anlayışla çalışmaya başlayan Migros, İstanbul içinde mağaza sayısını hızla arttırdı. Kurduğu dev merkez deposu ile, meyve ve sebzelerin taze ve ekonomik olarak tarladan tüketiciye ulaşması için meyve sebze alım bürolarının gelişmesi ile sağlıklı bir dağıtım için gerekli altyapı oluşturuldu. İstanbuldan sonra İzmir1981 yılında Migros'un çeşitli ilaveler ve gelişmelerle ana deposu hizmete girmiş, bakliyat gibi ürünlerin hijyenik olarak depolanarak, paketlenerek sağlıklı bir şekilde satışa hazırlanması için yatırımlar yapılmış, et işleme merkezi devreye girdi. 1988 yılında ilk defa İstanbul dışında İzmir'de de 4 mağaza açan Migros, Ege Bölgesi için altyapı çalışmalarını başlattı. 1989 yılı sonunda 2 büyük ilde 34 mağazayla hizmet veren Migros, İzmir'de MM Migros Alsancak'tan sonra1991 yılında MMM Migros Atrium, MMM Migros Şişli'yi hizmete açtı. Çok geniş kullanım alanına sahip bu mağazalarda, gıda ve ihtiyaç maddeleri dışında kırtasiye, zücaciye, beyaz eşya, kitap, kaset ve konfeksiyon gibi bölümlerle hemen tüm gereksinimler, haftanın 7 günü, akşam 22:00'ye kadar karşılanmaya başlandı . İlk part time iş uygulaması1990 sonunda Migros Türkiyede hizmet sektöründe alışık olunmayan bir uygulamayla, üniversite öğrencileri, ev hanımları, genç emeklilere sigortalı part-time uygulaması başlattı. Teknolojide öncü oldu1990 yılında Metro Groupun Türkiyeye adım atmasıyla tetiklenen şirket yurt çapında bir renovasyon süreci başlattı ve 1990 sonu 1991 yılının ilk yarısından itibaren eski mağazalarının tamamına yakınını yeniledi. Şirket bu bir yıl içinde önemli bir yatırımla mağazalarını tam otomasyona geçirdi, barkod sistemleri, arka ofis programları ve otomatik sistem terazileriyle donattığı mağazalarıyla diğer perakendecilerin ondan sonraki yatırımları için de çıtayı yükseltmiş oldu. Yapılanmasını tamamlayan şirket, 1991 yılında halka açık bir şirket haline geldi. Okullu yöneticiler yetiştirdiŞirket, İstanbul ve İzmirin ardından önce Bursa sonra Antalyada yatırımlar gerçekleştirdi. 1992 yılında önemli bir strateji kararı alınarak Marmaris, Bodrum, Silivri, Yalova gibi tatil yörelerinde de müşterilerine hizmet vermeye başladı. 1992 yılında alınan diğer bir çok önemli stratejik karar ise Private Label üretimine başlanması oldu. Bu yıl içinde etten süte birçok katgoride Migros markalı ürünler raflarda yer almaya başladı. Aynı yıl içinde şirket bir başka önemli adımla gerekli altyapıyı hazırlayarak mağazalarında kredi kartlı ödemeyi başlattı. Bir sonraki yılın önemli olayı ise mağaza yöneticilerine yönelik Migros Süpermarket Okulunun ilk mezunlarını vermiş olmasıydı. Böylece şirket hızla büyüdüğü süreçte kalifiye yönetici sıkıntısını da aşmış oldu. Ankara ve Adanaya girişŞirket, en sonunda Başkente adım atması gerektiğine karar verdi 1994 yılında Ankara'da açtığı 2 mağaza ile beraber Ankara Bölge Müdürlüğü'nü kurdu. Aynı yıl içinde Adana ve Mersinde mağazalar açan şirket, Adana Bölge Müdürlüğünü de faaliyete geçirdi. 1995te Şok oldukBir sonraki yıl yani 1995 yılı Migrosun en hareketli ve bereketli yıllarından biriydi. Bulunduğu il ve bölgelerde yeni Migros'larla müşterilerine merhaba derken, hizmet ağını Gaziantep, Edirne, Tekirdağ ve Eskişehir'e genişleterek Güneydoğu Anadolu bölgesi de dahil 5 coğrafi bölgede 17 ile yayıldı. Yıl içinde ucuzluk marketlerini de devreye sokan şirket böylece İstanbul ve İzmirde açtığı Şoklar ile soft discounta adım attı. Yıllar sonra BİM ve DİAnın sert rekabetiyle yüzleşmek zorunda kalan Şoklar dizaynını ve personel sayısını şartlara uydurarak hard discounta geçiş yapacaktı ama bu dönemlerde, uzun bir süre için klasik yerel zincir fiyatları, görüntüsü ve metrekaresinde hizmet verdi. Bu çerçevede Şok, son yıllara kadar adı gibi bir ucuzluk marketinden ziyade, Migrosun küçük metrekarede iyi iş yapacağı yer bulduğunda açtığı marka olarak kaldı. Ancak son yıllarda rekabetin sertliğini gören marka fiyatta da ciddi bir strateji değişikliğine gitmiş durumda. İlk Ramstore açıldı Migros, 1996 yılında Azerbaycan'daki altyapı çalışmalarını sonlandırarak, ilk yurt dışı mağazası Ramstore'u Bakü'de açtı. Uzun yıllar Efes Pilsen ve Mavi Jeans ile birlikte yurt dışında gururumuz olan üçüncü marka şeklinde büyümeye devam etti. En sonunda ise geçtiğimiz yıl elindeki hisseleri diğer ortağı Enkaya satarak çekildi. Enka ise aldığı 57 mağazanın 14ünü Fransız Auchana sattı. Kalan 43 mağazanın akibeti belli olmamakla birlikte büyük metrekareli 11inin sahipliğinin Enkada kalacağı ve bunların işletmesini vereceği, diğerlerini ise satacağı konuşuluyor. Adı geçen en güçlü aday ise X5 markasıyla büyüyen Rus Alfa... Sanal market ve Club Card1997 yılında Migros, sanal market uygulamasını başlattı. 98 yılı başında ise kendisini rakiplerinden ayırt eden önemli bir işe imza atarak Migros Club Cardı hayata geçirdi. Bu kartı özel kılan ise diğer perakende zincirlerinde uzun yıllar boyunca başarıya ulaşamayan ve birçok perakende markasının operasyonel zorluklarından dolayı uzak durduğu müşteri sadakat kartı uygulamasının Türkiyedeki en iyi örneği olmasıydı. Ekonomik kriz vız geldi2001 yılıyla birlikte Türkiyeyi etkisi altına alan ekonomik krizden doğal olarak etkilenen şirket, bu dönemi nispeten sakin geçirdi. Fakat 2002 yılında Türkiyedeki birçok kurum bocalama halindeyken Koç Holding yine stratejik bir karar aldı ve bu dönemde tam aksi bir iş yaparak Migrosa yatırım kararını uygulamaya soktu. Neticesinde Migros, 2002 yılında yurt içinde 1 MMM, 5 MM, 4 M olmak üzere 10 Migros, 23 Şok, yurt dışında 6'sı Rusya'da, 1'i Bulgaristan'da, 1'i de Azerbaycan'da olmak üzere toplam toplam 41 değişik formatta mağazayla rekor kırdı. Gimaya niyetlendi Tansaşı aldıAyrıntılarını dergimizde uzun süre işlediğimiz bir dizi gelişmeden sonra Gimayı Sabancıya kaptıran Koç Holding, hırsını Tansaşı alarak çıkardı. Bu satın almayla o dönemki mağaza sayısını bir anda 500ün üzerine çıkaran Migros, Türkiye perakendesinin en önemli gücü oldu ve Sabancıya kaptırdığı liderliği de geri aldı. Bu gaz bir yıl kadar daha devam etti ve şirket yurt içi ve dışında yeni yatırımlarla büyüdü. Ancak Ramstoreun elden çıkarılmasıyla sinyalleri alınan karar nihayet 2007de kamuoyuna duyuruldu ve satış süreci başlatıldı.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive