Adese Genel Müdürü Ramazan Keser

15 yıl önce Konya'nın ilk hipermarketini açan Adese, bugün 8 şehirde 131 mağazasıyla her ay 4,5 milyondan fazla müşterisine hizmet veren büyük bir aktör. Hedefimiz ilk 5'in içinde yer almak diyen Adese'nin Genel Müdürü Ramazan Keser'le firmanın serüvenini konuştuk

Eklenme Tarihi : 02 Haziran 2009 Salı
adese-genel-muduru-ramazan-keser
Şirket profili - Kuruluş tarihi: 1994- Şube sayısı: 131- Mağazaların bulunduğu bölgeler: Aksaray, Ankara, İstanbul, Karaman, Kocaeli, Konya, Mersin, Sakarya - En büyük mağaza ve metrekaresi: Konya Kulesite Adese 8 bin 536 metrekare- En küçük mağaza ve metrekaresi: Konya Aşkan Adesem 104 metrekare- Ortalama mağaza metrekaresi: 786 metrekare- Son açılan mağaza: Konya Beyşehir Tepeyolu Adese- Toplam satış alanı: 103 bin metrekare - Toplam otopark alanı: 22 bin 800 metrekare - Toplam depo alanı: 24 bin 147 metrekare - Toplam kasa sayısı: 462- Çalışan sayısı: 3 bin 600 - Ürün çeşidi: 70 bin - Private label ürünler: 205 çeşit İnsan Kaynakları- Personel seçme kriterleri: Adayların yetkinliklerini ölçmeye yönelik olarak Yetkinlik Bazlı Mülakat teknikleri kullanılıyor. Kurum kültürüne kolay adapte olabilecek, özgüvenli, müşteri odaklı düşünen ve öğrenmeye açık adaylar tercih ediliyor. 30 yaşını aşmamış ve en az lise mezunu ayrıca tam zamanlı çalışacak erkek adaylar için askerlik görevini tamamlamış adaylar arasından seçim yapılıyor. - Çalışan sirkülasyon oranı: Personel devir oranı bölgelere göre farklılık gösteriyor ancak genel personel devir oranı yüzde 20 bandında gerçekleşiyor.- Kariyer planlaması: Adese AVM'de kariyer işin mutfağından başlıyor. Yönetsel kademelere şirket dışından transfer ya da işe alım yapılmıyor. Böylece sahada operasyonel görevlerde (kasiyerlik, satış danışmanlığı vb.) tecrübe kazanmış ve başarılı olmuş çalışanlar farklı yönetsel pozisyonlarda değerlendirilerek kariyer basamakları oluşturuluyor. Personelin hedefleri, yetenekleri ve kurumun ihtiyaçları dikkate alınarak, personelin getirilmesi planlanan pozisyonun gereklilikleri belirleniyor ve süreç içerisinde çeşitli eğitim ve gelişim programlarıyla göreve aday olan çalışanın hazır hale gelmesi sağlanıyor. Üniversite mezunu adaylar içinse farklı bir program uygulanıyor. Yönetici Adayı olarak değerlendirme yapılan bazı lisans programlarından mezun olan adaylar 6 aylık eğitim programına tabi tutuluyor ve mağazacılığı öğrenmeleri sağlanıyor. Süreç içerisinde adaylar gözlemleniyor, bu sürecin sonunda yeteneklerine, hedeflerine, yetkinliklerine bağlı olarak yönetsel pozisyonlar için değerlendirmeler yapılıyor.Pozisyon bilgileri: Yönetim Kurulu Başkanı: Seyit Mehmet Buğa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Ramazan KeserGenel Müdür: Ramazan KeserGen. Müd. Yrd. Mustafa Özeskiciler (Yatırımlar)Gen. Müd. Yrd. Mustafa Cüce (Satın Alma) Gen. Müd. Yrd. Sıtkı Erben (İşletmeler)Gen. Müd. Yrd. Ahmet İzgi (Kurumsal Pazarlama, İdari İşler ve Bilişim Teknolojileri) Gen. Müd. Yrd. Enver Şekerci (Mali İşler ve İnsan Kaynakları) Gen. Müd. Yrd. Ali Yel (Satış)Denetim Direktörü: Ali KorkmazSatın Alma Müdürü: Adil Uzun Satın Alma Grup Yöneticileri: Mehmet Ali Şimşek (Gıda)Sami Canbaz (Gıda)Muhammet Ak (Gıda)Fuat Memiş (Temizlik, Kozmetik, Kağıt)Hüseyin Özketen (Konfeksiyon ve Ayakkabı) Halil Avcu (Dayanıklı Tüketim Malları) Feyzullah Filiz Tuna (Manav)Muhasebe Müdürü: Muhittin ÇelikKurumsal Pazarlama Müd.Yrd. Tamer Yararoğluİnsan Kaynakları Müd.Yrd. Selim AcarBilişim Teknolojileri Müd.Yrd. Mevlüt AltuntaşŞatış Aktivite Müd.Yrd. Hatice KüçükhemekFinans Uzmanı: Mehmet Topuz Detay- En çok ciro yapan mağaza: Konya Kulesite Adese- Müşteri profili: A,B1,C1- Müşteri sadakat kartı: Adese KartÖzlem ELGÜNAdesenin dikkat çeken yatırım atakları devam ediyor. Son olarak Prestige Marketler Topluluğuna ait 11 mağazayı varlık devri yöntemiyle satın aldınız. Bu süreçten bahseder misiniz?Marmara Bölgesi hem ekonominin temel faaliyetleri hem de perakendecilik açısından Türkiyenin gayrisafi millî hasılasının yüzde 45-50sinin oluştuğu ve geliştiği bir bölge. Bu bölgede olmayı çok arzu ediyorduk ve geçmişte de bunu ifade etmiştik. Nitekim uluslararası firmaların da yoğun bir şekilde bulunduğu bir ortam. Hem ulusal olma bazında hem de uluslararası gelişimlere ve trendlere ayak uydurma bakımından İstanbulda faaliyet göstermek, hayati önem taşıyordu. Bununla ilgili süreçleri geçtiğimiz yılın başlarında başlatmıştık ve bugüne kadar çeşitli market gruplarıyla görüştük. Aynı zamanda kendi iç dinamiklerimizi de yeniden gözden geçirdik. Hem müşteri profili ve lokallerin yapısı, hem de geleceğe yönelik verimlilik açısından normlarımıza en uygun marketler grubunun Prestige Marketler Grubu olduğuna inandık. İlgili marketler grubunun yönetim kurulu başkanı da bu konuda pozitif yaklaştı. 2009 Martta ise varlık devri yöntemiyle alım işlemini gerçekleştirdik. Tabii ki kolay bir süreç değil. 650 çalışanı ve 17 bin metrekare net satış alanı olan, depo ve lojistik altyapısı bulunan köklü bir firmanın bir anda Adese bünyesinde faaliyete geçiyor olması, başta insan kaynakları olmak üzere pek çok sürecin iyi yönetilmesiyle mümkündü. Şu anda marketlerimiz faaliyetlerine devam ediyor; ama alt yapı eksikliklerimiz var. Bu alt yapı eksiklerini gidermeye çalışıyoruz. Bunun da en önemlilerinden biri insan kaynakları eğitimi. Eğitim süreçlerimiz yeni başladı. Arzu ettiğimiz normlar vakit alacak gibi gözüküyor. Hedefimiz kaliteli hizmeti sürdürülebilir bir şekilde Marmara Bölgesindeki mağazalarımızda da devam ettiriyor olmak. Bununla ilgili de bölge müdürlüğümüzü oluşturduk. Satın alma ekiplerimizi bölge müdürlüğünde konumlandırdık. İnsan kaynakları, kurumsal pazarlama, lojistik, eğitim ve finansal alt yapılarımız da bölge müdürlüğümüzde kademe kademe faaliyete girecek. Şu anda gerek içinde bulunduğumuz ekonomik krizin etkileri gerekse mevsimsel etkilerle sektör, talep açısından biraz yavaş hareket ediyor. Biz de yavaş hareket eden talep yapısı içinde, bahsettiğimiz teknik ve ticari alt yapımızı en hızlı şekilde tamamlamaya çalışıyoruz. Eğer bu süreci arzu ettiğimiz gibi gerçekleştirirsek, Mayıs ayı gibi bu yeni şubelerimizin resmi açılışlarını yapacağız. Herkesin küçülmeye çalıştığı, birim maliyetlerini azaltmak için akla gelmez onlarca yöntem uygulandığı, eldeki hazır olan değerlerin daha kötü günler gelebilir kaygısıyla tasarruf edildiği bir dönemde, böyle bir yatırımın gerçekleşiyor olması, sektöre ve Türk ekonomisinin geleceğine ne kadar güvendiğimizin bir göstergesi. Biz, Adese olarak, organize perakendeciliğin gelişme trendini çok daha hızlı bir şekilde devam ettireceğine inanıyoruz. Bu gelişmenin, ilerleyen bölümlerde hem topyekûn talebin artmasıyla hem de organize olmayan perakendecilerin, bir şekilde, organize perakendeciliğe dahil olmasıyla mümkün olacağına inanıyoruz. Hem ülkemizin yarınlarının bugünlerden çok daha iyi, hem de sektörün bugünden daha büyük olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle, yatırımı kötü günlerde yapıp meyvesini iyi günlerde fazlasıyla almayı arzu ediyoruz. Genel hatlarıyla baktığımızda, satın alma ve devir süreci tahmin ettiğimizden çok daha pozitif yönde gerçekleşti. Lokallerimiz devir teslim esnasında çok kısa bir süre kapalı kaldı. Başta müşteri kitlemiz olmak üzere bütün kamuoyuna bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum. Bizi çok hızlı kabullendiler. İnşallah gelecekte de bu güvene layık oluruz. Satın alma sonrası uyum sorunu yaşandı mı? Nasıl bir strateji izlemek gerekiyor o süreçte?Satın alma sonrası, özellikle personel uyumu, ürün gruplarının uyumunun sağlanması, tedarikçilerle normların ve alım koşullarının standardize edilmesi, mülk sahipleriyle ilişkilerin optimal seviyeye getirilmesi ve özellikle müşteri kitlesinin kabulü çok önemli unsurlardı. Personel mentalitesinde, Prestige Marketlerden çok büyük farklılıklarımızın olmadığını, alım öncesi dönemde yaptığımız analizlerden dolayı zaten biliyorduk. Detaya indiğimizdeyse çok farklı ve ayrıntılı konuların yönetilmesi gerektiğinin farkındaydık. Temeldeki makro politikaları önceden analiz etmek, detaylarla ilgili yapılan değişiklikleri ve gelişmeleri sabırla ve dikkatle taraflara aktararak ve çözümü konusunda adımlar atarak, tarafların da bize yaklaşmasını sağlayacak temel stratejiler izledik. Bu anlamıyla baktığımızda, sürecin çok iyi gittiğini bugünden söylemek yanlış olmaz... Bu, tek başına bizim başarımızla oluşmuş bir durum değil. Bütün aktörler bizim İstanbula gelmemizi ve İstanbulda etkin olmamızı bekliyor ve arzu ediyorlarmış. Bu kamuoyu desteği bizimle birlikte olduğu sürece, daha birçok gelişmeyi birlikte yönetebileceğimize inanıyoruz. Şirket birleşmeleri ve devirler konusunda Adese olarak geçmişten günümüze birçok süreci yaşamış ve yönetmiştik. Hatırlanacağı üzere Ankara, Mersin ve Konyada çeşitli alımlar, aktif devirleri gerçekleştirmiştik. En son grup içi firmalarımızla da buna benzer birleşmeler yaşamıştık. Dünyadaki birleşme, devralma veya aktif devir süreçlerinde yaşanan olumsuzlukların nedenlerini ve niçinlerini iyi analiz ettiğimizi düşünüyoruz. Dünyadaki bu tür uygulamalardan iyi dersler çıkardık. O nedenle de zayiat oranımızın çok düşük olduğunu düşünüyorum. Daha geniş pazarlara hitap edebilmek temel arzumuzAdesenin ortaya çıkışı da bir satın alma neticesinde oldu bildiğim kadarıyla. Simpaş ismiyle devam ederken, 1994 yılında Adese adını alarak Konyanın ilk ve tek hipermarketini hizmete açtınız. Konyalı bir market bugün 8 şehirde 131 mağazasıyla hizmet verir hale nasıl geldi? Konya dışındaki yatırımlara yönelmeniz nasıl gerçekleşti?İttifak Holdingin kuruluşundaki temel amacının, işsize iş üretebilmek ve iş verebilmek olduğu çeşitli ağızlardan defalarca dile getirildi. Holdingin kuruluş aşamasında perakendecilik yoktu. Nitekim, o dönemde, bu denli bir öz kaynak yapısı da mevcut değildi. İlerleyen dönemlerde perakendecilik Seydişehirdeki bahse konu küçük bir marketin satın alınmasıyla başladı. İttifak Holding, hiçbir zaman esastan ayrılmadı; şan ve nam için yatırım yapmadı. Yapılmasını da doğru bulmadı. Eğer holding yönetimi, perakendecilikte nam adına büyüyor olmayı arzu ediyor olsaydı, bugün elimizdeki rakamsal veriler çok farklı yerlerde olabilirdi. Adese bugün devralan, büyümeye çalışan bir firma olmak yerine devreden ve küçülmeye çalışan bir firma olabilirdi. Oysa İttifak Holding, istikrardan ödün vermeden, kısa süreli başarılardan ziyade sürdürülebilir başarıyı arzu etti. Kaliteden taviz vermedi. En azından bölge için, kendi elemanını, kendi tedarikçisini, kendi lojistiğini ve hatta kendi müşterisini kendisi üretti ve yönlendirdi. Bu nedenle Adesenin teknik, iktisadi ve yönetsel anlamda çok iyi bir altyapıya sahip olduğuna inanıyorum. Bu altyapımız, bizim Konya dışına yönelişimizin sigortasını oluşturmaktadır. Yaygın şube ağımız, geniş müşteri kitlemiz, kaliteden taviz vermeyen marka algımızla, daha geniş pazarlara hitap edebilmek temel arzumuz. Bu geniş pazarlar bugün için Marmara Bölgesi, yarın Güneydoğu Anadolu Bölgesi, belki yarından sonra yurt dışı olabilir. 2007 yılı sonunda kendi indirim market zinciriniz olan Mercek Gıda ile birleşmiştiniz. Bunun nedeni neydi?Dünyada yönetişim süreçleri, ekonomik şartların, siyasi şartların ve en önemlisi toplam talebin etkisiyle şekilleniyor. Bir dönem, sayısal başarı ön plandayken, diğer bir dönemde hız ön plana çıkabiliyor. Günümüzde ise hem çok büyük, hem de çok hızlı olmak zorundasınız. Ölçek verimliliğini artırmak durumundasınız. Ölçek verimliliği, ölçeği büyütmekten geçiyor. Birlikten ilave sinerji elde edebileceğimize, elde edilen ilave sinerjinin bir bölümü nihai müşterilere yansıtacağımıza, makro planlamayı daha etkin kullanacağımıza, hızdan taviz vermemek kaydıyla birim maliyetleri azaltacağımıza inandığımız için böyle bir birleşmeyi geçerleştirdik. Şu anda, geri dönüp baktığımızda bu kararımızın çok daha isabetli olduğunu inanıyoruz. Grup içindeki bu tür birleşmeler, bizim 2008 ve 2009da yapmış olduğumuz birçok operasyonun da tecrübesini ve bilgisini edinmemize vesile oldu. Birçok süreci, holding bünyesi kapsamında, sanki laboratuar ortamıymış gibi çok farklı yönleriyle inceleyip, Adese dinamizmi nedir?, Bu dinamizmin çarpanı nerelere kadar uzanabiliyor? gibi düşünceleri bu tür olaylarla defalarca test edip geliştirdik. Kaldı ki 2007deki Mercek birleşmesinden önce de, yine holding iştirakimiz olan İteks Tekstili de Adese bünyesinde birleştirmiştik. O tecrübe de, Mercek birleşmesine ışık tutmuş ve bize tecrübe katmıştı. Özet olarak baktığımızda, Adese ve Mercek birleşmesi, zamanlaması ve yapısı itibariyle bizim için çok pozitif gelişmelere sebebiyet verdi. Belki de bu birleşme olmasaydı, bugünkü alım veya birleşmelerden söz edilemezdi. Henüz İstanbulda Adesem yok. Olacak mı?Bizim hedefimiz, İstanbul piyasasındaki etkin aktörlerden birisi olmak. Şunu biliyoruz ki, İstanbulda etkin değilseniz, maalesef Türkiyede etkin olamıyorsunuz. Bu nedenle, merkezinde Adese, hemen yanı başında Adesemlerden oluşan bir yapılanma; marka, lojistik, insan kaynakları, müşteri açısından optimal dengeler olarak gözüküyor. Şu anda Üsküdar, Ümraniye, Sultanbeyli, Maltepe, Derince, Başakşehir-Güneşli, Sahrayıcedit bölgelerinde merkezlerimizi oluşturuyoruz. Konjonktürün yapısına göre ve belki farklı yöntemlerle, bu merkezlere arter teşkil eden alanlarda Adesemleri de oluşturma arzusundayız. İstanbulda ve Marmara Bölgesinde Adesemlerin sayısı da bir anda artacak. Hedefimiz ilk 5in içinde yer almakMigrosun Moonlight tarafından devralınmasıyla birlikte büyük yerel perakendeci olarak geriye Kiler, Makromarket ve Adese kaldı. Kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?Biz, bu süreçler yaşanmaya başlamadan önce de, bu yöndeki gelişmeleri bekliyorduk. Özellikle bu son finansal, ekonomik kriz bütün sektörler açısından servetin ve gelirin yeniden paylaşıldığı bir süreci doğuracak. Nasıl ki kriz başlangıcında her ülke, her şirket, her birey Bu kriz beni nasıl etkiler?, Fiili durumum nedir? şeklindeki tespitlerde bulunmuşsa, kriz sonrasında da ne hale geldiğinin de hesabını yapacak. Kişilerin ve ülkelerin kriz öncesi ve kriz sonrasındaki mal varlıklarının aynı olmadığı görülecek. Çoğunluk erimiş, bazıları da artarak çıkmış olacak. Bu da bazı sıralamaların kökten değişmesine sebebiyet verecek. Organize perakendecilikte de durum bundan farklı olmayacak. Biz, Adese olarak, hedefimizi önce ilk on, sonra da ilk beş şeklinde belirledik. İlk beş içinde yer alma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Biz, kendimizi burada görmek istiyoruz. Nitekim bütün alt yapılarımız da bunun üzerine kurulmuş durumda. Farklı bir sektörde yatırımınız var mı? Bizim asıl faaliyet alanımız organize perakende sektörü. Organize perakendenin esas unsurları bizim yatırım alnımızı oluşturuyor. Bu anlamıyla, merkezi lojistik yapımızla, unlu mamul üretim tesislerimizle, manav alım ve saklamayla ilgili alanlarda yaptığımız yatırımlar var ve ilerleyen bölümlerde de yine olacak. Bunun yanında, holding grup firmalarımızdan Selet, bizim kırmızı et ve yumurta üretimimizi sağlıyor. Endüstriyel et üretimi tesisimiz 2 yıldır faaliyette. Bu alandaki sucuk, salam, sosis ve benzeri yatırım süreçlerimizin bir bölümü tamamlandı, bir bölümü de devam ediyor. Ama Adese olarak lojistikte kamyona ihtiyacımız var diye kamyon üretimine girmeyiz. Bu tür yatırım kararları, holding kapsamında değerlendirilip yönetilir. Adesenin üretici ve tedarikçi firmalarla ilişkisi nasıl?Üretici firmalarımızla ilişkilerimizi her geçen gün artırarak devam ettiriyoruz. Hem ürettikleri kitle malların satışına aracılık ediyoruz hem de market markalı mallarımızı bu tür üreticilere ürettiriyoruz. Tarımsal üretimi de özellikle destekliyoruz. Anlaşmalı çiftçi modelleri geliştirdik ve uygulamaya başlıyoruz. Üretim kriterlerinden vazgeçmeyen, kalitesinden ödün vermeyen küçük ölçekli üreticileri özel olarak destekliyoruz. Mal tedariki konusunda da, 131 şubemize mal teminini sağlayabilecek nitelikteki ulusal firmalarla merkezi anlaşmalar yapıyoruz ve bu dönemde de ilişkilerimize son derece pozitif yönde devam ediyoruz. Rekabet değil, müşteri odaklı yaklaşımAdese, müşterileri için en çok kampanya yapan firmalardan biri. Kampanya yapmaktaki öncelikli amaç nedir? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?Kampanyaların ve aktivitelerin organize perakendeciliğin asli faaliyetleri olduğuna inanıyoruz. Aktivitesiz geçen bir günümüzün olmamasına gayret ediyoruz. Özellikle talebin daraldığı dönemlerde, sizin de bildiğiniz gibi, talebi kendi lehinize bir miktar uyarmanız gerekir. Eğer bu uyarınız raflarınıza ve nihayetinde de kasanıza yansıyorsa, başarılı sayılırsınız. Onun için de samimiyetten uzaklaşmamak lazım. Söylenilen ile yapılanın ve müşterinin anladığı mesajın en az aynı olması gerek. Beklentilerin altına düştüğünüzde zafiyet başlangıcı doğar. Bu nedenle, yapmış olduğumuz kampanya ve aktivitelerde, nihai müşteri odaklı yaklaşımlar sergiliyoruz. Hiçbir zaman rekabeti ön plana çıkaran aktivitelere girmedik. Nitekim bunun sürdürülebilir olduğuna da inanmıyoruz. Oysaki bizim büyük hedeflerimiz var. Bu büyük hedefleri, küçük, kısa süreli çıkar ve beklentilerle bozma lüksümüzün olmadığını düşünüyoruz. Adese, özellikle Konyada kendi sektöründe okul görevini üstlenen bir firma... Bildiğim kadarıyla Karatay Belediyesinin düzenlediği Perakende Satış Yapan İşletmeler İçin Nitelikli Eleman Yetiştirme Projesine destek veriyorsunuz. Bünyenizde faaliyete geçirmeyi planladığınız Perakendecilik Okulu projesi ne durumda?Sizin de bahsettiğiniz üzere, özellikle Konyada ilk faaliyette başladığımız yıllarda personelimizi eğitmekle kalmadık, yönlendirdik ve geliştirdik. Tedarikçilerimizi eğitmeye çalıştık ve aynı zamanda müşterilerimizi kalite ve hijyen yönünde geliştirmeye çalıştık. Adese ruhunu bütün aktörlerimizle paylaşmanın erdem olduğuna inandık. Eğitim, bu anlamıyla, geleceğimiz için yapmak zorunda olduğumuz asli unsurlardan biri. Bu anlamda da holding olarak şu anda belli aşamalara gelmiş bir üniversite projemiz var. Bu üniversitenin içinde, perakendecilik de önemli bir yer tutuyor. Bunun dışında, çeşitli kurum ve kuruluşlarla, yurt içi ve yurt dışından destek alan birçok projede nitelikli eleman yetiştirmek üzere görev aldık. Karatay Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz ve halen devam etmekte olan proje de bunlardan biriydi. Topluma karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek için imkânlarımız doğrultusunda hareket ediyoruz. Konyanın en fazla istihdam sağlayan şirketi konumundayız. 3 bin 600 kişilik büyük bir aileyiz. Ekonomik krizin iliklere kadar hissedildiği bu dönemde, istihdamı yüzde 20ler seviyesinde artıyor olmak, sanırım bu söylediklerimizin rakamsal bir göstergesi... Adese, kimi rakamsal değerlendirmelere göre Türkiyenin en büyük 6ncı perakende markası... Perakendede Anadolunun lideri olma unvanını da göz önünde bulunduracak olursak, Türk perakendecilik sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiyede perakendecilik, dünyadaki emsallerine bakıldığında, henüz gelişimini tamamlamaya çalışan ve önünde alması gereken ciddi bir mesafe olan, genç bir sistem. Kökleri çok eskilere, Selçuklulara dayanan bir yapısı olmasına rağmen Türkiyede organize perakendecilik, maalesef, gelişme trendine henüz girdi. Türkiyede organize perakendecilik hatırlanacağı üzere KİTler, BİTler ve kooperatifçilikle disipline oldu ve gelişmeye başladı. 50li yılların sonu ve 80li yıllar, Türk perakendeciliğinin önemli kilometre taşlarını oluşturdu. Özellikle 80li yıllardan sonra Türk perakendeciliği yabancı sermaye ile tanıştı. Yabancı sermayenin geliş trendi ile birlikte, zamanla, KİTler, BİTler ve kooperatifler önce küçüldü, sonra da birçoğu sistemden ayrıldı. Belki doğrusu da buydu. Şimdi büyüklerin ve küçüklerin yapıları netleşmeye başladı. Genel kabul gören kanıya göre, büyükler zamanla çeşitli yöntemlerle küçükleri daha da küçülterek ve ilave talep oluşturarak çok daha hızlı ve etkin bir şekilde sektörü yönlendirecek... Bizim Adese olarak düşüncemiz, büyükler içerisinde yer alıp Türk perakendeciliğini geliştirmek, dış ve iç akımlarda sektörün sigortası olan kuruluşlardan biri haline gelmek. Devralarak büyüyeceğizGelecek planlarınız nedir? Büyümeye devam edeceğiniz kuşkusuz ama bu büyüme organik mi inorganik mi olacak?Büyüme yapabilmek için birçok şartın aynı anda hazır bulunması gerekiyor. Bu şartlardan biri veya birileri eksik durumdaysa veya mevcut değilse büyüme doğmuyor, doğsa da sakat oluyor. Kaldı ki, dışınızdaki etkenler de sizin büyümeniz üzerinde etkili olabiliyor. Bu büyümenin şekli de farklılıklar gösterebiliyor. Batı Avrupa tipi büyüme modeliyle Doğu Asya tipi büyüme modelinin arasında çok büyük farlılıklar var. Genel kabul gören, Batı Avrupa tipi büyüme modeli. Ama bu modelin uygulanması hem çok uzun bir süreç gerektirir hem de sektörel dinamizminizi yok edebilir. Doğu Asya modeliyle çok hızlı büyüyebilirsiniz; ama gerekli kurum ve kuruşları zamanında oluşturamayacağınız için istikrardan yoksun bir büyüme doğabilir. Özetle baktığınızda, bu dönemlerde hızlı karar vererek iyi analiz yapmak, alt yapıyı iyi oluşturarak çeşitli devralma modelleri uygulamak bizim açımızdan daha makul gözüküyor. İlerleyen yıllarda veya günlerde diğer modellerin daha cazip göründüğü dönemlerde, doğaldır ki, diğer modelleri uygulamanız daha optimal olacaktır. İş dışında neler yapıyorsunuz? Öne çıkan özellikleriniz neler?İş dışında, genel olarak, eşimle ve çocuğumla birlikte olmayı arzuluyorum. Onlarla kültürel ve tarihi geziler yapmak ilgimi çekiyor. Ailem ve arkadaşlarım genel anlamda çok hareketli olduğumu söyler. Hafta sonu, hafta içinden daha erken kalkmaya çalışıyorum. Seyahat etmeyi, satranç ve okey oynamayı, arkadaşlarımla oyun oynamayı, annem ve babamla birlikte vakit geçirmeyi, çiftliklerimizi ve şubeleri gezmeyi, personelimizle sohbet etmeyi, yürüyüş yapmayı, tenis oynamayı seviyorum. Fakat bunların hepsini yapabilme imkanım var mı? Henüz yok... Serbest Çağrışım- İnsan: Eşref-i mahlukat- Walmart: Çok büyük- Discount: Çok küçük- PERDER: Daha iyi olabilir- Firmalar: Gelecekte büyük ve etkin olacaklar- AVM: Güzel alışverişin yapıldığı yer- Marka: Güven- Private Label: Adese- Rekabet: Çok dikkatli olunması gerekiyor- Market Dergisi: İyi * Bu röportaj Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive