Adese Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Ramazan Keser

Türkiyenin sanayi ve kültür başkentlerinden Konya ve çevresinde perakende sektörünü kafanızda tarttığınızda iki marka hemen ön plana çıkıyor; Adese ve Mercek... Son dönemin en çok mağaza açan, en dikkat çeken kuruluşunun çiçeği burnunda Genel Müdürü Ramazan Keser, bu ayın perakendeci konuğu oldu

Eklenme Tarihi : 10 Kasım 2007 Cumartesi
adese-alisveris-merkezi-genel-muduru-ramazan-keser
`Yatırımlar Devam EdecekSon dönemde özellikle disscount konseptte müthiş bir yatırım atağı gösteriyorsunuz? Bu yıl içinde gündemde olan projeler hakkında bilgi alabilir miyiz? Adese ve Mercek olarak yeni yatırım projelerimiz bulunuyor. Adese olarak öncelikle Ankara, İstanbul ve İç Anadolu Bölgesinde bazı illerde yeni yatırımlar için çalışmalarımız devam ediyor. Mercek olarak ise Konyada yapmış olduğumuz yatırımları Konya dışına taşıma düşüncemiz bulunmakta. Bununla ilgili yatırım çalışmaları ilgili birimlerimizce inceleniyor. Ticari şirket olarak yeni yatırımlar yapmakla birlikte sosyal bir şirket olarak da istihdamı artırmak ve yeni kampanyalar düzenlemek için çalışmalarımız devam ediyor. Adese ve Merceklerin şube, çalışan sayılarını, metrekare ve kasa bilgilerini öğrenebilir miyiz? Adese olarak mağaza sayımız, Ocak ayı içinde açılan 2 mağaza ile 27e ulaştı. Adeselerin toplam hizmet alanı 100 bin metrekare olup, net satış alanımız 51 bin metrekare. Toplam 216 kasa ile hizmet veriyoruz. Adeseler de toplam 1660 personelimiz bulunmakta. Mercekler ise 41 markette 52 kasa sayısı, 8 bin metrekare ticari alan ve 260 personelle müşterilerine hizmet vermekte. Sektörün genel sorunu olan personel sirkülasyonu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Bu sorunu ortadan kaldırmak için Adese ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyor? Perakende sektörü, Türkiyede hızlı gelişen ve oldukça ciddi istihdam meydana getiren bir sektör haline geldi. Ancak bu sektörle alakalı okulların olmaması, sektörde ciddi bir eksiklik olarak göze çarpmakta. Belirli danışmanlık şirketleri kısa süreli eğitimlerle bu açığı kapatmaya çalışmakla birlikte yeterli düzeyde değil. Adese olarak işe alım sürecinde personelin oryantasyon sürecinde görev yapabileceği bölümlerle ilgili belirli eğitimleri veren bir ekibimiz bulunmakta. Adese olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar işe aldığımız tüm personelimiz belirli eğitimlerden geçirildi. Adese özellikle Konyada kendi sektöründe okul görevini üstlenen bir firma. Bünyemizde Perakendecilik Okulunu faaliyete geçirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Adese, Konya ve çevre kentlerdeki en büyük ve en önemli perakende zinciri konumunda. Konyadaki tüketicilerin Adese ve Merceklere bakışı nasıl? İlerleyen dönemlerde başka kentler ve başka bölgelerde de yatırımlar düşünüyor musunuz? Adesede müşteriye hizmet otoparkta başlar. Güler yüzlü personelleri ile, ürün çeşitliliği ile, kalite ve fiyatları ile, mağazalarındaki hijyen ile, satış sonrası hizmet ile, müşterilerinin alışveriş stresini eğlenceye dönüştüren ferah ve geniş mağazaları ile dost alışverişin merkezi oldu. Mağaza dizayn ve ürün bulundurmada herhangi bir gelir grubunu hedef almıyoruz. Her gruptan müşterimizin alabilecekleri, değişik marka ve kalitede ürünleri bir arada bulundurduğumuz için piyasa şartlarında en uygun fiyatlarla ve ödeme seçenekleri ile sunabildik. Alışverişi bir zevk ve eğlence haline getiren mekanlar tasarlayarak, müşterilerimizin ailesiyle birlikte hoş vakitler geçirebilecekleri bir ortam oluşturma gayretinde olduk. İnsanların güvenli, huzurlu, rahat bir alışveriş yapabilmeleri için Adeseyi tercih ettiklerini düşünüyorum. Alışverişi bir çile olmaktan kurtaran, eğlence ve huzura dönüştüren bir mekan elbette ki insanları çekecektir. Adese olarak temel düşüncemiz kendi evimize almayacağımız kalitede bir ürünü mağazalarımızda bulundurmamak. Bu nedenlerle Adese ile müşterilerimiz arasında ticari ilişkilerden çok aile ortamının sıcaklığı olduğunu düşünüyoruz. Bu yıl içinde Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde incelemelerimiz devam ediyor. Uygun lokasyonlarda ve uygun metrekarelerde yeni mağazalar açmayı hedefliyoruz. Birçok uluslararası yatırımcı Türkiyeye yeni yatırımlar yapıyor ve ulusallarda da birleşme ve satınalmalar gerçekleştiriliyor? Siz uluslararası perakende yatırımlarını ve son dönemdeki satınalma ve birleşmeleri hasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle 2000li yılların başında meydana gelen ekonomik krizle birlikte şirket evlilikleri başlamıştı. Bazı ulusal firmalar küçük yerel firmaları bünyelerine dahil ederek büyüdüler. Organize perakendeciliğin büyümesine devam ettiği 2005 yılı özellikle şirket evlilikleri ile rekabetin sektörümüzde ileriki dönemlerde daha da etkin bir şekilde devam edeceğini gösteriyor. Sektörde rakipler yeni yerler açmaktan ziyade şirket evlilikleri ile büyümenin daha doğru olacağı görüşü hakim. 2005 yılında başlayan şirket evliliklerinin önümüzdeki dönemde devam edeceği kanaatindeyiz. Türkiyede yaşanan ekonomik ve siyasi istikrar sonucunda bir çok yabancı sermayeli şirketin ülkemizde yatırım için incelemeler yaptığını gözlemliyoruz. Yeni pazar arayışlarında Türkiye tercih edilebilir bir konuma geldi. Bu nedenle bizim sektörümüzde de yakın bir gelecekte yeni yabancı yatırımcıları görmek mümkün olacak. Yasa tasarısının gündemdeki son hali içinde yer alan büyük metrekareli mağazaların kent dışına taşınması ve pazar günleri kapanma konularında siz ne düşünüyorsunuz? Organize perakendeciliğin ülkemize ciddi katkıları olduğunu düşünüyoruz. Ülkenin temel ekonomik sorunlarından bir tanesi kayıt dışı ekonomidir. Organize perakendecilik sayesinde kayıt dışı azalmakta. Bununla birlikte hipermarketlerde insanlar ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri rahatlıkla bulabilme şansına sahipler. Bu da zaman kaybının önüne geçmekte. Ayrıca artık sadece hipermarketler de yeterli değildir günümüzde. İnsanlar sadece alışverişi değil aynı zamanda sosyal yaşam merkezleri olan yerleri tercih ediyor. Bu nedenle hipermarketler alışveriş merkezlerinin bir parçası olarak değerlendirilmeli. Şehir dışı tanımını da iyi değerlendirmek gerekir. İstanbul, Ankara gibi metropollerde şehir dışı diye kastedilen yerler nereler olacak? Bu nedenle şehir dışı tanımının doğru olarak yapılması gerekmektedir. Toplum menfaati düşünülerek yapılacak tüm çalışmalar desteklenmeli. Türkiye şartları göz önünde bulundurulduğunda hipermarketlerin pazar günü kapalı olmasının doğru olmadığını düşünüyoruz. Teknoloji konusunda ne gibi yatırımlar gerçekleştiriyorsunuz? 2004 yılının başlangıcından itibaren teknolojik alt yapı için ciddi yatırımlar yapıldı ve yapılmaya devam edilmekte. Bununla birlikte personellerimizin eğitim süreçleri gözden geçirildi, yetersiz kalınan konularda personelimiz gerek içeriden destek, gerekse dışarıdan hizmet alımı ile eğitimler verildi. Ayrıca sektörümüzde daha çok dışarıdan alınan hizmetler kapsamındaki mağazalar otomasyon sistemi, bünyemiz içinde bulunan yazılım departmanında çalışan uzman mühendislerimizce hazırlandı. Şu an zincir mağazalar için önemli bir konu olan kategori yönetimi, stok yönetimi, sipariş yönetimi, rafta yoka düşmenin önlenmesi gibi konular yazılım mühendislerimizce yazılan bu sistem ile çok rahat takip edilebiliyor. Ayrıca yazılım ekibimiz CRM uygulamaları için gerekli alt yapı çalışmalarında son noktaya geldi. Yakın bir gelecekte Adese müşteri kartlarımız müşterilerimize dağıtılacak. Bununla birlikte müşterilerimizin sorun, şikayet ve isteklerini anında ulaştırabileceği call center ( 444 0 ADS) hizmete girdi. Birlikte çalışacağınız üretici ve tedarikçi firmaları hangi kriterlere göre seçiyorsunuz? Şirketimizin temel prensiplerinden biri kazan-kazan ilkesidir. Hem müşterilerimizin, hem bize ürün tedarik eden firmaların hem de şirketimizin birlikte kazanması için çaba gösteriyoruz. Çalıştığımız firmaların öncelikle hizmet kalitesi bizim için çok önemli. Ürünün üretiminden satış sonrası hizmetlere kadar her safhada ürettikleri ürünün arkasında olan firmaları tercih ediyoruz. Bizim için ürün ve hizmet kalitesi çok önemlidir. Bu nedenle temel kriterimiz kalitedir. Avrupa Birliği kriterleri kapsamında gıda güvenliği konusu tartışılıyor. Siz bu konuda ne söylemek istersiniz? Hantal ve ihtiyaçlara cevap veremeyen gıda mevzuatı, son yıllarda yaşanan gıda kaynaklı krizler, tüketicinin gıda kalite ve güvenliğine olan inancının sarsılması nedeniyle Avrupa Birliği, insan sağlığını üst seviyede korumak adına bir takım yeni yaklaşımlar içerisine girdi. Bu yaklaşımın doğal sonucu olarak da Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesini kurmuş ve gıda güvenliği konularında usulleri ortaya koyan 178/2002/AT sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğü 28 Ocak 2002 tarihinde yayınlandı. Tüzük ile Avrupada gelecekte oluşturulacak tüm gıda mevzuatı için esas teşkil edecek prensipler ortaya konuldu. Bu tüzüğün ana amaçları ise: İnsan sağlığının yüksek seviyede korunması, Üye devletlerin gıda yasaları arasındaki kapsam, prensip ve usuller açısından ortaya çıkan önemli farkların giderilmesi, Tüketicinin bilgilendirilmesi, Gıda ve yem ticaretine engel teşkil edecek mevzuat farklılıklarını ortadan kaldırmak. Bütün bu gelişmelerin sonucunda ülkemizde de gıda konusunda önemli gelişmeler kaydedildi. Adese olarak bu konuda devletin resmi kontrol birimi olan Tarım Bakanlığı Kontrol Şube birimi ile koordineli çalışarak, gıdaların tüketiciye ulaşan son halkası olmamızın vermiş olduğu sorumlulukla bir takım düzenlemelere gittik. Market raflarımızda gıda üretim izni olmayan hiçbir gıda maddesinin bulunmamasını sağladık. Bünyemizde oluşturmuş olduğumuz Gıda Kontrol Laboratuvarı vasıtasıyla, üretim izni olsa dahi, tüm ürünlerin analizlerinin yapılarak Türk Gıda Kodeksine uygun olmayanların satışına izin vermedik. Marketimizde satışını yaptığımız et ve et ürünleri ilgili gerekli tüm birimlerimiz gıda hijyeni kurallarına uygun ve çalışma izinleri alınmış durumdadır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive