Teda Global Yönetim Kurulu Başkanı Taner Karamollaoğlu

Teda Global’in bakkal ve marketler ile ilgili başlattığı “Bakkallar, marketler yaşayacak” sloganlı projesi ilk aşamasında 3 binin üzerine çıkmayı başardı. Yönetim Kurulu Başkanı Taner Karamollaoğlu, yeni sistemin gereklilikleri konusunda önemli bilgiler verdi

Eklenme Tarihi : 15 Ağustos 2013 Perşembe
teda-global-yonetim-kurulu-baskani-taner-karamollaoglu

Caner KOLAĞASIGİL

Teda Global olarak perakende sektöründe yer alan diğer firmalardan farklı bir işe imza attınız. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Yaklaşık 6 yıl önce başladı. Özellikle kanaldaki ciddi olarak organize olmuş perakendenin yayılması, indirim mağazalarının küçük mahallelere ulaşabilmesi bizim geleneksel pazarda rekabeti ciddi bir şekilde olumsuz yönde etkiledi. Büyük firmalarla rekabet etme şansları azaldı. Buna başka bir şekilde çözüm bulma şansı yoktu. Ana başlıklar dahilinde bunu değiştirmek için çok şey yapılması gerekiyordu. Bunlardan biri, büyüyemeyen firmaları önce kurumsal bir yapıya getirip, mamullere ulaşımını tek bir merkezden topluca alabilmesini sağlamaktı. En önemli başlık olarak bu konuyu birinci sıraya aldık. Firmaların tanıtım faaliyetleri yapması lazım. Bir de sistem desteği gerekiyordu. Teknolojiyi bir fırsat olarak gördük ve bu üç ana başlığı bir arada kullanabilmek için interneti kullanmaya karar verdik. Aki teknolojisinin hızla gelişmesi bize bu fırsatı verdi. Ülkemizde internet bu kadar gelişmeseydi esnafa hizmet verme şansımız olmazdı.

Yeni bir sistem kurdunuz. Bu sistemi bize biraz anlatabilir misiniz? Sizce faydaları nelerdir?
En büyük faydası, esnafın şu an tek başına yapamadıklarını internet üzerinden hem tüm tedariklerini hem de stok bilgilerini güncelleyebilmesi. Bu sistemde mağazaya dönüştükten sonra kurumsal yapının içinde firmalar, haftanın belli günlerinde siparişlerini geçebiliyor. Hatta sistem içerisinde otomatik sipariş ekle kısmı ile de kolay bir şekilde sipariş verebiliyorlar.  En önemlisi de azalanı tamamlama gibi bir mantıkla raftaki eksiklerini yok satmadan tamamlamış oluyorlar. Burada da gereksiz stok yapma derdinden de kurtulmuş oldular. Sadece satılabilen ürünleri, rafta olması gereken ürünleri satıştaki trendine göre sipariş veren zorunlu bir yapıdan bahsediyoruz. Bence bugüne kadar yapılan çalışmalarda en sağlıklı hizmetlerden bir tanesi, internet yolu ile ürün tedariği oldu. İkinci olarak da insert olarak hizmet veriyoruz. Rakiplerin hepsi her hafta yapıyordu. İnsert özel spot ürünler dediğimiz, kendi portföyünde olmayan ürünleri devamlı değiştirerek tüketiciyi mağazaya davet ediyorlardı. Büyük firmalar bunu sağlarken bizim küçük esnafın bunu yapma şansı yoktu. Biz merkez olarak böyle bir destek verirken esnafların canlanmasına katkıda bulunuyoruz. Tanıtım ile ilgili gerekli tüm materyalleri biz hallediyoruz. Kendisi de direkt devreye girerek kendi mahallesindeki hedef müşterilerine dağıtıyor. Her hafta yapılan bu çalışmada yeni bir müşteri kazandırıyor. Yeni bir müşteri de yeni bir ürünle tanışmış oluyor.

“Bakkal ve marketler için büyük avantajlar sağlıyoruz”

Teda Global’in bünyesinde bulunmak isteyen marketlere ne gibi hizmetler sunuyorsunuz?
Ana hikayenin başlangıcı, mağazalarımızda müşterileri ziyaret eden bir ekibimiz var. Cadde cadde kurgulanmış bir plan üzerinde arkadaşlarımız belirledikleri noktaları geziyor. Cadde içerisindeki rekabete bakıyorlar. Bunun üzerinden uygun olan perakendecileri belirliyorlar. Onlara gidip projeyi anlatıyorlar. Hatta projeyi anlattıktan sonra tatmin olmaları için mevcut olarak açılmış mağazaları ziyaret ettirerek mağazayı açmış olan kişi ile görüştürüyorlar. Prensipte ana şartlar ve sözleşmede aynı fikirde olduğumuz takdirde mağazanın açılması için gereken fizibilite raporu yapılıyor. Bir röleve çıkartılıyor. Kurumsal yapıda bir mağazanın açılması için gereken standart yapısında hem mal kabul açısından hem de müşterinin ürünü en iyi şekilde alabilmesi mantığında en ideali nedir? Bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Bu sistemi genellikle ALDI kullanıyor. Birçok ilde ve mağazasında uyguladığı tüm müşterilerini her yerde gezdirebilecek bir sistemde bir plan hazırlanıyor. Onun da yaklaşık maliyetinin ne olacağı çıkartılıyor. Değişik modeldeki mağazalarımıza göre değişik ürünler belirliyoruz. Kendisi ile de anlaştıktan sonra 15 gün içinde mağazalar dönüşüme giriyor. Bütün bunların içerisinde önemli bir başlık da bu koşullar için herhangi bir banka ile anlaşarak DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) sistemi kurularak bizimle bir bağ oluşturuyor. Böylece bir limit oluşturuyoruz. Bu sistem onlar için büyük bir avantaj haline geliyor. Bizimle yaptığı tüm ticaret bilgileri vadesi geldiği zaman banka tarafından ödeneceği ve kendi hesabından transfer edileceği için herhangi bir çek kullanmadan bizden açık hesap mal alabiliyor. Sistemde kendisi de para hareketlerini izleyebiliyor. Kendi hesabının hareketlerini de izleyerek bu sefer borçlanma sistemi ortadan kalkıyor. Çoğu zaman çok yüksek stoklar taşıtmadığımız için, özellikle de birçok üründe vade tarihi gelmeden önce ürünü satmış oluyor. Bakkallar ve marketlerin çoğunda kredi kartı kullanımı daha düşük seviyede kalıyor. Özellikle küçük alış verişlerde tamamen nakit işlemler yapılıyor. Böyle ciddi bir avantaja sahipler.

Açılan mağazalarda çalışanlar için nasıl bir eğitim programı düzenliyorsunuz?
Bizim önemli avantajlarımızdan biri çoğu uzun zamandır aynı işi yapan insanlar. Ailecek o işin içinde yer alıyorlar. Bu insanların mesai saatleri uzun sürüyor. Organize perakendeden daha uzun süre aktif olarak hizmet veriyorlar. Bu da daha avantajlı bir hale geliyor. Bunu yaparken bizim söylediğimiz standartlarda hangi işi yapacakları konusunda mağazanın düzeninden tutun mağazanın tanıtım işleri ile ilgili tüm konularda mağaza açılmadan önce bir başka aktif mağazada bizim kendi sistemlerimizin eğitimlerini alıyorlar. Eğitimde hem yazar kasa hem de gün içerisinde değişen fiyat değişiklikleri hakkında bilgi ediniyorlar. Bu nokta da A’dan Z’ye her türlü eğitimi alıyorlar. Daha sonra bir imtihandan geçiyorlar. Bu sınavda performansı istediğimiz standartların altında ise tekrar eğitimlere devam ediyor. İstediğimiz standarda gelene kadar eksiklikleri giderildikten sonra devreye giriyorlar. Daha önce hayatında hiç bilgisayar kullanmayan da çıkabiliyor. Onlar da kısa bir süre içerisinde adapte olabiliyor. Özellikle kullandığımız programların basit olmasına dikkat ediyoruz. Benim bir iddiam var; kişi telefonunu kullanabiliyorsa, bizim bilgisayar sistemini de kolayca kullanabilir. Şimdiye kadar ciddi bir sıkıntı yaşanmadı.

Ticaret anlamında küçük işletmeler zincirinize dahil olurken yaşadığı korkular neler oluyor, öğrenebilir miyiz?
Görüştüklerimizin bir kısmında bunu hissettik. Yıllardır tanınmış bir isimleri var. Olumsuz bir etkisi olur mu diye düşünüyorlar. Şu ana kadar aktif olan mağazalarda bizim hedeflediğimiz, onların istedikleri cirolara ulaşması ve müşteri sayısının artması. Daha çok müşteriye daha çok ürün satmalarını istiyoruz. Bugünkü ürün portföyümüze baktığımızda ülkemizde en çok satan ürünlerin tamamını rafta satıyoruz. Bunları bizler sağlayarak onların ulaşamadıkları noktalarda devreye giriyoruz. Tamamen onları dikkate aldık. Ekibimiz 3 aylık satışlarına bakarak kasa açıklarını belirliyor. Bu çalışmada da gerek fiyat gerekse kalite performansı iyi olan ürün yaşıyor. İyi olmayan ise pazarda yerini kaybediyor. Tüketicinin de beğenmesi ile ilgili tespit yapıp ürün portföyümüzü güncellemiş oluyoruz. Bakkal ve marketlerin eski mahalle uygulamasını kaybetmemeleri için Teda Global bünyesinde mağazalara dönüştükten sonra kendi kullandığı ismi değiştirmiyoruz. Böylece kurumsal bir firmaya dönüşen bakkallar ve marketler tüketici profilini de kaybetmemiş oluyor. İsim olarak değil de genel kaygı olarak bizim marketlerimizde en fazla bin 300 çeşit ürün var. Şu ana kadar gittiğimiz bakkal ve marketlerde ise bu sayı 2 bin 500 adete çıkıyor. İlk seferde ürün adedinden kaynaklanan bir kaygıları oluyor. Akıllarına ürün çeşidim azalırsa cirom nasıl az çeşit ile yükselir sorusu geliyor. Biz kaygılarını en aza indirmek için rakiplerini örnek gösteriyoruz. Örneğin firmalar 600-700 arası ürün çeşidine kadar düşüp 3 kat daha fazla ciro yapıyor. Bir de dönüştürdüğümüz marketleri örnek gösteriyoruz. Sonuçta bizim belirlediğimiz ürünler orada satılıyor. Kaygılarını açıklama yaptığımızda ve gösterdiğimizde en aza iniyor. Bir başka nokta da geçmişe dönük borçları nedeni ile sıkışmış durumdalar. Mali açıdan da ciroları oldukça düşük seviyede... Aynı zamanda Teda’ya bir kurtuluş gözü ile bakıyorlar. Harcayacakları son kurşunu da böylece yatırmış oluyorlar. Geri dönüşü ne zaman olacak diye düşünüyorlar. Bu konuda da bizim kendi maliyet tablolarımız var. Bunlar kesin değil; varsayımlar üzerine oluşan tablolarımız var. Türkiye’de ve dünya’da 1,5-2 senede geri dönüşü olan yatırım sayısı çok azdır. Biz bunu söylüyoruz ama çoğu bu geri dönüşü erkenden görüyor. Buna en güzel örnek olarak ilk açılan mağazamızı gösterebiliriz. Kendisi kapatma noktasında bir arkadaşımızdı. Hakikaten sıkıntısı vardı. Kaynak sıkıntısı olmasına rağmen açtığı mağazada cirosu 3 kat arttı. Göstermiş olduğu performans ile hem eski borcunu kapattı hem de yaptığı yatırımın karşılığını aldı. Şimdi ise kaynak oluşturarak birden fazla mağaza açmayı planlıyor. Bu bizim için güzel bir örnek teşkil ediyor. Tam oturmamış bir yapıda böyle bir örnek olması bizi gururlandırıyor.

3 binin üzerinde müşteri

“Bakkallar, marketler yaşayacak” sloganlı proje ile şu anda yayılmaya devam ediyorsunuz. Şimdiye kadar hangi illerde, ne gibi çalışmalar yaptınız? Halihazırdaki üye sayınız nedir?
Ticaret olarak bizim internet üzerinden alışveriş yapan 3 bin üzerinde müşterimiz var. Mağaza kategorisine geldiğimiz zaman bizim planlarımız dahilinde hareket ediyoruz. Şu anda 26 mağazamızı açtık. Bu ay içerisinde 10 mağazamız daha aktif olacak. ALDI modelindeki büyümede bir lojistik merkezi istenilen standarda gelip belli bir büyüklüğe gelene kadar yaşayacak. Asıl olan lojistik merkezinin taşması dediğimiz olaydan sonra gerçekleşiyor. 300-400 mağaza aktif olduktan sonra mağazalara verilen tedarik zincirlerinde ki servis lojistik açısından taşınamaz hale geliyor. 24 saatte 3 vardiya çalışsa bile mağazalar ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor. Burada bölünme yaşamak zorunda kalıyor ve 2’nci lojistik firması ile çalışıyor. Bölgelerdeki operasyonlarımız iki tane aynı işi yapan bir model ortaya çıkıyor. Bu mitoz bölünme zaman içerisinde 400 mağaza sonrası patlama gösterecek. Büyüme açısından 2’nci patlama sonrası yaklaşık 100-150 mağazadan sonra tahminlerimize göre ticari açıdan da başa baş gitmesini hedefliyoruz. Biz çılgınca büyüyüp esnafımıza sıkıntı çektirmek istemiyoruz. Rakamlar istenilen seviyeye ulaştıktan sonra bu sefer atlama denilen olay gerçekleşecek. Atlama bir maliyet ve lojistik merkezinin ayrı bir yere sıfırdan kurulmasıdır. Projenin bu aşamasından sonra hamle yapılması gerekir. Mitoz bölünme sonunda yapılan atlamalar bazen farklı sonuçlar verebiliyor. Bölgede kendi içinde bölünerek büyüyen bir yapı oluşuyor.

Bu sistem üzerinden, kendinizi bundan 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
5 sene içerisinde yer alan hedeflerimizde biraz değişiklik oldu. Hedefler içerisinde rakiplerin olduğu hemen hemen her mahallede Teda Global mağazası olsun. Yaklaşık 450-500 metre mesafedeki müşteri grupları birbirini engellemiyorsa, bir başka marketi de devreye sokabiliyoruz. Bu hedefe baktığınız zaman ülke çapında sayı yükseklere çıkabiliyor. 70-80 bin arası aktif mağaza bulunuyor. Esnafların kaynaklarına baktığımız zaman hepsi dönüşmek için yeterli değil. Bu durumda bir eleme söz konusu olduğunu varsayarsak 100 bin üzerindeki esnafın yüzde 20’si dönüşerek kurumsal bir yapıya ulaşabilir. Birinci lojistik merkezinden sonra bu sene itibarıyla hangi seviyelere ulaşacağımız daha da net bir hale gelir. Ancak bu yapı 5-6 senede ciddi yerlere gelecektir. Burada her türlü tecrübeyi kazanmış ve deneyimli bir ekibimiz var. Mitoz bölünme gerçekleştirdikten sonra yüklenecek olan iş yükünde hiç zorluk çekmeyecekler.

Marketler yaygınlaştıkça seçim şansınız daha da sınırlandırılacak. O zamanki seçim kriterleriniz neler olacak?
Mağazanın uygunluğu bizim için birinci sırada. Ardından lokasyon geliyor. Esnafın kaynak problemi de olmaması gerekiyor. Yaptığı yatırımı karşılayabilecek bir kaynağa sahip olmalı. Çok büyük kaynaklara sahip olmadıklarından, iki model üzerine ayrım yapıyoruz. Bazılarında kaynak yoksa bile mevcut mağazasında bulunan materyalleri dönüşümde ufak revizyonlarla aktif hale getiriyor. Önemli olan dönüşümde 2 modelde de mutlaka bizim belirlediğimiz yazarkasaları almaları ve bizim sisteme uyum sağlayabilmeleri. Geri kalan koşullarda, daha düşük maliyetlerle kendileri de beğendikten sonra dönüşüm sağlanıyor. İki tür market türü oluşturduk: fırsat noktaları ve Teda Global. Sorunlarla ilgili olarak da bize sadece info maili atmaları yeterli oluyor. Arkadaşlarımız bir hafta içerisinde gidip maliyet raporlarını ve gereken diğer detayları topluyor ve incelemeleri başlatıyor. Zaman açısından dönüşümde çok geç kalmamaları gerekiyor. Biz modelimizde cadde cadde ilerlediğimiz için hangi mağazanın açılması gerektiğine hızlı bir şekilde karar verebiliyoruz. Eğer aynı cadde üzerinde mesafeleri kısa ise rekabet açısından en uygun ve bize önce başvuranı değerlendiriyoruz.

Bu sistem üzerinden marketlerden herhangi bir pay istiyor musunuz?
Marketlerden herhangi bir talebimiz yok. Çok uzun zaman sonra önemli bir boyuta geldikten sonra sözleşmelerde de yazdığımız gibi, cirolarının yüzde 1’ini geçmeyecek kadar genel reklama katkı açısından global reklamlara başladığımız zaman böyle bir kaynaktan bahsedebiliriz. Operasyon içerisinde iş büyüdükten sonra onlar için de bu oran herhangi bir şey ifade etmeyecektir.

“Başarıyı alt yapı getirir”

Bu sistem birkaç kez farklı bir şekilde denenmeye çalışıldı ama çok başarılı olduğu söylenemez. Başarmak için neler gerekli sizce?
Başarısızlığın altında yatan birkaç başlık var. Bunlardan bir tanesi lojistik alt yapısı... Bütün yatırımımızda önemli bir yere sahip. İkinci olarak da sistem... Geliştirilmiş bir program olmadan bu altyapıyı yönetmek, bu kadar büyük çapta yönetmek imkansız. Konuştuğumuz ticari bir paket değil; portalımızı kendi yazılımlarımızı geliştirdik. Yönetim de önemli bir konu. Buna ayrıca operasyon yönetilmesi de diyebiliriz. Bir de internet teknolojisinin sektöre entegre edilmesi. Geçmişte böyle bir sistem yoktu. Haberleşme ve ulaşım konusunda ülkenin her yanından iletişimi sağlıyoruz. Bu da maddiyatı düşük ve kolay erişebilir bir sistem haline geliyor. İnternetin Türkiye’de yaygın olması bizim avantajımız oldu. Bunların bir araya gelmediği herhangi bir iş başarılı olamadı. Başka nedenler de var ama temel başlıklar bunlardan ibaret.

Türk ekonomisine nasıl bir fayda sağlayacak? Çalışmaların denetimini nasıl sağlayacaksınız?
20 bin esnaf ve onların ailesinin yok olmaktan kurtulmasından bahsediyoruz… Sistem üzerinden entegre olmuş bir yapıda çalıştığı için, esnafın çoğunu kayıt dışı kavramını ortadan kaldırabiliyorsunuz. Gönül rahatlığı ile ödemelerini yapabiliyorlar. Bizim gizli olarak verdiğimiz desteklerden biri de sebze meyve. Sebze ve meyveyi tek başına götürebilecek bakkal sayısı çok az. Biz bunu tamamen ortadan kaldırarak, günlük taze meyve tedariğini sağlıyoruz. Denetim iki türlü yapılıyor; biri şikayet hattı, diğeri müşteri geliştirme bölümümüzüz esnafla sürekli irtibat halinde olması. Ayda bir mutlaka ziyaret edip kurumsal yapının değişip değişmediğine dair denetlemeyi gerçekleştiriyorlar. Kendi mağazamız olmadığı için sayımı ve stok tüketimini kendileri belirliyorlar. 

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive