Happy Center Genel Müdürü Yavuz Altun

'İşimizin ve Müşterimizin Aşığıyız'

Eklenme Tarihi : 30 Ocak 2008 Çarşamba
happy-center-genel-muduru-yavuz-altun
Geçtiğimiz yıl Bandırma Grossu satın alan Altun Gıda, İstanbuldaki operasyonunu ise Happy Center markasıyla yürütüyor. Grup, toplamda 30 mağaza ve 800 çalışan ile Marmara Bölgesinin en önemli yerli perakendecilerinden... Happy Center Genel Müdürü Yavuz Altun ile bir araya geldik ve bu dikkat çekici büyümenin, başarının ayrıntılarını konuştuk Emre DURDU Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Bu mesleği seçmeye nasıl karar verdiniz?Endüstri mühendisiyim, İngilterede işletme üzerine yüksek lisans yaptım. Simülasyon ve bilgi teknolojilerinin geliştirilmesinde, işletmelerde verimliliğin arttırılması noktasında kullanımında birçok projede rol aldım. Yurt dışında eğitim sürecim boyunca, tecrübe orientli, üretimden dağıtıma ve dağıtımdan perakendeye kadar çeşitli firmalarda farklı pozisyonlarda çalıştım. Gelişen pazarlar bu pazarlarda şirketlerin alacağı stratejiler, şirket evlilikleri, sinerji gibi konuların rekabetin arttığı günümüzde şirketler üzerinde etkilerini perakendeden bankacılığa ve bankacılıktan ilaç dağıtımına kadar karşılaştırmalı kıyaslamalar yaparak inceledim. Uzun süreden beri gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sürekli hareket halinde olan, belirli bir hacimde çalışan perakende sektörü benim ilgi odağım oldu. Birçok farklı sektörden birçok mağazayı inceledim. İngilizlerin bir atasözü vardır hareketler kelimelerden daha ağırdır diye. Tam da perakendenin özünü ortaya çıkarıyor, neyi yapıyorsanız siz osunuz. Hangi hizmeti veriyorsanız iyi ya da kötü olsun, tüketici müthiş etkileşimli bir şekilde cevap vererek yaptığınız işin karşılığını hızlı bir şekilde size geri dönüyor. Bu canlılığa hayran kaldım. 2001 yılında Türkiye ye döndüm. Hâlihazırda aile şirketi olarak yürüyen perakende işine belirli bir süre geçtikten sonra yönetim kurulumuzun aldığı kararla şirketimizin genel müdürü olarak yerimi almış oldum. Altun Gıda, perakende sektörüne hangi tarihte adım attı. Perakende sektörünün o yıllardaki durumunu da değerlendirerek şirketinizin gelişim sürecinden kısaca bahseder misiniz?Rahmetli Dedem Nadir Altunun girişimiyle başlayan gıda işimizde sonraki dönemde yönetim kurulumuzla 1969 yılından bu yana sektöründe kaliteli ve güler yüzlü hizmet anlayışımızla yer almaya çalışıyoruz. Gıda serüveni, toptancılık işi olarak başladı akabinde 1987de, Tahtakalede çeşitli üretici firmaların distribütörlüğünü yaparak, ardından da Rami de gelişen ticaretimiz yaklaşık 14 yıl önce aldığımız stratejik bir kararla rotamızı perakende sektörüne çevirdi. İki önemli tutuma; doğru işi yapmak ve işi doğru yapmak kenetlenerek odaklandık. Sadece ve sadece seçtiğimiz sektöre yoğunlaştırdık. 2006 yılına kadar perakende işinde, Şafak Gıda ile yaklaşık 10 yıl süren çok güzel bir ortaklığımız oldu. Altun Gıda, 2006 yılının Mart ayında kendini yenileyerek, yepyeni yüzü Happy Center ile müşterilerinin karşısına çıktı. Happy ismi nasıl seçildi? Vizyonumuzu; Mutlu müşteri, mutlu personel, mutlu tedarikçi, mutlu rekabet olarak belirledik ve düşüncemizin merkezine mutluluğu alarak geliştirdik. Taşlardan birini eksik bırakmadan temel felsefemiz üreticimizi, çalışanlarımızı ve müşterilerimizi hatta rakiplerimizi memnun edebildiğimiz kadar maksimum oranda memnun etmek. Müşterilerimizi memnun kıldığımız ölçüde tedarikçilerimizi, tedarikçilerimizi memnun kıldığımız ölçüde personelimizi geri ve ileri beslemeli sistem içinde entegrasyonunu sağlamaya çalışıyoruz.Son zamanlarda mutlu rekabet kavramını da geliştirerek rakiplerimizle daha özenli dostane ilişkiler geliştirmeye çalıştık. Özellikle yöneticilerimiz aynı anda rakiplerimizle ürünlerimizin çakışmaması için ellerinden gelen tüm çabayı harcıyorlar. Yine aynı şekilde bizler pastanın daraldığını gördüğümüz birçok noktada market açmaktan uzak durduk. Biz biliyoruz ki büyüme adına büyümek kanserli bir hücrenin ideolojisidir. Ancak ve ancak gerçek büyüme bütün bu parametreler dengeli kılındığı oranda anlamlı olacağına inanıyoruz. Bugün kaç şubeye ulaşıldı, rakamlarla markanızın bugünkü durumu hakkında bizi bilgilendirir misiniz?Şu anda iki şubemiz proje aşamasında, mevcutta ise 30 şubemiz var. Toplam 40 bin metrekare kapalı alanda, 800 kadar çalışanımızla hizmet veriyoruz. Bandırma Grossu satın alarak Marmara Bölgesini kapsayan bir zincire dönüştünüz. Bu satın almadaki amaç neydi? Satın almadan bugüne Bandırma Grosstan sağladığınız performanstan memnun musunuz?Marmara Bölgesi Türkiyenin kalbi, kanımızı pompalayan hayat damarımız. Gerek nüfus yoğunluğu, gerekse bölgesel gelişim, gerekse de İstanbul dışına çıkma düşüncesi bizleri bir arayışa yoğunlaştırdı. Uzun süren araştırmalarımız ve çabalarımız sonucu Bandırma Grossu bünyemize kattık. O bölgede geçen ay bir mağaza daha açarak, mağaza sayımızı on bire çıkardık. Bölgenin lideri konumundayız. Amacımız o bölge çevresindeki illerde bir yay çizerek bölgeye hakim konumda genişlemek. Uyguladığınız kampanyalar, etkinlikler, sosyal sorumluluk çalışmaları, tanıtım aktiviteleri ve bunun benzeri rekabette sizi öne çıkaran çalışmalar hakkında bilgiler verir misiniz?Öncelikli olarak avantaj kart uygulamamız tüketicilerimizle karşılıklı iletişim, yakınlık ve gerçeklik paradigmalarını sağlamaya çalışan önemli bir aygıt oldu. Düzenli olarak her hafta sonu özel indirimlerimiz, perşembe günleri manav reyonlarımızda halk günleri tüketicilerimizin rutin alışkanlığı haline geldi. Gazetelerle, düzenli broşürlerle sürekli ilgiyi canlı tutma gayretindeyiz.Sosyal sorumluluk çerçevesinde bu ay Başakşehirde hayat adlı bir fotoğraf ve resim yarışması düzenledik. Katılım oldukça yoğun oldu. Ödüller bir konser eşliğinde çok konseptli bir programla sahiplerine takdim edilecek. Düzenli olarak her ay mutlaka bir yazara mağazalarımızda kitap imza günü yapmaya çalışıyoruz. Bir çok sosyal içerikli derneğin, yardım kurumlarının gününe, gecesine sponsor oluyoruz. Buradaki amacımız ihtiyacımız olan toplumsal sosyalleşme olgusunu geliştirerek birlikte paylaşmak, paylaştırmaktır. 2007 yılı sizin açınızdan nasıl geçti, 2008de kaç mağaza açmayı, ne kadar büyümeyi düşünüyorsunuz?2007 yılında üç ay bizi oyalayan büyük bir yangın badiresi atlattık. Çevremizde çok farklı rekabet olguları gelişmesine rağmen 2007 hedeflerimizin birçoğunu gerçekleştirdik. 2008 yılında İstanbulda 10 ve İstanbul dışında da 10 mağaza olmak üzere toplam 20 mağaza açmayı hedefliyoruz. Satış hacmi noktasında yüzde 50- 60 oranında büyümeyi planlıyoruz. Yerli perakende markalarının mevcut durumunu ve geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sektör temsilcilerinin bir araya gelmesi, dertlerini, sıkıntılarını paylaşmaları, birbirlerine yardımcı olmaları kenetlenme açısından PERDER gibi çalışmaları çok anlamlı buluyorum. Günümüzde çok şey var ve her şeyden çok var. Kalabalıklar içinde yalnızlar ordusu. Birlik şuuru sektör katılımcılarını yalnızlıktan kurtaracak kendilerini bir çok farklı platformda temsil yeteneğini geliştirecek ve güçlü kılacaktır.Son yirmi yıla kadar Francis Bacon un dediği gibi bilgi gücün kaynağıydı, fakat özellikle son on yıldır Antony Robbins ve meslektaşlarının dediği gibi internetin yayılmasıyla bilgi her yere yayıldı artık eylem gücün kaynağıdır oldu. Çünkü artık bilgilere internet sayesinde hemen herkesin ulaşması mümkün. Küçük bir zincirle, ulusal zincir arasında temel konularda artık çok büyük fark göremiyorsunuz. Ekipman aynı, malzeme aynı, personel aynı. Sır eylemde. Aristo ise mükemmellik bir eylem değil bir davranıştır diyerek konuyu istikrara yönlendirerek farklı bir boyut kazandırıyor. Bizler, bilge kişi bilmediğini bilen kişidir diyen Sokrata kulak veriyor, sektörde yanımızdaki bakkaldan, manavdan, pazardan, öğrenciden öğrenecek çok şey olduğuna inanıyor, istikrarlı bir şekilde hedeflerimize odaklanmanın eylemin hepimizi başarıya götüreceğine inanıyoruz. Yerli zincirler dediğiniz gibi eylemde hızlı, başarılı ve büyük şirketlere göre daha esnek. Yine de büyüklerin çok güçlü sermaye yapıları var. Bu sermayenin karşısında esneklik ve çeviklik nereye kadar başarılı olacak sizce?Carrefour , Wall Mart , Migros gibi yerli yada ulusal bir çok perakendecinin yıllık raporlarına baktığınızda kârlılık seviyesinin yüzde 5in altında olduğunu görüyoruz. Hacim ölçekli rekabeti düşündüğünüzde, ulusal zincirlerin ürün maliyetinin bizlerden yüzde 5 oranında daha aşağı olduğu eşyanın tabiatı gereği biliniyor. Bu durumda yerli zincirlerden yüzde 5 aşağı mal edip, yüzde 5ten aşağı da net kârla satarlarsa bizlerin rekabet gücü tabi ki kalmıyor. Bu şartlar altında ayakta durabiliyor ve ilerleyebiliyorsak bunun tek sebebi; işimizin ve müşterimizin aşığı olmamız ve tedarikçilerimizin desteğidir. Buradan sizler aracılığınızla bizlere teveccüh eden, işimize katkıda bulunan müşterilerimize, tedarikçilerimize, çalışanlarımıza ve tüm dostlarımıza ve sizlere teşekkür ediyoruz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive