Seher Market yurt dışına açılacak

1997 yılında İstanbul Esenyurt’ta açılan ilk hipermarket olan Seher Hipermarketleri, bugün 6 şubesiyle yoluna devam ediyor. 2016 yılına kadar Esenyurt dışında 2 şube daha açmayı planladıklarını anlatan Seher Hipermarketleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sıddık Güzeldere, bazı araştırmalar yaptıklarını, rekabeti az olan bir bölge keşfeder etmez yurt dışına açılacaklarını söyledi

Eklenme Tarihi : 17 Ekim 2014 Cuma
seher-market-yurt-disina-acilacak

Onur KAYA, Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU

Seher Market işe nereden başladı, yolunu nasıl çizdi?
1964 Bitlis doğumluyum. 1983’ten bu yana gıda sektöründeyiz. İşe ilk olarak Bitlis’te küçük bir bakkal ile başladık. 6 yıl bu işi yaptık. 1990-1997 yılları arasında bakkal ve küçük ölçekli marketler ile çalıştık. 1997 yılında ise, Okmeydanı’nda hipermarket çalışmalarına başladık. O yıllarda ortaklık yapımız vardı. Bu yapı sebebiyle bölünmeler gerçekleşti. 1997’den bu yana Esenyurt’ta devam ediyoruz. Şu an 6 şubemiz mevcut. Yaklaşık 200 çalışanımız var. Para kazanmaktan önce gelen bazı değerlerimiz var. Yaptığımız iyi-kötü her şeyin karşılığını bulacağımıza inanıyoruz. Bu kırmızı çizgiyle yolumuzu sürdürüyoruz. İşletmeyi kurduğumuz ilk günden beri evimize götürüp ailemize yediremeyeceğimiz hiçbir şeyi satmıyoruz. Çalışanlarımıza da müşterilerimize olduğu gibi büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. Hiçbir zaman kısa vadeli düşünmedik. 2009 yılında bize yakın bir mevkide rakip firma kuruldu. Fakat beklenenin aksine satışlarımız arttı. Biz Esenyurt’un ilk hipermarketiyiz. O günden beri müşterilerimize ve çalışanlarımıza verdiğimiz değer bizi rakip firmalardan bir adım öne çıkarıyor. Ayrıca rakibimizin olmadığı o günlerden beri karşımızda büyük bir rakip varmışçasına hareket edip, eksikliklerimizi kapatma yönünde çalışmalar yaptık, müşterilerimizin sadakatini de bu şekilde kazandık. Müşterilerimizde ‘Bizim’ Seher Market algısını oluşturmayı başardık.

Bu algıyı nasıl oluşturdunuz peki, püf noktası nedir?
Sektörümüzde güvenilir olmanın püf noktası kasa ve raf arasında fiyat farkının olmaması. Geçmişte biz de bu sorunu yaşadık fakat müşterilerimizden gelen eleştiriler sonucunda bu problemi ortadan kaldırdık. Biz en iyi reklamın marketlerimizden memnun ayrılan müşteriler olduğuna inanıyoruz. Bunu sağlamak için bir yıldır personele ciddi bir prim uygulaması gerçekleştiriyoruz. Biz sıfır hatayı hedefledik. Alışverişlerinden sonra müşterilerin fişlerini kontol etmeleri en büyük hakları fakat biz müşterilerin buna gerek duymayacakları şekilde, hatasız hizmet sunmak istiyoruz ve çalışmalarımızı buna yönelik gerçekleştiriyoruz. Müşterilerden gelen geribildirimlere bakınca kalite, çeşitlilik ve hizmet açısından iyi noktada olduğumuzu düşünüyorum. Sayısal çoğunluğa değil niteliğe inanıyoruz. O yüzden mağazalarımızın sürekli sayısını artırmak yerine var olan mağazalarımızı nasıl daha nitelikli hale getirebileceğimiz üzerine çalışıyoruz. Günümüz dünyasında teknoloji her geçen gün gelişiyor. Biz de sürekli yenilenen dünyaya ayak uydurmaya çalışıyoruz. En son 22000 ISO 2009 ISO belgelerini aldık. Personelimize bununla ilgili kalite eğitimleri veriyoruz.

Sürdürülebilir bir başarı yakalamak için neler yapıyorsunuz? Müşteri memnuniyetini nasıl ölçüyorsunuz?
Bu gibi ölçümleri kantitatif olarak ifade etmek oldukça zor. Müşterilerimizin memnuniyetini ve bizi tercih etmelerini bunun bir ölçümü olarak görüyoruz. Ayrıca markamızın tanınabilirliğini ve müşteri memnuniyetini ölçmek için bölge halkına anketler uyguluyoruz. Mağazalarımızda şikâyet kutularımız var. Bu kutulardaki şikâyetleri değerlendiriyoruz. İnternet sitemizin de şikâyet bölümü bulunuyor. Buradan gelen şikâyet ve öneriler arkadaşlarımız tarafından düzenli olarak alınıyor ve iyileştirmelerimizi buna göre yapıyoruz.

Çalışanlarına kariyer planı sunuyor

Sektörde yaşadığınız en büyük sıkıntı nedir?
Günümüzde en büyük problemimiz kalifiye eleman bulmanın zorluğu. Bu konuda çok ciddi bir sıkıntı yaşıyoruz. 17 yıldır bu işin içindeyiz. Burası çoğu çalışanımız için bir okul niteliği taşıyor. Çünkü elemanlarımızın çoğu buraya hiçbir şey bilmeden geldi. Şu anda ise çoğu bu sektörde iyi konumlara yükseldi.

Bununla ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Marketçilik son 20 yıldır Türkiye’de olmasına karşın çok büyük bir sektör haline geldi. Marketler çok fazla insana istihdam sağlıyor. Gayretli çalışan insanın bu çalışmalarının karşılığını alabileceği, çalışanına karşı vefalı bir sektör aynı zamanda marketçilik… Fakat sektör ülkemizde bir altyapıya sahip değil. Altyapının yokluğu gibi dev bir problemin karşısında İşkur’un, halk eğitim merkezlerinin vermiş olduğu eğitimler çok küçük kalıyor. Biz işe alımlarda teşvik etmek amacıyla adaylara bir kariyer planı sunuyoruz. Çünkü çalışanlar marketçilik sektöründe birçok sektörde ulaşamayacakları bir hızda yükseliyor. Bunun için gösterebileceğimiz bünyemizde hala çalışmaya devam eden örneklerimiz var.

Dışarıdan danışmanlık firmalarından eğitim hizmeti alıyor musunuz?
Bize bir şey katabilir umuduyla ciddi paralar vererek, kurumsallaşma adına çalışmalar yaptığımız senelerde birkaç kez danışmanlık firmasıyla çalıştık fakat danışmanlık şirketlerinin teorik bilgileriyle gerçek dünyanın şartlarının uyuşmadığını fark ettik. Daha sonra bazı arkadaşlarımızın akademik bilgilerinden faydalanarak, hijyenden beşeri ilişkilere kadar olan eğitimleri kendimiz bölüme göre vermeye başladık. Düzenli olarak eğitim seminerleri uygulamaya devam ediyoruz. Bu çalışmalara başladıktan sonra karlılığımızın arttığını gözlemledik.

“Kolektif hareket edemiyoruz”

Peki, sizce sektörün geleceği için firmalar eğitimlerini kendilerine özel mi hazırlamalı yoksa tecrübeler danışmanlık şirketlerine aktarılarak, onların realiteyi keşfetmeleri mi sağlanmalı?
Ülkemizde arz-talep dengesi yol olmuş durumda. Her köşe başında market görebiliyorsunuz. Talep edilenden çok fazlası mevcut... Bu da rekabeti getiriyor. Sektörde şu an sadece fiyat bazlı rekabet var. Fakat bu rekabet kalite ve hizmette de olmuş olsaydı, sektöre bir değer katmış olurdu. Türkiye’de yaşam standardı her geçen gün yükseliyor. Eskiden araçla gelen müşteri sayısı yüzde 10’ken şu an yüzde 40’a ulaşmış durumda. Hal böyle olunca bize de bu yüzde 40’lık müşterinin araç park sorununu çözmek düşüyor. Fakat rekabet sadece fiyat bazlı olduğundan büyük çaplı yatırımlar gerçekleştirmek zorlaşıyor. PERDER üyesiyiz fakat Türkiye’de kolektif hareket edememe gibi bir sorun mevcut. Biz yerel marketler birlikte hareket etmeyip birbirimizle rekabet ediyoruz. Durum böyle olunca da ulusal marketler daha hızlı büyüyor ve bizler için daha büyük tehlike haline geliyorlar. Toplantılarda herkes birleşme fikrine sıcak bakıyor fakat sonrasında bu gerçekleşmiyor. Ben birleşmenin önündeki en büyük engelin insanların sayısal çoğunluğa çok önem vermesi olduğunu düşünüyorum. Biz ekonomik olarak güçlü olmayan bir bölgede kuruluyuz fakat diğer bölgelerdeki arkadaşlarımızla konuştuğumuz zaman onların da kira yüksekliği, kalifiye eleman bulamama gibi bizimle ortak problemlere sahip olduklarını görüyoruz. Bu sorunların üstesinden ancak birlikte hareket ederek gelebiliriz. Umarım çok geç olmadan harekete geçeriz. Türk insanı girişkenlik açısından devletten birkaç adım önde. Devlet bir takım bürokrasiyle insanların ayağına pranga vurmazsa insanların önü çok açık. Engeller olmazsa ben kendi ürünlerimizin uluslararası pazarda çok iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Burada market servisleri belli bir güzergâhın dışına çıkamıyor. Fakat bizim marketimizi yaşlı, engelli müşterilerimiz ziyaret ediyor. Bu sebeple güzergâh dışına müşteri götürdüğümüz için çok ciddi cezalar aldık. Yaşlı ve engelli müşterilerimizi gidecekleri yerlere kadar bırakamadıktan sonra market servislerinin ne anlamı var? Bazı art niyetli insanlar bu gibi olanakları kötüye kullanıyor. Ücretsiz servis adı altında taşımacılık yapıyorlar. Ama 3-5 kişi bunu yaptı diye bu kadar insan cezalandırılmamalı. Bunun takibini onların yapması gerek. Yabancı ülkelerde bizim sektör çok farklı işliyor. Açılan mağazalar sonuçta istihdam sağlıyor. Avrupa ülkeleri yatırımcılara çalıştıracakları kişi başına belli bir teşvik primi veriyor. Bu para da mağazanın açılmasına çok büyük katkı sağlayan miktarlar oluyor.

Gelecekteki hedefleriniz neler?
Mağaza sayımızı artırmak için mağaza açmıyoruz. Her zaman verimi göz önünde bulunduruyoruz. Yurt dışında bazı araştırmalarımız var. Rekabeti az olan bir bölge keşfedersek, hemen bugün yurt dışına açılmayı düşünüyoruz. Yakın gelecekte 2 şube daha açma planımız var. Planlarımıza göre 2 yıl sonra şube sayımız 8 olacak. Bu marketleri başka bölgelerde açacağız. Esenyurt’un dışına açılmayı planlıyoruz. Çünkü biz Esenyurt’ta A kalite mağazacılık yapıyoruz. Diğer bölgelerde de aynı kalitede devam edeceğiz.

Firmanın Diğer Haberleri

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive