Özkuruşlar Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kuruş

İstanbul Anadolu Yakasında uzun süredir istikrarlı bir büyüme grafiği sergileyen, mağazalarını 9 farklı semte yayan Özkuruşlar, yakında 10uncu şubesini açacak. Yerli perakende markalarının başarılı temsilcilerinden biri olan firmanın dünü, bugünü ve geleceğini Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kuruş ile konuştuk
ozkuruslar-yonetim-kurulu-baskani-umit-kurus Eklenme Tarihi : 30 Mayıs 2008 Cuma

Yatırıma Gücümüz Var Ama İstanbulda Yer Yok Emre Durdu Perakendecilik mesleğini seçmeye nasıl karar verdiniz? Özkuruşlar markası nasıl oluştu?Baba mesleğimiz manifaturacılık. Ticaretin içinde bir aileyiz. 23 yıl önce Ağrıda bakkallık yaparak perakende alım satıma başladık. 1987de İstanbula gelip Ramide toptancılık işine başladık. Aynı dönemde toptancılık ile birlikte perakende satışın daha verimli olacağını düşünüp Maltepede 60 65 metrekarede ufak bir market açtık. İşimizi severek yaptığımız için zamanla kendimizi geliştirdik. Bugün 10 farklı semtte, 11 şubeye ulaştık. Mağaza alanlarınız da oldukça büyük, gördüğüm ve bildiğim kadarıyla...Evet, örneğin Üsküdar tek başına 2 bin 700 metrekare. Mağazalarımız genelde bin metrekareden büyük. Bize uyan yapı bu oldu, bu şekilde büyüdük. Mağazalarınızın hepsi Anadolu Yakasında mı?Evet, ilk şubemiz ve merkezimiz bu yakada olduğu için öyle oldu. Avrupa Yakasına hiç geçmemek gibi katı bir tutum içinde değiliz ancak hem Avrupa Yakasında bizim metrekaremize uyacak yer bulmak daha zor, hem de lojistik olarak o yakayı denetlemek ve kontrol etmek daha zor. Ancak uygun yer bulursak niye olmasın... Türkiyedeki yatırım ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz son zamanlarda?Biz yatırımlarımızda çok acele etmeyen bir yapıdayız. Uzun süredir sektörde olmamıza karşın mağaza sayımız oldukça kontrollü ve yavaş arttı. Bunda Türkiyedeki yatırım ortamından çok bizim kendi tercihlerimiz etkili oldu. Ancak genel olarak yatırım ortamını değerlendirdiğimde de işlerin eskisi kadar kolay olmadığını söyleyebilirim. Kiralar, elektrik başta olmak üzere faturalar, vergiler ve diğer giderler çok arttı. Kâr marjları çok düştü. Yatırım yapabilecek finansmanımız gücümüz var ancak yatırım yapabilecek uygun yer bulmak çok zor. Az önce saydığım nedenlerden dolayı yatırımı çok dikkatli yapmak gerekiyor. Hızlı tüketimde, özellikle de pirinçte yaşanan sıkıntıları takip ediyorsunuzdur. Sizi nasıl etkiledi?Hiç etkilenmedik desek yalan olur. Tabi ki etkilendik ama ortada çok karamsar bir tablo da yok. Bu global bir gündem, dünyanın her yerinde bir gıda sıkıntısı var. Kaynaklarımızı dünya olarak hoyratça kullandığımız için şimdi sıkıntı yaşıyoruz. Tabi ki artık ülkeler birbirine o kadar bağlandı ki dünyanın bir yerinde üretimde yaşanan sıkıntı, geliyor burada bizi zorluyor. Giderleri azaltmak adına meslek örgütlerinin çalışmaları var. Bunlara nasıl bakıyorsunuz?Umarım başarılı olur. Yerel ölçekte perakendeciler için verimsiz, kâr etmeyen, en azından kendini kurtarmayan mağazayı ayakta tutmaya çalışmak, iş yapmasını beklemek, şu andaki rekabet şartları içinde artık çok zor. Özellikle belirli maliyetleri düşürmek adına devletin de girişimcilere yardımcı olması gerektiğini düşünüyorum. Personelin kalıcı ve kalifiye olmaması en önemli sorunlardan biri. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?Yapılabilecek her şeyi yapıyoruz. Kendimiz toplantılar düzenliyoruz, dışarıdan eğitim alıyoruz. Ancak sadece markaların birşey yapması ile ilgili bir durum değil. Hızla büyüyen sektörde o kadar fazla yetişmiş eleman ihtiyacı var ki bu çalışanlar tarafından da suistimal ediliyor. Örneğin biz birini alıyoruz, manav reyonuna yetişmesi için koyuyoruz. Tecrübeli arkadaşın yanında 2 ay duruyor. Sonra başka bir markete gidip, ben manavım diyerek işe başlıyor. Hepimiz iyi manav, iyi şarküterici, iyi fırıncı aradığımız için geleni hemen alıyoruz. Son dönemde gündemde olan satın alma ya da birleşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?Şu ortamda ya büyümek ya da iyice küçülmek gerekiyor. Arada kalıp durmak iyi değil. Yerel zincirlerdeki birleşme çalışmalarını bu açıdan takdirle karşılamak gerekli. Hemen iyi sonuç çıkmayabilir, her birleşmede olduğu gibi ilk zamanlarda sancılı bir süre geçirilebilir. Ancak sonuçta tüm taraflar için daha güçlü, daha önemli bir yapı ortaya çıkacaktır. Bu açıdan birleşme çalışmalarını olumlu değerlendiriyorum. Sonucun başarılı olmasını temenni ediyorum. Sizce yerel zincirleri etkileyen en önemli gelişmeler nedir son dönemde?Alışveriş merkezlerinde müthiş bir artış var. Herhangi bir bölgeye açılan alışveriş merkezi beraberinde ya Carrefour ya da Migrosu getiriyor. Oradaki esnafı etkilediği gibi yerel marketleri de çok kötü etkiliyor. İstanbulun bu şekilde devam ettiği ve tedbir alınmadığı takdirde, yakın zamanda alışveriş merkezi çöplüğüne dönüşeceğini düşünüyorum. Yasa Tasarısı buna bir çözüm sağlar mı?Açıkçası o konuda karamsarım. Ben, o yasanın çıkmasına izin vereceklerini sanmıyorum, çıkmaması yönünde uğraşanların etkisi çok fazla çünkü... Yasadan önce kendi içimizdeki dayanışmayı tam olarak sağlamalıyız. Yerel zincirler birbirinin yakınına mağaza açmamalı. Zaten büyük mağazalardan geriye kalan pasta çok küçüldü. Onu da birbirinin yakınına mağaza açarak iyice verimsiz hale getirmenin anlamı yok. 2008 yılı hedeflerini konuşarak bitirelim isterseniz... Var mı yakında bir açılış?Açılış olabilir. Dediğim gibi bu konuda bir finansman sıkıntımız yok ancak uygun yer bulabilirsek. Bizim için 2008in en önemli gündemi, yeni hizmete girecek depomuz olacak. Şu anda en büyük eksiğimiz büyük ve iyi imkanlara sahip bir merkez depomuzun olmaması. Bu yıl içinde açacağımız yeni depomuzla bu sorunumuzu çözeceğiz. Ayrıca bir müşteri kartı çalışmamız var. Bunun altyapısını sağlamak adına çalışmalarımızı başlattık. Yakın tarih içinde müşterilerimizle bu hizmeti buluşturacağız.

Firmanın Diğer Haberleri

Firma Haberleri

Tümü
  • STRATUSSTRATUS
    Akıllı cep telefonunu güvenle kullanmanın 8 yolu
  • VIALANDVIALAND
    Vialand 3 milyon kişiyi ağırladı
  • TCHIBOTCHIBO
    Türkiye, Tchibo’yu sevdi