Hadim Pazarlama ve Yönetim Danışmanı Necmettin Kuru

Yerel perakendede ayrı bir kulvar açan, bilgiye güvene ve paylaşıma önem veren Hadim Grubu, 18 mağazası ve sağlam alt yapısı ile geleceğini güvenle kuruyor. Dinamik yapısını İnegöl dışına da taşıyan Hadimin 2009 projelerini Pazarlama ve Yönetim Danışmanı Necmettin Kuru ile konuştuk

Eklenme Tarihi : 01 Temmuz 2009 Çarşamba
hadim-pazarlama-ve-yonetim-danismani-necmettin-kuru
Elif GÖRGÜN KAPLAN 2007 yılında PEBEV ile başlayan çalışmanız sonucu bir atılım gerçekleştirdiniz. Süper Bakkal konseptinin özellikleri neler? Bu anlayıştan sonra Hadim mağazalarında ne tür değişiklikler yaşandı? 2007 yılında Hadim ile tanışmama Okan Aras ve PEBEV vesile oldu. Hadim 1999 yılından 2007ye kadar 4 şubeliydi. Bilgi işlem ve programla alakalı yatırımlar ve atılım kararlarının verildiği dönemde Hadim ile tanıştım. Bu dönemde sektörün orta ölçekli marketler yönünde geliştiğini ve bu alanda boşluk olduğunu tespit ettik. İnegöl, yapısı itibarıyla Türkiyenin en büyük ilçesi. Yaklaşık 250 binin üzerinde nüfusa sahip. 4 şube ile faaliyet gösterilmesi tatmin edici bir piyasa payına ulaşmamızı engelliyordu. İnegöl ve çevre ilçelerde büyüme politikası izledik. 2008 yılı başında yaptığımız basın toplantısında da 4 şubeden 20 şubeye çıkacağımıza ilişkin hedef koyduk. 2008 yılını 18 şube ile kapattık. Bu arada İnegölde faaliyet gösteren 4 şubeli Enbol Marketlerin 2 şubesini devraldık. Diğer 2 şubenin ruhsatları ile ilgili sorunları vardı. 2008de 4 yerine 2 şubeyi aldığımız için hedefimizi yüzde 90 oranında gerçekleştirmiş olduk. Bu dönemde Hadim olarak iki konseptte mağaza açmaya karar verdik. İlk açılan 4 şube AVM formatındaydı. Büyüklükleri 400-600 metrekare arasındaydı. 3 kasa ile hizmet veriyordu. Daha sonra açılan şubeleri İnegölün dağınık yapısına göre konumlandırdık. Mahalle aralarında insanların günlük alışverişlerini yapabilecekleri konseptte hazırladık. Daha çok 150-250 metrekarede 1 ya da 2 kasa, 4-5 personelle hizmet veren mağazalar oluşturduk. Ürün çeşidini de 2 bin 500-3 bin ile sınırladık. 18 şubeden 13ü Süper Bakkal konseptinde hizmet veriyor. Bunun şu faydası oldu: İnegöl rekabete açık bir ilçe. Bu dönemde İnegölde farklı indirim marketleri ve yerel zincirler birçok mağaza açtı. Bizim de bu dönemde atak davranarak mağaza açmamız, genel pastadan pay almamızı sağladığı gibi cirolarımızı da korudu. Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanlar alışveriş yerlerinin evine ya da iş yerine yakın olmasını önemsiyor. Biz de hem bu araştırma sonucuna hem de İnegölün yapısına uygun olmasından dolayı insanların ayağına hizmet götüren bir çalışma sergiledik. Bu yaklaşım İnegöl pastasındaki payımızı büyüttü. Hatta, meslektaşlarımızın pastasından pay aldık.Hadim bildiğim kadarıyla hizmet eden anlamına geliyor. Hizmet anlayışınızın temel unsurları neler?Hadimin kuruluşundan beri benimsediği temel prensip; insan odaklılık. Hadimin kelime anlamı da hizmet eden. İlk günden beri bu felsefeyi koruyan bir şirket Hadim. Perakende sektöründe en önemli husus, insana verilen değer, hizmetin kaliteli ve sürdürülebilir olması, müşteri şikayetlerinin çözülmesi... Müşteri şikayetlerinin olmaması, o şirketin çok iyi çalıştığı anlamına gelmiyor. Biz bunun tam tersini düşünüyoruz. Bizim felsefemiz, müşteri şikayeti olsun, ama biz o şikayetleri çözelim. Temeli insan olan bu çalışmaların sonuçlarını yakın dönemde çok net bir şekilde almış olduk. 2008 yılında İnegöldeki iki tüketici derneğinden de Tüketici Dostu ödülünü aldık. 2007 yılında belediyenin yaptığı çalışmada hiç müşteri şikayeti olmayan market unvanını kazandık. İki yıl üst üste aldığımız bu ödüller yaptığımız çalışmaların müşteriler tarafından da benimsendiğini, takdir edildiğini gösterir nişaneler. En büyük ödül, bu takdirdir bizim için.Çalışanlarınıza yönelik eğitim programları aldınız. Eğitimli çalışan konusunda hedeflenen hep en üst seviyedir. Hedefinizin ne kadarına ulaştınız?Hadim, kurumsallaşma çalışmaları ile büyümeyi birlikte yürüten bir şirket. Benim başladığım dönemde 4 şube vardı. Merkez depo ile birlikte toplam çalışan sayısı 80 kişiydi. 2008 sonunda 18 şubeye ulaştığımızda personel sayımız da 230a yükseldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının 2007 yılında yaptığı araştırmada, En çok istihdam sağlayan ilk 10 içinde yer aldık. Sektörün de ihtiyaç duyduğu kalifiye çalışan konusundaki eksikliği gördüğümüz için mevcut şubelerdeki çalışanlarımızı yönetici olarak yetiştirdik. Aramıza yeni katılan çalışanları da oryantasyon ve eğitim çalışmaları ile kalifiye personel haline getirmeyi hedefleyen bir program kurduk. Bu noktada ben de bizzat eğitimlere girdim. Aynı zamanda insan kaynakları yönetimimizi de yapan psikolog danışmanımız da eğitimler veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Halk Eğitim Merkezi ile Müşteri Memnuniyeti konulu sertifikalı kurslar düzenledik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, İŞKURa bağlı çalışan firmalarla Çıraklık Eğitim Merkezi kurslarını hayata geçirdik. 20nin üzerinde personelimizi uluslararası geçerliliği olan sertifikalı kursa dahil ettik. 1 yıl boyunca cuma günleri bu çalışanlarımız Çıraklık Eğitim Merkezinden gelen uzmanlardan eğitim aldı. Eğitim bu ay bitiyor. Dünyanın her yerinde geçerliliği olan bir sertifika bu. Marmara Bölgesinde perakende sektöründe bu yönde ilk çalışmayı yaptığımızı da rahatlıkla söyleyebilirim. Yıllık eğitim planlaması çerçevesinde mağaza müdürlerine ayrı, çalışanlara ayrı eğitim veriyoruz. Kişiye özel eğitime odaklandık. Ayda 12, yılda 150 saat eğitim vermiş oluyoruz. Türkiye ortalamasının kat kat üstünde olduğumuzu düşünüyorum. Bunun çok faydasını gördük.Kurumsallaşma yolunda organizasyon yapınızda da önemli değişiklikler yaptınız. Nasıl bir yol izlediniz? Şimdiki şema hakkında bilgi verir misiniz?Şirketimizin 2007 yılında başlattığı atılımı ikiye ayırırsak; büyüme ile ilgili bir strateji söz konusuydu. Bir de şirketin mevcut yapısı ve organizasyon şeması ile ilgili çalışmalar oldu. Şirketin 4 şubeli yapısında satın alma, lojistik ve finans birimi vardı. Onun dışındaki birimler müdürlük seviyesinde konumlandırılmamıştı. Şirketin 80 personelden 230 personele çıkması, 4 olan şube sayısının 18e yükselmesi organizasyon şemamızda da bir takım çalışmalar yapma zorunluluğu getirdi. Öncelikli olarak satın alma birimini güçlendirdik. İki tane satın alma müdürünü dışarıdan getirdik. Mevcut arkadaşlarımızı satın almadan sorumlu genel müdür yardımcısı yaptık. Bu birimlere hizmet desteği verecek olan iki asistan belirledik. Finans ve lojistik bölümlerinin haricinde, bilgi işlem birimini müdürlük departmanı olarak organize ettik. Çünkü en önemli departmanlardan biri de bilgi işlem departmanı bizim için. Eskiden ticarette bir söz vardı: Üç şeye hakim olmayan ticarette başarılı olamaz. Üç şey; para, insan ve mal. Ben buna dördüncü olarak bilgiyi de ekliyorum. Perakende, çok hızlı değişen bir sektör. Bu yüzden bilgiye zamanında ulaşmak ve bunu paraya çevirmek çok önemli. Bu anlamda iki arkadaşımız buraya başladı. Bu arkadaşlarımızdan biri IT departmanında birim müdürü olarak görev yapıyor. Organizasyon, günlük işlerin takibi, program ile ilgili işlemler yapıyor. Bir başka arkadaşımız da yine yazılımcı olarak katıldı aramıza. O çalışanımız da Hadimin Prestij Kart projesinin yazılımını bizzat gerçekleştirdi. Yaklaşık 1,5 yıllık bir süreçte 30 binin üzerinde Prestij Kartlı müşteriye ulaştık. Bu kartla müşterileri tanımanın da ötesinde kişiye özel uygulamalar, puan karşılığı çekilişsiz kurasız hediye almalarını sağlayan sistemler geliştirdik. Bütün müşterilerimizin doğum günlerinde kendilerine mesaj atma uygulamaları sağlayan sistem kurduk. İnsan kaynaklarında iki bölümden oluşan yeni bir düzenlemeye gittik. Bir resmi kısım bir de personel işe alım süreci. Kariyer hedefleme ve performans değerleme sistemlerinin takip edildiği yapımız var. Bunu kendi içimizde psikolog danışman olarak çalışan Yılmaz Gürkan ile yürüttük. Aynı zamanda kendisi insan kaynakları koordinatörümüz. Psikolog olması bize ayrı bir avantaj sağlıyor. Bu arada iş tanımları, işe alım kriterleri belirlendi. İş süreçleri yazıldı. Verilen ilanlarda hangi kriterlerde çalışan alınacağının çerçevesi çizilmiş oldu. Kariyer.net ile anlaştıktan sonra müracaat anlamında ciddi mesafe kat ettik. Kriterlere uygun adayları çağırıp, yedi testten geçiriyoruz. Yapacağı işin özelliğine göre o test sonuçlarında başarılı olanları mülakata alıyoruz. Mülakat sonucunda başarılı olanları ise işe başlatıyoruz. Bu uygulamalar çalışan sirkülasyonunu azalttı. Perakendedeki en büyük sıkıntılardan biri bu zaten. Çünkü bir müddet sonra aldığınız personel işten tatmin olmuyorsa sizi bırakıyor ve sizin harcadığınız emek de boşa gidiyor. Ayrıca satın alma ile satışı ayırdık. Satış pazarlama müdürlüğünü birim olarak Mart ayında kurduk. Mart ayından itibaren firmalarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde satış pazarlama ile aktiviteleri bu birimimiz yönetiyor. 2008 yılı başında kurum olarak yazılı kültüre geçiş yaptık. Mağaza yapısı olarak iki konseptimiz var: Süper Bakkal konsepti ve AVM konsepti. Her iki kospetle de ayrı bölge müdürü ilgileniyor. Onların altında mağaza müdürleri, mağaza müdürlerinin altında da gıdadan sorumlu yardımcı ve gıda dışından sorumlu bulunuyor.Kurumsallaşma ile birlikte müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalarınızda da ciddi bir yol aldınız mı? Yerellerin buradaki avantajı, ulusal firmalara göre daha esnek olmaları. En büyük sıkıntılardan biri müşteri şikayetlerinin takip edilmesi, bu şikayetlerin çözüme ulaştırılması. CRM projesinin de başlangıcı olan Hadim Prestij Kart projesi bizim için önemli. 30 bin aktif kullanıcı var. Bir ay boyunca alışveriş yapanları baz aldığımızda kart kullanım oranı yüzde 85. Ciromuzun yüzde 40ından daha fazlası Prestij Kart ile yapılan ciro. Üç ay önce Müşteri Hizmet Hattı kurduk.Web sayfamızı www.hadim.com.tr şeklinde aktif olarak faaliyete geçirdik. Mağazalarımıza koyduğumuz şikayet kutuları ile bize ulaşmalarını sağladık. Şikayet kutuları iki gün içinde mutlaka açılıyor. Şikayetler toplanıp merkezde değerlendiriliyor, üçüncü günün sonuna kadar şikayette bulunana dönüş yapılıyor. Müşteri hattımız günde 70-80 kişi tarafından aranıyor. Bu aramaların çoğunluğu Prestij Kart puan sorgulama için kullanılıyor. Web sayfamıza da en çok puan sorgulama için giriş yapıldığını gözlemliyoruz. Eğitim programlarımızdan sonra personel davranışı ile ilgili şikayetlerde büyük bir azalma tespit ettik. Müşteri memnuniyetini de iç müşteri-dış müşteri diye ayırıyoruz. Çalışanlar da bizim müşterimiz. İç müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalarda SWOT analizlerinden çıkan verilerden hareket ettik. İklimlendirme konuları, mağazalardaki düzenlemeler, personelin giyimi ve sosyal hakları ile ilgili çok hızlı dönüşüm gerçekleştirdik. 2008 yılında mağazalarımızı tabelasından raflarına, tavan-taban döşemelerine kadar değiştirdik.Her personelimizin evine doğum günlerinde pasta gönderiyoruz. Ödül olarak gezilere gönderiyoruz. Toplantılar, moral geceleri düzenliyoruz. Hadim olarak ne tür kampanyalar yapıyorsunuz? Bu girişimlerinizin sağladığı faydayı nasıl ölçüyorsunuz?Hadim hiç insert basmıyordu. 2008 yılında ayda iki kere insert çıkarmaya başladık. Sonra daha farklı bir şey yapmak istedik. Çünkü insert iki gün sonra atılıyor. Kendimizi müşterilerimize daha iyi anlatabilmek için 2008 Ağustos ayında Hadim Bülten çıkarmaya başladık. 16 sayfalı, içinde insert olan, çocuklara ve kadınlara yönelik yazıların ve bulmacaların olduğu, Hadimden haberler sayfasının da bulunduğu bir format haline getirdik. 25 bin adet bastırıyoruz. Çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Doğru iletişim kurduğumuzu ve kurumsal imajımıza büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. 9.90 TL formatlı bir kampanyamız vardı. 16-20 TLlik ürünleri kampanya boyunca 9.90 TLye sattık. Ne alırsan 1 TL çalışmamız oldu. Kasa önü satışımız çok ilgi gördü. İyi ve hemen herkese hitap edecek bir ürünü değerinin yüzde 40, yüzde 50 altında sattık. Ürünlerin bir yıllık satışını sadece üç günde yaptık. Bir örnek vermek gerekirse, 15 gün içinde sattığımız cips rakamı, toplam Türkiye pazarının üçte biri kadardı. Ürünler tır ile geldi. Çok ciddi bir satış yaptık. Prestij Kartlılara yaptığımız uygulamalar, direkt kasa önünde gerçekleştirdiğimiz yüzde 5, 7 ve 10luk indirimler var. Toplanan puan karşılığı hediye alma olanağı tanıyoruz. 2009 yılının Ocak ve Mart ayları arasında düzenlediğimiz kampanyada üç aylık dönemde 25 bin puan toplayana bulaşık veya çamaşır makinesi, 15 bin toplayana çekilişsiz kurasız televizyon verdik. Kitlesel pazarlamadan kişisel pazarlamaya geçiş yaptık. Bu arada 2009, Hadim Market Grubunun 10uncu kuruluş yılı. 10uncu yılımızda üç Renault Symbol araba veriyoruz. 10 çamaşır makinesi, 10 bulaşık makinesi, 10 laptop ve 100 bisiklet veriyoruz. 150 bin TL bütçe ile oluşturulan bir kampanya bu. Kampanyamız 2 Mayısta başladı, 9 Temmuza kadar devam edecek. Her 25 TLlik alışveriş yapan müşterimize bir çekiliş numarası verdik. Prestij Kart ile 69 gün boyunca her gün en çok alışverişi yapan müşterimize çekilişsiz kurasız cep telefonu verdik. 14 Haziranda İnegöl Belediyesi ile birlikte düzenlediğimiz Hadim Babalar Günü Uçurtma Şenliğimiz var. Bu organizasyona izinli personelimiz de katılacak. Bu hafta çalışan personelimiz için bir sonraki hafta yine piknik ve aynı etkinliği bir kez daha yapacağız.İnegöl dışına çıkarak Domaniç ve Yenişehirde de mağaza açtınız. Yıllardır süregelen anlayışı yıkmayı nasıl başardınız? Bu adımdan sonra Hadimde ne tür değişiklikler gözlemlediniz?Yerel firmalar için bulunduğu şehir dışında mağaza açmak bir kırılma noktasıdır. Bu anlamda biz de ilk tecrübemizi Kütahyanın Domaniç ilçesinde yaşadık. Yenişehire ikinci mağazamızı açtık. Üçüncü mağazamızı yine Yenişehirde açarak bu kırılımı sağlamış olduk. Domaniç ve Yenişehirde umduğumuzun üstünde ilgi ile karşılandık. Domaniçten İnegöle her ay alışveriş yapmak için gelen insanlar vardı. Bu ihtiyacı yerinde gidermiş olduk. Domaniç şubemiz, mağazalarımız arasında ilk 10a girdi. Yenişehirdeki iki mağazamız da büyük ilgi görüyor. Bu, açılımın ilk ayağı olmuş oldu. 2008deki atılımdan sonra ciddi bir büyüme sağladık. 2007de Hadim, sermayesinin 12 katı ciro yapıyordu. 2008 yılında sermayesinin 20 katı ciroya ulaştı. 2009 için hedefimiz; sermayesinin 25 katı büyüklüğe ulaşması. Bu dönemde kredi kullanmadık. Tamamen kendi öz sermayemizle yatırımlarımızı yaptık.Yeni projeleriniz var mı? Varsa Hadim yeni mağazaları için hangi il ya da ilçelere yatırım yapmayı düşünüyor?2009 yılında İnegölde ve Bursada ikişer mağaza açmayı düşünüyoruz. 2010-2011 için yine yakın çevrede Bozüyük, Eskişehir ve Kütahyada belki İznikte, Tavşanlıda yatırımlarımız olacak. Sayı vermeyi şu an doğru bulmuyorum. Daha önce de yaptığınız gibi satın alma yaparak büyümeyi düşünüyor musunuz?Özellikle ilçe noktalarında satın alma yapmayı düşünmüyoruz. Bursa, Eskişehir ve Kütahya gibi il bazındaki yatırımlarda uygun şartlar oluştuğunda satın alma yöntemini daha çok tercih edebiliriz.Küresel krizden perakende sektörü de etkilendi kuşkusuz. Siz nasıl etkilendiniz? Ne tür uygulamalar yaptınız?Krizin ABDden kaynaklanması ve 2008in son çeyreğinde başlaması bizim satışlarımızı ve hedeflerimizi ciddi anlamda etkilemedi. 2008 yılında hedeflerimizde yüzde 2,5lik bir sapma oldu. İyi bir satış hedefi yakaladık. 2007 yılına göre yüzde 53 büyüme gerçekleştirdiğimizi dikkate alırsak, yüzde 2,5 sapma hiçbir şey... Yüzde 97,5 hedefi yakaladık. 2009 yılında ise krizin reel sektöre yansımadığını düşünüyorum. Krizin reelden çok psikolojik boyutu var. Bursa otomotive, tekstile, mobilyaya dayalı emek-yoğun ağırlıklı sektörlerin bulunduğu nokta olduğu için krizden en çok etkilenen illerin başında geliyor. Hadim olarak krizden etkilenmediğimizi söyleyebilirim. Perakende en az etkilenen sektörlerden. Nielsenin yaptığı açıklamaya göre insanlar tatilden, beyaz eşyadan, giyimden kıstı; gıdadan çok fazla kısmadı. Pahalı ürünler yerine daha uygun fiyatlı ürünlere yönelim olabilir. Ama bir şekilde hayatını devam ettirmek için mutfak alışverişi devam ediyor. 2009 planlamamızı fiyat odaklıdan ziyade, verimlilik ve karlılık odaklı stratejiye doğru yönelttik. Şube açılışından ziyade mevcut şubelerin verimlileştirilmesi anlamında çalışma yaptık. Az önce bahsettiğim kampanya ve diğer uygulamalarla cirolarımızda düşüşten ziyade artış olduğunu söyleyebilirim. Aralıktan Ocaka geçişte yüzde 5lik, Ocaktan Şubata geçişte yüzde 3lük, Şubattan Marta geçişte yüzde 4lük bir yükselme yaşadık. Marttan Nisana geçişte ise aynı seviyede kaldık. Mayıstan itibaren de geçen Nisan ayına göre yüzde 20lik artış sağladık. Bu da kampanya dönemine denk geliyor. Çünkü bulunduğumuz bölge itibarıyla Mayıs ve Haziran aylarında ciro düşüşleri yaşanır. Biz bu dönemi kampanyalarla olumlu geçirdik.Özel markalı ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Özel markalı ürünlere kriz döneminde daha yoğun ilgi olduğu tezine yönelik düşüncenizi öğrenebilir miyiz?Hadimin izlediği çizgiden dolayı ciddi bir güvenilirliliği var. 2008deki atılımımızın müşteri gözünde algılaması nasıl diye merak ettik ve bir araştırma yaptırdık. Uludağ Üniversitesi öğretim üyelerinin 450 kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre Hadim, güvenilirlilik anlamında ve müşteri memnuniyeti konusunda ortalamanın çok üstünde. Biz de bu güveni uygun fiyat politikası ile birleştirip Hadim markalı ürünler yapmaya başladık. 65 adet Hadim markalı ürünümüz var. Kahve, süt tozu, yoğurt ve temizlik grubunda ürünlerimiz mevcut. Kağıt havlu ve peçete grubunda ciddi yatırımlarımız var. Mesela tuvalet kağıdı kategorisinde Hadim markalı ürünlerimiz toplamın yüzde 30unu oluşturuyor. Market markalı ürünlerin cirodaki oranı yüzde 8ler civarında. Şu anda yolun başındayız diye düşünüyorum. Bizim genel ciro içindeki market markalı ürünlerin payı yüzde 2ler civarında.Bu yıl Gazzeye bir yardım paketi gönderdiğinizi biliyorum. Sosyal sorumluluk çalışmalarına bakışınızı öğrenebilir miyiz?2008 yılında Hadimin ticari anlamda büyümesi ile birlikte, sosyal sorumluluk projelerine de katkıda bulunduk. Daha önce okullara ve derneklere yardım etmiştik. Hadim yönetimi bu yardımları reklam olur düşüncesi ile kamuoyu ile paylaşmıyordu. 2008 yılında hem çalışmalarımızın diğer firmalara örnek olması açısından hem de halkımızla paylaşmak için kendi bültenlerimizde duyurmaya, basınla paylaşmaya başladık. Filistin sıcak gündem maddesiyken, 20 bin TLlik yardım göndermeyi planlıyorduk. Biz buna müşterilerimizi de katmak istedik ve bir kampanya başlattık. Dedik ki; 20 gün boyunca yapılacak alışverişlerin bir kısmı karşılığında Filistine sizin adınıza yardım göndereceğiz. Cirosal anlamda ciddi katkı olmadı. Bizim amacımız zaten alışveriş yapan müşterimizin de bu projenin içinde olmasını sağlamaktı. 23 bin TL değerindeki bedeli, yani kampanya dönemindeki cironun yüzde biri kadar bir bedeli Filistine gönderdik. Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptığımız birçok proje oldu. Cumhurbaşkanımızın başlattığı Türkiye okuyor kampanyasında İnegöldeki liseler arası okuma yarışmasının tamamına sponsor olduk. Yerli malları haftasında okullarda verilen hediyelerin sponsorluğunu yaptık. İnegölde düzenlenen, 12 bin öğrenci ile yapılan SBS deneme imtihanlarına sponsor olduk. Okullarımızda sınav öncesi hazırlık, sınav kaygısı gibi konularda danışmanımız Yılmaz Gürkan, okullarda eğitimler, ailelere konferanslar verdi. Aile Hayatını Koruma Derneği ile aylık seminerler düzenledik. Okullara temizlik malzemesi ve giyim yardımlarında bulunduk. Belediyenin kurduğu Umut Eri Derneği aracılığı ile birçok aileye ulaştık. Ticaret her ne kadar kâr amacı gütse de belli bir büyüklüğe ulaşan şirketlerin sosyal sorumlulukla ilgili çalışmalar yapması gerektiğine inanıyorum. İş dışındaki ilgi alanlarınız neler?Genelde ailemle vakit geçirmeyi, doğa ile baş başa olmayı seviyorum. Zihin yorgunluğu yaratan, yoğun bir ortamda çalıştığım için bazen şehirden uzaklaşma ihtiyacı duyuyorum. Posta Gazetesinin yanı sıra buradaki yerel gazetelere makale yazıyorum. Perakende sektörü ile ilgili bir hedefim var. Yaşadığım tecrübeleri de içeren bir kitap yazmayı hedefliyorum. Bununla ilgili notlarımı derleyip toparlıyorum. Serbest Çağrışımİnsan: DeğerliWalmart : Yıkıcı GüçDiscount: İndirimPERDER: Doğru bir organizasyonFirmalar: İş ortağımızAVM : Alışverişin eğlenceye dönüştüğü mekanMarka: İtibarPrivate Label: Olmazsa olmazRekabet: YarışMarket Dergisi: Sektörün vazgeçilmeziBu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive