Fon Market Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Şimşek

Fon Market; adil, şeffaf ve özenli hizmet anlayışını yeni şubelerine de taşıyarak güçleniyor. Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Şimşek, mağazaları sorunlarıyla birlikte devralıyor olsalar da, dezavantajı avantaja çevirerek inorganik büyümeye devam edeceklerini söyledi

Eklenme Tarihi : 25 Kasım 2010 Perşembe
fon-market-yonetim-kurulu-baskani-ilhan-simsek
Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLUFon Market, perakende sektörüne hangi tarihte adım attı? Sektörün o yıllardaki durumunu da değerlendirerek şirketinizin gelişim sürecinden kısaca bahseder misiniz?Fon Market, perakende sektörüne ilk adımını 2001 yılında, kriz öncesi dönemde, Bağcılarda attı. Sektör, 1993 yılından sonra hızla gelişmeye ve büyümeye başlamıştı. Enflasyon yüzünden kârlılıkların çok yüksek olduğu, üreticilerin distribütörlük sistemine geçtiği bir dönemdi. Bu dönemi, üretici ve perakendecilerin iş yapma şekillerini değiştirmek zorunda kaldıkları ve günümüzün ticari kurallarının temellerinin atıldığı bir süreç olarak görebiliriz. Ara toptancılara mal verilmemesinden ötürü, bakkal sayısının çok fazla olması, üreticinin her bakkala lojistik sağlayacak alt yapısının olmaması gibi sebeplerle, bakkal kanadına mal akışı sağlamak için, perakende üzerinden, toptana mal satılmaya başlandı. Böyle olunca da perakende sektörü, hem ciro anlamında büyümeye başladı hem de toptancıların da girmek istediği bir sektör haline geldi. Bu gelişmelerle beraber, sektörde enflasyona bağlı, yüksek kârlılıkların olduğu dönem geride kaldı. Bu durumun sebebi de, ara toptancının direkt mal alamaması ve üreticinin fiyat geçmesinin daha kolay olmaya başlamasıydı. 2002 yılından sonra ise enflasyon kademeli olarak düşmeye başladı. Bu dönemin diğer bir avantajı da lokasyon bulmanın günümüze göre daha kolay ve ucuz olmasıydı.Şu anda Fon Marketin perakende sektöründeki yerini nasıl görüyorsunuz? Tüketicinin gözünde nasıl bir algı oluşturduğunuzu düşünüyorsunuz?Fon marketin perakende sektöründe farklı bir hedefi ve duruşu var. Perakende sektöründe bilgi-işlem alt yapısı, müşteri beklentileri gibi konularda tüm detayları düşünmüş ve mevcut mağazalarını maksimum potansiyele ulaştırmış şekilde, yavaş ama sağlıklı bir büyüme politikası izlemeyi amaçlıyoruz. Burada sektörün atladığı bir konunun olduğunu düşünüyorum. Büyümeler mevcut sermaye ve kârlılıklara paralel gitmiyor. Mevcut mağazalardaki potansiyeli yükseltmek, yeni mağaza açmaktan -yatırım ve işletme maliyeti anlamında- daha avantajlı. Bunu çok basit ve somut bir örnekle açarsam, mevcut bir mağazanın müşteri sayısını ve sepet ortalamasını yükseltmek için yeni demirbaş yatırımı yapmıyorsunuz, yeni eleman istihdam etmiyorsunuz, daha fazla kira ödemiyor, daha fazla elektrik tüketmiyorsunuz. Mağaza verimliliklerini artırmadan, gerçek maliyet hesabı yapmadan, sırtımızdaki kamburları (zarar eden mağazaları) düzeltmeden, kısacası ne yaptığımızı bilmeden mağaza açmamalıyız. Fon Market olarak, sektörde ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi biliyoruz. Sektörde uzun yıllar var olmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda müşterilerimizi anlamaya çalışıyoruz. Müşterilerimizin bizi nasıl algıladığını yılda iki defa mağazalarımızda anket yaparak net olarak ölçüyoruz. Sorularımızın biri, Fon Marketi tercih etme sebepleri. Ağustos ayındaki son anketimizden çıkan sonuç, yüzde 37 güven, yüzde 29 hijyen sebebiyle tercih edildiğimiz yönünde. Çıkan sonucun bizim istediğimiz yönde ve misyonumuza uygun olması sevindirici. Bu oranların elbette daha da yükselmesi gerekiyor. Bunun için hem mağaza standartlarının yükseltilmesi hem de eğitimli ve motivasyonu yüksek personel sayısının artırılması gerektiğinin bilincindeyiz. Bu yönde çalışmalarımız hızla devam ediyor.İnogranik büyümeye devam2009da 8 şube hedefinizi gerçekleştirip, geçtiğimiz Nisan ayında Yonca Grupa ait bir mağazayı bünyenize katmıştınız. Bundan sonra da inorganik büyümeyi mi hedefliyorsunuz?Günümüz şartlarında İstanbulda uygun lokasyon bulmak hem zor hem de bu yerlerin kira maliyetleri çok yüksek. Elbette uygun yerler bulduğumuzda yeni marketler açmak istiyoruz. İnorganik büyümenin bir dezavantajı, devralınan yerin, iyi yanlarının yanı sıra kötü yanlarının da size yansıması. Bu noktada, eğer sizden önceki perakendeci müşterisini üzmüşse bunun izlerini silmek çok kolay olmuyor. Ancak biz, bu dezavantajı da avantaja çevirmeye ve inorganik büyümeye devam edeceğiz.2010 yılı sonuna kadar kaç mağaza açacaksınız? Hedefleriniz neler?Yılsonuna kadar yeni bir mağaza daha açmayı hedefliyoruz. Bunun için arayışlarımız devam ediyor, bize uygun bir yer bulduğumuzda bu hedefimiz de gerçekleşmiş olacak.Peki, nerelerde büyüyeceksiniz? İstanbul dışına çıkmayı planlıyor musunuz?Şu anda İstanbul dışında da büyümek gibi bir hedefimiz yok. Perakendenin dışında, inşaat sektöründe de faaliyetlerimiz var. Yap-sat şeklinde konut projeleri yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte, inşaat sektöründe Özgül İnşaat olarak ticari projelere ağırlık verecek ve buradaki işlerimize eğileceğiz.Unlu mamullerde farklılaştıkPastane ve unlu mamul çeşitleri gibi bazı ürün guruplarını kendi tesislerinizde üretiyorsunuz sanırım?Evet, yaş pasta, kuru pasta, tatlı ve ekmek çeşitlerimizi kendi üretim tesislerimizde üretiyoruz. Üretime 2002 yılında başladık. Amacımız, hizmet reyonlarında müşterilerimize fark yaratmak istememizdi. Bunu yapabilmenin yolunun üretim yapmaktan geçtiğini biliyorduk çünkü bu şekilde ürün standardını biz belirleyebilecektik. Biz de bu amaç doğrultusunda, üretim yapmaya karar verdik. Elbette üretim yapmak zor bir iş... Fakat şunu söyleyebilirim ki, unlu mamul satışımız sektör ortalamasının çok üzerinde. Buradaki temel sebep de ürünlerimizdeki farklılık. Unlu mamul üretiminin yanında, Fonem markası ile kırmızı ve beyaz et üretimi de yapıyoruz. AB uyum yasaları çerçevesinde, tezgâhlarda açık ürün satmak yasaklandı. Biz de bu sebeple, alt yapımızı 2007 yılı itibarıyla oluşturup, üretim izin belgemizi aldık. Açık ürünlerin satılmaması tüketici sağlığı açısında çok önemli bir adım.Discount marketler hakkında değerlendirmenizi alabilir miyiz?Türkiyede discount mağazacılık anlayışı BİM ile başladı ve başarılı bir şekilde ilerledi. Bugün, dünya perakendesi içerisinde de adı geçen BİM gibi marketlerin yardımıyla, Türk tüketicisi de discount mağazacılığı benimsedi. Bunun bir sonucu olarak, bölgesel markalar da bu doğrultuda büyümeye başladı. Ben, bu pazardaki büyümenin devam edeceği kanaatindeyim.Yerellerin başarısı sürecekYerli perakende markalarının mevcut durumunu ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?Mevcut verilere baktığımızda yerel perakendenin hem metrekare bazında hem de verimlilik anlamında ciddi bir başarıya imza attığını görüyoruz. Ulusal markaların 2008-2010 yılları arası metrekare büyümeleri yüzde 52 iken, ciro büyümeleri yüzde 36 seviyesinde. Bu durum, ulusal zincirlerin mevcut mağazalarında ciddi bir ciro kaybı yaşandığını gösteriyor. Buna karşılık, yerel marketlerin hem metrekareleri hem de ciroları artış gösteriyor. Cadde mağazacılığında, yerellerin başarılarının her zaman devam edeceği düşüncesindeyim. Alışveriş merkezlerinde de yer aldığımız takdirde, tüketiciye daha iyi hizmet vereceğimize inanıyorum. Fakat alışveriş merkezi yatırımcıları bu duruma sıcak bakmıyor. Hesaplarımızın ölçülebilir olmasına ve altyapımızın güçlendirilmesine özen göstermemiz, bu şekilde etkin ve kalıcı bir büyüme sağlamamız gerekiyor.Çalışan sirkülâsyonu, perakende sektörünün kemikleşmiş sorunlarından biri... Bu sorun Fonda nasıl yaşanıyor? Bunun için çalışma yapıyor musunuz?Çok önemli bir konuya temas ettiniz. Başarı, ekip çalışmasından geçiyor. Siz ne kadar zeki ve güçlü olursanız olun, üstlenebileceğiniz sorumluluk bellidir. Marketlerde çalışan sirkülasyonu ne kadar az ise başarı da o kadar yüksek oluyor. Biz, 2008 yılından itibaren, hizmet reyonlarından başlayarak prim sistemine geçtik. Böylelikle hem çalışanlarımızın kazançlarını hem de şirket ciro ve kârlılığını yükseltmeyi amaçladık. Uygulanan sistemin ölçülebilir ve herkesçe anlaşılabilir olması gerekiyor. Verilerin şeffaf bir şekilde çalışanlarla paylaşılması da şart... Tüm şubelerimizdeki eleman sirkülasyonunu her ay, her bölüm için ayrı ayrı inceliyoruz. Böylelikle en fazla eleman sirkülasyonunun hangi bölümlerde olduğunu sebepleriyle beraber tespit edip, buna dönük çözümler arıyoruz. Mağaza müdürlerimizin prim sistemindeki bir kriter de eleman sirkülasyonu. Bununla beraber şirketimizdeki terfilerde, personellerimize ait aylık olarak tutulan karnelere bakılıyor ve sınav sistemi uygulanıyor. Bu durumu adalet anlayışımızın göstergesi olarak görüyoruz. Hak eden her çalışanımızın mutlaka yükseleceği bir sistem kurmayı amaçladık.2011de sosyal sorumluluk projelerimizle konuşulacağızKurumsallaşma ve sosyal sorumluluk bağlamında ne gibi çalışmalarınız var?Kurumsallaşma, uzun vadeli var olmanın olmazsa olmaz kurallarından biri. Bunun için şirketimizde ana felsefe, hak edenin hak ettiği yere gelmesi yönünde. Kurumsallaşma çalışmalarını yaparken, amatör ruhumuzu da korumaya gayret ediyoruz. Fonda çalışan bir personele ilk olarak, işe dair görev tanımları yazılı olarak verilir ve personel çalışacağı bölüme göre belli bir süre oryantasyon eğitimine tabi tutulur. Çok ortaklı bir şirketiz ama kurulduğumuz günden bu yana geliştirerek uyguladığımız bir anayasamız var. Uyguladığımız bu kuralları, adalet ve şeffaflık ilkesini temel alarak belirledik. Sosyal sorumluluk projelerimizden bahsetmem gerekirse, bu projeleri, toplumumuza ve ülkemize olan borcumuz olarak görüyorum. Bu bağlamda, bölgemizde okuyan öğrencilerimizi teşvik amacı ile onlara ödüller veriyoruz, yine bölgemizdeki yardıma muhtaç ailelere yardımlarda bulunmaya çalışıyoruz. Çocuk Esirgeme Kurumunda kalan çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, çeşitli bölgelerin ağaçlandırılması gibi çalışmalarımız da mevcut. 2011 yılında, Fon olarak, sosyal sorumluluk projelerimizle adımızdan söz ettireceğimizi söyleyebilirim.Biraz da sizi tanıyabilir miyiz? İş hayatınız nasıl başladı? İş dışında neler yapıyorsunuz? Neleri seviyor, nelerden hoşlanmıyorsunuz?1969 yılında, Sivasta dünyaya geldim. Eğitim hayatımı Sivasta tamamladıktan sonra, 1987 yılında İstanbula geldim. Askere gidene kadar bir tekstil firmasında çalıştım. Askerden döndükten sonra da aynı firmadaki işime devam ettim, bu dönem içerisinde aynı şirketin muhasebe departmanına geçmek amacıyla kurslara başladım. Sonrasında ise gıda sektöründe muhasebe ve satın alma departmanlarında bir müddet görev yaptım. Perakende sektöründeki yolculuğum ise bir bakkal dükkânı almamla başladı. Burada 1 yılı aşkın bir süre devam ettikten sonra tekrar tekstil sektörüne döndüm.1993 yılında ise perakende sektöründe yöneticiliğe başladım ve 2001 yılına kadar perakendenin farklı departmanlarında görev aldım. 2001 yılında ise kendi işimi kurdum. Perakende dışında inşaat sektöründe de faaliyetlerimiz var. Perakendedeki sıcak para avantajını daha iyi değerlendirmek adına kârımızın belli bir kısmını 2005 yılında inşat sektörüne aktardık. Buradaki faaliyetlerimiz de devam ediyor. Eğitim vermeyi, insanlara faydalı olmayı ve adalet anlayışı güçlü kişileri seviyorum. Seyahat etmek de en sevdiğim aktivitelerden birisi. Hoşlanmadığım şeylerin başında ise, ikiyüzlü insanlar geliyor.Şirket profili - Kuruluş tarihi: 19.05.2001- Şube sayısı: 9- Mağazaların bulunduğu bölgeler: İstanbul Anadolu ve Avrupa Yakası- En büyük mağaza ve metrekaresi: Kartal Uğurmumcu, bin 800 - En küçük mağaza ve metrekaresi: Merdivenköy, 400 - Ortalama mağaza metrekaresi: 675- Son açılan mağaza: Maltepe Gülsuyu- Toplam satış alanı: 6 bin 95 - Toplam depo alanı: 4 bin 575- Toplam kasa sayısı: 38- Çalışan sayısı: 245- Ürün çeşidi: 25 bin- Private label: Fonem grubu ürünler Detay- En çok ciro yapan mağaza: Kartal Uğurmumcu- Tüm mağazalar ortalama sepet cirosu: 14,5 TL- Müşteri profili: A, B, C, D- Müşteri sadakat kartı: Fon Kart- Sloganı: Tam hizmet- Web adresi: www.fongida.comİnsan kaynakları- Personel seçme kriterleri: Personel alırken şirket ihtiyaçlarını ve alınacak personelin kariyer hedeflerini bir noktada kesiştirmeye çalışıyoruz. - Çalışan sirkülasyon oranı: Yüzde 7,8 - Kariyer planlaması: İşe başlangıç aşamasında kariyer hedefleri de göz önüne alınarak her personel için bir karne oluşturulur. Personelin çalıştığı zaman zarfında karnesine belli değerlendirme kısıtlarında veriler işlenir. Operasyonel birimlerde başarılı olan çalışanlar yetenek ve performansına göre kurum gereksinimleri de dikkate alınarak yönetsel pozisyonlarda devam etmek üzere farklı bir oryantasyon sürecine girer. Fonda sistematik ve ölçülebilir kariyer basamakları rahatça görülebilir.Pozisyon bilgileri: Yönetim Kurulu Başkanı: İlhan ŞimşekYönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Avni TaşdemirGenel Müdür: Levent SevindikBölge Müdürü: Cevat ÇelikSatın Alma Müdürü: Fuat TaşdemirSatın Alma Grubu Yöneticileri: Cengiz Yüzüncü, Harun Meriç ve Ayşe BaylankeleşFinans Müdürü: Ethem TaşdemirReklam Müdürü: Lokman Demiryürekİnsan Kaynakları Müdürü: Mesut ÖztürkBilgi İşlem Müdürü: Erdal BakırcıoğluSerbest Çağrışımİnsan: En değerli varlıkWal-Mart: En değerli şirketDiscount: Aldi BİM PERDER: Yerli perakendecinin sigortasıFirmalar: OrtaklarımızAVM: Değişen sosyal yaşam mekânıMarka: DeğerPrivate label: Özel markalı ürünRekabet: Dinamik kalmanın silahıMarket Dergisi: Sektörün sesiBu röportaj Market dergisinden alınmıştır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive